Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5050

Karar No

2023/4307

Karar Tarihi

18 Aralık 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/280 E., 2022/958 K.

DAVA TARİHİ: 06.03.2017

HÜKÜM/KARAR: Esastan Red

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/171 E., 2019/412 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında, davalının yapımını üstlendiği LÖSEV Eğitim ve Sağlık Kampüsü işinin alüminyum dış cephe işlerinin yapımını içeren 27.06.2013 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkilinin edimlerini sözleşmeye uygun yerine getirmesine karşın davalının bakiye iş bedelini ödemediğini, gönderilen ihtarnamelere karşılık davalının sözleşme kapsamında verilen kesin teminat mektubunun süresinin dolması ve bu nedenle yeni teminat mektubu verilmemesi nedeni ile ödeme yapmayacağını beyan ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmede süresi dolan teminat mektubunun yerine yenisinin verileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını ve ayrıca müvekkilinin her alacağından ayrıca %5 nakdi teminat kesildiğini, davalının bakiye iş bedelini ödememek için sözleşmede bulunmayan şartları ileri sürdüğünü, bakiye 351.301,90 TL alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibine haksız itirazın iptali ile alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşme kapsamında verdiği ve süresi dolan teminat mektubunu yenilemeyerek sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkilinin de yüklenici olarak iş sahibi ile arasındaki uyuşmazlığın hakem heyeti nezdinde yargılamasının devam ettiğini ve işin geçici kabulünün de yapılmadığını, bu nedenle henüz belli olmayan alacağın dava konusu edilemeyeceğini, işin yapılması sırasında davacının kabul ettiği ceza kesintilerinin de henüz müvekkiline ödenmediğini, davacının belirtilen borçları olmasaydı kendi muhasebe kayıtlarına göre alacağının iddia edildiği gibi 351.301,90 TL değil 319.949,74 TL olacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, eser sözleşmesi nedeniyle bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, toplanan deliller ve dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; tarafların ticari defter ve kayıtlarının büyük oranda birbirleri ile uyumlu olduğu, işin süresinde bitirilmediğine veya geciktiğine, işlerin kusurlu yapıldığına dair dosyaya bir belge sunulmadığı, sözleşmenin 6. maddesinde sürenin bitiminden sonra teminat mektubu süresinin uzatılacağı hususunda bir hükmün yer almadığı, kaldı ki davacının davalı nezdinde %5 oranında nakit teminat kesintisinin bulunduğu, sözleşme hükümlerine göre davacı firmanın alacağının muaccel hale geldiği, daha sonra ortaya çıkabilecek ayıplı imalatlar bedelinin %5 oranındaki nakdi kesin teminatın iadesi kapsamında değerlendirilebileceği, sözleşmenin 17/21, 17/28 ve 20. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde davacı yüklenicinin SGK'lı çalışanı tarafından teslim alınan tutanaklara göre şantiye temizliği vs. zararlardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne davalının Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2016/21738 Esas sayılı dosyasında 318.348,87 TL asıl alacak yönünden yaptığı itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, alacak likit olmadığından davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf başvurusunda; bilirkişi heyetince ve mahkemece nakit teminat ile kesin teminatın, birlikte alınması gereken iki ayrı teminat türü olduğunun, nakit teminatın, hak ediş kesintileri ile, kesin teminatın ise banka teminat mektubu ile sağlanacağının, ek kesin teminata ilişkin m.6/2 hükmünün, ek kesin teminatın, hakediş kesintileri ile de sağlanabileceğine ilişkin düzenlemesinden yola çıkarak dahi, süresi dolan banka teminat mektubunu (kesin teminatını) yenilemeyen davacının, hak ediş kesintileri ile kesin teminatının sağlanmasının sözleşme gereği olduğunun göz ardı edilerek haksız bir sonuca varıldığını, dosya kapsamındaki tüm beyanlarında öncelikle belirttikleri dava konusu alacak iddiasının bu aşamada muaccel/ hesaplanabilir olmadığı, sözleşmeye göre teminat iade koşullarının da henüz oluşmadığı yönündeki asıl savunmalarını bir kez daha ispatlamakta olduğundan huzurdaki davada emsal teşkil eden Ankara 5. Ticaret Mahkemesinin 18/03/2019 tarih ve 2018/354 Esas 2019/254 Kararın dosyaya sunulduğunu, ana işveren LÖSEV'in, davacının ayıplı imalatının ihbarının, huzurdaki dava devam ederken 2017 yılında gerçekleştiğini, davacının gereğini yerine getirmemesi üzerine işin, taraflarınca yapılarak bildirime uygun şekilde fatura edilerek, defter ve kayıtlarına işlendiğini, tüm sürecin eş zamanlı olarak mahkemenin bilgisine sunulduğunu, sadece bu durumun bile davacının muaccel bir alacağı bulunmadan (kesintiler sonucunda ne kadar olacağı da bu aşamada belirsiz cari hesap (teminat) bakiyesine ilişkin olan bu davayı açamayacağını gösterdiğini, müvekkili şirketin kayıt ve defterlerinde yer aldığı halde, 19 no.lu hak edişten ana iş sahibi LÖSEV tarafından yapılan 31.464,81 TL'lik kesintinin bilirkişilerce yapılan hesaba dahil edilmediğini, bilirkişilerce önce mükerrer kesinti olarak değerlendirilen sonra (ek raporda) mükerrer olmadığı ortaya konan, ancak ana iş sahibi LÖSEV kesintisinin davacıya yansıtılamayacağı şeklinde sonuca varılan bu tutarın, bu aşamada ana iş sahibi LÖSEV tarafından yüklenici ile ilgili olarak kesildiğini ve iş sahibi müvekkiline ödenmediğini, bu nedenle müvekkili tarafından da, yüklenici davacıya ödenebilir olmadığını, bu tutarın, ancak kesin hesap (sözleşmenin tasfiyesi) aşamasında müvekkili şirket, ana iş sahibi LÖSEV'den tüm alacağını alabildiğinde ve davacının da cari hesap (teminat iade) bakiyesi net olarak belirlendiğinde (kalmışsa) ödemesi yapılabilecek tutar içerisinde yer alabileceğini, bu durumun da yine, davacıya ödenmesi gereken cari hesap (teminat) bakiyesinin bu aşamada hesaplanamaz olduğunu gösterdiğini, bilirkişice, cevap dilekçesinde de belirtilen ve dosyaya sunulan kayıtlarla sabit toplam 23.591,77 TL’lik davacı yerine yapılan çöp nakil işi bedelinin de, yevmiye kayıtlarında bulunmadığından bahisle hesaplamaya dahil edilmemesinin, sözleşmenin 17. maddesine aykırı olduğunu, itirazları üzerine ek raporda, bu bedelin talep edilebileceğinin kabul edildiğini ancak neticede yapılan hesaplamanın bu açıklamaya uygun olmadığını, bu durumun kök raporda belirtilen hesap sonucu ile ek rapordaki hesap sonucunun aynı olmasından anlaşıldığını belirterek; açıklanan nedenlerle, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı tespitlerinin hükme esas alınması mümkün olmadığından, bilirkişi raporuna itibar eden ilk derece mahkemesinin kısmen kabule ilişkin kararının kaldırılarak, bu aşamada hesaplanabilir muaccel bir alacağın bulunduğu anlamına gelmemek kaydıyla; bilirkişi hesaplamaları, hem dosya içeriğine hem de defter ve kayıtlara aykırı şekilde eksik, hatalı inceleme içerdiğinden; devam eden sözleşme ilişkisine rağmen 2017 yılına ilişkin defter kayıtlarında yer alan 34.975,62 TL’lik kusurlu imalat faturasını, dayanak bildirimleri, ana iş sahibi LÖSEV'in, yüklenici davacı ile ilgili olarak, iş sahibi müvekkiline uyguladığı 31.464,81 TL’lik kesintiye ilişkin 19 numaralı hakediş belgelerini doğru değerlendiremeyerek rapor düzenlenmiş olduğundan, ancak kesin hesap aşamasında kayıtlara girebilecek olduğundan ve bu nedenle bu aşamada defterde yer alamayacağından fakat cevap dilekçesinde dosyaya kayıtları sunulan toplam 23.591,77 TL’lik davacı yerine yapılan çöp nakil işi bedelini de (üstelik ek raporda hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini belirttikleri halde) hesaplamaya dahil edilmediğinden, hesaplamaya dahil etmek ve bu aşamada ancak rakamsal bir tespit niteliği taşımak üzere bilirkişi raporu alınmasını, netice itibariyle dava konusu alacak iddiasının muaccel olup olmadığı, sözleşme koşullarının oluşup oluşmadığı hususundaki hukuki değerlendirme yetkisi münhasıran mahkemeye ait olduğundan, bu konudaki hukuki değerlendirme mahkememizce yapılarak, muaccel olmayan alacak iddiasına dayalı haksız ve hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme kapsamında davacının üstlendiği alüminyum cephe işleri tamamlanarak teslim edilmiş, ancak sözleşmenin ilgili hükümleri nedeniyle işin geçici ve kesin kabul işlemleri yapılmamış olduğu, geçen sürede, davacı tarafından verilen teminat mektubunun süresi dolmuş olup, davalı yüklenici, dava konusu hak ediş bedelini teminat mektubunun yenilenmemesi nedeniyle ödemediğini savunmuş, taraflar arasındaki sözleşmede teminat mektubunun yerine hakediş bedelinin teminat olarak tutulabileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporundan, davaya cevap dilekçesinde hakediş bedelinden mahsubu gerektiği ileri sürülen harcama ve masraf kalemlerinin; (2014 yılındaki cezalar 7.160,00 TL +2015 yılındaki cezalar 5.800,00 TL + KDV’siz çöp nakliye bedeli 19.993,03 TL= 32.953,03 TL) olarak hakediş bedelinden düşüldüğü anlaşılmakta olup, yargılama sırasında ileri sürülen masraf kalemleri ve daha sonra ortaya çıkabilecek ayıplı imalatlar bedelinin %5 oranındaki nakdi kesin teminatın iadesi kapsamında değerlendirilebileceğine ilişkin mahkeme gerekçesinin de dosya kapsamına ve taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine uygun olduğu dikkate alındığında incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470 486 maddeleri, İİK 67. maddesi

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Taraflar arasında 27/06/2013 tarihli, davalı yüklenicinin taahhüdü altında bulunan Lösev Eğitim ve Sağlık Kampüsü yapım işinin alüminyum dış cephe işlerinin yapımı konulu sözleşme imzalanmıştır.

Sözleşmenin 6.1. maddesinde; yüklenicinin iş bedelinin %6’sı oranındaki miktar karşılığında iş sahibine 2 yıl süreli şartsız ve kesin baka teminat mektubunu 5 gün içerisinde vereceği düzenlemesinin mevcut olduğu görülmüş, Sözleşmenin 27.maddesinde; “Yüklenicinin hak edişleri ve ödemeleri hakkında; Ödemeler aylık olarak hak edişlere göre yapılacaktır. İş sahibinin sözleşmeye uygun bulmadığı herhangi bir işle ilgili hiçbir yekun hak edişe dahil edilmeyecektir. Hak edişler bir kopya halinde ve ay sonu yüklenici tarafından hazırlanarak iş sahibine sunulacak ana iş sahibinin, iş sahibinin onaylamasına müteakiben 3 gün içinde onaylanacaktır. Yüklenici onaylanan hakediş tutarına uygun olarak iş sahibine hak ediş onay tarihini esas alarak fatura düzenleyecektir. Hak ediş ödemeleri madde 5 de belirtilen kur oranları üzerinden TL olarak yapılacaktır. Ödemeler sözleşmenin 21. maddesinde belirtilen hususların yerine getirildiğinin kanıtlanmasını takiben, hak edişin is sahibi ve ana is sahibi tarafından onayı sonrası ödeme tarihinden itibaren 15 gün içinde gerçekleştirilecektir. Hak edişlerin ödenmesi sırasında brüt hak ediş tutan üzerinden %5 nakit teminat kesintisi yapılacaktır.” düzenlemesinin mevcut olduğu görülmüştür.

Sözleşmenin 28.maddesinde; “İş bu sözleşme konusu işin geçici kabulü işin bitirilmesinden sonra yüklenicinin yazılı başvurusu ile iş sahibi tarafından yapılacaktır. Ancak, geçici kabul tarihi iş sahibinin taahhüt ettiği geçici kabul tarihinden erken olamaz. İş bu sözleşme konusu işin kesin kabulü geçici kabulün iş sahibi tarafından onaylanması ardından 12 ay sonra yapılacaktır. Ancak, kesin kabul tarihi iş sahibinin taahhüt ettiği kesin kabul tarihinden erken olamaz. Bu durumdan kaynaklanacak ve iş sahibi tarafından ödenmek zorunda kalınan tazminat, ceza veya kesintiler yükleniciye aynen rücu edilir, şeklinde düzenlemesinin mevcut olduğu görülmüştür.

2.1. Dosya kapsamında tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarında; davacının sahibi lehine delil haiz yasal defterlerine göre davalıdan 351.301,90 TL alacaklı olduğu, 32.953,03 TL ceza tutarının mahsubu ile 318.348,87 TL alacaklı göründüğü, davalının ticari defterlerine göre davalının, davacıya cari hesaptan kaynaklı olarak 351.414,55 TL borçlu göründüğü, davacı ile davalı ticari defterlerindeki 112,62TL’lik farkın davacı lehine ödemeden kaynaklandığı, bu nedenle davalının defterlerine göre davacıya 351.301,90 TL borçlu olduğunun kabul edildiği, bu bedelden dosyada yer alan cezai kesintiler ve şantiye temizliği, şantiyedeki molozların atılması bedelleri olan 32.953,03 TL’nin mahsubu ile davalının, davacıya 318.348,87 TL borçlu göründüğü, yüklenicinin brüt hak edişlerinden kesilen ve davalı uhdesinde olan %5 oranındaki nakdi teminat bedelinin ise 451.466,38 TL olduğu belirtilmiştir.

2.2. Davalı vekili, dava dışı işveren ile müvekkili yüklenici arasında uyuşmazlığın halen devam ettiğini ve sözleşme uyarınca dava dışı iş sahibi LÖSEV'in onayına bağlanan hak ediş ödemeleri ve kabul işlemlerinin yapılabilmesine ilişkin geciktirici şart gerçekleşmemiş olduğundan; işbu dava ile talepte bulunulan hak ediş borcunun henüz doğmamış olduğunu iddia etmiş ise de eldeki davanın teminatın iadesi ya da geçici,kesin kabulün yapılması değil daha önce bir kısmı ödenmiş olan hakediş bedellerinden bakiye alacağın tahsili istemli olduğu, dava devam ederken ortaya çıkan 20.10.2017 tarih, MES2017000000212 numaralı ve 34.975,62. TL.lik kusurlu imalat iddiası, davalının ticari defterlerinde yer almayan ve diğer ceza kesintilerinin aksine davacı temsilcisi imzasına sunulmayan 23.591,77. TL.lik davacı yerine yapılan çöp nakil işi bedeli iddasının ise davalının uhdesinde bulunan %5 oranındaki 451.466,38 TL’lik nakdi teminat bedelinden her zaman karşılanabileceği, 19 no'lu hakedişten ana iş sahibi LÖSEV tarafından yapılan 31.464,81 TL'lik kesintinin de bilirkişice yapılan hesaba dahil edilmediği iddia edilmiş ise de bilirkişi raporuna göre 18.08.2014 tarihinde 148307 no.lu faturadan iki defa 31.464,81 TL'lik teminat kesintisi yapılmış olduğu, dava dışı iş sahibi LÖSEV tarafından davalıdan kesilen teminat miktarına ilişkin bedelin tekrar davacıdan kesilmiş olduğu, davalı tarafından LÖSEV’ gönderilen 19.08.2014 tarihli yazıda kendilerinden yapılan kesintinin sözleşmeye aykırı olduğunu belirtmesine rağmen kesinti miktarını davacıya yansıtmış olmasının mükerrerlik arz ettiğinin anlaşılması karşısında, temyiz incelemesine konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanaati hasıl olmuştur.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine,

17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine,

Dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine,

18.12.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizlösevincelenenvı.kararıkararınmahkemesilösev’onanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:39:48

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim