Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5316
2024/187
16 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl dava bakımından taraf vekilleri birleşen davada davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.01.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davacı vekili Avukat ... ile yine duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalılar vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
ASIL DAVA
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili yüklenici şirket ile davalı arsa sahipleri arasında imzalanan ... 7. Noterliği’nin 08/12/1998 tarih ve 34924 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararı ile geriye etkili olarak fesh edilmesi nedeni ile davacı yüklenici tarafından yapılan inşaatın bedeli ve diğer harcama bedelleri bakımından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; fesih tarihi üzerinden 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının kendi kusuru ile sözleşmenin feshine sebebiyet verdiğini, müvekkilinin hesaplanacak menfi zarar ve cezai şart alacağının davacı alacağından takas,mahsubunu talep ettiklerini, davacı tarafından yarım bırakılan inşaatın müvekkilinin faydasına bir imalat olmadığını, imalatın ayıplı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVA
I.DAVA
Taraflar arasındakil arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararı ile geriye etkili olarak fesh edilmesi nedeni ile davacı yüklenici tarafından yapılan inşaatın bedeli ve diğer harcama bedelleri bakımından açılan davadaki alacak talepleri bakımından verilen kararın temyiz aşamasında olduğunu, hak kaybına uğranılmaması için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile yapılan inşaatın bedeli ve diğer harcama bedelleri için 10.000,00 TL’nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; fesih tarihi üzerinden 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının kendi kusuru nedeni ile sözleşmenin feshine sebebiyet verdiğini, davacının imalat bedeline ilişkin bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09/07/2013 tarihli ve 2010/777 Esas, 2013/439 Karar sayılı kararıyla; taraflar arasında imzalanan 08.12.1998 gün 34924 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararı ile geriye etkili olarak fesh edilip, kararın feshe ilişkin olarak kesinleştiği, davacının yaptığı imalatın %17,87 oranında kaldığı, ayrıca imalatın deprem yönetmeliğine uygun olmadığı ve ekonomik değere sahip bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi (kapatılan) 2013/8711 Esas, 2014/5073 Karar sayılı ve 02.07.2014 günlü ilamı ile; dava tarihinde ölmüş olan davalı ... vekilinin davaya cevap vermiş ve yargılamanın sonuna kadar davayı takip ettiği, mahkemece HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca davacı tarafa, taraf ve dava ehliyeti şartı noksanlığının giderip, davalı ...'nın mirasçılarının davaya dahil edilip, beyan ve savunmaları alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, ölen kişi hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin davanın görüldüğü ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/333 esas sayılı dosyasında yapılan incelemede; davacısının arsa sahipleri ..., ... olduğu, davacısının yüklenici ... İnşaat Ltd.Şti olduğu, dava tarihinin 21/05/2004, karar tarihinin 02/06/2009 olduğu, mahkemece 2009/260 karar sayılı ile taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine karar verildiği, tarafların söz konusu kararı temyizi üzerine Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 08/12/2010 tarih ve 2009/4955 esas, 2010/6747 karar sayılı ilamı ile cezai şart dışındaki tüm temyiz taleplerinin reddine karar verilmiş, bozma sonrası dosyanın 2012/78 esasına kaydı yapılarak , bozma kararına uyularak, davacıların cezai şart alacağına dair taleplerinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 23.Hukuk Dairesi 05/03/2013 tarih ve 2012/6195esas, 2013/1281 karar sayılı ilamı ile onama kararı verildiği, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshe ilişkin mahkeme kararı, Yargıtay tarafından bozma dışında bırakılmakla, söz konusu mahkeme kararının feshe ilişkin kısmının onandığı ve 08/12/2010 tarihinde kesinleştiği, imalat bedeline ilişkin asıl davanın açıldığı tarih 20/12/2010, birleştirilen ek imalat bedeli davasının açıldığı dava tarihinin ise 22/11/2016 olduğu, davalı tarafça süresinde zaman aşımı defiinde bulunduğundan birleştirilen ... 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/382 esas sayılı davaya konu imalat bedeli alacağının zaman aşımına uğradığından birleşen dosyanın reddine karar verilmiş, asıl davadaki imalat bedeli alacağının tetkikinde; gerek ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/76 d.... dosyasından gerekse mahkemece yapılan keşif ve 18/03/2013 tarihli bilirkişi raporunda sözleşmeye konu parsel üzerinde dava tarihi itibariyle davacı yüklenici tarafından B bloğun %49 oranında imal edildiği, başkaca bir imalat olmadığı, dava tarihi itibariyle yapılan kısmi imalatın değerinin 931.190,00 TL olduğu, mevcut yapının bu hali ile ayıplı olduğu ve bu ayıbın giderilmesinin maliyetinin (yapının güçlendirme maliyeti) 206.931,00 TL, bu haliyle yapının ayıplı hali ile değerinin 724.259,00 TL olduğu, raporlarda belirtilediği üzere, yapıdaki ayıbın giderilebilir yani imar mevzuatına uygun hale getirilmesinin mümkün olduğu, asıl davada imalat bedeline ilişkin kısmi davanın süresinde açıldığı ve taleple bağlı kalınarak 100.000,00 TL imalat bedeli alacağının kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili; asıl davada hükmedilen bedelin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilinin talep edilmiş olmasına karşın mahkemece tahsil hükmünün müşterek ve müteselsilen kurulmadığını, birleşen davanın zamanaşımına uğramadığını, arsa sahipleri tarafından açılan fesih davasının kesinleşme tarihinin 14/11/2013 olduğunu ve birleşen davanın 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığını, dosya kapsamında belediye tarafından güçlendirmeye gerek olmadığının belirtilmiş olması, tespit dosyasında taşıyıcı sistemde tehlike arz edecek bir hususun bulunmadığının belirtilmiş olması ve herhangi bir güçlendirme işlemi yapılmamış olmasına karşın müvekkilinin imalat bedeli alacağından güçlendirme bedelinin mahsup edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, birleşen davada zamanaşımı definin yapının davacılar tarafından kullanıldığı tespiti karşısında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, hükme esas alınan raporun denetime elverişli olmadığını, imalat bedelinin dava tarihine göre değil kararın kesinleştiği tarihe göre belirlenmesi gerektiği, hesaba katılmayan alacak kalemlerinin bulunduğunu ileri sürerek asıl davada hükmedilen bedelin müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi, birleşen davanın kabulüne karar verilmesi yönünde kararın bozulmasını talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalılar vekili; dava konusu yapının ayıplı olduğunu dosya kapsamında alınan 18/03/2013 tarihli raporda yapının ya güçlendirilmesi ya da yıkılıp yeniden yapılması gerektiği belirtilmiş ve bozma öncesi kararda güçlendirme için davacıya süre verilmesine karşın davacının güçlendirme işlemi yapmadığını, müvekkillerinin başka bir yüklenici ile yeni kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını ve ikinci yüklenicinin güçlendirme bedelini müvekkillerinden tahsil ettiğini, buna göre davacının yaptığı imalatın ayıplı olduğu ve bedele hak kazanmadığının tespit edilmiş olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğu, güçlendirme bedelinin takas mahsup itirazı ile alacaktan düşülmesi gerekirken düşülmediğini, sözleşmeye göre inşaatı terk eden yüklenicinin hiçbir bedel talep edemeyeceğinin kararlaştırıldığını, asıl dava bakımından verilen kararın bozulmasını, birleşen dava bakımından zaman aşımından ret kararının onanmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda davacı yüklenici şirket ile davalı arsa sahipleri arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararı ile geriye etkili olarak fesih edilmesi nedeni ile davacı yüklenici tarafından yapılan inşaatın bedeli ve diğer harcamaların tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 436, 437. maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanununun 355 371 . maddeleri
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanunun 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Taraflar arasında ... 7. Noterliğinin 08/12/1998 tarih ve 34924 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır.
2.1. Arsa sahipleri tarafından ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/333 Esas sayılı dosyasında; taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshi ile birlikte menfi zarar, cezai şart ve manevi tazminat isteminde bulunulmuş, mahkemece 2009/260 Karar sayılı ve 02/06/2009 tarihli karar ile davanın kısmen kabulüyle taraflar arasındaki sözleşmenin geriye etkili olarak feshine, cezai şart için açılan davanın kabulüyle ve davacı talebiyle bağlı kalınarak 500,00 TL ceza i şartın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, davacının menfi zarar ve manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi (kapatılan) 2009/4955 Esas, 2010/6747 Karar sayılı ve 08/12/2010 günlü ilamı ile davacıların tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi ile cezai şartın tahsili talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olması nedeni ile kararın bozulmasına karar vermiştir.
2.2. Bozmaya uyan ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 08/05/2012 tarihli kararı ile daha önce kesinleşen fesih ve manevi tazminat istemleri hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, menfi tazminat ve cezai şart isteminin reddine karar verilmiştir. Bu karar Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin (kapatılan) 05/03/2013 tarih ve 2012/6195 Esas, 2013/1281 Karar sayılı ilamıyla onanmış, karar düzeltme istemleri ile aynı dairenin 14/11/2013 tarihli kararı reddedilmiştir.
2.3. Buna göre Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin (kapatılan) 2009/4955 Esas, 2010/6747 Karar sayılı ve 08/12/2010 günlü ilamı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine ilişkin kararın sair ret kapsamında 08/12/2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2.4. Birleşen dava dosyasının dava tarihinin 22/11/2016 olduğu, davalılar vekilinin usulüne uygun zamanaşımı def’inde bulunduğu, eser sözleşmelerinin bir türü olan kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde alacak istemlerinin fesih tarihinden itibaren 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğu gözetildiğinde, birleşen davanın zaman aşımından reddine karar verilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmadığı anlaşılmıştır.
2.5. Asıl dava dosyası bakımından yapılan incelemede; yüklenicinin hak ettiği imalat bedelinin, fesih tarihinin kesinleştiği tarih ile aynı olan 2010 dava tarihi itibarı ile hesaplandığı, dosya kapsamında alınan 28.02.2022 havale tarihli ek bilirkişi raporuna göre yapının güçlendirme ve tadilat işlemi görmemiş olmasının yapının ayıplı olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği tespitinin yapılmış olduğu, yapının güçlendirilerek imar mevzuatına uygun hale getirilebileceğinin belirtildiği, asıl dava dosyasında davacı vekilinin hükmedilecek bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmediğinin görüldüğü, buna göre güçlendirme bedelinin davacının hak ettiği imalat bedelinden mahsubu ile taleple bağlı kalınarak 100.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmadığı anlaşılmıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden alınmasına
Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan taraflara karşılıklı olarak verilmesine,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
16/01/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:57