Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1161

Karar No

2023/833

Karar Tarihi

2 Mart 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul Kısmen Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalıların murisi ... arasında 02.02.2005 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, inşaat yapılacak taşınmazın bir bölümünün jeolojik sakıncalı alan olduğunu, dava konusu taşınmaz için çalışmalar yapılarak jeolojik sakıncalı alan olmaktan çıkartıldığını, müvekkilinin emek ve mesaisi sonucunda taşınmazda önemli bir değer artışı sağlandığını, müvekkilinin iş, emek ve mesaisine karşılık şimdilik 62.500,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde özetle; davacının sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirmediğini, yapılan işlemlerin yarım bırakıldığını ve taşınmazda değer artışı sağlanmadığını savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2015 tarih ve 2014/357 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararıyla; davacı yüklenicinin sözleşmede belirtilen hususlara riayet etmediği, taşınmazın yeşil alana denk gelen kısmını imara açtırmadığı, bu durumda sözleşmenin 9 no'lu bendi kapsamında zaten sözleşmenin feshedilmiş sayıldığı, davalıların açtığı ortaklığın giderilmesi dosyasında yapılan keşif ile taşınmazın değerinde ve kullanım durumunda bir değişiklik olmadığı, muris ...’ın 2008 yılında davacıyı vekillikten azlettiği, aradan geçen zaman ve murisin ölüm tarihinden sonra davacının dava açarak taşınmazda yaptığı işlemler nedeni ile hak iddia etmesi TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük ve iyiniyet kurallarına da uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 2015/9019 Esas, 2017/1113 Karar ve 12.04.2017 tarihli kararı ile; sözleşmenin resmi şekle uygun yapılmadığından geçersiz olduğu, ancak yüklenici davacı tarafça, bu sözleşme uyarınca bir kısım işlemlerin yapıldığı, bu işlerin karşı tarafın yararına olmak kaydıyla sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bedelinin talep edebileceği, bu durumda mahkemece yüklenici tarafından yapılan işin davalılar yararına olup olmadığı hususunda araştırma yapılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.

B. Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin 2. Kararı

İlk Derece Mahkemesinin 2017/263 Esas, 2020/283 Karar ve 01.10.2020 tarihli kararıyla; davacı tarafın keşfin icrası için ödemesi gereken delil avansını verilen süre içinde yatırmadığı, görülen davada ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğu gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

C. İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

(Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2021/344 Esas, 2021/725 Karar ve 09.03.2021 tarihli kararı ile; mahkemece verilen sürenin kesin olduğu açık bir şekilde belirtilmediği gibi davacı tarafından yatırılacak tüm keşif giderleri kalem kalem açıklanarak belirli hale getirilmediğinden, usul ve yasaya uygun olarak verilmemiş bir kesin mehil sonucunda davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulduğu anlaşılmıştır.

V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN SON KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 2021/133 Esas, 2021/468 Karar ve 02.12.2021 tarihli kararı ile; sözleşme konusu arsanın jeolojik sakıncalı alan statüsünden çıkarılması, arsanın imar planının değiştirilmesine yarayacak ve arsanın değerini artıracak bir iş olması sebebiyle davalıların yararına olduğu, bu husustaki masrafların davalılardan talep edilebileceği, imar değişikliğine ilişkin yapılan masrafların imar değişikliğinin gerçekleşmemesi sebebiyle davalıların yararına olmaması nedeniyle bu husustaki masrafların talep edilemeyeceği gerekçesiyle açılan davanın kısmen kabulü ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 3.325,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz etmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; imar planı değişikliği yapılmamasında davacının bir kusuru bulunmadığı, davalının daha fazla fayda etmek için davacıyı azlettiği, arsanın önceki durumunda 3.000 m² alana inşaat yapılabilirken, davacının emek ve mesaisi sonucu arsanın jeolojik sakıncalı alan olmaktan çıkarılmasından sonra 23.000 m² alana inşaat yapılabileceği gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; anılan parselin jeolojik sakıncalı alan olmaktan çıkartılmasında davacının emeği olmadığı, 2005 yılında yaptırılan işler bedelinin 2015 yılı fiyatları dikkate alınarak hesaplanmasının doğru olmadığı, sebepsiz zenginleşme durumunun bulunmadığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak yapılan masrafların tazmini istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

Türk Borçlar Kanununun 77/2 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

  2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanunun 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Davacı vekili imar planı değişikliği yapılmamasında davacının bir kusuru bulunmadığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de; davacının ilgili belediyeye 28.08.2006 tarihinde imar plan değişikliği için müracaat ettiği, kendi isteği ile 07.10.2006 tarihinde talebini geri çektiği anlaşıldığından davacının bu temyiz talebi yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

Davacı vekili davalının daha fazla fayda etmek için davacıyı azlettiği, arsanın önceki durumunda 3.000 m² alana inşaat yapılabilirken, davacının emek ve mesaisi sonucu arsanın jeolojik sakıncalı alan olmaktan çıkarılmasından sonra 23.000 m² alana inşaat yapılabileceği gerekçesiyle kararı temyiz etmiş ise de; taraflar arasında imzalanan sözleşme adi yazılı şekilde yapıldığından geçersiz olup, önceki bozma kararında belirtildiği üzere geçersiz sözleşme uyarınca davacı, davalı arsa sahibinden sadece yaptığı faydalı masrafları sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talep edebileceğinden, bilirkişi incelemesi sonucunda da faydalı masraf olarak arazinin jeolojik sakıncalı alan olmaktan çıkarılmasında davalıların faydası olduğu anlaşılmış olup, buna dair masraf hesabı yapılmış ve mahkemece de bu bedele hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan, davacının bu temyiz itirazları da yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir

Dosya arasına yansıyan bilgi, belge ve bilirkişi raporlarından, arazinin jeolojik sakıncalı alan olmaktan çıkartılmasının davalı arsa sahiplerinin faydasına olduğu, bunun için de davacı tarafça yapılan masrafların davalı arsa sahiplerince karşılanması gerektiği, yapılan işler bedelinin, işin yapıldığı 2005 yılı serbest piyasa fiyatlarına göre hesaplandığı, raporun bir yerinde 2015 yılı belirtilmiş ise de bunun sehven yazıldığının raporun bütününden anlaşıldığı göz önünde bulundurulduğunda davalı arsa sahibinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; davacı ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz eden davacı ile davalı ...'tan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkararrettemyizyargılamakısmenkabulkararımahkemesionanmasınasonrakiderecemahkemesininbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:22

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim