Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2756

Karar No

2023/4057

Karar Tarihi

4 Aralık 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/786 E., 2023/552 K.

DAVA TARİHİ: 31.12.2018

HÜKÜM/KARAR: Esastan Red

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2018/1026 E., 2021/545 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşme ile davalının yapacağı binaya ait statik projelerin hazırlanması ve idareye onaylatılması edimini üstlendiğini, müvekkilinin edimini yerine getirerek projeleri idareye sunduğunu ancak davalının , projede yer alan demir sarfiyatının fazla olduğunu ve bu nedenle uygulanmayacağını, demir sarfiyatı daha az olan bir proje ile devam edileceğini belirterek idareye sunduğu dilekçe ile proje müellifinin değiştirildiğini beyan ederek müvekkilinin projesi yerine başka bir proje sunduğunu, müvekkilinin hak kazandığı ve ıslah dilekçesi ile istenen 832.555,56 TL bakiye iş bedeli alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hazırladığı projenin çok sık donatılı olması ve mimari projeye uygulanması bakımından tekniğe aykırı olduğunu, ortada davacı tarafından sunulan ve idarece onaylanmış bir proje bulunmadığını, davacının hazırladığı taslak projelerin yönetmeliğe aykırı olarak istenilen miktarın üstünde demir ve beton kullanımına sebebiyet verdiği ve bunun normal hale getirilmesi istenmesine rağmen getirilmemesi nedeni ile sözleşmenin feshedildiğini, anılan nedenlerle davacının iş bedeline hak kazanmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davalı vekilince, davacı şirketin hazırladığı projenin mimari projeye ve işin tekniğine uygun olmadığı, işin standartlarında istenen miktarın çok üzerinde demir ve beton kullanıldığının tespit edilmesi üzerine davacıdan bunun normal hale getirilmesinin istendiği ve bu talebe direngenlik gösterilmesi nedeniyle de sözleşme feshedilerek başka bir müellif ile çalışmaya başlandığı savunulmuş ise de; incelenen dosya kapsamına göre, davalı tarafından, davacıya yöneltmiş bir fesih beyanının bulunmadığı, bu nedenle sözleşmenin davalı tarafından usulüne uygun olarak feshedildiği hususunun davalı tarafça ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Bu belirleme ışığında yapılan değerlendirmede ise; davacının sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek, projeyi hazırladığı, davalının idareye yaptığı müracaat (başka bir müellif ile anlaşıldığı, bu nedenle davacı tarafça hazırlanan projeye onay verilmemesi talebi) nedeni ile, söz konusu projelerin incelemeye alınmadığı, davalı şirketin idare'ye başvurusunda davacının hazırladığı projedeki herhangi bir eksiklik ya da kusurdan bahsedilmeyerek yeni müellif tarafından hazırlanan projenin onaya sunulacağının bildirildiği, dolayısıyla onay sürecinin tamamlanmamasının davacının kusurundan kaynaklanmadığı,, buna göre davacının sözleşme kapsamında üstlendiği edimi yerine gerektiğinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Dosya içerisinde mevcut sözleşme içeriğine göre; davacı tarafça hazırlanacak projenin ozalit ortamında idareye onaylatılması gerektiği, sözleşme bedelinin buna göre belirlendiği anlaşılmış ise de; davacı tarafından projenin ozalit baskısı alınmadığı anlaşıldığından buna ilişkin bedelin toplam iş bedelinden düşülmesi gerektiği kanaatine varılmış, bilirkişi heyet raporu ile belirlenen ozalit bedeli tutarı ile davalı tarafından ödenen 50.000,00 TL'nin mahsubu neticesinde davacının alacağının 755.555,56 TL+KDV olmak üzere toplam 832.555,56 TL olarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı vekilince dava dilekçesinde ihtarname tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulduğu anlaşılmış ise de; davacı tarafından davalıya gönderilen Ankara 18. Noterliğinin 26/11/2018 tarihli ihtarnamesinde, alacağın tutarı belirtilmeksizin talepte bulunulduğu anlaşılmakla, ihtarnamenin belirli bir tutar içermemesi nedeniyle usulüne uygun bir temerrüt ihtarı niteliğinde olmadığı kabul edilmiştir. Yine davacı vekilince dava dilekçesinde türü belirtilmeksizin faiz talep edildiği, ıslah dilekçesinde ise, ayrıca ve açıkça faizin türüne ilişkin olarak bir beyanda bulunulmaksızın dava değerinin artırılması yoluna gidildiği anlaşılmakla, davacının dava dilekçesinde talep ettiği 10.000,00 TL yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz, ıslah ile arttırılan kısım yönünden ise davacı vekilinin 08/07/2021 tarihli celsedeki beyanı dikkate alınarak avans faizine hükmedilmesine karar" vermek gerektiği gerekçesiyle "1 Davanın kabulüne, 832.555,56 TL'nin 10.000,00 TL'sine dava tarihi olan 31/12/2018 tarihinden itibaren yasal faiz bakiye 822.555,56 TL'sine ise ıslah tarihi olan 23/03/2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar vermiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının statik projeleri hazırlamayı, ozalit ortamda idareye onaylatmayı ve müvekkiline teslim etmeyi üstlendiği, projenin idareye onaylatılmadığı, davacının edimini sözleşme kapsamında yerine getirmediği, mahkeme karar gerekçesinde müvekkili tarafından yöneltilmiş bir fesih beyanı bulunmadığının belirtildiği, oysa davacı tarafça keşide edilen 26.11.2018 tarihli ihtarnamede projede yer alan demir sarfiyatının fazla olduğu ileri sürülerek sözleşmenin sürüncemede bırakıldığı ve ödeme talep edildiğinde demir miktarının çok yüksek olduğu ve bu nedenle projenin uygulanmayacağı ile ruhsat projesinden sonra ayrıca demir sarfiyatının düşürüldüğü başka bir projenin talep edildiği ifadelerine yer verildiği, müvekkilinin davacıya projenin ekonomik olmadığını bildirdiği, dolayısıyla fesih bildiriminin bulunmadığı yönündeki gerekçenin dosya kapsamına uygun olmadığı, 24.02.2018 tarihli sözleşmede iş süresinin 60 gün olarak belirlenmesine, davacının projeleri idareye 29.08.2018 ve değişiklikle 12.09.2018 tarihinde sunduğunu beyan ettiği halde belirlenen süre içerisinde edimin yerine getirilmediği hususuna değinilmediği, davacının hazırladığı projenin fazla demir sarfiyatı nedeniyle ekonomik olmadığı ve kullanışlı bulunmadığı belirtilmesine ve bu hususta Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesinin 05.04.2021 tarihli ve KTO Konya Karatay Üniversitesi Rektörlüğünün 07.04.2021 tarihli raporlarını dosyaya sunmalarına rağmen mahkemenin bilirkişi raporlarına yönelik bu konuda yapılan itirazları değerlendirmediği, hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında özellikle davacı tarafça sözleşme kapsamında hazırlanan ve belediye onayına sunulan projelere ilişkin olarak davalı tarafın sözleşmenin ifasına ve süresine ilişkin bir uyarısı bulunmadığı gibi, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacı tarafça hazırlanan statik projenin mimari projeye uygun olduğunun, proje müellifinin statik projeyi güvenlik ve ekonomik olma noktasında tekniğine uygun hazırladığının belirlenmiş olmasına, denetlenebilir nitelikteki bilirkişi raporunun hükme esas alındığının anlaşılmış bulunmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470 486 maddeleri

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Taraflar arasında bila tarihli, davalı tarafından yapılacak olan binaya ait statik projelerin hazırlanması, ozalit ortamında idareye onaylatılması ve davalıya verilmesi konulu sözleşme imzalanmıştır. Sözleşme bedeli KDV hariç 5,00TL/m2 birim fiyatlı olarak kararlaştırılmış, devamında sözleşme bedelinin yaklaşık olarak 150.000 160.000 m2 inşaat alanından 800.000,00 TL + KDV olduğu, ayrıca kesinleşen inşaat alanına göre sözleşme bedelinin tekrar hesaplanacağı belirtilmiştir.

2.1. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın 24/05/2019 tarihli yazısına göre; 29/08/2018 tarihli birinci başvuru ve 12/09/2018 tarihli ikinci başvuru ile ilgili , yapı sahibinin 12/11/2018 tarihli dilekçesinde statik proje müellifi değişikliği nedeni ile işlem yapılamadığı, 14/12/2018 tarihli yazı ile statik projelerin onaylandığı, statik projelerin M.Zafer Kınacı tarafından hazırlandığının tespit edildiği belirtilmiştir.

2.2. Davalı iş sahibi, Ankara 42. Noterliği’nin 19/12/2018 tarih ve 15558 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde mimari projeye uygun statik proje yapılamamış olduğunu, işin tesliminde gecikme yaşandığını, projenin çok sık donatılı olması ve mimari projeye uygulanması bakımından tekniğe aykırı olduğunu, taslak projelerin yönetmeliğe aykırı olarak istenilen miktarın üstünde demir ve beton kullanımına sebebiyet verdiği ve bunun normal hale getirilmesi istenmesine rağmen bu talebin mevzuata uygun olmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, sözleşmeye uygun bir işin yerine getirilmemesi nedeni ile iş bedeline hak kazanmadığını ihtar etmiştir.

2.3. Dosya kapsamında alınan kök ve ek raporlarda; davacının sözleşme uyarınca hazırladığı projeleri idareye teslim ettiği ancak onay işleminin davalının proje müellifi değişiklik talebini idareye bildirmesi nedeni ile gerçekleşmediği, hazırlanan statik projelerin sunulduğu tarihteki mimari proje ile uyumlu olduğu tespitinin yapılmış olduğu görülmüştür.

2.4. Dosya kapsamının incelenmesi ile davalının sözleşmenin feshedildiği iddiasına dayanak ihtarnamesinde feshe yönelik bir iradenin söz konusu olmadığı, hükme esas alınan raporların denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, davacının hazırladığı statik projenin mimari projeye uygun olduğu, hükmedilen bedelin daha önce ödenen 50.000,00TL’nin mahsubu ile bakiye kalan 705.000,00 TL + KDV bedeli olan 832.555,56 TL olduğu, bu hali ile davacının hak kazandığı bakiye iş bedelinin tahsiline karar verilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmadığı anlaşılmıştır.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden alınmasına,

Dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine,

04/12/2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:49:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim