Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5370

Karar No

2024/15

Karar Tarihi

8 Ocak 2024

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

HÜKÜM/KARAR: İstinaf başvurusunun esastan reddi

SAYISI: 2020/263 E., 2021/493 K.

Taraflar arasında kooperatif üyeliğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatife 11.08.1982 tarihinde üye olduğunu, kooperatif üyeliği dolayısıyla üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği halde müvekkiline bildirim yapılmaksızın kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını ileri sürerek müvekkilinin davalı kooperatife üye olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 18.09.2004 tarihli yönetim kurulu kararıyla üyelikten çıkarıldığını, ihtarnamelerin üzerinden 10 yıl geçtiğinden noter kayıtlarından ulaşılabilmesi imkanının ortadan kalktığını, fakat üyelikten çıkarma işleminin ana sözleşmede belirtilen usullere uygun gerçekleştirildiğini, davacının hem parasal yükümlülüklerine riayet etmediği hem de mesleğini sitenin kurulduğu ilde icra etmek şartına aykırı davrandığını, gerekli ihtarlar tamamlandıktan sonra davacının maddede belirtilen süre içerisinde itiraz ve dava hakkını kullanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramamasının, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesinin üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı anlamına geldiği, böyle bir ortağın açtığı davanın TMK'nın 2 nci maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğünün ilke olarak kabul edilmesi gerektiği, buna göre davalı kooperatifin halen aidat ödemesi adı altında gelir elde ettiği, davanın açıldığı tarihe kadar davalı kooperatife yapılan aidat veya diğer ödemeler yönünden davacı tarafından davalı kooperatif hesabına ödeme yapıldığına ilişkin dekont, makbuz vb. gibi kayıtların dosya kapsamında bulunmadığı, davacının kooperatife üye olduğu 11.08.1982 tarihinden 2004 yılında kuraların çekildiği tarihe kadar bütün hazirun listelerinde yer aldığı, ancak 2004 yılından sonraki hazirun listelerinde yer almadığı anlaşılmakla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği ve ortaklıktan çıkma iradesini bu şekilde ortaya koyduğu, açılan davanın TMK'nın 2 nci maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmadan haksız ve usulsüz bir şekilde kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını, müvekkilin ortaklığı kimseye devretmediğini ve istifa etmediğini, aidat toplanıp toplanmadığı ile ilgili kooperatif tarafından müvekkile herhangi bir telkinde bulunulmadığını, diğer üyelerin de aidat ödemediğini, 2018 yılında dava açılana kadar müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, kooperatif üyelerinin aidat ödeme yükümlülüklerinin zorunlu bulunmadığını, müvekkilin feragat ettiğine dair herhangi bir evrak düzenlemediğini ve imzalamadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 1982 yılında davalı kooperatifin üyesi olduğu, bu üyeliğin 2004 yılında sona erdiğinin iddia edildiği, davalı kooperatifin ihraç kararlarının tebliğine ilişkin olarak belge asıllarını sunamadığı, bu hali ile ihraç kararının usulsüz olduğu varsayılsa dahi davacının aradan geçen süre içinde yaptığı ... ve faaliyetlerin önem taşıdığı, davacı taraf 2004 tarihli olduğu iddia edilen ihraç kararından yaklaşık olarak 14 yıl sonra 2018 yılında eldeki davayı açmış olup alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının kooperatif ile iletişim halinde olduğuna dair herhangi bir delil sunulamadığı, bir başka anlatımla davacının 2004 ile 2018 yılları arasında kooperatif genel kuruluna katıldığı, ödeme yaptığı, kendi durumuna ilişkin bilgi talep ettiği yönünde kayda rastlanılmadığı, bu hali ile davacının hissesine düşen bağımsız bölümün bir başka kişi adına kaydedildiği de göz önüne alındığında aradan geçen yaklaşık 14 yıllık sürede kendi üyeliğini takip etmeyen davacının davasının reddi yönündeki kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:33

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim