Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3951
2024/450
31 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı karşı davada davacı vekili temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların davalıya ait olan ... ilçesi ... köyü, 44772/1 parselde 208 konutun yapımı için 30.05.2005 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, bu sözleşmeye ilaveten 10.09.2007 ve 01.05.2008 tarihli sözleşmelerin imzalandığını, müvekkili şirketin düzenlediği 5. hakedişin davalı yanca kabul ve onayı üzerine takibe konu 31.12.2007 tarih ve 077207 no.lu 3.907.850,33 TL bedelli faturayı düzenlediğini, davalının bu faturanın bir kısmını ödediğini, ödenmeyen bakiye 1.486.150,00 TL alacak için ... 2. İcra Müdürlüğünün 2009/549 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalının müvekkili şirket ile aralarındaki eser sözleşmesine göre alacak ve borç ilişkisinin bulunup bulunmadığını bilmediğini, sözleşmenin sona erdirildiği ama kesin hakediş yapılmadığı iddiasıyla takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının iddia ettiği gibi sözleşmenin sona ermediğini, hakedişin bir kısmının ödenmesinin hakedişin kesinleştiğinin kabulü anlamına geldiğini beyan ederek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 4. İcra Müdürlüğünün 2010/1483 Esas sayılı dosyası ile 6 no.lu hakediş alacağının tahsili amacıyla davalı kooperatif aleyhine 1.119.587,02 TL asıl alacak yönünden ilamsız icra takibi yaptıklarını, icra takip tarihinden itibaren reeskont faizi talebinde bulunulduğunu, borçlunun süresinde itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu, taraflar arasında 15.07.2004 tarihinde konut inşaatı sözleşmesi ve 30.05.2005, 10.09.2007, 01.05.2008 tarihli ek sözleşmeler ile ... 2. Bölge ... Köyü Mevkii, 44772 ada 1 parselde kain taşınmaz üzerinde 208 daire konut inşaatının yapımı için anlaştıklarını, 5 no.lu hak ediş için yapılan icra takibi nedeniyle ... Asliye Ticaret Mahkemesinde 2009/99 Esas sayılı dava dosya ile itirazın iptali davasının devam ettiğini, bu dosya incelendiğinde mükerrer takip yapılmadığının ortaya çıkacağını, 6 no.lu hak ediş raporunun ... 1. Noterliğinin 13.05.2009 tarih 14425 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davalıya ihtar edildiğini, tebliğe rağmen davalı borçlunun hakedişe itiraz edilmediğini, bunun üzerine aynı noterlikçe 28.08.2009 tarih 26201 yevmiye no.lu ihtarnamesi ile 6 no.lu hakediş bedelinin 30 gün içinde ödenmesi, gecikme halinde aylık %10 gecikme bedeli talep edileceğinin ihtar edildiğini, davalı tarafından her hangi bir ödeme yapılmadığını, sözleşmenin 20. maddesine göre hakediş raporlarının en geç 30 gün içinde incelenerek ödemelerin yapılacağı ve faiz hususunun açıkça kararlaştırıldığını, davalı borçlunun itirazının hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu bildirerek itirazın iptali ile takibin devamına %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA
1.Asıl Davada Cevap ve Karşı Dava
Davalı cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 30.05.2005 tarihli Konut İnşaatı Sözleşmesinin 3. maddesinde sözleşme bedelinin 1.046.500,00 TL olarak kararlaştırıldığını, bu bedelin götürü ücret olduğunu, götürü bedel ile üstlenilen eser sözleşmesinde yüklenicinin bu bedel dışında ücret talep edemeyeceğini, buna göre müvekkilinin davacıya fazladan ödemesi bulunduğunu beyan ederek ana davanın reddine ve fazla ödeme nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davacı karşı davalıdan alınarak kendilerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiş.
2.Birleşen Davada Cevap
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını; davacının iki defa icra takibi yaptığını ve aynı konu ile ilgili olarak 2 kez dava açtığını, davacı iddia ettiği 01.05.2008 tarihli bir sözleşmeye müvekkilinin imza atmadığını, davacının 2008 yılı içerisinde müvekkili kooperatifin inşaatında hiçbir imalat yapmadığını, bu durumun müvekkilinen defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, hakediş raporunu kabul etmedikerini, karşı tarafın tek taraflı olarak hazırladığı belgenin hiçbir hukuki bağlayıcılığının bulunmadığını, davacının kötü niyetle hareket ederek yapmadığı imalatlar ile ilgili rapor hazırlayıp müvekkili kooperatiften alacak talebinde bulunduğunu, müvekkilinin onayladığı bir raporun bulunmadığını, davacı tarafın likit olmayan bir alacakla ilgili tazminat talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacının yaptığını iddia ettiği tüm imalatların tespitinin gerektiğini belirterek açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.02.2014 tarihli ve 2009/99 Esas, 2014/29 Karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın ana davada davacının beşinci hakedişten dolayı ödenmeyen alacağının bulunup bulunmadığı, karşılık davada ise ... sahibinin fazla ödemesinin olup olmadığının tespiti ile ilgili olduğu, deliller toplandıktan sonra üç ayrı uzman bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif icra edilip rapor alındığı, bu rapordaki değerlendirmelerin yeterli olmaması bir yana, birbirlerinden çelişik değerlendirme ve sonuçlar ortaya çıkarmaları karşısında dördüncü bilirkişi heyetinden rapor alındığı, raporların dosya kapsamına, toplanan delillere uygun olması, önceki raporlar arasındaki çelişkiyi gidermesi karşısında hükme esas alınması gerektiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler ile mülkiyeti davalı kooperatife ait taşınmaz üzerine 208 adet dairenin yapılması işi (yüklenici sıfatı ile) davacı şirkete verildiği, muhammen keşif bedellerinin sözleşmede belirlendiği, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine dayanılarak yükleniciye avans babından ödemeler yapmak üzere 5 adet geçici hak ediş düzenlendiği, bunlardan 4 adedinin itiraza uğramadığı, 5 no.lu hakedişin ise itiraza uğradığı, yukarıda da bildirildi üzere, işlerin ihale edilerek sözleşmeye bağlandığı, davalı kooperatifin iddia ettiği gibi ücretin götürü bedelle belirlenmediği, düzenlenen hakedişler karşılığı ödemelerin yapıldığı, beşinci hakedişe kadar taraflar arasında niza çıkmadığı, beşinci hakedişin düzenlenmesi neticesinde davacıya kısmi ödemenin yapıldığı, davacının bakiye 1.486.150,00 TL alacağının varlığını ileri sürdüğü, son bilirkişi kurulunun yaptığı inceleme neticesinde, tarafların dosyaya sunduğu 5 no.lu geçici hakediş raporlarına esas imalat metraj miktarlarının, yapılan imalatların miktarlarına uygun düşmediğinin belirlendiği, mahallinde yapılan tetkik ile davacı tarafından yapılan imalatlara ait kesin metraj miktarları belirlenmiş, bunun sonucuna göre değerlendirme ve hesaplama yapıldığı, buna göre davacı tarafından yapılan toplam imalat bedelinin (KDV dahil) 6.582.017,00 TL olarak belirlendiği, tarafların muhasebe kayıtlarının da tetkiki neticesinde, davalı kooperatifin yaptığı toplam ödeme olan 5.791.339,02 TL'nin düşümünden sonra davacının (6.582.017 5.791.339,02) 790.618,92 TL alacağının kaldığı, dava konusu alacağın varlığını ve miktarını belirleme yargılamayı gerektirdiği belirtilerek ana davanın kısmen kabulüne, ... 2. İcra Müdürlüğünün 2009/549 Esas sayılı dosyası ile yapılan takibin 790.618,92 TL'lik kesimine davalının itirazının iptaline, takibin bu miktar ile bu miktara takip tarihinden itibaren uygulanacak değişken oranlı avans faizi üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine, karşılık davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı ... sahibi temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 14.09.2015 tarihli ve 2015/2271 Esas, 2015/4383 Karar sayılı kararıyla davalı karşı davacı ... sahibinin diğer temyiz itirazları reddedilerek ödeme yönünden son üç raporda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlık yapılan ... tutarı ile ilgili olduğu, ... tutarı hesaplaması olarak birbirine yakın olan ikinci ve üçüncü raporda yapılan ... bedelinin sırası ile 6.256.437,31 TL ve 6.294.691,67 TL olarak hesaplandığı, hükme esas alınan raporda ise 6.582.017,00 TL'nin ... bedeli olarak kabul edildiği, hükme esas alınan dördüncü bilirkişi ek raporunda ise açıkça; hakediş bedeli olarak hesaplanan tutarın kesin hakediş tutarı olmayıp 5 no.lu hakediş için tespit edilen imalât tutarı olduğunun belirtildiği, oysa ki yanlar arasındaki uyuşmazlığın çözümü ve davacıya bakiye ... bedeli ödenip ödenmeyeceği veya davalının fazla ödeme yapıp yapmadığının tespiti için işin kesin hesabının çıkarılmasının zorunlu olduğu, ayrıca ikinci ve üçüncü raporda saptanan ... bedeli ile dördüncü rapordaki ... bedeli arasındaki farkın nereden kaynaklandığının da Yargıtay denetimine elverişli şekilde hükme esas alınan raporda belirtilmediği, mahkemece ikinci ve üçüncü raporda saptanan ... bedeli ile dördüncü rapordaki ... bedeli arasındaki farkın nereden kaynaklandığı da Yargıtay denetimine elverişli şekilde açıklanmak ve işin kesin hesabı usulüne uygun olarak uzman bilirkişi kuruluna çıkarttırılmak sureti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mahkemenin 30.05.2018 tarih ve 2015/711 Esas, 2018/363 Karar sayılı kararı ile işin kesin hesabının yeniden çıkartıldığı, yapılan ... bedelinin 6.365.159,05 TL olduğu, yapılan işin toplam tutarının 6.428.810,64 TL ettiği, avans olarak yapılan toplam ödemenin 5.791.339,02 TL olduğu, buna göre davacı yüklenicinin 5 no.lu hakedişten ödenmeyen (6.428.810,64 5.791.339,02 TL) 637.471,62 TL alacaklarının kaldığı belirlenmiş, 4. bilirkişi kurulu raporu ile 2 ve 3. bilirkişi kurullarının raporlarında metraj miktarları, birim fiyat pozları ve değerleri ile diğer raporla arasındaki değerler arasında farklılık olsada esas farklılığın hak ediş hesaplama prosedüründen kaynaklandığının tespit edildiği, niza konusu inşaattan dolayı SGK'ya ödenmesi gereken 136.881,00 TL borç bulunduğu, ayrıca 230.538,46 TL Gelir Stopaj Vergisi borcu olduğu belirlendiği, bu miktarların mal sahibi kooperatifce ödendiği, sorumluluğun yüklenicide olması gerektiği belirtilerek (637.471,62 136.881,04 230.538,46) 270.052,12 TL alacaklı olduğu, arsa maliki (... sahibi) kooperatif tarafından ödendiği tespit edilen 136.881,04 TL SGK ödemesi ile 266.795,34 TL stopaj vergisi sorumlusunun yüklenici olması gerektiği, buna göre yüklenicinin 5 no.lu hak edişten kaynaklı alacağı olan 637.471,62 TL'den düşüm sonucu (637.471,62 136.881,04 266.795,34) 233.795,25 TL alacağının kaldığı, yüklenicinin davada bu miktarı talep edebileceğinin bildirildiği, raporda davacının yaptığı ... bedelinin 6.428.810,064 TL olduğu, yükleniciye yapılan avans ödemeler toplamının 5.791.339,02 TL olarak belirlendiği görülmüşsede, tarafların hesap hareketlerini gösterir muavin hesaplar tekraren incelendiğinde, her iki tarafın kayıtlarında da 4. ve 5. hak ediş faturaları gelir vergisi stopajı düşülmeden önceki tutarların kayıtlara alındığı, söz konusu hakedişlerden düşülmesi gereken (48.208,09 TL ve 119.628,07 TL) toplam 167.836,16 TL gelir vergisi kesintisinin sanki davalı kooperatif tarafından yükleniciye ödenmiş gibi kaydedildiği, bu tutarların avans ödemeleri toplamı içerisinde yer almaması gerektiği, bu bağlamda toplam avans ödemesi tutarının 5.623.502,86 TL olması gerektiğinin tespit edildiği, bu durumda maddi hata yapılarak 167.836,16 TL fazla düşüm yapılarak hesaplama yapıldığı, bu durumun stopaj vergi kesintileri açısından 167.836,16 TL kadar mükerrerlik oluşturduğu, buna göre yapılan ... tutarı hükme esas alınan değerlendirmeler içeren 11.10.2016 tarihli raporda da belirlendiği gibi 6.428.810,64 TL olduğu, avans olarak yapılan ödemelerin ise 05.04.2018 tarihli raporda yapılan tespit ve düzeltmeler neticesinde 5.623.502,86 TL olarak belirlendiği, davacının buna göre ödenmeyen (6.428.810,64 5.623.502,86) 805.307,78 TL alacağının bulunduğu, bu miktardan SGK'ya işveren tarafından ödenen prim olan 136.881,04 TL ile gelir stopaj vergisi miktarı olan 266.795,34 TL'nin düşümünden sonra (805.307,78 136.881,04 266.795,34) bakiye 401.631,40 TL alacağın kaldığı, davacı kooperatifin fazla ödemesinin söz konusu olmadığı belirtilerek ana davanın kısman kabulüne, ... Batı 2. İcra Müdürlüğünün 2009/549 Esas sayılı dosyasıyla yapılan takibin 401.631,40 TL'lik kesimine davalının itirazının iptaline, takibin bu miktar ile bu miktara takip tarihinden itibaren uygulanacak değişken oranlı avans faizi üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacı icra inkar tazminatı isteminin reddine, karşılık davanın reddine karar verilmiştir.
4.Mahkemenin 30.05.2018 tarih ve 2015/711 Esas, 2018/363 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı ... sahibi temyiz isteminde bulunmuştur.
5.Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 09.05.2019 tarihli ve 2018/4686 Esas, 2019/2211 Karar sayılı kararıyla Dairemizin bozma ilamında yanlar arasındaki uyuşmazlığın çözümü ve davacıya bakiye ... bedeli ödenip ödenmeyeceği veya davalının fazla ödeme yapıp yapmadığının tespiti için işin kesin hesabının çıkarılmasının zorunlu olduğu, ikinci ve üçüncü raporda saptanan ... bedeli ile dördüncü rapordaki ... bedeli arasındaki farkın nereden kaynaklandığının Yargıtay denetimine elverişli şekilde hükme esas alınan raporda belirtilmediği açıklanarak, mahkemece ikinci ve üçüncü raporda saptanan ... bedeli ile dördüncü rapordaki ... bedeli arasındaki farkın nereden kaynaklandığının Yargıtay denetimine elverişli şekilde açıklanmak ve işin kesin hesabı usulüne uygun olarak uzman bilirkişi kuruluna çıkarttırılmak sureti ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, bozmaya uyulduğuna göre 09.05.1960 gün 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı gereğince bozmada belirtilen şekilde inceleme yapılması zorunlu olduğundan mahkemece yeniden oluşturulacak uzman bilirkişi kurulundan bozma ilamında belirtilen yönteme göre önceki raporlardaki farklılığı giderecek nitelikte gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak kesin hesap yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme yapılmaksızın davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeni ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 06.09.2023 tarih, 2019/354 Esas, 2023/863 Karar sayılı kararı ile bozma kararı doğrultusunda mahkememizce bilirkişi raporu alındığı, bu rapora itiraz edilmesi üzerine bilirkişilerce ek rapor düzenlendiği, düzenlenen her iki raporun denetime uygun, tarafların itirazlarını karşılayan, hüküm kurmaya elverişli raporlar olduğu, söz konusu raporlarda da belirtildiği gibi; asıl dosyada davacı tarafın 5 no.lu hakedişten dolayı alacağının 401.631,40 TL olduğu, birleşen dosyada 6 no.lu hakedişten dolayı alacağının 1.787.978,00 TL olduğu, söz konusu raporda bozma kararında belirtilen hususlara değinildiği, önceki raporların karşılaştırıldığı, ödemelerin düşüldüğünün anlaşıldığı, dolayısıyla davacı tarafın alacağının yukarıdaki gibi belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, fakat kısa kararda sehven birleşen davadaki icra takibi ile talep edilen miktar olan 1.119.587,02 TL yerine bilirkişi raporuyla belirlenen 1.787.978,00 TL yazıldığı, gerekçeli kararda bu duruma değinilmekle yetinildiği, ancak davacı tarafın alacağının bilinebilir/belirlenebilir yani likit nitelikte olmadığı, zira keşif ve hesaplamayı gerektirdiği belirtilerek asıl davada davacının davasının kısmen kabulü ile ... İcra Müdürlüğünün 2009/549 Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 401.631,40TL üzerinden devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebi ile davalı lehine tazminat talebinin reddine, karşı davanın reddine, birleşen ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/818 Esas sayılı dosyasında, davanın kısmen kabulü ile, davalı tarafın ... 4. İcra Müdürlüğünün 2010/1483 dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 1.787.978,00 TL üzerinden devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebi ile davalı lehine tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karşı davada davalı ve birleşen dosya davalısı ... sahibi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı karşı davada davacı ve birleşen dosya davalısı ... sahibi vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporların bozma ilamına uygun olmadığı, itirazlarının giderilmediği, bozma ilamına aykırı hareket edilerek 5 no.lu ara hakediş ve 6 no.lu kesin hakediş adı altında iki ayrı hakediş düzenlenmesi yoluna gidildiği, bozma ilamına göre, 4 no.lu hakedişten sonra gerçekleştirilmiş olan tüm işlerin kesin hesap kapsamına alınarak 5 nolu kesin hesap hakedişinin düzenlenmesi ve 5 no.lu kesin hesap hakedişi ile varılan sonuca göre asıl davanın, karşı davanın ve birleşen davanın karara bağlanması gerektiği, yüklenici şirketin temsilcisi ... ... ve eşinin aynı zamanda kooperatifin ortağı olduğu, fesih kararının ve kalan işlerin Kooperatifçe emanet usulü yaptırılması kararının alındığı 20.01.2008 tarihli genel kurul toplantısına yüklenici şirket temsilcisi ... ...'un da ortak sıfatıyla katıldıı, alınan fesih kararına herhangi bir itirazının olmadığı, 5 no.lu hakedişten sonra işe devam ettiğini ve 5 no.lu hakediş dışında ... ve imalat yaptığını ispat yükünün davacıya ait olduğu, taraflar arasında itirazsız olarak en son fesih tarihine kadar yapılan işlerin neler olduğuyla ilgili 24.12.2008 tarihli seviye tespit tutanağı düzenlediği, yüklenici şirket tarafından işin başlangıcından fesih tarihine kadar yapıldığı iddia olunan tüm ... ve imalatları kapsadığı, bu tutanağın 5 no.lu hakedişten sonra ... yapıldığının delili olarak kabul edilmesinin hatalı olduğu, her iki bozma ilamı da kooperatifin temyizi üzerine kooperatif yararına bozulduğundan ve bozmaya uyulmakla kooperatif yararına usuli kazanılmış hak doğduğundan bozma sonrası yapılacak inceleme ve değerlendirmelerde Yargıtay ilamında sözü edilen ikinci, üçüncü ve dördüncü bilirkişi raporlarındaki metrajların ve bedellerin aşılması hukuken mümkün mümkün olmadığı gibi, 5 no.lu ara hakediş ve 6 son no.lu kesin hesap hakedişi adı altında iki ayrı hakediş düzenlenmesi de mümkün olmadığı, dosyadaki raporlara göre yüklenici tarafından yapılan tüm ... ve imalatın kümülatif olarak kdv dahil tutarı en az 6.256.437,31 TL, en fazla 6.428,810,64 TL olduğu, bozma sonrası alınacak bilirkişi raporlarında ve bozma sonrası çıkarılacak kesin hesaplarda işbu miktarların aşılmasının mümkün olmadığı, 31.12.2007 tarihli 5 no.lu ara hakedişten ve 20.01.2008 tarihli genel kuruldan sonra yüklenici şirketin işe devam ettiği ve imalat gerçekleştirdiğinin kabul edilemeyeceği, SGK kayıtlarından bu tarihten sonra işçi çalıştırılmadığının anlaşıldığı, ödemelerin de hatalı tespit edildiği, yüklenici adına yaptığı SGK prim ödemeleri ve gelir stopaj vergisi ödemeleri ile dava tarihinden sonra 12.12.2018 tarihli 201 ve 202 no.lu iki ayrı tahsilat makbuzu ile yaptığı ödemeler haricindeki ödemelerin 5.791.339,02 TL olduğu önceki kararların yüklenici tarafından temyiz edilmemesi ve bozma dışında kalması nedeniyle kesinleştiği halde bu kalem ödemenin bozma sonrası raporlarda 5.623.502,86 TL olarak yer almasının hatalı olduğu, karşı davada müddeabinin değeri 10.000,00 TL olduğu, karar tarihindeki AAÜT'ye göre bu miktar üzerinden hüküm altına alınacak nispi vekalet ücreti 1.600,00 TL olup, karşı davada bu miktarın geçilmesinin mümkün olmadığı, birleşen davada davacı yüklenici şirketin talebi 1.119.587,02 TL iken mahkemece talep aşımı yapılarak 1.787.978,00 TL'ye hükmedilmesi ve davacı karşı davada davalı yüklenici lehine hüküm altına alınan vekalet ücretinin talep aşımı yapılan 1.787.978,00 TL üzerinden hesap edilerek fazlaya hükmedilmesinin de bozma nedeni olduğu belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlıktan kaynaklanmış olup asıl ve birleşen dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ile ilgili yapılan icra takibine itirazın iptâli, karşı dava ise fazla ödemenin tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 vd. maddeleri.
- Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen hususlara ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına ve özellikle 2008 tarihli sözleşmenin geçerli olduğu, sözleşmelerin feshedilmediği, sözleşme feshedilmediğinden karine gereği yapılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığının kabul edilmesi gerektiğinde bir hata olmadığı ve karşı davada reddedilen miktar uyarınca davalı lehine karar tarihindeki maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğu anlaşılmakla davalı karşı davacı ve birleşen dosya davalısı vekilinin yerinde bulunmayan diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Dairemizin bozma ilamlarında; yanlar arasındaki uyuşmazlığın çözümü ve davacıya bakiye ... bedeli ödenip ödenmeyeceği veya davalının fazla ödeme yapıp yapmadığının tespiti için işin kesin hesabın çıkarılmasının zorunlu olduğu, ikinci ve üçüncü raporda saptanan ... bedeli ile dördüncü rapordaki ... bedeli arasındaki farkın nereden kaynaklandığının Yargıtay denetimine elverişli şekilde hükme esas alınan raporda belirtilmediği açıklanarak, mahkemece ikinci ve üçüncü raporda saptanan ... bedeli ile dördüncü rapordaki ... bedeli arasındaki farkın nereden kaynaklandığının Yargıtay denetimine elverişli şekilde açıklanmak ve işin kesin hesabı usulüne uygun olarak uzman bilirkişi kuruluna çıkarttırılmak sureti ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bozmaya uyulduğuna göre 09.05.1960 gün 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı gereğince bozmada belirtilen şekilde inceleme yapılması zorunlu olduğundan mahkemece yeniden oluşturulacak uzman bilirkişi kurulundan bozma ilamında belirtilen yönteme göre önceki raporlardaki farklılığı giderecek nitelikte gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak kesin hesap yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme yapılmadığı, son bozmadan sonra alınan üç raporda da imalat bedeli ve ödeme miktarı konusunda farklılık olduğu, Yargıtay denetimine elverişli şekilde bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediği, hükme esas alınan raporda bilirkişilerin açıkça sıhhı tesisat ve elektrik tesisatı konusunda uzman olmadıklarını belirtilmesine rağmen raporun hükme esas alındığı, bununla birlikte birleşen davada talep aşıldığı gibi gerekçeli karar ve hüküm çelişkisi yaratıldığı, ayrıca ilk bozma ilamında üç bilirkişi raporunda da ödemelerin aynı miktarda tespit edildiği ve ödemeler konusunda ihtilaf olmadığı belirtilmesine ve davacı karşı davalının kararı temyiz etmemesine bu durumda davalı karşı davacı yararına ödeme miktarında usuli kazanılmış hak oluşmasına rağmen bu hususa dikkat edilmediği anlaşılmakla, mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak ... asıl ve birleşen davadaki işler bakımından konusunda uzman teknik bilirkişi heyetinden rapor alınarak ikinci ve üçüncü raporda saptanan ... bedeli ile dördüncü rapordaki ... bedeli arasındaki farkın nereden kaynaklandığı Yargıtay denetimine elverişli şekilde açıklanmak 2008 tarihli sözleşmenin geçerli olduğu, sözleşmelerin feshedilmediği, sözleşme feshedilmediğinden karine gereği yapılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığının kabul edilmesi gerektiği de dikkate alınarak işin kesin hesabının usulüne uygun olarak uzman bilirkişi kuruluna çıkarttırılmak sureti ile sonucuna göre karar verilmesi, ödemeler konusunda usuli kazanışmış hakkın dikkate alınması ve hüküm gerekçe çelişkisi yaratılmadan karar verilmesinden ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1.Bent uyarınca davalı karşı davacı ve birleşen dosya davalısı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı karşı davada davacı ve birleşen dosya davalısı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
31.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:00