Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2351

Karar No

2024/449

Karar Tarihi

31 Ocak 2024

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı idare ile ... ili, ... ilçesi, Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü Hizmet Binası ve Yüreğir Eğitim Merkezi ... İnşaatı İhalesi kapsamında sözleşme akdedilmesinden sonra, işlerin teslimi sırasında işe başlamaya engel halı saha ve müştemilatının tahliyesi için 100 günlük süreye rağmen müvekkiline 60 günlük süre verildiğini, işyerinde meydana gelen ve taşeronun sorumlu olduğu ölümlü ... kazası sonrası idarenin tek taraflı işi durdurma ile davalı idarece statik projede güçlendirme yapılması tasarrufu nedeni ile akademik raporun aldırılmasının zorunlu kılındığını, 150 gün süren mücbir sebeple gecikme olmasına rağmen 28 gün süre uzatıldığını, geçici kabulü yapılan %97,47'lik kısmın tamamlandığını, %2,53'lük kısmın geçici kabul eksiği tespit edildiğini, %2.53'lük kısım dışındaki yaklaşık 3.000.000,00 TL'lik bölüm ödenmeyerek bu alacağın bloke edildiğini, ihale dökümanına göre önceden yüklenici tarafından bilinmeyen imar değişikliği ve sonradan ... kazasıyla ortaya çıkan ilave güçlendirme sürecinin süre uzatımı bakımından ceza kesintisinin iadesi ve ... artışına konu imalat bedellerinin tahsilinin gerektiğini, ... eksilişi adı altında sözleşmeye aykırı olarak hakedilişlerden gecikme para cezaları kesildiğini, işin yapım süresinin 500 gün ve bitirilmesi gereken tarihin 18.06.2014 olduğunu, idareye kabul ettirilen süreler ile 18.08.2015 tarihinde temdit edildiğini, süre uzatımının makul ve yeterli olmadığını, mukayeseli keşif kapsamında teknik açıdan hatalı hesaplamalar yapıldığını, bakiye alacağın istirdat ve ceza kesintileri iadesi taleplerinin karara bağlanması gerektiğini, haksız teknik personel cezası kesildiğini, teknik personelle ilgili nezaret ve refakat bakımından hiçbir sıkıntı mevcut olmayıp cezaların yalnızca belge noksanlığından dolayı kesildiğini, ihale yetkililerinin inşaat ve elektrik onarım imalatları için imalatlarla ilgili fahiş nefaset kesintisi yaptığını, bu kesintilerin ve oranının mevzuat ve sözleşmeye aykırı bulduğunu belirterek ... eksilişleri adı altında yapılan kesintilerin iadesine, haksız sözleşme bedeli tenzilatı ve ısı eksilişleriyle yapılan kesin\ hesabın müvekkili tarafından kabul edilmemesi ve henüz kesin hesabın yapılmaması nedeniyle mahkeme tarafından kesin hesabının yapılmasına, haksız yapılan tenzilatın, haksız nefaset kesintileri, gecikme cezası kesmesi nedeniyle hak edişlerden yapılan tevkifatların, bakiye hakediş bedellerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 60,000,00 TL'sinin hak ediş tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili 21.06.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 874.320,26‬ TL artırarak, 934.320,26 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa süre uzatım verildiğini ve cezalı çalışma süresinde olduğunun belirtildiğini, Vaziyet Planı ve Halı saha ile ilgili konunun aynı kapsamda olup farklı bir değerlendirme yapılmadığını, mahal listesinde olmayan bir malzeme ile ilgili olarak zorlamanın söz konusu olmadığını, işin %97,47 oranında olduğu ve eksik ödeme yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, yüklenici tarafından hekedişlere, tespitlere ihtirazi kayıt konulmadığını, herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davacı tarafın tacir olduğunu, TTK gereğince davacı tarafın basiretli bir ... adamı gibi hareket etmekle yükümlülüğünün olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8.1 maddesine göre; sözleşmenin, ekindeki ihale dokümanı ve diğer belgelerle bir bütün olduğu, idareyi ve yükleniciyi bağladığı, ancak, sözleşme hükümleri ile ihale dokümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılık olması halinde ihale dokümanında yer alan hükümlerin esas alınacağı, sözleşmenin 8.2 maddesinde; ihale dokumanını oluşturan belgelerin sayıldığı, 8.2.1 maddesinde ihale dokümanını oluşturan belgelerin arasındaki öncelik sıralamasında Yapım İşleri Genel Şartnamesi birinci sırada kabul edildiği, sözleşmenin eki niteliğindeki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin geçici hakediş raporları başlıklı 39. maddesinde (40. madde); "...yüklenicinin geçici hak edişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerçekleri İdareye vereceği ve bir örneğini de hak ediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hak ediş raporunun idareye verilen... tarihli dilekçemde yazılı ihtirazı kayıtla cümlesini yazarak imzalaması gereklidir. Eğer yüklenicinin hak ediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar yetkililer tarafından hak ediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hak edişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok 10 gün içinde bu itirazını dilekçe ile İdareye bildirmek zorundadır. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hak edişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır." hükmünün yer aldığı, taraflar arasında imzalanan ve sözleşmenin eki niteliğindeki Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nde düzenlenen bu hükmün delil sözleşmesi niteliğinde olduğu ve tarafları bağladığı, dosya kapsamından, davacı yüklenicinin çeşitli tarihlerde süre uzatım talebinde bulunmuş olmasına rağmen hak ediş ödemelerinde herhangi bir itiraz kaydının olmadığı, kesin hesap mahiyetindeki ... sonu (20 no.lu) hak edişi de herhangi bir ihtirazı kayıt koymadan imzaladığı, yüklenicinin ...'inde düzenlendiği usul ve sürelerde hakedişlere herhangi bir itirazda bulunmadığı, bu nedenle ihale makamı olan TOKİ'nin yapmış olduğu işlemlerinin ve hakediş raporlarının içeriğini kabul etmiş sayıldığı, artık hak edişlerinin eksik ödendiğini, hakedişlerinden yapılan kesintilerin (nefaset, eksik ..., gecikme cezası) haksız olduğunu iddia ederek iadesini talep etmesi mümkün olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki talebin yerel mahkemenin gerekçeli kararında belirttiği üzere kesin hesabın yapılması ve haksız kesilen gecikme cezalarının müvekkiline ödenmesi olduğunu, dosya içerisinde bulunan ve davalı tarafça sunulan ihale ve hakedişler arasında kesin hesap bulunmadığını, dava açıldığı tarihten davanın red edildiği tarihe kadar davalı tarafça kesin hesap yapılmadığını ve bu hususun davalının kabulünde olduğunu, davalı idarenin 26.12.2017 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı beyanlarını içeren dilekçesinde açıkça "...Yüklenici firma bu tarihten sonra hakediş talebinde bulunmamıştır. Talebi olması halinde hakediş düzenlenebilecektir" beyanının bulunduğunu ve davalının mahkeme içi ikrar niteliğinde olan bu beyanına rağmen mahkemece davacının kesin hesaba ihtirazi kaydı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, olmayan kesin hesaba ihtirazi kayıt düşülmesinin mümkün olmadığını, bu hususun somut ispatının ise dilekçe ekinde sunulan 23.02.2021 onaylama tarihli kesin hesabı içeren kesin hakediş (20 ek1) olduğunu, dosyadaki her iki bilirkişi raporunda da kesin hesapla ilgili hukuki nitelendirmede hataya düşüldüğünü, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 27.03.2019 tarih 2019/557 E., 2019/1391 K. sayılı ilamının "taraflar arasındaki ihtilâf yapılan imalâta göre davalı yükleniciye fazla ödeme yapılıp yapılmadığı konusunda olup davalı yüklenicinin savunmaları da dikkate alındığında işin kesin hesabının çıkarılması gerekmektedir... konusunda uzman bilirkişi kurulu marifetiyle gerekirse mahallinde keşif de yapılarak tasfiye kesin hesabı çıkarılmak suretiyle asıl ve birleşen davalarda sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, bozulması gerekmiştir", yine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 18.09.2013 tarih 2005/207 Esas, 2013/362 Karar sayılı ilamının; "mahkemece işin kesin hesabının çıkarılmadığından bahisle dava reddedilmiş ise de uyuşmazlığın mahkemeye intikal ettirildiğine göre kesin hesabın mahkeme tarafından çıkarılması gerekir" şeklinde olduğunu, mahkemece alınan 07.05.2018 tarihli ve 22.09.2020 tarihli bilirkişi heyet raporlarında kesin hesaba ilişkin hesaplamalar yapılmasına rağmen ihtirazi kayıt olmadığı gerekçesi ile davanın reddi kararının hatalı olduğunu, mahkemenin gerekçeli kararında 31.03.2015 tarihli 20 nolu hakedişi kesin hesap mahiyetinde olarak değerlendirilmesinin açıkça hatalı olduğunu, zira davalı tarafın 26.12.2017 tarihli dilekçesinde açıkça 31.03.2015 tarihli 20 no.lu hakediş sonrası herhangi bir hakediş yapılmadığının beyan edildiğini, yine aynı dilekçede 09.02.2016 tarihinde geçici kabulun onaylandığının beyan edildiğini, kesin hesabın, geçici kabul işlemleri tamamlandıktan sonra yapılacağını ve henüz geçici kabulü bile yapılmamış bir işte kesin hesabın yapılmasının mümkün olmadığını, mahkeme tarafından özellikle kesin hesabın yapılması için bilirkişilere görev verilmesine ve her iki bilirkişi heyeti tarafından kesin hesap yapılmasına rağmen davanın reddi kararının açıkça usul, yasa ve maddi gerçeklere aykırı olduğunu, kesilen gecikme cezasına ilişkin talebin yine aynı gerekçe olan ihtirazi kayıt bulunmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, müvekkilinin süre uzatım taleplerine dava dışı müşavir firma tarafından da süre uzatımı verilmesine ilişkin görüş verildiğini, süre uzatımına ilşikin ihtirazi kayıt konulmadığı hususunun kabulüne imkan bulunmadığını, süre uzatımına ilişkin müvekkilinin yazılı talepleri mevcut olup, ara hakedişlere bu hususla ilgili ihtirazi kayıt konulmasının beklenemeyeceğini, ayrıca müvekkilinin 11.08.2017 tarihinde düzenlenen kesin kabul süre tespit tutanağını "... 18. Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/249 sayılı haklarımız saklı kalmak kaydı ile imzalıyorum" şeklinde ihtirazi kayıtla imzaladığını ve ilgili tutanağın dilekçe ekinde sunulduğunu, açıklanan hususlar çerçevesinde süre uzatımına ilşikin gecikme cezası için gerekli ihtirazi kayıtları koyan, her iki bilirkişi raporu ile somut olay uyarınca kesilmemesi gereken gecikme cezasına ilişkin bedelin yerel mahkeme tarafından reddi kararının hatalı olup ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve neticede yeniden yargılama yapılarak 25.06.2018 tarihli ıslah dilekçesi uyarınca davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davadaki talebin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında kesin hesabın mahkemece çıkarılarak davacı yüklenicinin bakiye hakediş bedeli ile haksız kesildiği iddia edilen gecikme cezası bedellerine ilişkin olduğu, taraflar arasında dava tarihinden önce 18.05.2015 tarihli 20 no.lu ... son hakediş düzenlendiği, bu hakedişe sözleşmenin eki olan ... gereğince davacının itirazın bulunmadığı görülmekle birlikte, yine dava tarihinden sonra mahkemece verilen davanın reddi kararının istinafı aşamasında davacı tarafça, dava konusu sözleşme kapsamında taraflar arasında kesin hakedişin düzenlendiği belirtilerek 20 ek 1 kesin hakedişin dosyaya sunulduğu ve istinaf dilekçesi ve ekinin davalıya tebliğ edildiği, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleriyle birlikte dosya değerlendirildiğinde, taraflar arasında sözleşme kapsamında düzenlenen hakedişlerde yapılan gecikme cezasına ilişkin davacı yüklenici tarafından, sözleşmenin eki olan yapım İşleri Genel Şartnamesi uyarınca itiraz konulmamış olduğu görülmüş olmakla, gecikme cezası talebinin reddi yönünde kurulan hüküm usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin gecikme cezasına ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmediği, ancak davacı vekilinin diğer alacak kalemi bakiye hakediş alacağı yönünden istinaf başvurusunun incelenmesinde ise; dava açıldıktan sonra ve yargılama bittikten sonra istinaf aşamasında taraflarca düzenlendiği anlaşılan kesin hakedişin 20 ek1 no.lu hakediş olduğu anlaşıldığından dava tarihi itibariyle kesin hesap yapılmadığı, taraflar arasında kesin hesabın yapılması ve bakiye hakediş bedelinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık çıktığı, bu haliyle kesin hesap ve kesin hakediş düzenlenmesi konusunda uyuşmazlık bulunduğu, uyuşmazlık mahkemeye intikâl ettirildiğinden kesin hesabın çıkartılarak uyuşmazlığın sonuçlandırmasının zorunlu olduğu, mahkemece ... sonu 20 no.lu hakedişin kesin hesap mahiyetinde olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, bu durumda, istinaf aşamasında davacı vekili tarafından sunulan 20 ek1 no.lu hakkedişin kesin hakkediş olduğu dikkate alınarak ve davacı vekilinin 21.06.2018 tarihli ıslah dilekçesini 14.05.2015 tarihli ek bilirkişi kurulu raporuna dayanarak yaptığı, ek bilirkişi kurulu raporunda, davacının hakedişinden yapılan 339,481,35 TL gecikme cezası kesintisinin haksız olup, bu bedelin davacıya iadesi gerektiğinin ve bakiye hakediş bedelinin ise 594.838,91 TL olduğunun belirtildiği, davacı vekilinin bakiye hakediş alacağı talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu alacak kalemi yönünden hatalı değerlendirmeyle red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ... 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.10.2020 tarih ve 2016/249 Esas 2020/299 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1 b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 594.838,91 TL alacağın (20 ek 1 no.lu kesin hakediş kapsamında davacıya ödenmiş olması halinde tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla); 60.000,00 TL'sine dava tarihi olan 30.07.2015 tarihinden itibaren, bakiye 534.838,91‬ TL'sine ıslah tarihi olan 21.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı Temyizi

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kısmi ret kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı Temyizi

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yüklenici firmaya en son 31.03.2015 tarih 20 (... Sonu) no.lu hakediş düzenlenmiş olup bu hakedişe göre işin seviyesi %90,84 olduğu, bu tarih itibarıyla başlanan Geçici Kabul işlemleri kabul tutanaklarının 09.02.2016 tarihinde onaylanması ile sona erdiği, yüklenici firma bu tarihten sonra hakediş talebinde bulunmadığı, 09 11.08.2017 tarihlerinde kesin kabulün yapıldığı bu işler için 700.000,00TL + KDV alınması gerektiği, ayrıca kesin kabul eksiklerin halen yüklenicinin nam ve hesabına yapılmakta olan 275.000,00 TL + KDV tutarındaki bedelin de ayrıca yüklenici hakedişlerinden mahsup edilmesi gerektiği, geçici kabulü yapılan ve kullanıcı idarelere teslim edilen söz konusu işin yapımında sözleşme kapsamı dışına çıkılmadığı, davacının hakedişleri itirazsız imzaladığı, hakediş raporlarını olduğu gibi kabul ettiği bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının doğru olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 maddesi,

TBK’nın 470 vd. maddeleri,

Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 39 ve 40. maddeleri,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 193. maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8.2.1 maddesinde, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin sözleşmelerin ekleri arasında gösterildiği, adı geçen şartnamenin 39. maddesinde yüklenicinin hakedişlere itirazı olduğu takdirde karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri, idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunu "idareye verilen .... tarihli dilekçemde yazılı ihtirâzi kayıtla" cümlesini yazarak imzalaması gerektiği, eğer yüklenicinin hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa, hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en geç 10 gün içinde bu itirazını dilekçeyle idareye bildirmek zorunda olduğu, yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı, sözleşmenin bu hükmünün, sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 193. maddesi hükmü gereğince delil sözleşmesi niteliğinde olduğundan, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerektiği, dava konusu sözleşme kapsamında düzenlenen hakedişlerde gecikme cezasına ilişkin yüklenici tarafından, sözleşmenin eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesi uyarınca itiraz konulmadığı ayrıca dava tarihi itibariyle kesin hesabın yapılmadığı, taraflar arasında kesin hesabın yapılması ve bakiye hakediş bedelinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu ve bu hususun mahkemeye intikâl ettirildiğinden kesin hesabın çıkartılarak uyuşmazlığın sonuçlandırmasının gerektiği, 14.05.2015 tarihli ek bilirkişi kurulu raporunda, davacının hakkedişinden yapılan 339,481,35 TL gecikme cezası kesintisinin mahsubu ile kesin hakedişinin 594.838,91 TL olarak tespit edildiği, dava açıldıktan sonra ve yargılama bittikten sonra istinaf aşamasında taraflarca kesin hakedişin 20 ek1 no.lu hakedişin düzenlendiği ve taraflarca düzenlendiği anlaşılan kesin hakedişteki ... bedeline yönelik tarafların itirazı olmadığı, hükümde ödenmesine karar verilen bedelin, 20 ek 1 no.lu kesin hakediş kapsamında davacıya ödenmiş olması halinde tahsilde tekerrür hususunun da değerlendirildiği anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harçların temyiz eden taraflardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim