Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/845
2023/433
6 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/493 E., 2021/428 K.
Avukat ...
DAVA TARİHİ: 26.02.2014
HÜKÜM: Kabul
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında iddiasıyla ... Üniversitesi binalarının plekast cephe kaplama işinin yapımı konusunda sözleşme bulunduğunu, malzemelerin temin edilmesine rağmen ...'da çıkan savaş nedeniyle montaj yapılamadığını, işçilik bedeli düşülerek malzeme bedellerinin ödendiği sırada nakit teminat kesintisi yapıldığını, işin devamı sağlanamadığından yapılan kesintilerin iadesini istedikleri halde ödenmediğini belirterek 31.015,18 Euro alacağın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, sözleşmeye göre işin geçici kabulünden sonra 30 gün içinde ödeme yapılabileceğini, ancak iş tamamlanmadığı gibi geçici kabul de yapılmadığından nakit teminat kesintilerinin iadesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 2014/1219 Esas, 2015/797 Karar sayılı ve 10/12/2015 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi (kapatılan) 2016/1159 Esas, 2017/350 Karar sayılı ve 30/01/2017 tarihli kararı ile ...’da meydana gelen siyasi olaylar nedeni ile ifa imkansızlığı bulunduğundan borcun sona erdiği, ifa imkansızlığı nedeniyle kalan iş kısmı için borç sona erdiğinden yapılan iş kısmı nedeniyle kesilen nakit teminat kesintisi de muaccel hale gelmiş olup davacı bu miktarı talep etmekte haklı olduğu halde yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile edimin ifasının imkansız hale gelmesi nedeni ile nakit teminat kesintisinin tahsiline, davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin ifa yerinin ... olduğunu ancak bu ülkede yaşanan iç karışıklıklar nedeni ile sözleşmenin ifasının mümkün olmadığını, müvekkilinin halen mücbir sebebin ortadan kalkmasını beklediğini, davacının bu durumu bilmesine karşın haksız kazanç elde etmek istediğini, davacının edimlerini yerine getirmediğini, malzemenin montajının yapılamadığını, davacının talep ettiği nakit teminat kesintisinin ancak geçici kabul yapılması ile ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davacının dosyaya bu türden bir belge sunamadığını, Vergi Dairesi cevabi yazısına göre mücbir sebep halinin ortadan kalmasına rağmen yerel mahkeme kararının gerekçesinde imkansızlık haline dayanılmasının çelişkili olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan nakit teminat kesintisi yapılarak ödenmeyen bakiye iş bedeli istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanununun 20,96,117,355,370 ve 371 nci maddeleri, 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Usulü kazanılmış hak ilkesi uyarınca, mahkeme kararı lehine bozulan taraf yararına araştırma ve inceleme yapılması zorunludur. Nitekim 1086 sayılı HUMK’un yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş olması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesi usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup, kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’da da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtayın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli müktesep hak doğmuştur.
-
Somut olay incelendiğinde, yukarıda yer verilen bozma ilamı ile ifasının imkansız hale gelmesi ile kesilen nakit teminat kesintisi de muaccel hale gelmiş olduğu, davacının bu miktarı talep etmekte haklı olduğu belirtilmiş, ilk derece mahkemesi 07/02/2019 tarihli celsede bozma ilamına uyulmasına karar vermiş ve davacı lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Usuli kazanılmış hakkın istisnaları ise dosya kapsamında bulunmamaktadır.
-
Temyizen incelenen lk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına,
karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
06/02/2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:36:22