Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/738
2023/501
9 Şubat 2023
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 17.01.2022 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanunun 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de dava dilekçesinde fazlaya ilişkin saklı tutulan kısım dikkate alındığında kararın kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemez. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla, 17.01.2022 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ilçesi, ... Beldesi, Atatürk Mahallesi Ankara asfaltı üzeri No:57 adresinde fabrika binası çatısının davalı ... Panel Firması tarafından üretilen Taşyünü yanmaz Sandwiç panellerle kapatılması konusunda üretici firma bayii olan ... Metal Kaplama Sis. İnş Taah. Ltd. Şirketi ile anlaştıklarını, 2017 yılında çatının akması sonucu yapılan incelemede sandwich panellerin korozyana uğradığının tespit edildiğini, durumun üretici firmaya bildirildiğini, fakat bir çözüm üretilemediğini, daha sonra İzmir 3. Noterliğinden ihtarname çekilerek fabrikanın çatısının aktığını, bu nedenle kiraya verilemediğini ve doğacak zararlardan üretici firmanın sorumlu olacağının üretici firmaya bildirildiğini, bu olaya da kayıtsız kalınması üzerine müvekkili firmanın ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/7 D.İş sayılı dosyasıyla tespit yaptırdığını, tespitte üretici firma tarafından üretilen ürünlerin istenilen normlarda olmadığını ve taahhüt edilenden çok düşük galvanize edildiğini, bu nedenle sac yüzeylerinde korozvon oluştuğu tespitinin yapıldığını beyanla davanın kabulü ile alacak miktarının kesinleşinceye kadar şimdilik 50.000.00 TL'nin işleyecek olan faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1 Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olan panellerin davacıya 2008 yılında teslim edildiğini, teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğunun aradan 8 9 yıl geçtikten sonra ileri sürülmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin yalnızca üretim yapan firma olduğunu, yüklenici konumda olan diğer davalı firma olan ... Metal şirketinin ürünlerin montajını yaparken kusurlu olup olmadığının araştırılması gerektiğini, dava konusu olan binaya ait dış ortam koşulları, havalandırma yetersizliği, yoğun nem ve dış ortamda bulunan kimyasallar nedeniyle bina ortamının yüksek derecede korozyona maruz kaldığını, söz konusu panellerin iş bu davanın ikame edildiği tarihe kadar fabrika binasının çatısında durduğunu ve bakımlarının usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığının dikkate alınması gerektiğini, davacının kendi kusurundan kaynaklı bozulmaların söz konusu olabileceğini, dava konusu olan panellerin, diğer davalı olan ... firması tarafından davacının fabrikasına monte edildiği tarihten itibaren kullanılmakta olduğunu şayet, mahkemede aksi kanaat oluşması halinde söz konusu kullanım bedelinin tespit edilerek talep edilen bedelden düşülmesi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz olan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
2 Davalı ... Metal Kaplama Sis. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı tarafça, davaya konu edilen panellerin gizli ayıplı olmadığının, korozyona uğramasına neden olan hususun üretimden kaynaklanmadığının anlaşıldığı ve davalı tarafın edimini ayıplı olarak ifa ettiğinin ispatlanamadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalı tarafından üretilen panelin gizli ayıplı olduğunu, garanti süresinden, öngörülen kullanım ömründen önce korozyona uğradığını, kullanılan malzemenin bu yönüyle kalitesiz ve yetersiz olduğunu, davalıların bu nedenle kusurlu olduğunu, panellerde gizli ayıp olduğundan ağır kusurda ihbardan bahsedilemeyeceğini, panellerin fabrika binasına zarar verdiğini, bilirkişi heyetinin eksik inceleme yaptığını, numune labaratuvar testleri yapılmaksızın rapor alındığını, gerekçe olarak panelin labaratuvar testine giremeyecek şekilde yıpranmış ve korozyonlu olmasına dayanıldığını, bilirkişi heyetine teslim edilen numene örneğinin muhafaza edilmediğini, delilin yok edildiğini, hukuki görüş bildirilen eksik incelemeye dayalı raporla karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davada mahkemenin ve davacının da kabulünde olduğu üzere, davaya dayanak ayıp sözleşme konusu işin teslim tarihi olan 2008 tarihinden sözleşmeyle öngörülen 8 yıllık garanti süresinin bitiminden de sonra yaklaşık 1 yıl sonra 2017 yılında yaptırılan tespitle ortaya çıkmıştır. İşin yapıldığı yıl 2008 olmakla, eski ve yeni kanunda öngörülen zamanaşımı süresinin de dava tarihi itibariyle dolduğu anlaşılmakla birlikte zamanaşımı defi de olmadığından bu hususun sonuca etkili olmadığı anlaşılmıştır. Böylece artık davalılardan iş sahibi tarafından usulüne uygun şekilde yapılmış ihbar ve zamanaşımı defi olmadığından, davacı, davalılardan ayıp nedeniyle zararı talep edebilir ise de alınan raporlarla da oluşan hasarının korozyondan kaynaklandığı, korozyona neden olan hususun ise malzemenin hatalı üretiminden değil, yapıda çatı için gerekli zamanlarda önlemlerin alınmaması ile gerekli bakım ve havalandırmanın yapılmamasından kaynaklandığının tespiti karşısında hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporlarıyla oluşan zararın davalı yanca yapılan ayıplı imalat ve/veya montaj nedeniyle olduğu hususu davacı tarafça ispatlanamadığından ve bu haliyle oluşan zarardan davalılar sorumlu tutulamayacağından, davacılar vekilinin istinaf taleplerinin reddi gerektiği" gerekçesiyle davacılar avukatının istinaf talebinin HMK'nın 353/(1) b 1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, davalı şirket ile yapılan sözleşme gereğince çatının ayıplı olmasından kaynaklanan zararın davalı yüklenici firma ile panellerin üreticisi davalı şirketten müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanununun 359. maddesi ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 474. maddesi
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1 Bölge Adliye Mahkemesince verilen 17.01.2022 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2 Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Ek karar yönünden davacılardan peşin alınan harçların istek halinde iadesine,
Bölge Adliye Mahkemesi kararı yönünden aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:34:57