Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/402

Karar No

2023/570

Karar Tarihi

14 Şubat 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/379 E., 2021/332 K.

DAVA TARİHİ: 29.07.2010

HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesi başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili yüklenici şirketin, davalı iş sahibi ile 31.12.2009 tarihinde bir yıl süreli sözleşme imzaladığını, sözleşme uyarınca davalı hastaneye bilgisayar yazılımı ve donanımı işini üstlendiğini, davacının işlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı tarafın 23.06.2010 ve 09.07.2010 tarihli ihtarlarla sözleşmenin ilgili maddelerine dayalı olarak tek taraflı fesih yoluna gittiğini, sözleşmenin feshinin haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek feshin geçersizliği ile bu şekilde doğan muarazanın men'ine karar verilmesini istemiştir.

1

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile ... Devlet Hastanesinin Hastane Bilgi Yönetim Sistemi, Uygulama Yazılımının Bakımı, Onarımı, Geliştirilmesi, 24 saat kesintisiz çalışırlığının sağlanmasına yönelik sözleşme imzalandığını, ancak sözleşme gereğinin davacı tarafından yerine getirilmediğini, bu sebeple fesih hakkının kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 10/10/2018 tarihli ve 2017/125 Esas,2018/307 Karar sayılı kararı ile davacının haksız fesih nedeniyle oluşan 16.250,00 TL maddi zararına dava tarihi olan 29/07/2010 tarihinden, ıslah tarihi olan 04/11/2013 tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte; ıslah tarihi olan 04/11/2013 tarihinden karar tarihine kadar işleyecek ticari faizi ile birlikte toplam 19.175,00 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 04.11.2019 tarihli ve 2019/1038 Esas, 2019/4353 Karar sayılı kararıyla;

2.1. “Mahkemece yeniden seçilecek konusunda uzman teknik bilirkişiden davalının fesihte haksız olduğu ve davacının fesih tarihi itibari ile kalan iş bedeli alacağının 19.175,00 TL olduğundan hareketle sözleşmenin fesh edildiği 09.07.2010 tarihinden itibaren işe devam etmemesi sebebi ile tasarruf ettiği işçilik ve malzeme giderleri, vergi ve SGK gibi masraflar ile kalan sürede başka bir iş yaparak elde ettiği kazanç ya da kazanmaktan kasten kaçındığı kazanç miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alıp, bulunacak bu miktarların kalan dönem için davacının almaktan mahrum kaldığı iş bedelinden mahsup edilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

2.2.İşin niteliği ve davacının tacir olması sebebi ile ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 12/3 ve 3095 sayılı Yasa’nın II. maddesi uyarınca davacı ticari faiz talep edebilir ise de; dava açarken seçimlik hakkını daha az oranda olan yasal faiz istemek sureti ile kullandığı ve iradeyi sakatlayan sebepler dışında seçimlik haktan dönülmesi mümkün olmadığından, kabul edilen alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekirken, kararda belirtilen şekilde dava tarihinden itibaren yasal ve ıslah tarihinden itibaren ticari faiz uygulaması yapılması da usul ve yasaya aykırı olmuştur.” gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kalan iş bedelinden geriye kalan dönemde yüklenicinin işi yapmadığından dolayı tasarruf ettiği malzeme, işçilik, vergi, SGK gibi giderler ile yine aynı dönemde başka bir işten kazandığı ve kazanmaktan kasten kaçındığı kazançların düşülerek kâr kaybı hesabı alanında uzman bilirkişilere hesaplattırıldığı, bu bedelin davacının mahrum kaldığı iş bedelinden mahsup edilerek hüküm kurulduğu ve yine bozma ilamında belirtilen faiz hususunda da; bozma ilamına uygun olarak, kabul edilen alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verildiği

2

belirtilerek davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile; davacının haksız fesih nedeniyle oluşan 13.910,00 TL maddi zararının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. ve 10. maddesine uygun davranılmadığı, bu nedenle sözleşmenin 4. maddesine göre haklı nedenle fesih yoluna gidildiğini, bozma ilamında belirtilen eksiklikler giderilmeden yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını

talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan, iş sahibinin haksız feshi sebebiyle feshin iptâli ve muarazanın giderilmesi, olmazsa fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla 5 aylık uğranılan 19.175.00 TL zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 nci maddesi, 438 nci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı BK’nın 325/II. Maddesi, 355 ve devamı maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Davalı vekilinin temyiz itirazları değerlendirildiğinde, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği, taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği yönündeki itirazlarının bozma ilamı kapsamında kalarak kesinleştiği, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda feshin haksız olduğu kabul edilerek karar verilmesinin yerinde olduğu görülmüştür. Yine davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazları değerlendirildiğinde; davacının fesih tarihi itibari ile kalan iş bedeli alacağının 19.175,00 TL olduğu, teknik bilirkişi raporunda, davacının işe devam etmemesi sebebi ile tasarruf ettiği işçilik ve malzeme giderinin olmadığının bildirildiği, bu nedenle mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda kalan iş bedeli alacağından, hesaplanan vergi ve SGK gider bedelinin mahsup edilerek hesaplama yapıldığı, bozma ilamının gereklerinin yerine getirildiği görülmüştür. Bu nedenlerle davalı vekilinin temyiz nedenlerinin reddi gerekmektedir.

  1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı

3

taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Temyiz eden davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamamahkemekararıvı.onanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim