Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/786

Karar No

2023/778

Karar Tarihi

28 Şubat 2023

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28,02,2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..

Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılardan senet lehtarı olan ... Peyzaj Nak. İnş. Mad. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında Başiskele Noterliğinde 10.11.2017 tarihli, 16815 yevmiye numaralı, düzenleme şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin yapıldığını, yapılan sözleşmede inşaat ruhsatının alındığı tarih inşaata başlama tarihi gösterildiğini, ruhsat alım tarihinden itibaren 15 ay sonunda sözleşmedeki koşullara uygun olarak inşaatın teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, sözleşme gereği davacıya isabet edecek dairelerden bir tanesinden doğan farktan dolayı sözleşmeye istinaden 100.000,00 TL tutarlı senedin vade kısmı doldurulmadan davalı ... Peyzaj Nak. İnş. Mad. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. teminat olarak emaneten teslim edildiğini, senede karşılık 15.000,00 TL elden ödendiğini, davalı ... Peyzaj Nak. İnş. Mad. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin edimini yerine getirmemesi nedeni ile sözleşmenin feshedilerek senet ve ödemenin geri istenildiğini, davalının iade etmeyerek diğer davalıya ciro ettiğini, davalı ...’ın, davacının senetten dolayı borçlu olmadığını bildiğini, davalıların işbirliği içinde hareket ettiğini belirterek senedin ödenmesi için Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2020/9988 sayılı dosyası ile başlatılan takip nedeni ile davacının borçlu olmadığının tespitine ve davalılar kötü niyetli olduğundan %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Davanın, İİK'nın 72. maddesi uyarınca açılan bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, dava konusu bonoda davalı ... Peyzaj Nak. İnş. Mad. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin lehtar, diğer davalı ...’ın hamil olduğu, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Yasa'nın 599. maddesi hükmü uyarınca davacının öncelikle davalı lehtara karşı senedin bedelsiz kaldığını, borçlu olmadığını ispatla yükümlü olup borçlu olmadığını ispat ettiği takdirde 3. kişi olan davalı hamilin bedelsiz olan kambiyo senedinin borçlunun zararına bilerek devraldığını kanıtlaması gerektiği (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 19.02.2016 tarihli 2015/14091 Esas, 2016/2641 Karar sayılı ilamı), tüm dosya kapsamından davalı şirketin davacı ile aralarındaki Başiskele Noterliği 10.11.2017 tarihli 16815 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre yükümlülüklerini yerine getirmediğinden sözleşmenin davacı tarafça feshedildiği, taraflar arasında başkaca hukuki ilişki bulunmadığı, dava konusu senedin söz konusu sözleşme nedeni ile verildiği, sözleşmenin feshedilmiş olması nedeni ile taraflar arasında herhangi bir hukuki ilişki kalmadığından söz konusu senedin de bedelsiz kaldığı anlaşılmakla, dosya içerisindeki delillere göre, davacının davalı lehtar ... Peyzaj Nak. İnş. Mad. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye borçlu olmadığı kanaatine varılarak, davacı, lehtara karşı bononun bedelsiz kaldığını ispat ettikten sonra hamilin olan davalı ...’ın kötü niyetini ispat etmesi gerektiği, (TTK. m.687 e. TTK. m.599) davalının kötü niyetli olup olmadığının her türlü delille ispatlanabileceğinden dosya kapsamından tanıklar dinlenilmiş (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 06.02.2018 tarihli 2016/13484 Esas, 2018/422 Karar sayılı ilamı), dosya kapsamından dinlenen tanık beyanlarından davalı ...’ın davalı şirket ile davacı arasındaki ilişkiyi bildiği, icra takibini de avukatı aracılığı ile yaptığı, davalı hamil ...’ın senedin bedelsiz olduğunu bilebilecek durumda olduğu, iyiniyetli 3. kişi olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varılarak davanın kabulüne, İİK 67/2 maddesinde takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği hükme bağlandığı, anılan kanun hükmü uyarınca davalı ... leyhine tazminata hükmedilebilmesi için davalı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şart olduğu, hamil olan davalının senedin bedelsiz olduğunu, davacı ve davalı şirket arasındaki hukuki ilişkiyi bildiği, iyi niyetli olmadığı kötüniyet ile hareket ederek, bilerek davacının zararına hareket ettiğinden, davanın kabulü ile davacı ...’nun Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2020/9988 Esas sayılı dosyasında takibe konulan 10.11.2017 tanzim tarihli, 20.07.2018 ödeme tarihli 100.000,00 TL bedelli bono nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile İİK 72/5 maddesi uyarınca asıl alacak miktarı olan 100.000,00 TL’nin %20 oranında hesaplanan kötüniyet tazminatının davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karar duruşmasına sundukları mazeretin kabul edilmediğini ve bu nedenle savunma hakları kısıtlandığı gibi dava dosyasının gereksiz yere yokluklarında karara çıkarıldığını, müvekkili aleyhine açılan iş bu davaya cevap süresi içerisinde cevap veremediklerinden kanun gereği karşı tarafın iddialarını inkar etmiş sayıldıklarını, bu sebeple davaya yönelik savunmalarını delilleri toplandıktan ve tahkikat aşaması tamamlandıktan sonra gerçekleştirmek istediklerini, davalı müvekkilinin kötü niyetli olduğu yönündeki tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, tarafsızlıklarını koruyamayacak ölçüde davacı tarafın yakın akrabaları olduğunu, ayrıca akraba dahi olsalar davalı müvekkili ile olan yakınlıkları ya da arkadaşlıkları bulunmamakla birlikte onu tanımadıklarını ifade etttiklerini, ayrıca davacı tanıklarının tamamının tanıklığının görgüye değil, araştırmaya ve duyuma dayalı tanıklıklar olduğunu, mahkemenin davalı müvekkili hakkında kurmuş olduğu hükmün gerekçesinin de hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin tanık anlatımlarına haksız ve hukuka aykırı olarak itibar ettiğini, ayrıca davayı yürüten vekil olarak müvekkilinin kötü niyetli olduğunu 'vekilin içerisinde bulunduğu ilişkiler' çerçevesinde değerlendirerek müvekkilinin kötü niyetli olduğuna karar verdiğini, kötü niyet kavramının bir başkası üzerinden değerlendirilebilecek bir kavram olmadığını, doğrudan kişinin hal ve hareketlerinin izlenerek değerlendirilmesi gereken bir kavram olduğunu, bu sebeplerle mahkeme kararının ve gerekçesinin müvekkilinin haksız yere kötü niyetli olduğu şeklinde değerlendirme yapmasının haksız ve hukuka aykırı bir durum olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge adliye mahkemesi; davacı ile davalı şirket arasında, Başiskele Noterliği 10.11.2017 tarihli 16815 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, davalı şirketin davacı ile aralarındaki Başiskele Noterliği 10.11.2017 tarihli 16815 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre yükümlülüklerini yerine getirmediğinden sözleşmenin davacı tarafça feshedildiği, taraflar arasında başkaca hukuki ilişki bulunmadığı, dava konusu senedin söz konusu sözleşme nedeni ile verildiği, sözleşmenin feshedilmiş olması nedeni ile taraflar arasında herhangi bir hukuki ilişki kalmadığından söz konusu senedin de bedelsiz kaldığı, özellikle dinlenen ve görgü ve bilgiye dayalı tanık beyanları ile davalı hamil ...’ın senedin bedelsiz olduğunu bilebilecek durumda olduğu, iyiniyetli 3. kişi olarak kabul edilemeyeceğini bilerek davacının zararına hareket ettiğinin kabulü ile davanın kabulüne dair mahkeme kararının yerinde olduğu, davalı vekilinin mazeretinin dayanak belgesi olmaması, önceki celselerde de yalnızca tek celseye katılıp, diğerlerine mazeret dilekçesi sunması ile yargıdaki hedef süre de gözetilerek mazeretin reddine dair mahkemenin kabulünün de yerinde olup davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde bulunmadığı belirtilerek davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; karar duruşmasına sundukları mazeretin kabul edilmediğini ve bu nedenle savunma hakları kısıtlandığı gibi dava dosyasının gereksiz yere yokluklarında karara çıkarıldığını, sözleşmenin tarafları arasında gerçekleşen ticaretten ya da alışverişten davalı ...'ın bilgi sahibi olmadığını, davalının diğer avalı şirketten alacağına karşılık olarak icraya konu edilen senedi ciranta olarak teslim aldığını, Türk Ticaret Kanunu ilgili hükümleri ve Yargıtay kararları ışığında ticari ilişkinin tarafına karşı ileri sürülen def'ilerin ilişkinin tarafı olmayan cirantaya karşı ileri sürülemeyeceğini, davalının kötü niyetli olduğuna dair tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, tanıkların davacının yakını olduğunu, ayrıca davayı yürüten vekil olarak davalının kötü niyetli olduğununun 'vekilin içerisinde bulunduğu ilişkiler' çerçevesinde değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, kötü niyet kavramının bir başkası üzerinden değerlendirilebilecek bir kavram olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuku

6098 sayılı TBK'nın ilgili maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı vekilinin mazeret sunmasına rağmen mazeretini delillendirmemesi nedeni ile talebinin reddedilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmaması, davalı şirketin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmaması nedeni ile sözleşmenin feshedilmiş ve senedin bedelsiz kalmış olduğunun kesinleşmesi ve dosya kapsamındaki deliller ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalının senedin bedelsiz kaldığını bilebilecek durumda olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:47

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim