Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1240

Karar No

2024/200

Karar Tarihi

17 Ocak 2024

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu aleyhine 2 dosyadan kambiyo takibi yaptıklarını takiplerin kesinleşmesi üzerine borçlunun ... Vergi Dairesi Müdürlüğündeki KDV alacağına haciz konulduğunu, kurumdan gelen para ile ilgili düzenlenen sıra cetvelinde davalı alacağına 1. sırada yer verilerek tüm paranın davalı dosyasına ödendiğini, davalı takibinin 790.000,00 TL bedelli senede dayalı olduğunu, borçlu şirket yetkilisinin icra mahkemesine sunduğu beyanında senedin teminat olarak verildiğini, iade edilmeyerek takibe konulduğunu belirttiğini, buna göre davalı alacağının bulunmadığını, senedin davalı ile borçlu şirket arasında alacaklılardan mal kaçırmak amaçlı muvazaalı olarak oluşturulduğunu, davalının alacağının varlığını ispatlaması gerektiğini ileri sürerek davalı alacağının sıra cetvelinden çıkarılmasını ve yeniden sıra cetveli düzenlenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; borçlu aleyhine yapılan takibin kesinleştiğini, borçlunun Vergi Dairesi Müdürlüğündeki KDV alacağına haciz konulduğunu, alacağın 2 taksit olduğunu ilk gelen taksitle ilgili düzenlenen sıra cetveline karşı davacının icra mahkemesinde sıraya şikayet davası açtığını, şikayetin reddine karar verildiğini, vergi dairesinden gelen 2. taksitle ilgili düzenlenen bu sıra cetveline karşı da muvazaa iddiasında bulunduğunu, haczedilen vergi alacağının bir bütün olduğunu, davacının 1.taksitle ilgili ilk sıra cetveline karşı muvazaa iddiasında bulunmadığını, müvekkili ile borçlu arasında gayrimenkul satış sözleşmeleri bulunduğunu, borçlu şirketten gayrimenkul satın aldıklarını, borçlu şirketin taşınmazları ipotek yükü ile devrettiğini, ipoteğin fekki için ödeme yapıldığını, buna ilişkin tapu kayıtları ve banka dekontu bulunduğunu, ayrıca borçlu şirket yetkilisi hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, alacağın gerçek olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı takibinin 12.07.2018 düzenlenme tarihli senede dayalı olarak başlatıldığı, davacının dosyalarına dayanak çeklerin ise 17.07.2018 ve 31.07.2018 keşide tarihli oldukları, davalı alacağının daha önce doğduğu, davalı ...'nin asıl borçlu şirket yetkilileri hakkında 13.05.2019 tarihinde dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulunduğu, yine davalı ... ile asıl borçlu davalı şirket arasında 13.07.2012 ve 09.07.2013 tarihlerinde adi yazılı daire satış sözleşmelerinin bulunduğu, bu sözleşmeler adi yazılı olup taraflar arasında her zaman düzenlenmesi mümkün ise de sözleşme içeriklerini teyit eder mahiyette resmi tapu kaydı, ipotek belgesi, noterden 03.12.2018 tarihli vekalet azli, davalı ile asıl borçlu arasındaki 29.07.2019 tarihli ipotek fek bedeli ödemesine dair banka dekontu gibi yazılı delillerin davalı tarafça dosyaya ibraz edildiği, yine davalı ile asıl borçlu şirket yetkilileri arasında husumet bulunduğuna dair beyanda bulunan davalı tanığı anlatımları ışığında davalılar arasında muvazaalı bir icra ilişkisi bulunmadığı, davalı alacağının davacı alacağından önce doğduğu ve muvazaa iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; eldeki davanın sıra cetveline itiraz davası olduğu, bu dava türünde alınacak olan karar ve ilam harçlarının maktu olduğu gibi yargılama neticesinde hükmedilecek olan vekalet ücretinin de maktu olduğu, müvekkili aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, müvekkili firmanın alacağının doğum tarihinin davalı alacağının doğum tarihinden önce olduğunu, davalının alacaklı olduğu senedin keşide tarihinin 12.07.2018, müvekkilinin alacaklı olduğu çeklerin keşide tarihlerinin ise 17.07.2018 ve 31.07.2018 tarihleri olduğunu, ancak davalı şahsın gerek soruşturma dosyasındaki şikayet dilekçesi gerekse davaya cevap dilekçesi dikkatli incelendiğinde 12.07.2018 keşide tarihli bononun aslında 14.08.2018 tarihinden sonra keşide edildiğinin görüleceğini, davalının gerçekte bir alacağının olduğunu usulüne uygun deliller ile ispat edemediğini, her zaman düzenlenmesi mümkün olan çek ve bononun alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli olmadığını, öte yandan, alacağın miktarına göre diğer tarafın açık muvafakati bulunmadığı sürece tanık dinlenemeyeceğini ve tanık beyanına dayalı olarak hüküm kurulamayacağını, davalının sunmuş olduğu deliller arasında yer alan 3 ayrı sözleşme, tapu senetleri ve ipotek belgeleri defalarca incelendiği halde 790.000 TL' lik alacağın ne şekilde elde edildiğinin anlaşılamadığını, dosyada yer alan taşınmaz satışı sözleşmelerinin tamamının adi yazılı olduğu, söz konusu sözleşmelerde bahsi geçen ödemelerin davalı şahıs tarafından davalı firmaya yapıldığına dair tek bir banka dekontu bulunmadığını, davalının herhangi bir sonuç alamayacağını bildiği halde salt muvazaa iddialarına önlem almak mahiyetinde firma yetkilisi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, ilk derece mahkemesince borçlu firmadan davalıya devri gerçekleşen bütün taşınmazların tespiti, yine davalı taraflar arasındaki banka hesap hareketleri ve ipotek alacaklısı olan bankadan ipotek bedellerinin ödenip ödenmediği, ödenmiş ise kim tarafından ödendiği hususları yeterince incelenmeden hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, salt davalı şahsın sunmuş olduğu henüz doğruluğu ve gerçekliği dahi teyide muhtaç olan belgeler ile hüküm tesis edildiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her iki tarafın takip dayanağının senet ve çek olduğu, senet ve çeklerin her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğu, senet ve çeklerin en son düzenlenebileceği tarih olarak takip tarihi, bankaya ibraz veya ihtiyati haciz tarihlerinin dikkate alınması gerektiği, bu durumda davacının takip dayanağı olan çeklerin düzenlenebileceği en son tarih olarak bankaya ibraz tarihleri olan 18.07.2018 ve 01.08.2018 tarihlerinin dikkate alınması gerektiği davalının takip tarihi ise 06.11.2018 tarihi olduğundan davacının anılan icra dosyaları bakımından, davalıya karşı muvazaa iddiasında bulunabileceği, bu durumda ispat yükünün davalıya düştüğü, borçlunun vergi dairesinden olan alacaklarına haciz konulduğu, vergi dairesinden daha önce gönderilen para nedeniyle 12.04.2019 tarihinde sıra cetveli yapıldığı, daha sonra gönderilen para nedeniyle de dava konusu sıra cetvelinin yapıldığı, davacının 12.04.2019 tarihinde düzenlenen sıra cetvelindeki davacının sırasına itiraz ettiği, davalının alacağın muvazaalı olduğuna ilişkin bir davasının bulunmadığı, bu dosyaya borçlu tarafından dilekçe ile davalıya verilen senedin teminat senedi olduğunun bildirildiği, davalı şirket arasında 13.07.2012 ve 09.07.2013 tarihlerinde düzenlenen adi yazılı daire satış sözleşmesinin bulunduğu, söz konusu dairelere davalı borçlu şirket yetkilisi tarafından ipotek konulduğu ve davalı borçlu şirkette çalışan kişiler tarafından ipotekle yükümlü olarak davalı ... adına satın alındığı, ipotek fek bedelinin de davalı ... tarafından ödendiği, tüm bu bilgiler birlikte değerlendirildiğinde davalının alacağın gerçek olduğunu ispat ettiği, bu nedenle davacının davalının alacağının muvazaalı olduğuna ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, sıra cetveline itiraz davalarında maktu vekalet ücretine hükmedileceğinden ilk derece mahkemesince nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, bu nedenle davacının istinaf talebinin vekalet ücreti yönüyle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı talebi ile ilgili yeniden hüküm kurularak davanın reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, muvazaa nedeniyle sıra cetveline itiraza ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 140 ve devamı maddeleri

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle ;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim