Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4107
2023/4318
19 Aralık 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ: 06.01.2020
SAYISI: 2023/621 E., 2023/944 K.
DAVA TARİHİ: 04.11.2019
HÜKÜM/KARAR: Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2020/26 E., 2023/29 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından yapılan bitki temini ihalesinin müvekkilinde kaldığını, sözleşmenin akdedildiğini, müvekkilinin bitkileri teslim ettiğini, davalının teslim edilen bitkilerin bir kısmının bedelinin ödenmesi için belirttiği bulvarlarda bitki dikimi, ağaçlandırma, taş döşeme ve sulama tesisatı imalatlarının yapılmasını talep ettiğini, müvekkilinin talep edilen imalatları eksiksiz olarak yaptığını, davalının ödeme yapmadığını öne sürerek sebepsiz zenginleşme ve vekaletsiz iş görme hükümleri gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Batıkent ve Başkent bulvarlarındaki bitki dikimi, ağaçlandırma, taş döşeme ve sulama işlerinin müvekkili ile ilgili olmadığını, müvekkilinin iş sahibi olmadığını, müvekkili tarafından dava konusu edilen imalatlara ilişkin olarak Ankara Büyükşehir Belediyesine fatura düzenlenmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusunun, bir miktar paranın tahsiline yönelik açılan ticari dava niteliğinde olup, 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Davanın, 13/01/2020 tarihinde açıldığı, davadan önce yapılmış arabuluculuk başvurusu bulunmadığı, ve dava tarihinden sonra yapılan arabuluculuk başvurusunun, yerleşik yargı kararları da dikkate alınarak tamamlanabilir dava şartı olarak kabul edilmeyeceği anlaşılmakla, 6325 sayılı Kanunun 18/A 2 maddesi ile HMK'nın 115/2. maddesi gereğince, davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, görevsizlik kararı verilmesi üzerine gönderme talebinde bulunulduğu, eldeki davanın Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/26 esasına 13.01.2020 tarihinde kaydedildiği, oysa asliye hukuk mahkemesinin görevsizlik kararını takiben 26.11.2019 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapılıp, 13.12.2019 tarihinde anlaşmazlık tutanağı düzenlenmekle eldeki davanın ticaret mahkemesinde açıldığı tarih itibariyle arabuluculuk şartının yerine getirildiği, davanın açılmasından üç yıl sonra ve karar aşamasında davanın usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, asliye hukuk mahkemelerinde arabuluculuğun zorunlu olmadığı, belirtilen emsal bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay kararları gereğince dava görevsiz mahkemede açıldıktan sonra, dosya görevli asliye ticaret mahkemesine gönderilmeden önce arabuluculuk dava şartı tamamlanmış ise, davanın usulden reddine karar verilemeyeceği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ile tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edebilmelerinin yanı sıra, mahkemelerin iş yükünün de azaltılması düşüncesiyle bazı hukuk uyuşmazlıkları için bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak arabuluculuk benimsenmiştir. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi gereğince, bu Kanununun 4. üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. HUAK 18/A madde uyarınca arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olarak kabul edilmesi halinde, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olup, bu zorunluluğa uyulmaması durumunda mahkemece davacıya bir haftalık kesin süre içinde eksikliğin tamamlattırılması için süre verilmeli, verilen sürede eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmeli, yine dava arabuluculuğa başvurulmadan açılmış ise herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmelidir.
Dava asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, mahkemece ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle tensiben davanın usulden reddine karar verildiği, ticaret mahkemesince dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, davacı şirket tarafından bir başka sözleşmeye dayanarak Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde aynı tarihte davalıya karşı açılan alacak talepli davada da, mahkemesince ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, görevsizlik kararı üzerine davacı tarafın arabuluculuk başvurusu yaptığı, anlaşmazlık tutanağı düzenlendiği, bilahare dava dosyasının Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/435 esasına kaydedildiği, mahkemece davanın açıldığı tarih itibariyle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, davacı tarafın istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 2022/593 esas 2022/695 karar sayılı ilamıyla esastan reddine karar verildiği, davacı tarafça BAM kararı temyiz edilmiş ise de, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19.12.2022 tarih, 4922/5865 sayılı ilamıyla kararın onanmasına karar verdiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde belirttiği itirazlarını temyiz dilekçesinde yinelemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri,
7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiş olup, görevsizlik kararı üzerine davaya görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından mahkemece görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yatırılması gereken temyiz harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:38:09