Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/312

Karar No

2023/564

Karar Tarihi

14 Şubat 2023

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/919 E., 2021/1060 K.

DAVA TARİHİ: 17.04.2019

HÜKÜM/KARAR: Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/300 E., 2021/103 K.

Taraflar arasındaki alacak (eser sözleşmesinden kaynaklanan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı ...'ya karşı açılan davanın kabulüne, davalı ... Medikal ve Laboratuvar Malzemeleri İnşaat Temizlik Petrol Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'ye karşı açılan davanın reddine, karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne ve davalı ...'ya karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Devlet Hastanesi ve ... Eğitim Araştırma Hastanesi Görüntüleme Hizmetleri Binası inşaat yapımından kaynaklanan alacak için müvekkili ile davalılar arasında yapılan sözleşmeye göre davalıların müvekkile 218.000,00 TL borçlu olduklarını, müvekkilinin defalarca sözlü olarak parasını istemesine rağmen kendisine parasının ödenmediğini, bunun üzerine Kocaeli 2. İcra Müdürlüğü’nün 2017/9774 Esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip yaptığını, davalı şirketin takibe haksız olarak itiraz ettiğinden takip yoluyla da müvekkilinin alacağına ulaşamadığını belirterek, 218.000,00 TL’nin davalıların temerrüt tarihi olan 27/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Abdulsamet vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu sözleşmeye Limited Şirket temsilcisi olarak imza attığını, delil olarak sunulan tutanağın içeriğinde açık olarak borçlu tarafın ... Medikal olacağının belirtildiği, taraf temsilcisi olarak adına imza atılanın diğer davalı olduğunu, davaya temel teşkil eden evrakın içeriğinde şirketin isminin zikredildiği ve davacının şirketten alacaklı olduğunun belirtildiği, müvekkilinin isminin üstünde ''firma yetkilisi'' ibaresi bulunduğu, şirketin kaşesi göründüğü, ek olarak sunulan evrakı kabul etmemekle birlikte evrakın hukuki sonuç doğuran bir evrak olarak nitelenmesi halinde bile müvekkilinin bu ilişkide taraf olmadığını savunarak davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Medikal cevap dilekçesinde; müvekkili firmanın iş bu firmayı 17 Nisan 2013 tarihinde devraldığını, davacının alacağını ispat için dosyaya sunduğu 01/11/2012 tarihli tutanakta belirttiği alacağının müvekkili firmanın firma sahiplerince devralınma tarihinden önce düzenlendiği, iş bu belgenin gayri resmi düzenlenmiş olup kendi defter ve kayıtlarında belgelenmediği sürece kabul edilmesinin imkansız olduğu, davacı müvekkilinin firmanın devralınma tarihi olan 17 Nisan 2013 tarihinden önce 01/11/2012 tarihinde gayri resmi olarak düzenlenmiş bir evrak üstünden 7 yıl bir zaman geçtikten sonra dava açması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ticari defter ve kayıtlar üzerinde davacı ve dava konusu uyuşmazlığa ilişkin alacak veya borç ilişkisini içeren herhangi bir kaydın bulunmadığı, dosya arasına alınan ticaret sicil kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davaya konu imzalı belgenin düzenlenmesinden sonra 17/04/2013 tarihinde davalı şirkette hisse devrinin yapıldığı ve tüm ortaklarının değiştiği, davalı şirketin ticaret sicil ve kayıtlarında yer almayan sözleşmelerden kaynaklı sorumluluk süresinin yıl ile sınırlı olduğu, her ne kadar dosyaya ibraz edilen imzalı "tutanaktır" isimli evrakta davalı ... şirket yetkilisi olarak yazılmış ise de; davalı ...’in Türk Borçlar Kanunu 526. Maddesi ve devamında düzenlenen "Vekaletsiz İş Görme Hükümleri" kapsamında sorumlu olduğu, nitekim, davalı ...’in iki ... olan şirket adına yapmış olduğu sözleşmeden kaynaklı borç taahhüdünde bulunduğu dava konusu işlemin ilgili şirketin ticari kayıtlarında bulunmaması ve sözleşmenin yapıldığı tarihten sonra şirket hisselerinin devredilmiş olduğu gözetildiğinde ve dava konusu imzasının yer aldığı "tutanaktır" isimli evrak incelendiğinde bu noktada sorumluluğun olduğu sabit olduğu gerekçesiyle davalı ...’e karşı açılan davanın KABULÜNE, 218.000,00 TL alacağın davalı ...’ten alınarak davacı tarafa verilmesine, ilgili alacağa 06/09/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı şirkete karşı açılan davanın reddine dair karar verilmiştir.

2

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece taraflarınca ve davalı şirket tarafından yapılan görev ve yetki itirazlarını değerlendirmeye almadığını, yerel mahkeme görev ve yetki itirazları değerlendirmediği gibi zorunlu dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmuş olma şartını da değerlendirmediğini, 17.09.2019 tarihli cevap dilekçede yer verdikleri derdestlik itirazını da değerlendirmeye almadığını, davacı tarafça Kocaeli 2. İcra Müdürlüğü 2017/9774 esas numarası ile işbu alacak davasında aynı alacak için icra takibi başlattığını, davacı taraf ne icra dosyası için ne de işbu alacak davası için "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" ibaresine yer vermediğini, işbu davanın beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, esasa ilişkin istinaf nedenleri yönünden; davacı taraf işbu davadaki bütün iddialarını ekte sunmuş olduğu 01.11.2012 tarihli tutanak adı altındaki belgeye dayandırdığını, ancak davacı dava dilekçesinde iddia ettiği alacağın karşılığında yaptığı işi gösteren herhangi bir belge veya fatura sunmadığını, davacı taraf tacir olması ve tacir olması sebebiyle fatura düzenleme ve ticari defter tutma yükümlülüğü bulunduğunu, davacı taraf işbu dosyaya bu yükümlülüklerini yerine getirdiğine dair herhangi bir ticari defter veya fatura sunmadığını, yerel mahkeme yukarıda açıklandığı üzere tutanak adlı belgeyi esas almış, davacının iddia ettiği işin yapılıp yapılmadığını ya da yapılmış ise de kim tarafından yapıldığını araştırmadığını, bilirkişi raporu ve tutanak tarihi değerlendirildiğinde müvekkilin şirket yetkilisi olarak imza attığının ortada olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

  1. Davacının dayandığı dosyada mevcut 1.11.2012 tarihli “tutanaktır” başlıklı belgede davacının davalı ... Medikal Ltd. Şti. firmasından toplamda 218.000 TL alacaklı olduğu yazılı olup söz konusu belgeye davalılardan ... diğer davalı şirketin yetkili temsilcisi sıfatıyla şirketi temsilen şirket kaşesi üzerine tek imza atmıştır. Bu durumda akdî ilişki davacı yüklenici ile davalı iş sahibi ... Medikal Ltd. Şti. arasında kurulmuştur. Bu bakımdan davalı şirket yanında şirket temsilcisi ... hakkında da alacak davası açılması isabetli olmamıştır. Husumet ehliyeti ile ilgili itiraz zamanı yasayla tayin ve tahdit edilmiş bir ilk itiraz veya mahkemece nazara alınması davalı tarafından ileri sürülmesine bağlı bir def'i niteliğinde de olmayıp, yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesi ve mahkemece de resen nazara alınması zorunlu olmakla, davalı ...’in davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığından onun yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

2.Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, davacının davalı şirket hakkında verilen karara karşı istinafı da bulunmadığı gerekçeleriyle,

3.1.Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Kocaeli 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/300 Esas, 2021/103 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1 b 2 maddesi gereği kaldırılmasına,

3

3.2.Davalı ...'ya karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,

3.3.Davalı ... Medikal ve Laboratuvar Malzemeleri İnşaat Temizlik Petrol Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'ye karşı açılan davanın reddine dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların 01.11.2012 tarihli yazılı sözleşmeyle müvekkiline 218.000,00 TL borçlu olduklarını kabul ettiklerini, davalı tarafın imza inkarı dışında bu sözleşmeye itirazda bulunamayacağını, yalnızca ödeme defi ileri sürebileceğini, ödeme defi de olmadığına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı TBK ,470 486. maddeleri

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.1.Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti,dava konusu hak ile kişiler arasında ki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.

2.2. Bu anlatımlar ışığında somut olaya geldiğimizde; 01.11.2012 tarihli tutanak başlıklı belgenin davalı Abdulsamet tarafından şirketi temsilen imzalandığı anlaşılmakta olup istinaf dairesince bu davalı ile davacı arasında sözleşme ilişkisi olmadığının kabul edilmesi yerindedir. Bu nedenle davalı gerçek kişi

4

Abdulsamet’e husumet yöneltilemeyeceği değerlendirilerek davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi uygun bulunmuştur.

2.3. Davalı şirket yönünden değerlendirme yapıldığında ise, davacının davalı şirket hakkında verilen karara karşı istinafı bulunmadığı gözetilerek, bu davalı yönünden de temyiz isteminin reddi gerekmektedir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderecekabulüne

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim