Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1020
2023/51
17 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/575 E., 2021/129 K.
DAVA TARİHİ: 07.06.2011
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabül
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ... (...) Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yapım İşine ilişkin 23.07.2010 tarihli sözleşme düzenlendiğini, davalıya 3.026.000,00 TL bedelli teminat mektubu verildiğini, 26.07.2010 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlandığını, davacının tüm yükümlülüklerini ifa ederken 08.04.2011 tarihinde davalının sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin idare ile yaptığı sözleşme nedeniyle, çeşitli kalemlerde işin ifası için gerekli mal ve hizmet temini sözleşmeleri yapıp avans ödediğini, sözleşmenin idarece haksız feshedildiğini, davacının feshi gerektirecek herhangi bir eyleminin olmadığını, sözleşmenin haksız feshinden büyük zarara uğradığını belirterek; 3. kişi ve şirketlerle yaptığı sözleşmeler nedeniyle 1.100.000,00 TL avans ödemesi, 4.820.000,00 TL cezai tazminat riski, idareye verilen teminat mektubu nedeniyle ödediği komisyon bedeli olarak 31.773,00 TL, teknik personel taahhütleri için notere ödenen 1.035,42 TL, SGK prim ödemeleri toplamı 5.975,24 TL, Kamu İhale Kurumu payı 25.212,00 TL, 3.785,00 TL noter harcı, bu sözleşme yapılmasaydı alabileceği başka bir ihaleden kazanacağı 2.500.000,00 TL kârdan mahrum edildiğini belirterek, ödenen avans karşılığı şimdilik 1.100.000,00 TL, cezai tazminat karşılığı şimdilik 100,00 TL, teminat mektubu komisyonu için
1
şimdilik 31.773,00 TL, teknik personel taahhüt masrafları için 1.035,42 TL, Kamu İhale Kurumu payı için 25.212,00 TL, Bakırköy 25. Noterliği'ne ödenen 3.785,82 TL, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kâr mahrumiyeti için 2.500.000,00 TL olmak üzere toplamda 3.667.881,48 TL zararın en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihalenin, ilk olarak komisyonca ekonomik açıdan en avantajlı teklifi veren ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti’ye yapıldığını, ikinci en iyi teklifi veren ... İnş. Tic. A.Ş.'nin ihale kararına itirazı sonucunda Kamu İhale Kurumu'nun 14.06.2010 tarih ve 2010/UY.lll 1720 nolu kararla düzeltici işleme hükmettiğini, idarenin bu karar gereğince işi ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti'ye ihale edip 23.07.2010 tarihli sözleşme imzalayarak 26.07.2010 tarihinde yer teslimi yaptığını, diğer itirazlar nedeniyle bu kez Kamu İhale Kurumu'nun 02.08.2010 tarih ve 2010/MK 110 sayılı kararıyla önceki 14.06.2010 tarih ve 2010/UY.lll 1717 sayılı kararının iptâline ve düzeltici işleme karar verdiğini idarenin bu karara uyarak inşaat faaliyetlerinin durdurulmasını davacı şirkete bildirdiğini, dava konusu ihaleye ... İnş. A.Ş. tarafından da Kamu İhale Kurumu nezdinde itiraz edildiğini, bu itirazın reddi üzerine Kamu İhale Kurumu kararına karşı bu kez Ankara 10. İdare Mahkemesi'nde dava açıldığını, mahkemenin kararı uyarınca Kamu İhale Kurumu tarafından 02.08.2010 tarih ve 2010/MK 110 sayılı karar verilerek düzeltici işlem belirlenmesi gerektiğine işaret edildiğini, feshin idare mahkemesi ve Kamu İhale Kurumu kararları doğrultusunda gerçekleştirildiğini, sürecin işleyişinde davalının bir kusurunun bulunmadığını yasal prosedüre göre feshedilen ihale nedeniyle davalıya bir sorumluluk yükletilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.12.2014 tarihli ve 2011/225 Esas, 2014/557 Karar sayılı kararıyla; sözleşmenin feshinde davalıya yüklenilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin 30.12.2014 tarihli ve 2011/225 Esas, 2014/557 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 23.05.2017 tarih ve 2017/313 Esas, 2017/2183 Karar sayılı ilamında; “davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, sözleşme, dava dışı üçüncü kişinin Kamu İhale Kurumu kararına itirazı üzerine idari yargı kararı ile iptâl edilmiş olduğundan, davacıya bir kusur atfedilmediğinden davacının yapmış olduğu masrafları isteyebileceği kabul edilmesi gerektiği, yüklenici kâr kaybı ve müspet zararını talep edemez ise de sözleşme nedeniyle yaptığı Noter masrafı, karar pulu, ... risk sigorta masrafı, Kamu İhale Kurumu payı ve teminat mektubu komisyon bedelleri, sözleşme gereği davalı idareye bildirilen teknik personelin masrafları vs. gibi giderlerini, menfi zarar kapsamında davalıdan isteyebileceğinden, bunların miktarıyla ilgili bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddi doğru olmadığı” belirtilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, bozmadan sonra alınan ek rapor doğrultusunda 1.160.771,00 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin kazanılmış hak olarak nitelendirilemeyeceği, taşeronlarla yapılmış sözleşmelere dayalı olarak ödenmiş avans ve ödenecek cezai şartlardan sorumluluğun basiretli tacir olarak davacı yükleniciye ait olması gerektiği, davacı tarafından dava dışı taşeron şirketlere yapılmış olan 1.100.000 TL avans ödemesinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı idareden istenemeyeceğini belirterek kararın bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı idare tarafından feshi nedeniyle davacının menfi zarar kapsamında bir talepte bulunup bulunamayacağı, bulunacaksa masraf kalemlerinin neler olduğu noktasındadır.
- İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 ve 428 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 96,117,355 vd. maddeleri, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.1 Öncelikle taraf teşkili hususunu değerlendirmekte fayda vardır. Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder (HMK 125/2). Dava konusu yapılmış olan mal veya hakkın başkasına devredilmesi ile, o mal veya hakka bağlı olan dava hakkı da birlikte devredilmiş sayılır. Dava hakkı asıl haktan ayrı bir hak değildir ve bu nedenle yalnız başına başkasına devredilemez. Taraflardan birinin, dava sırasında dava konusunu başkasına devretmesi halinde, artık o davanın konusu olan mal veya hak üzerinde bir tasarruf yetkisi kalmaz. Başka bir ifadeyle, dava konusunu devreden tarafın, artık o davada taraf sıfatı kalmaz. Dava konusunu devrettiği için taraf sıfatı kalmayan kimse huzuruyla yargılama sürdürülüp karar verilemez. Dava konusu, davacı tarafından devredilmiş ise devralan davacı yerine geçeceğinden kendisine tebliğ yapılarak sonrası yargılama aşamalarının tamamlanması ve hükmün de dava konusunu devralarak davacı yerine geçen kişi hakkında kurulması gerekir.
2.2.Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu asıl alacak ve tüm ferileri, 20.07.2022 tarihli temlikname ile davacı ... Ltd. Şti. tarafından ... İnş. Harita Mühendislik Gıda San. Tic. Ltd. Şti.’ye temlik edilmiş olup yargılama sırasında yapılan bu temlik, maddi hukuk bakımından alacağın temliki sözleşmesi ise de usul hukukuna yansıyan sonucu dava konusunun devridir. Bu durumda temlik alan, devreden davacı yerine geçmiş olduğundan dava konusu alacak için devredilen kişi hakkında hüküm kurulması gerekir. Bu nedenle mahkemece, dava konusu alacak ... İnş. Harita Mühendislik Gıda San. Tic. Ltd. Şti.’ye temlik edildiğine göre, ... İnş. Harita Mühendislik Gıda San. Tic. Ltd. Şti. hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
3.1.Davanın esasına ilişkin değerlendirmeye gelince, Yargıtay İBK’nın 04.02.1959 gün, 13/5 ve 09.05.1960 tarih, 21/9 sayılı kararlarında usule ait kazanılmış hak müessesesinin Usul Yasası'nın dayanağı ana esaslardan olduğu, kamu düzeniyle ilgili bulunduğu, mahkemenin Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulî kazanılmış hakkın doğacağı, mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararına göre karar verilmek zorunda bulunulduğu hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, usule uygun sayılamaz ve bozma sebebidir. Bu durum, usulî müktesep hak
kuralının bir çeşididir.
3
3.2.Bozma ilamında davacı yüklenicinin sözleşme nedeniyle yaptığı Noter masrafı, karar pulu, ... Risk sigorta masrafı, Kamu İhale Kurumu payı ve teminat mektubu komisyon bedelleri, sözleşme gereği davalı idareye bildirilen teknik personelin masrafları vs. gibi isteyebileceği menfi zarar kalemlerinin ayrıntılı olarak açıklanmış olmasına karşın hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından dava dışı taşeronlara yapılan avans ödemeleri de menfi zarar kapsamında hesaplanarak bir sonuca ulaşılmıştır. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında mahkemece yapılması gereken iş; bozma ilamında istenebilecek menfi zararlar kapsamında kabul edilen harcamaların toplam bedeli olan 60.770,82 TL bedel üzerinden karar vermekten ibaret olup, bozmaya uyulmasına rağmen bozma gereği yapılmamak suretiyle yanlış ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması uygun bulunmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklanan davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
- 2 ve 3 no.lu paragraflarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
17.01.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:44:45