Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2720
2023/4053
4 Aralık 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1215 E., 2022/244 K.
DAVA TARİHİ: 20.06.2019
HÜKÜM/KARAR: Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ: Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/178 E., 2021/97 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı yüklenici arasında Rize Polisevi İnşaatı Yapımı konulu 2010 tarihli sözleşme imzalandığını,2016 yılında geçici kabulün, 2017 yılında ise kesin kabulün yapıldığını, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ve Rize Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/14 D.iş sayılı dosyasında yapılan tespitlere göre istinat duvarının fen ve sanat kurallarına aykırı yapıldığının belirtildiğini, tespit dosyasına göre yeniden yapım masrafının 186.479,23 TL olduğunu, yükleniciye yapılan ihtarnamelere rağmen ayıpların giderilmemesi üzerine işin ihale edilerek dava dışı yükleniciye 180.000,00 TL + KDV bedelle yaptırıldığını, yeniden yapım masraflarının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tespit dosyasındaki bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, müvekkiline eksik ve kusurlu işlerin giderilmesi ile ilgili herhangi bir ihtarın ulaşmadığını, imalatın fen ve sanat kurallarına uygun olarak tamamlandığını, geçici ve kesin kabullerinin yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; "...Sonuç olarak davalı inşaa ettiği duvarı ayıplı olarak inşaa etmiş ve bu işin kesin kabulü sonrası ancak ortaya çıkabilmiştir. Bu haliyle meydana gelene ayıp gizli ayıp niteliğindedir. Davalı yanca ihtarname üzerine eksik ve kusurlu işler düzeltilmediğinden davacı yanca iş yeniden dava dışı bir şirkete ihale edilmiştir. Davacı söz konusu istinat duvarı için yapmış olduğu masraflara karşılık takip başlatmıştır. Mahkememizce masrafların yapıldığı yılın rayiçlerine göre değer tespiti yaptırılmıştır. Buna göre bilirkişi raporunda 2018 yılı rayicine göre sadece duvarın kusurlu olmasından kaynaklanan masraf 174.228,01 TL olarak hesap edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin kusurundan kaynaklanmayan imalat bedellerinin düşülerek davacının talep edebileceği alacak miktarının hesaplanmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden bu miktar yönünden takibin devamına, takip konusu alacağın davalıdan tahsili koşullarının gerçekleşip geçekleşmediği, alacak miktarının ne kadar olacağı gibi hususların yargılamayı gerektirmesi nedeniyle alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur" şeklindeki gerekçeyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; bilirkişi raporunda, davaya konu ayıplı imalat olduğu iddia edilen istinat duvarında gerçekten bir kusurun olup olmadığı, varsa bu kusurun kimden veya neden kaynaklandığının değerlendirilmediğini, yeni yapılan duvardaki tüm imalatlar görülemediğinden yaklaşık maliyetin hesaplanmasının mümkün olmadığını, bu hali ile dahi davacının iddia ve taleplerini ispata elverişli bilgi ve belgelerin tespiti ve dosyaya kazandırılması mümkün olmadığından ispat yükünü yerine getiremeyen davacının taleplerinin reddinin gerektiğini, bilirkişi raporunda dosyada mevcut delil tespiti raporu ve dava dışı idari kurumların raporları ile değerlendirme yapılacağını, bilirkişinin dosyada mevcut delil tespitine göre değerlendirme yapmasının usulen mümkün olmadığını, Rize Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/14 D.İŞ numaralı delil tespiti dosyasında 2 adet bilirkişi raporunun alındığını,12.09.2018 tarihli bilirkişi raporunun uyuşmazlık için görev alanına girmeyen harita mühendisine hazırlatıldığını, itiraz üzerine mahkemece 22.11.2021 tarihli yeni rapor alındığını, bu raporda istinat duvarında bir takım ayıpların olduğunu, yapılan duvarın fen ve sanat kurallarına uygun olmadığını ve yıkılmadan eski haline getirilemeyeceğini ve buna ilişkin maliyetlere yer verildiğini, delil tespiti dosyasında alınan bu raporun tebliğ edilmediğini, dolayısıyla yapılan inceleme, tespit, değerlendirme ve hesaplamalara taraflarınca itiraz edilemediğini, davacının duvarı yıktırdığını ve yeni duvar inşa ettirdiğini, bu dava dosyası kapsamında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuyla da iddia edilen hususların doğruluğu, haklılığı ve kusurunun tespit edilemediğini, dosya kapsamında mevcut olan diğer idari kurumların raporları, değerlendirmeleri de yine tek taraflı olup herhangi bir neticenin bildirmediğini, dolayısıyla bu raporlara itibar edilmesi ve aleyhlerine delil teşkil etmesinin mümkün olmadığını, idarenin ilgili yazı ve raporlarının da müvekkiline tebliğ edilmediğini, davacının ayıbı süresinde bildirmediğini, ayrıca bilirkişi raporunun hazırlanmasında baz alınan delil tespiti raporunu da kabul etmediklerini, bu rapora usulen itibar edilmesi mümkün olmamakla birlikte yapılan değerlendirmelerin esas yönünden de kabulünün mümkün olmadığını, davaya konu istinat duvarı müvekkili şirket tarafından 2012 yılında yapıldığını, yapım işinin kesin kabulünün 10.10.2017 tarihinde yapıldığını, kesin kabul aşaması da dahil olmak üzere hiçbir zaman böyle bir eksiklik ve kusur mevcut değilken kesin kabulden 5 ay sonra birden ortaya çıkan bu hususta müvekkilinin kusurlu olamayacağını, bununla birlikte mahkemece hükmedilen 174.228,01 TL tutarındaki maliyet bedelinin fahiş olduğunu, alınan bilirkişi raporunda da değerlendirildiği üzere yeni yapılan duvarın tüm imalatları görülemediğinden dolayı duvarın metrajı ve yaklaşık maliyetinin hesaplanmasının, yani maliyet denetiminin mümkün olmadığını, ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporuna yasal süresi içerisinde yukarıda açıklanan gerekçelerle itiraz edilmiş ise de mahkemece itirazlarının ve yeni rapor alınması taleplerinin gerekçesiz olarak reddettiğini, mahkeme kararı gerekçesinde de itirazların konusunda hiçbir değerlendirilmede bulunulmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, bilirkişi raporunda gizli ayıp olarak nitelendirilen ayıbın gecikmeksizin bildirilmediğine yönelik iddianın davalı tarafından yargılama sırasında ileri sürülmemesi nedeniyle HMK 357. madde uyarınca istinaf aşamasında inceleme imkanı bulunmamasına, davacı tarafından yaptırılan Rize Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/14 Değişik iş sayılı delil tespiti dosyası ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından tanzim edilen raporun uyumlu olmasına ve kararda kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olmasına göre yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin, istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/1 b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp giderim bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanununun 355 371 . maddeleri
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Taraflar arasında 29/07/2010 tarihli, Rize İl Emniyet Müdürlüğü Polisevi yapımı konulu 8.937.000,00 TL götürü bedelli sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmenin 8.2.1. maddesine göre Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşme eki olarak sayılmıştır.
2.1. 30/06/2016 düzenleme tarihli tutanağa göre yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu, geçici kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızaların bulunmadığı belirtilmiş, geçici kabul tutanağına 12/07/2016 tarihinde makam oluru verilmiştir.
2.2. 10/10/2017 düzenleme tarihli tutanağa göre, yapı tamamlandığından beri kullanılmadığından dolayı iç mekanların bazı duvarlarında rutubet ve neme bağlı olarak kabarmalar oluştuğu, bina kullanılmaya başlanıp yeterli havalandırma ve ısıtma yapıldıktan sonra bu kısımların yeniden boyanması için 30.000,00TL’nin emanete alınmasının uygun görüldüğü belirtilmiş, kesin kabul tutanağına 11/10/2017 tarihinde makam oluru verilmiştir.
2.3. Davacı ..., 27/04/2018 tarihli yazısı ile kesin kabul tutanağında bina içi kabaran boyalar için yaz aylarında boya imalatı yapılmak üzere 30.000,00TL’nin emanete alındığını, bahse konu kabaran boyaların 30 gün içerisinde yapılması, ayrıca Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 13/04/2018 tarihli yazısındaki hususlar incelenerek YİGŞ’nin 25. maddesi gereğince imalatların 30 gün içerisinde düzeltilmesini talep etmiştir. Söz konusu yazı 03/05/2018 tarihinde yükleniciye tebliğ edilmiştir.
Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 13/04/2018 tarihli yazısı incelendiğinde; sözleşme konusu polisevi inşaatında 12/04/2018 tarihinde yapılan incelemede istinat duvarındaki eksenden kaymanın can ve mal güvenliği açısından tehdit oluşturup oluşturmadığının anlaşılması adına betonarme yüzeydeki taş kaplamalarının sökülüp, istinat duvarının ayrıntılı incelendikten sonra tespit edilmesi gerektiği, sonuç olarak sahadaki göçme ve yüzeydeki deformasyonların giderilerek, istinat duvarına ve bodrum kata nüfus eden suların önlenmesi, yüzey suları giderlerinin aktif hale getirilmesi için sahadaki işlerin sözleşme kapsamında yüklenici tarafından yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Davacı ..., 11/06/2018 tarihli yazısı ile kesin kabul tutanağında bina içi kabaran boyalar için yaz aylarında boya imalatı yapılmak üzere 30.000,00TL’nin emanete alındığını, ayrıca 27/04/2008 tarihli yazıda belirtilen istinat duvarı ile ilgili olarak YİGŞ’nin 25. maddesi gereği imalatların 20 gün içinde düzeltilmesi, aksi takdirde imalatlarla ilgili icra takibi yapılacağı belirtilmiştir. Söz konusu yazı yükleniciye, 18/06/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.
2.4. Davacı ... ile dava dışı yüklenici Vaşa İnş. Ltd. Şti. arasında 25/02/2019 tarihli, Polisevi İstinat Duvarı Yapım işi konulu, 180.000,00 TL götürü bedelli sözleşme imzalanmıştır. İstinat duvarı yapım işinin geçici kabulüne ilişkin 10/04/2019 tarihli tutanak ile işin sözleşmeye uygun yapıldığı ve geçici kabule hazır olduğu belirtilmiş, tutanak için 11/04/2019 tarihinde makam oluru verilmiştir.
2.5. Dosya kapsamında alınan ve denetime elverişli 18/01/2021 tarihli raporuna göre; dava konusu edilen istinat duvarındaki ayıbın gizli ayıp olduğu belirtilmiş, giderim bedelinin ayıbın ortaya çıktığı 2018 yılı fiyatlarıyla hesap edilmiş olduğu, yukarıda belirtilen idare yazıları ile ortaya çıkan ayıbın giderilmesinin davalı yükleniciden talep edilmesine karşın yüklenici tarafından bir müdahalede bulunulmadığı, davalının sorumlu olduğu gizli ayıp giderim bedelinin tahsiline ilişkin hükümde hukuka aykırı bir yan bulunmadığı anlaşılmıştır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04/12/2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:49:25