Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4711

Karar No

2023/4099

Karar Tarihi

5 Aralık 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/8 E., 2022/272 K.

DAVA TARİHİ: 30.10.2009

HÜKÜM/KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... ile ... ile davalı Limak İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekillerince duruşmalı, diğer davalı ... vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı ... Tekn. Merkezi vekili Avukat ..., davalı Limak İnş. San. Tic. A.Ş. vekilleri Avukat ..., Avukat ...ile davacı Botaş Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili müvekkili kuruluşa ait Bilecik Adapazarı hattı Cumali RM/A istasyonuna gaz arzı sağlayan 10 inçlik boru hattının Osmaneli ilçesi Selimiye Köyü Keremali Rampaları Söğütlüçeşme Mevkiinde, İstanbul Bilecik karayolu yol genişletme işinin yüklenicisi davalı ... ve bu şirkete taşeron olarak iş yapmakta olan diğer davalı Zemin Teknolojileri Merkezi adlı firmanın elemanlarınca 25/09/2008 tarihinde müvekkili kuruluştan izin alınmadan ve herhangi bir bildirimde bulunmadan yapılan aks delikleri açma ve kazı çalışması esnasında paletli sondaj İş makinesinin elmas ucu ile patlatılması nedeniyle meydana gelen hasar sonrası dava dışı sigorta şirketince zararın bir kısmının ödendiğini belirterek sigorta şirketinden tahsil edilmeyen 100.000,00 USD'lik muafiyet bedelinin hasar tarihinden başlatılacak reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Limak vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı definde bulunarak, müvekkili şirketin bir kusuru bulunmadığını, kazanın olduğu bölgede doğalgaz hattı bulunduğuna dair bir uyarı olmadığını, boru hattının gerekli standartlarda koruma altına alınmadığını, gerekli bilginin iş sahibi ... tarafından kendilerine verilmediğini, yapılan zarar hesabını kabul etmediklerini, müvekkili şirket tarafından Güneş Sigorta nezdinde yapılmış 3. şahıs sorumluluk poliçesi kapsamında davanın Güneş Sigortaya ihbarını talep ettiklerini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili, müvekkili idareyle Limak İnşaat San. Tic. A.Ş. arasında imzalanan sözleşmeye göre yüklenicinin verdiği zararlardan müvekkilinin sorumlu olmadığını ifade ederek davanın reddini talep etmiştir.

3.Davalı Zemin Teknolojileri Merkezi vekili cevap dilekçesinde özetle; doğalgaz boru hattı konusunda kendilerine yazılı ya da sözlü bir bilgi verilmediğini, Osmaneli Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan 2008/699 soruşturma nolu dosya içerisinde bulunan Olay yeri inceleme ve tespit tutanağında "işaret levhalarının bulunmadığının görüldüğünü" beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2015 tarihli ve 2009/657 Esas 2015/827 Karar sayılı kararı ile, "Davalılar ... ve Zemin Teknolojileri Merkezi Müslüm Gündüz aleyhine açılan davanın kabulü ile, 100.000,00 Dolar muafiyet bedelinin hasar tarihi olan 25/09/2008 tarihinden itibaren işleyecek reoskont faizi ile bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili,davalılar ... vekili ve Zemin Teknolojileri Merkezi–Müslüm Gündüz vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.

2.Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 30.11.2020 tarih ve 2020/2713 Esas, 2020/3102 Karar sayılı ilamında, davacı, davalılar ... vekili ve Zemin Teknolojileri Merkezi – Müslüm Gündüz vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilerek, davacının temyiz itirazları yönünden, "davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" belirtilmiş, davalılar ... vekili ve Zemin Teknolojileri Merkezi–Müslüm Gündüz vekilinin temyiz itirazları yönünden ise "Dava haksız fiil sorumluluğuna dayalı olarak açıldığı gibi mahkemece de haksız fiil sorumluluğu kabul edilerek karar verilmiştir. Olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanununun 83. maddesi gereğince, konusu para olan borcun memleket parası ile ödeneceği düzenlendiğinden, mahkemece davacının haksız fiil sonucu uğradığı zarar hesaplattırılıp, davacı tarafından dava dışı sigorta şirketinden tahsil edilen bedel düşüldükten sonra kalan miktarın Türk Lirası cinsinden tahsiline karar verilmesi gerekirken, yabancı para cinsi üzerinden tahsil kararı verilmesi doğru olmamış, kararın belirtilen nedenlerle bozulması uygun bulunmuştur" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Karar Düzeltme Kararı

1.Yargıtay Dairesinin yukarıda belirtilen ilamına karşı süresi içinde davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.

2.Karar düzeltme isteminim Daremizin 08.12.2021 tarih 2021/3706 Esas 2021/2118 Karar sayılı ilamında oyçokluğu ile reddine karar verilmiştir.

C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davanın kabulü ile, 100.000,00 USD'nin hasar tarihi olan 25/09/2008 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince USD mevduata uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki USD döviz satış kuru karşılığı olan (TL) olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri dilekçeler ile temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davalı Limak İnşaat vekili temyiz dilekçesinde, Yargıtay bozma iamına uyulmuş olmasına rağmen eksikliler giderilmeden yeniden yabancı para cinsinden bir karar verilmesini usuli müktesap hak ilkesine aykırı olduğunu, dava dosyasınada davacı yanca sunulan ekspertis raporunda yapılan hesaplma dışında başkaca bir hesaplma bulunmadığını, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve doğalgaz kaybına iişkin zarar miktarının blirlenmesi gerektiğini, yabancı para cinsinden doğmuş bir zarar bulunmadığını, bulnsa dahi davacının seçimlik hakkını TL olarak kullandığını, gerçek zarar çerçevesinde ancak haksız fiil sebebei ie uğranılan zararların tazmini gerekirken şirket faaliyetinin devemlılığının sağlanması için yapılan masrafların da zarar tutarı içerisinde değerlendirildiğini, sbebpsiz zenginleşmeye yol açılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

  2. Davalı Zemin Teknolojileri Merkezi vekili temyiz dilekçesinde, olayın meydana gelmesinde müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığını, mahkemece meydana gelen zarardan müvekkilinin de müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozma ilamı öncesi mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında müvekkiline kusur atfedilemeyeceği tespitine yer verildiği halde söz konusu bilirkişi raporlarının mahkeme tarafından dikkate alınmadığını mahkemece bozma ilamında bulunan eksiklikler giderilmeden bozma ilamına aykırı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

  3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, davalı idare tarafından herhangi bir zarar doğmaması için her türlü önlemin alındığını ve yüklenici firma ile davacıya da gereklerinin yapılması konusunda bildirimde bulunulduğunu bu nedenle idareye kusur atfedilmesinin haksız olduğunu, ayrıca idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi gereği de tazmin yükümlülüğü bulunmadığını, kanun gereği harçtan muaf olan idare aleyhine mahkemece harç yükletilmesinin kanuna aykırılık teşkil ettiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1086 sayılı HUMK'un 427 ve devamı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddeleri

  1. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şumulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerine görülmemiş, reddi gerekmiştir.

  1. Dava haksız fiil sorumluluğuna dayalı olarak açılmış, mahkemece de haksız fiil sorumluluğu kabul edilerek davanın kabulü ile "100.000,00 Doların hasar tarihi olan 25.09.2008 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince Dolar mevduata uygulanacak en yüksek faizle birlikte fiili ödeme tarihindeki Dolar Döviz satış kuru karşılığı olan (TL) olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Yargıtay (kapatılan) 15.H.D' nin hükmüne uyulan 30.11.2020 gün ve 2020/2713 E., 2020/3102 K. sayılı bozma ilamının 3.maddesinde "...Olay ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 83. maddesi gereğince, konusu para olan borcun memleket parası ile ödeneceği düzenlendiğinden, mahkemece davacının haksız fiil sonucu uğradığı zarar hesaplattırılıp, davacı tarafından dava dışı sigorta şirketinden tahsil edilen bedel düşüldükten sonra kalan miktarın Türk Lirası cinsinden tahsiline karar verilmesi gerekirken, yabancı para cinsi üzerinden tahsil kararı verilmesinin doğru olmadığı" belirtilmiştir.

3.Davacının karar düzeltme talebinin reddinden sonra açılan duruşmada tarafların bozmaya karşı diyecekleri tespit edilerek mahkemece usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur.

  1. Yargıtay bozma ilamına uyulmakla bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usuli kazanılmış hak oluşturacağından bozma uyarınca inceleme yapılması ve karar verilmesi zorunlu hale gelir (Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kurulu'nun 09.05.1960 gün 21/9 sayılı kararı). Somut olayda usuli kazanılmış hakkın istisnasını oluşturan hallerin varlığı ileri sürülüp ispatlanmamıştır.

  2. Bu durumda mahkemece bozmaya uyulduğuna göre, bozma ilamının 3. maddesinde belirtildiği şekilde davacının haksız fiil sonucu uğradığı zararla ilgili olarak, konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınması, hasar tarihindeki zararın TL olarak hesaplattırılıp, dava dışı sigorta şirketinden tahsil edilen bedel düşüldükten sonra, kalan miktarın TL cinsinden tahsiline karar verilmesi ve davalı ... Müdülüğü harçtan muaf olduğundan harçla sorumlu tutulmaması gerekirken, bozma ilamına uyulmasına rağmen usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilmeden ve bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor da alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması ve Karayolları Genel Müdürlüğünün harçtan sorunmlu turulması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Yukarıda (3.1) numaralı bendde açıklanan sebeplerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine

2.Yukarıda diğer benlerde açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

  1. 17.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalılar Müslüm Gündüz ve Limak San. Tic. A.Ş.'ye verilmesine,

Peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadelerine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

05.12.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Kapatılan 15. Hukuk Dairesinin hükmüne uyulan 30.11.2020 tarih ve 2020/2713 Esas, 2020/3102 Karar sayılı bozma ilamında özetle "haksız fiil sorumluğuna dayalı davada olay ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi gereğince konusu para olan borcun memleket parası ile ödeneceği düzenlendiğinden, mahkemece davacının haksız fiil sonucu uğradığı zarar hesaplattırılıp, sigorta şirketinden tahsil edilen bedel düşüldükten sonra kalan miktara Türk Lirası cinsinden karar verilmesi gerekirken yabancı para cinsinden karar verilmesi doğru olmamıştır" gerekçesi ile bozulmuş ve davacı tarafça süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine karar düzeltme talebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle tarafımızca karşı oy yazılmıştır.

Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle hasar yabancı para cinsinden olduğundan 100.000 USD’nin davalıdan döviz cinsi alacaklara uygulanan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.

Kapatılan 15. Hukuk Dairesinin 08.12.2021 tarih 2021/3706 Esas, 2021/2118 Karar sayılı ilamında yazdığımız karşı oyda açıklandığı üzere mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup onanması gerekirken bozulmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Her ne kadar bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamında maddi hataya dayalı olduğundan yabancı para alacağı cinsinden davacı taraf zarara uğradığından ve haksız fiilden kaynaklanan zarar yabancı para cinsinden gerçekleşmekle yabancı para cinsinden tazminata hükmedilmediği sürece tazminat hukukunda geçerli olan gerçek zararın karşılanması ilkesi ihlal edilmiş olacağından somut uyuşmazlıkta usuli kazanılmış hakkın istisnası olan bozma kararının maddi hataya dayalı olması durumu söz konusu olduğundan usuli kazanılmış hakkın söz konusu olmadığı gerekçeleriyle sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne, aşağıda belirtilen karar düzeltme ilamında da kullandığım karşı oydaki gerekçelerle katılmıyorum.

Öncelikle belirtmek gerekir ki; olay ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi sözleşmeden kaynaklanan alacaklarda, söz konusu olan bir maddedir. Bu husus ilgili maddenin 2. Fıkrasında "akit tediye mahalinde kanuni rayici olmayan bir para üzerinde varit olmuş ise akdin harfiyen icrası " aynen ödemek " kelimeleri veya buna muadil sair tabirat ile şart edilmiş olmadıkça borç vadenin hululü günündeki rayici üzerinden memleket parasıyla ödenebilir." hükmü yer almaktadır. Anılan hükümde iki kez "akit" (sözleşme) kelimesi geçmektedir. Dolayısıyla haksız fiil sorumluluğuna dayalı tazminat alacaklarına 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. Maddesinin uygulanması söz konusu değildir. Aynı husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.11.2009 Esas, 2009/4 238 Esas, 2009/493 Karar sayılı ilamında vurgulanmıştır.

Anılan 11.11.2009 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararında haksız fiil ve sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan davalarda oluşan zararın ne şekilde giderileceği konusunda yasada bir boşluk bulunduğu ancak oluşan zararın yabancı para üzerinden ödenmesine engel emredici ve yasaklayıcı bir hükümde bulunmadığı belirtilmiştir. Yine anılan kararda İsviçrede haksız fiiil ve sebepsiz zenginleşmeden doğan kararlarda İsviçre Borçlar Kanununda zararın yabancı para alacağı üzerinden ödeneceğine dair düzenleyici bir hüküm bulunmamasına rağmen, uygulama ve öğretide bu hallerde de zararın yabancı para üzerinden giderilmesi kabul edilmektedir. (Bkz. BGE 48 II 79:BGE 47 II 194)

Borçlar Hukuku bakımından da haksız fiilden kaynaklanan maddi zararın hesaplanmasında temel amacın bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeyi, yani zararı aynen veya nakden gidermek, zarar verici olay sonunda zarar görenin malvarlığında eksilmiş olan değer yerine, nitelik ya da nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Eksilen değer yerine mümkün olduğu taktirde aynı nitelikte, aksi halde nicelik yönünden yani para itibariyle ona denk ve eşit başka bir değer konulur. (Prof. Dr. Fikret Eren Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 21. Basım sayfa 746 ve devamı) Dolayısıyla tazminatın belirlenmesinde zarar görenin malvarlığının zararın doğumundan önceki hale getirilmesi ve zararın tam olarak giderilmesi esas olduğundan malvarlığındaki eksilme neyse tazminat suretiyle yerine aynısı konulmalıdır. Bu nedenle zararın yabancı para cinsinden oluştuğunun ispatı halinde zararın da yabancı para cinsinden karşılanması Türk Tazminat Hukukunun anlatılan en temel ilkelerindendir. Kısaca zarar hangi para cinsinden oluşmuş ise giderim (tazminat) de o para cinsinden hükmedilmelidir. (Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.11.2009 tarih, 2009/4 238 Esas, 2009/493 Karar, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.12.2003 tarih, 2003/754 Esas, 2003/749 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.09.2004 tarih, 2003/12164 Esas, 2004/8663 Karar sayılı ilamlarında da Borçlar Kanunun 83. Maddesinin sözleşmeden kaynaklanan para alacaklarında uygulanacağı halbuki Tazminat Hukukunda zararın tam olarak giderimi esas olduğundan zarar gören açısından zarar hangi para biriminden oluşmuşsa tazminatında o para birimi esas alınarak giderilmesi gerektiği görüşlerine yer verilmiştir.)

Bu genel açıklamalardan sonra somut olay gözönünde bulundurulduğunda davacıya ait Rusya Türkiye Doğalgaz Boru Hattının Osmaneli ara istasyonu bölgesinde doğalgaz boru hattına davalı Limak İnşaat A.Ş. tarafından ... adına yapılan yol yapım çalışmaları sırasında zarar verilmek suretiyle doğalgaz kaçağına ve boru hatlarında zarara sebebiyet verildiği anlaşılmaktadır. Bu zarar nedeniyle yapılan sigorta eksperi incelemesinde ve sigorta eksperi tarafından yapılan incelemede varılan sonuçları aynen benimseyen dosyada mevcut uzman bilirkişi raporunda toplam zarar 230.812,10 USD olarak belirlenmiş ve sigorta şirketi tarafından 130.812,10 USD zarar davacıya ödenmiş ancak sigorta poliçesindeki 100.000 USD'lik muafiyet nedeniyle davacı taraf sigorta şirketinden tahsil edemediği 100.000 USD.lik zarar bakımından eldeki davayı açmıştır. Dosyada mevcut gerek sigorta ekspertiz raporu gerekse uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporlarda zarar verilen boru hattının yurtdışından gelen ham petrol ve doğalgaz boru hattı olduğu, doğalgazın yurtdışından ithal edilmiş olması nedeniyle zararın dolar cinsinden hesaplandığı, sigorta şirketi tarafından yine zararın yabancı para olan USD cinsinden ödendiği, sigorta şirketi tarafından muafiyet nedeniyle ödenmeyen bakiye zararın ise zarar sorumlusu davalı Limak İnşaat A.Ş.'den talep edildiği anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla zararın yabancı para cinsinden oluştuğu gözönünde bulundurulduğunda yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında; Türk Lirası cinsinden tazminata hükmetmek davacının zararının giderilmesi sonucunu doğurmayacaktır. Zira zarar görenin malvarlığındaki eksilme USD iken yerine konulan TL'dir. Zararla giderim eşdeğer veya denk değildir. Hatta ülkemizde herkesçe bilindiği üzere döviz kurlarındaki olağanüstü artışlar nedeniyle kur farkı ve munzam zarar adı altında yeni tazminat davaları açılmasının gündeme gelecek olması nedeniyle zararın yabancı para cinsinden hükmedilmemesi yeni uyuşmazlıklara yol açacağından usul ekonomisi prensiplerine de aykırı olacaktır. Davacının zararını USD.nin ödeme günündeki rayici üzerinden isteme hakkı 818 Sayılı Borçlar Kanunu 83/3 madde hükmü gereğidir.

Davacının zararının TL cinsinden karşılanması halinde yukarıda açıklandığı üzere TL cinsinden yapılacak bir ödemenin davacının malvarlığındaki eksilmeyi gidermeyeceği davalının haksız zenginleşmesine sebep olacağı ve tazminatın tam olarak karşılanması ilkelerinin ihlal edilmiş olacağı açıktır. Somut bir örnek vermek gerekirse mahkemece temerrüdün esas alındığı ve faizin başlangıç olarak kabul edildiği 25.09.2008 tarihinde Merkez Bankası USD efektif satış kuru 1.2391 TL ve toplam tazminat 123.910 TL iken karar düzeltme talebinin reddi suretiyle kararın kesinleştiği tarih olan 08.12.2021 tarihinde Merkez Bankası USD efektif satış kuru 1.366,910 TL ve toplam tazminat 1.366,910 TL olmaktadır. Yabancı para cinsinden tazminata hükmedildiği taktirde alacaklı fiili ödeme günündeki TL karşılığını talep imkanına sahip olduğundan ödeme tarihi itibariyle farkın çok daha büyük rakamlara ulaşacağı bir gerçektir. Yıllar itibariyle faiz artışı ve kur artışı gözönünde bulundurulduğunda davacının gerçek zararının karşılanması bir yana uğradığı zararın %10'nunun dahi karşılanmadığı bu durumun gerçek zararın giderilmesi ilkesi ve yasal düzenlemelere açıkça aykırı olduğu bir gerçektir.

Açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazları yerinde olmadığından her ne kadar bozma kararına uyulmuş ise de bozma kararı maddi hataya dayandığından bu karara uyulması usuli kazanılmış hakkın istisnalarından olması nedeniyle mahkemece usul ve yasaya uygun şekilde hüküm kurulduğu gözetilerek kararın onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkarartemyizşerhimuhalefetincelenenyargılamavı.mahkemekararıkararınbozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:47:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim