Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4890
2023/4346
19 Aralık 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/138 E., 2022/310 K.
DAVA TARİHİ: 02.04.2014
HÜKÜM/KARAR: Ret
Taraflar arasındaki eser sözleşmesi davasından bozma ilamına uyularak dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin sahibi ve yetkilisi ...'nin davalı ... ile 3 kat ve üzerine çatı katı olmak üzere 4 katlı, yaklaşık 500 m² üzerine yapılmış bulunan kaba inşaatı bitmiş inşaatın kaba sıva, ince sıva, şap, tüm ince inşaat işlerinin yapılması ve dış cephe mantolama, pencere ve ahşap doğramalar, elektrik ve su tesisatı alt, üst yapısı, seramik boya, mutfak dolapları, ahşap kapılar, parke, güneş enerjisi, pvc pencere, motorlu panjur, sineklik, lambri kaplamaları, paslanmaz korkuluklar ve sair işlerinin ve binanın oturulur hale gelmesi için gerekli tüm eksikliklerin yapılması hususunda anlaşıldığını, davalının önce binadaki çatının mevcut haliyle kalmasını istediğini, çatı katının elektrik ve sıhhi tesisat alt yapısının yapıldığını, ancak çatıda gizli oluk sistemi mevcut olduğunu, bir sezon geçip yoğun kar ve yağmur yağışı olunca bu sistemin yeterli olmayıp tıkanmalara sebep olduğunu, oluklardaki mevcut tıkanmanın bina içine sızdırma ve akıntılara yol açtığını, davalının çatı katının yıkılarak yeniden yapılmasını talep ettiğini, çatı katının zor ve uzun bir süreçte yıkılarak Braaas marka malzemeler ile yeniden yapıldığını, çatı olukları, dereler, baca kenarlarının saçtan özel olarak yapıldığını, davalının bütün ürünlerin çok kaliteli olmasını, Afyon civarında bu tür işlerden anlayan usta ve ehil teknik eleman olmadığından bahisle bütün ekibin İstanbul'dan getirilmesini ve binanın eksiksiz yapılmasını istediğini, müvekkilin davalıyı gereksiz ve aşırı malzeme, işler konusundaki talepleri ile ilgili olarak uyarmasına rağmen davalının ısrarla herşeyin en kaliteli ve eksiksiz olarak yapılmasını istediğini, elektrik ve su tesisatlarında son derece kaliteli malzemeler, ... Plastik'in ses geçirmez Slenta pvc boruları, pex boruları, polyester takviyeli pprc borular kullanıldığını, kaba sıva, ince sıvalar yapıldığını, tüm kapalı alanlarda zeminde, ses yalıtımı, ısı yalıtımı, ıslak zeminlerde su yalıtımı, Almanya'da eğitim almış tecrübeli ve bilgili İnşaat Mühendisi ve ekibine Yüzer Şap modeli yaptırıldığını, dış cephe ve mantolamanın Marsshall marka, karbon takviyeli mantolama paketi ile yapıldığını, iç ve dış boyaların Marsshall marka olduğunu, dış cephede silikon takviyeli boyalar kullanıldığını, pvc pencere doğramaların Winsa marka olduğunu, pencerelerde sineklik kullanıldığını, bütün dış pencere ve kapılarda motorlu panjur sistemi yapıldığını, ıslak zeminler hariç bütün duvarların kaliteli alçı ile alçı sıva yapıldığını, mutfak tezgahlarının granit mermer ile yapıldığını, mutfak dolaplarının Lake kapıların ahşap doğrama aksesuarlarının kaliteli Combi marka olduğunu, ıslak zeminlerin ve merdivenlerin granit ve seramik döşemelerinde YKS marka yapıştırıcı ve derz dolgu kullanıldığını, seramiklerin 1. sınıf olduğunu, kesinlikle defolu ürün kullanılmadığını, çelik kapıların Endoor marka olup projeye özel, sağlam, özel, düzgün ve en iyi kalitede yapıldığını, asansör sistemleri, makine dairesiz ve en son sistem olarak yapıldığını, teras tavanları ve profil dayamalar, saçak altları 1. sınıf ahşap lambri kaplandığını, balkonlar ve merdivenlerde alüminyum değil, paslanmaz korkuluklarla yapıldığını, uydu alıcı ve internet sistemleri, kaliteli malzeme ve işçilik ile yapıldığını, çatıya dış hava sıcaklıklarından etkilenmeyen özel çöl anteni montajı yapıldığını, şifre ile zili çalabilecek renkli, kapalı devre kamera sistemleri montajı yapıldığını, ferforje bahçe korkuluklarının binanın ve bahçe duvarlarının konumuna göre yapıldığını, otomatik garaj kapıları (2 adet) otomatik bahçe kapıları (3 adet) İtalyan marka ürünler ile yapıldığını, tüm binanın düşük akım ve yüksek akım olmak üzere tüm elektrik ve aydınlatma sistemlerinin kaliteli malzeme, işçilik ile Ticino marka priz anahtarları kullanılarak yapıldığını, davalının müvekkili ile yaptığı anlaşmaya sadık kalmadığını, görüşme ve hesaplaşma konusunda sürekli söz vermesine rağmen sözünü yerine getirmeyerek oyalama cihetine gittiğini, taraflar arasındaki sözleşme mucibince binanın teslim alınan kaba inşaat sonrası ince işçilik ve malzeme bedeli ile yukarıdan beri izah edilen yapılmış işlerin malzeme ve işçilik bedeli çatının yapılıp davalının talebi üzerine yıkılarak tekrar yapılması nedeniyle buraya harcanan emek karşılığı işçilik ve malzeme bedelinin de ayrıca hesaplanarak dava tarihi itibariyle değerinin tespitini ve bu miktar üzerine yüzde yirmi beş oranında ilave edilecek organize kontrol idare yapım ve kar oranı ile (fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin) davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:davacının davasını kabul etmediklerini, davacı tarafın alacağını müvekkili ile aralarında yazılı olarak yapılan bir eser sözleşmesine dayandırdığını, dava dilekçesi ekinde böyle bir sözleşme olmadığını, tarafların arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunduğu doğru olmakla birlikte davacının bu sözleşmeden kaynaklanan edimlerini tamamıyla yerine getirdiğinin ve müvekkilinin ise yükümlülüklerini yerine getirmediğinin doğru olmadığını, taraflar arasında 15.10.2010 tarihinde 17 maddeden ibaret taşoren sözleşmesi adı altında bir eser sözleşmesi yapıldığını, davacı tarafın eser sözleşmesine göre yapması gereken inşaat işlerinin tamamını yerine getirmediğini, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi ve akabinde davacı tarafın müvekkile verdiği teklif mektubu kapsamında inşaat işlerinin başladığını, ancak davacının aldığı işi zamanında bitirmeyi başaramadığını, işlerin geciktikçe müvekkil ile davacının bu konuda telefon ya da mail aracılığıyla görüşmeler yaptıklarını, iyi niyet çerçevesi içersinde sorunları çözmeye çalıştıklarını, davacının verdiği teklif mektubunda işin anahtar teslim bedelinin toplam 750.000,00 TL olduğunun belirtildiğini, davacı tarafından 13.10.2012 tarihinde müvekkile gönderilen cari hesap özetinde davacının yapılan işlerin karşılığında müvekkilden 04.08.2012 tarihine kadar 1.438.500,00 TL aldığını kabul ettiğini, hesap özetinde 13.10.2012 tarihine kadar olan masrafın toplam maliyetinin de 1.583.770,00 TL olarak belirtildiğini, davacı tarafın eser sözleşmesi gereği inşaat işlerini kararlaştırılan 01.07.2011 tarihinde bitiremediği için taraflar arasında ihtilaflar oluşmaya başladığını, müvekkilinin yaptığı araştırmalar sonucunda davacının SGK'ya sahte imzalı eser sözleşmesi verdiğini öğrendiğini, SGK işlemleri zamanında yapılamadığından ayrıca cezalı ödemeler yapmak durumunda kaldığını, inşaatın eser sözleşmesine, teklif mektubuna taraflar arasındaki yazılı görüşmelere uygun olarak tamamlanıp tamamlanmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, taraflar arasındaki eser sözleşmesi gereğince müvekkilinin mağdur olduğunu, inşaatın zamanında teslim edilemediğini, sözleşme tarihi olan 01.07.2011 tarihinden itibaren hesaplanmak kaydıyla dava tarihine kadar (02.04.2014) hesaplanacak gecikme bedelinin davacı tarafça müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında akdedilen 15.10.2010 tarihli sözleşmenin 9. maddesi gereğince davacı tarafından işin zamanında teslim edilememiş olmasından kaynaklanan davacıya yapılmış olan 1.438.500,00 TL üzerinden günlük %0,5 oranında 04.02.2014 tarihine kadar hesaplanacak gecikme bedelinin davalıya ödenmesine, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.11.2018 tarih ve2018/178 Esas, 2018/378 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 13.02.2020 tarih ve 2019/2639 Esas 2020/448 sayılı ilamı ile, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilerek, "davacı yüklenici davalı iş sahibi olup taraflar arasında davalının Afyon ili Dinar ilçesi Haydarlı kasabasında bulunan taşınmazı üzerinde kaba yapısı tamamlanmış inşaatın ince inşaat işlerinin yapımı konusunda eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuştur. Yanlar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu konusunda ihtilâf yoktur. Davacı taraf tarihsiz ve davalıya gönderildiği anlaşılan teklif mektubuna dayanarak akdî ilişkinin malzeme, işçilik ve kâr şeklindeki bedel karşılığında kurulduğunu iddia etmiş ise de, davalı tarafça teklifin kabul edildiği ispatlanamadığından akdî ilişkinin teklif mektubundaki koşullarda kurulduğunun kabulü mümkün değildir. Davalı tarafça taşeron sözleşmesi başlıklı ve 15.10.2010 tarihli sözleşme ibraz edilmiştir. Davacı taraf bu sözleşmenin gerçek olmayıp SGK'ya ibraz edilmek üzere sunulduğunu iddia etmekle birlikte sözleşme altındaki imzalar inkâr edilmediği ve davacı bunun sadece SGK'ya verilmek üzere düzenlendiğini yasal delillerle ispatlayamadığından söz konusu sözleşmenin taraflar için bağlayıcı olup akdî ilişkinin bu sözleşmeye göre kurulduğunun kabulü zorunludur. Sözleşmenin 7. maddesinde birim fiyatın (aşağıdaki) pursantaj doğrultusunda olacağı belirtilmiş ise de; sözleşme altında pursantaj bulunmamaktadır. 8. maddede taşerona 200.000 Euro nakit ödeme yapılacağı belirtilmiş ve 5. maddesinde yüklenicinin iş sahibine 2000.000 Euro'luk teminat senedi vereceği kararlaştırılmış olup nakit ödemenin yapıldığı ve teminat senedinin alındığı tarafların kabulündedir. Yine sözleşmenin 9. ve 12. maddesinde yüklenicinin işi bitirme tarihinin 01.07.2011 olduğu ve gecikme halinde her gün için binde 5 oranında nefaset miktarının hakedişinden kesileceği kararlaştırılmıştır. Taraflar için bağlayıcı olduğu kabul edilen sözleşmenin diğer maddelerinde de iş bedeli toplamının ne kadar olduğu yazılı değildir.
Yargıtay ve Dairemiz uygulamasında eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı kabul edilip sözleşmede bedel yazılı olmaması ya da sözlü sözleşme ilişkisinde tarafların bedelde anlaşamamaları halinde yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât bedelinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 366 ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesi hükmünce yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanacağı kabul edilmelidir. Mahalli piyasa rayiçleri içerisinde yüklenici kârı ve KDV olacağından bunlar ayrıca eklenmeyecektir.
Sözleşme konusu işle ilgili yapılan ödemelerle ilgili olarak davalı tarafça Ziraat Bankası Dinar şubesinin 08.05.2012 ve 20.06.2012 tarihli müşteriden döviz alış ve vadeli hesap kapama dekontlarına dayanılmış ise de; söz konusu dekontlar davalıya bankadan yapılan ödemelerle ilgili olup davacı tarafça kabul edilmediği ve davalı çektiği bu paraları davacıya ödediğini yasal delillerle kanıtlayamadığından bunların ödemeye dahil edilmesi mümkün değildir. İbraz edilen havale dekontu ve davacının kabulündeki Ziraat Bankası ... şubesinin 27.10.2015 tarihli havalesi ile 226.460,00 TL'nin davacıya havale edildiği ve 200.000 Euro'nun da 12.08.2010 tarihinde davacıya ödendiği anlaşılmaktadır. Buna göre davalı tarafça davacıya ödenen iş bedeli 200.000 Euro ve 226.460,00 TL olmaktadır.
Bu durumda mahkemece mahallinde keşif yapmak suretiyle rapor alınan bilirkişi kurulundan; davacı yüklenicinin 15.10.2010 tarihli sözleşme ile davalı iş sahibine ait inşaatta yaptığı ince inşaat işlerinin yapıldığı yıllar itibariyle yüklenici kârı ve KDV bedele dahil olacağından ayrıca bunlar eklenmeksizin mahalli piyasa rayiçleriyle bedeli ve davacının bu şekilde hesaplanacak imalât bedelini dikkate alarak sözleşmenin 9. maddesi gereğince işin bitirilerek teslimi gereken 01.07.2011 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar günlük binde 5 oranında geçikme tazminatı miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elvrişli ek rapor alınıp bulunacak davacının isteyebileceği iş bedelinden hesaplanacak gecikme tazminatı ile ödenen 200.000 Euro'nun ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı ve 27.10.2015 tarihinde yapılan 226.460,00 TL ödeme mahsup edildikten sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddi doğru olmadığı" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Yargıtay ilamı doğrultusunda davacı yüklenicinin 15.10.2010 tarihli sözleşme ile davalı iş sahibine ait inşaatta yaptığı ince inşaat işlerinin yapıldığı yıllar itibariyle yüklenici kârı ve KDV bedele dahil olacağından ayrıca bunlar eklenmeksizin mahalli piyasa rayiçleriyle bedeli ve davacının bu şekilde hesaplanacak imalât bedelini dikkate alarak sözleşmenin 9. maddesi gereğince işin bitirilerek teslimi gereken 01.07.2011 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar günlük binde 5 oranında geçikme tazminatı miktarı hesaplanıp davacının isteyebileceği iş bedelinden hesaplanacak gecikme tazminatı ile ödenen 200.000 Euro'nun ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı ve 27.10.2015 tarihinde yapılan 226.460,00 TL ödeme mahsup edilerek hesaplanması hususlarında bilirkişi kurulundan kök ve ek rapor aldırılmış olup, 23/05/2022 tarihli ek bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu " gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, SGK'ya sunulan taşeron sözleşmesinde yer alan işverenin imzasının sahte olduğunun davalı işverenin kendisi tarafından ikrar edildiğini, Yargıtay'ın sözleşme altındaki imzaların inkar edilmediğini ve davacının, bunun sadece SGK'ya verilmek üzere düzenlendiğini yasal delillerle ispatlayamadığını belirtmesi hususunun maddi gerçeğe ve dosyadaki gerek davalı beyanı gerekse tüm dilekçelerinde vurguladıkları sözleşmedeki imzanın davalıya ait olmadığı ve dolayısıyla taraflar arasında akdedilen bir sözleşme olmadığı hususuna aykırı düştüğünü,davacı tarafından yapılan mevcut inşaatın, belediye onay projesindeki boyutlara göre daha büyük yapıldığını, bu nedenle projenin süresinde bitirilmediğini, zira davalı işverenin mütemadiyen yaptığı talepleri üzerine daha büyük ölçülerde inşaat yapılmış olduğunu, bu haliyle de gecikmedeki kusurun davalı işverende olduğunu,2011 yılında davalının isteği üzerine yaz aylarında çatının sökülüp yeniden yapıldığını, bunun yanı sıra 2011 2012 kış aylarında kötü hava şartları nedeniyle inşaata ara vermek durumunda kalındığını ,bu nedenle 2012 bahar ve yaz aylarında işin bitirildiğini ve davalının da bu tarihlerde eve taşınmaya başladığını,dolayısıyla işin gecikme sebebinin davalı tarafın sürekli değişen istekleri olduğunu, aynı zamanda mücbir sebeplerin de dikkate alınması gerektiğini, işbu nedenlerle 15.10.2010 tarihli sözleşmenin geçerli addedilmesinin hukuka aykırı olup bu sözleşmeye göre hesap yapılması ve yine bu sözleşmedeki günde ‰5 oranındaki gecikme cezasının dikkate alınmasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, gecikmenin sebebinin davalıdan kaynaklandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, bakiye iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci ve devamı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddeleri
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince davacı yüklenicinin iş sahibine ait inşaatta yaptığı işlerin yapıldığı yıllar itibari ile mahalli piyasa rayiçleri ile bedelinin bilirkişilerden ek rapor alınarak hesaplattırıldığı,hesaplanan bu imalat bedeli dikkate alınarak sözleşmenin 9. maddesi gereğince işin bitirilerek teslimi gereken 01.07.2011 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar günlük binde 5 oranında gecikme tazminatı miktarının yine bilirkişilerce belirlendiği, davacının isteyebileceği iş bedelinden bilirkişilerce hesaplanan gecikme tazminatı ile davalı tarafından ödenen 200.000 Euro'nun ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı ve 27.10.2015 tarihinde yapılan 226.460,00 TL ödeme mahsup edilerek davacının alacağının bulunmadığının tespit edildiği, bilirkişi raporunun bozma ilamına uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
-
Temyizen incelenen kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:38:09