Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/331
2023/740
27 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR: Yeniden Esas Hakkında Hüküm / Davanın Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davalı banka yönünden açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı banka vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde özetle; ... isimli işletmenin sahibi olan davalı ...'den kooperatif adına aldıkları yem karşılığında birçok bono verdiklerini, bono bedellerini ödemelerine rağmen son iki senedin çeşitli bahanelerle iade edilmesiğini, aradan 3 yıl süre geçtikten sonra bu senetlerin banka tarafından icraya konulduğunu ileri sürerek takibe konu senetler yönünden borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... AŞ vekili dilekçesinde özetle; iyi niyetli ve yetkili hamil olduğundan kişisel def'ilerin müvekkil bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Diğer davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporu ve dosya arasına alınan belgelerle dava konusu bono bedellerinin ...'ye ödendiğinin tespit edildiği gerekçesiyle davacıların davalı ...'a dava konusu bonolar nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, TTK'nın 687 nci maddesi gereğince bedelsizlik def’i kişisel def'i olduğundan ancak hamilin kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde hamile karşı ileri sürülebileceği, davalı bankanın kötüniyeti kanıtlanmadıkça bedelsizlik iddiası ile davalı bankaya karşı talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davalı banka aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, takibe konu senetlerde lehdar olmadığını, bu itibarla senetlerin kambiyo vasfına haiz olmadığını, ciro silsilesinin sağlıklı olmadığını, belgenin alacağın temliki hükmünde olduğunu, alacağın temlikinin yazılı şekilde yapılması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu bono asılları incelendiğinde; bono şeklinde hazırlandığı, lehtar kısmında İli Ort.(...) yazdığı, arkasında ise ... (... Sedat İli) kaşe ve tek imzaya havi ciro bulunduğu, çeklerin lehtar adına ... tarafından diğer davalı banka şubesine ticari ilişki nedeni ile verildiğinin anlaşıldığı, davaya konu senetlerde; adi ortaklık olarak görülse de ciro silsilesi bozulmuş olup bu hali ile ciro temlik cirosu haline gelerek bonoların kambiyo vasfının ortadan kalktığı, dava konusu senet bono olmadığından ciro yolu ile devir ve temlik edilemeyeceği, davalı bankanın senedi ciro yolu ile alarak son hamil olarak takip başlatmış olup, bono vasfı bulunmayan senedi ciro yolu ile devralmış olduğundan artık alacaklı sıfatı bulunmadığı, bu tür senetten dolayı keşidecilerin, senet lehtarına karşı adi senet borçlusu olarak sorumlu oldukları, bu adi senetten doğan haklarını lehtar, takip eden kişilere ancak yazılı temlik sözleşmesi ile devredebileceği, ciro yolu ile devredilemeyeceği, bu itibarla davalının, senedi yazılı bir temlik sözleşmesi ile devralmadığından senede dayalı olarak davacıdan bir talepte bulunamayacağı, bu nedenle bonodaki ödeme def'ini diğer davalı bankaya karşı da ileri sürebileceği, yerel mahkemece ödeme defi nedeni ile lehtara karşı kabul edilen davanın, davalı bankaya karşı da kabulü de gerekirken reddine karar
2
verilmesinde hukuki isabet bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılarak, esasa ilişkin yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne icra dosyasında davacıların borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... AŞ vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın iyiniyetli ve yetkili hamil konumunda olduğunu, davaya konu kıymetli evrakların bono olduğunu, takibe konu senetler incelendiğinde ciro kısmında "..." ibaresinin altında "..." ile "..." ortakların isimlerinin kaşede yer aldığı ve konu senetlerin bizzat ... tarafından imzalandığının açık olduğunu, kabulün aksine ciro silsilesinin bozulmadığını ve senetlerin usulüne uygun bir şekilde tanzim edildiğini beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
- Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
3
4
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:30:15