Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4477
2024/545
8 Şubat 2024
MAHKEMESİ: İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sıra cetveli itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece (Yargıtay kapatılan 23.Hukuk Dairesi) kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine, Mahkemesince 25.05.2023 tarihli ek karar ile yüze verilen kararlarda temyiz başvuru sürecinin tefhimden itibaren başladığı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.
Ek karar şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Ek kararı temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
HMK'nın 298/3. (HUMK'nın madde 388) maddesi uyarınca hakimin kararı, gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu HMK'nın 294/3. (HUMK'nın madde 389) maddesinde öngörülen biçimde oluşturarak tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada HMK'nın 294/4. (HUMK'nın madde 381/son ) fıkra hükmüne dayanılarak zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucu (çoğu kez anılan madde hükmüne uygun olarak hazırlanmadan) tutanağa geçirilip, tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır. Yargılama sonunda şikayetin reddine ilişkin kısa karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 11.04.2023 tarihinde tefhim edilmiş ise de, gerekçeli karar daha sonra yazılmış ve şikayetçi vekiline 24.10.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihten itibaren temyiz süresi işlemeye başlamıştır. Zira gerekçeli karar tüm unsurlarıyla tefhim edilmemiştir. İİK'nın 363. maddesi uyarınca tefhimden itibaren temyiz süresinin başlaması hükmün HMK'nın 298/3 ve 294/3. maddeleri uyarınca yazılıp, tefhimine bağlıdır.
Bu durumda, mahkemenin temyiz süresinin tefhimden başlayacağı ve şikayetçi vekilinin temyiz dilekçesinin yasal süresi geçtikten sonra verdiği gerekçesinde isabet bulunmadığından, şikayetçi vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile 25.05.2023 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, 11.04.2023 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; dava dışı borçluya ait taşınmazın satıldığını, düzenlenen sıra cetvelinde ilk 3 sırada yer alan alacaklılara pay ayrıldığını, şikayet olunan ...nin dosyalarında süresinde satış istenmediği ve satış avansı yatırılmadığı için hacizlerin düştüğünü, şikayet olunan Vera Varlık Yönetim A.Ş tarafından temlik alınan ...Bankası A.Ş. dosyasında taşınmazı satılan borçluya tebligat yapılmadığından takibin kesinleşmediğini bu nedenle bu alacaklıların sıra cetvelinde yer almamaları gerektiğini ileri sürerek şikayet olunanların alacaklıların sıra cetvelinden çıkarılarak bu alacaklılara ayrılan payın müvekkili bankanın alacaklı olduğu dosyaya ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şiaket olunan Vera Varlık vekili cevap dilekçesinde; şikayetin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, satışı yapılan taşınmazın kaydına 28.11.2008 tarihinde haciz konulduğunu, süresi içerisinde haciz talep edilip satış avansının dosyaya depo edildiğini, haczin ayakta kaldığını, icra dosyasından da haczin devam ettiği yönünde bilgi verildiğini belirterek şikayetin reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; satışa konu taşınmaz için haciz işlemi yapıldığını ve gerekli satış avansının icra veznesine depo edildiğini, taşınmalar üzerindeki haczin düştüğü iddiasının yersiz olduğunu belirterek şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.04.2014 tarihli ve 2012/402 Esas, 2014/113 Karar sayılı kararıyla; ... 9. İcra Müdürlüğünün 2008/22920 E sayılı dosyasında ise haczin ve satışın geçerli olduğu, bu dosya açısından davacı taraf talebinin yasal dayanağı bulunmadığı, ... ... 25. İcra Müdürlüğünün (... 5. İcra Müdürlüğü) 2008/7623 E sayılı takip dosyasındaki haciz ile ... 4. İcra müdürlüğünün 2008/26443 E sayılı dosyasındaki haczin dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak düştüğü, bu nedenle bu iki icra dosyasının sıra cetvelinde yer almaması gerektiği, gerekçesiyle şikayetin kısmen kabulü ile sıra cetvelinin iptali ile bu doğrultuda icra müdürlüğünce yeniden sıra cetveli düzenlenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet olunan Vera Varlık Yönetim A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay ( Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 23.01.2020 tarih ve 2016/5828 Esas, 2020/370 Karar sayılı ilamı ile hukuki yararın dava şartı olduğu, sıra cetveline yönelik itirazda bulunma yetkisinin, bu itiraz üzerine düzenlenecek yeni sıra cetveline girme hakkı bulunan alacaklılara tanındığını, şikayetçinin 9. sırada olduğu ve ilk üç sıradaki alacaklıların sırasına itiraz ettiği, şikayetçinin dava açabilmesi için kendisine para düşen ilk 3 sıranın dışında, kendi sırası olan 9. sıraya kadar hacizleri ayakta olan alacaklılara pay verilmesi halinde şikayetçiye para kalıp kalmayacağı belirlenerek şikayetçinin, şikayet olunanlar hakkında şikayette bulunmasında hukuki yararının bulunup bulunmadığı hususunda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sıra cetvelinde kendisine para düşen ilk üç sıra dışında 9. sıraya kadar hacizleri ayakta olan alacaklılara para verilmesi halinde sıra cetvelinin 9.sırasında kayıtlı şikayetçinin alacaklı olduğu dosyaya isabet edecek bir bedel bulunmayacağı bu durumda şikayetçinin şikayet olunanlar hakkında şikayette bulunmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
VI. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI
İlk derece mahkemesince verilen 11.04.2023 tarihli kararı şikayetçi vekilinin yüzüne karşı verilmiş olup, kararın 22.05.2023 tarihinde temyiz edildiği, temyiz başvurusunun bu hali ile süresinde olmadığından HMK 361 maddesi uyarınca şikayetçinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili ek kararı temyiz dilekçesinde; temyiz veya istinaf süresinin tefhimden itibaren başlayabilmesi için, tefhimin bir takım özellikleri bulundurması gerekmektedir. Şöyle ki, "tefhim"in içermesi gereken hususlar, 6100 sayılı HMK'nın "Hüküm" başlıklı 321. Maddesi gereğince hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması gerektiğini, Mahkeme'nin 11.04.2023 tarihinde gerçekleşen duruşmasına ilişkin tutanağın hükme ilişkin tüm hususları içermediği, kanundaki özellikleri taşımayan tefhimin, temyiz süresini başlatamayacağını, hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte tefhim edilemediği hallerde gerekçeli kararın mutlaka taraflara tebliğ edilmesi gerektiğini, mahkeme'nin 11.04.2023 tarihli asıl kararına ilişkin temyiz sebepleri bakımından ise Yargıtay tarafından verilen bozma kararının HMK’nın 26. maddesine aykırı bir şekilde, temyiz edenin, temyiz itirazları dışındaki sebeplerle verildiğini, yine, yerel mahkeme tarafından uyulan Yargıtay bozma ilamındaki, müvekkil bankanın hukuki yararı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi de hukuka aykırı olduğunu, İİK.235/3. Maddesinde "Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nispetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılacağı ve davanın basit yargılama usulü ile görüleceği şeklinde olduğunu, bu hüküm, İİK’nın 142. maddesi uyarınca açılan sıra cetveline itiraz davasında kıyasen uygulanacağını ve sıra gözetmeksizin bütün alacaklıların sıra cetveline itiraz davası açabileceğini öngördüğünü bu nedenle de şikayette hukuki yararlarının bulunduğunu, ayrıca, şikayet edilen davalıların sıra cetvelindeki sıralarından sonra gelen alacaklılar söz konusu sıra cetveline itiraz etmedikleri için, sıra cetvelinden pay ayrılmasına ilişkin bir taleplerinin olmadığını, Yargıtay ilamının muhalefet şerhlerinin de bu yönde olduğunu, ayrıca ilk hükmün şikayet olunanlar ... Ve ... ... ... Hiz.A.Ş. Tarafından temyiz edilmediğini ve söz konusu kararın bu davalılar açısından kesinleştiğini, bozma ilamı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucu verilen karar ile yerel mahkemenin ilk kararını temyiz etmeyen bu şikayet olunanlar lehine hüküm kurulması ve lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sıra cetvelini şikayet istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 428 nci maddesi, 438 nci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 140 ve devamı maddeleri,
- Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
- Mahkemece verilen ilk karar, şikayet olunan Vera Varlık Yönetim A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş, diğer şikayet olunanlar ise kararı temyiz etmemiştir. Bu durumda, ilk hükmü temyiz etmeyen şikayet olunanlar yönünden, şikayetçi lehine usuli müktesep hak oluştuğunun kabulü zorunludur. Şikayet olunan ...nin ilk kararı temyiz etmediği, Şikayet olunan Vera Varlık Yönetim A.Ş’nin ünvan değişikliği ile ... İçi Varlık Yönetim A.Ş. ünvanını aldığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. O halde, ilk kararı temyiz etmeyen şikayet olunan ...lehine ve ... Varlık Yönetim A.Ş. ile şikayet olunan Vera Varlık Yönetim A.Ş. aynı tüzel kişilik olması nedeniyle hem ... Varlık Yönetim A.Ş. lehine hem de Vera Varlık Yönetim A.Ş. lehine vekalet ücreti takdiri doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilmesi suretiyle onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; 25.05.2023 tarihli Ek Kararla verilen süre yönünden red kararının kaldırılmasına,
Şikayetçi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
- Şikayetçi vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 5. Ve 6. bentlerinin hükümden çıkarılarak kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere
08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:06