Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4852
2023/751
27 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR: İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketten faturalara dayalı cari hesap alacağı bulunduğunu, davalı şirketin borcunu ödememesi nedeniyle iflas yolu ile takip yapıldığını, iflas ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, davalı şirket tarafından yasal süresi içinde iflas ödeme emrine herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi ödemede yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin iflasa tabi olduğu, İİK’nun 158/2. maddesi gereğince davalı şirketin depo kararı gereğini yerine getirmediği, bu suretle İİK’nun 155 ve devamı maddelerinde öngörülen iflas koşullarının gerçekleştiği, davanın kabulü ile davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirketin ortaklarının ... ve ... olduğunu, iki ortağın da münferiden imza ve temsil yetkisini haiz olduğunu, ...'un vekalet akdini kötüye kullanmak suretiyle şirkete ait neredeyse tüm menkul ve gayrimenkulleri yakın akraba ve tanıdıklarına kaçırdığını, devirlerle ilgili tapu iptali ve tescili ile araçların teslimine yönelik dava açıldığını, ... ve mallarının kaçırılmasına iştirak eden tüm şahıslar hakkında şikayette bulunulduğunu, ... hakkında yönetici azli konulu dava açıldığını, müvekkili şirket ile davacı arasında gerçek borç alacak ilişkisi olmadığını, şirketin kasten ve bilerek iflasa süreklendiğini, müvekkili şirketin icra takibi borçlarını ödeyebilecek kapasitede olduğunu, müvekkili şirketin hileli iflasına işbu davanın davacısı ve müvekkili şirketin halihazırda davalık olduğu yetkilisi ... iştirak halinde neden olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK'nın 155 ve devamı maddeleri uyarınca iflas yoluyla adi takipte davalının iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
2
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 155 ve devamı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri,
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
İcra ve İflas Kanununun 155 ve devamı maddelerinde düzenlenen iflas yoluyla adi takipte ödeme emri borçlu tarafından itiraz olunmamışsa alacaklı bir dilekçe ile Ticaret Mahkemesinden iflas kararı verilmesini isteyebilir. Ticaret Mahkemesi, borçlunun ödeme emrine itiraz etmediğini tespit ederse, borçlu hakkında depo kararı verir. Borçlu depo emrine süresi içinde uyarak borcunu ödemez ve mahkeme veznesine depo etmezse, ticaret mahkemesi depo kararından sonraki ilk oturumda borçlunun iflasına karar vermek zorundadır. Bu halde davalı şirkete usulüne uygun depo emri tebliğ edildiği halde ödeme yapılmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı şirket vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen davalı şirket yetkilileri arasındaki uyuşmazlıklar kanunun amir hükümleri karşısında bu iflas davasının konusu olmayıp davalı şirket hakkında verilen iflas kararı usul ve yasaya uygundur.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
3
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:30:15