Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3760
2023/4011
30 Kasım 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/615 E., 2023/987 K.
DAVA TARİHİ: 10.10.2022
HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2023/98 E., 2023/134 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Özel ABC Kolejinin konferans salonunun koltuklarının (845 + %1 adet) yapılmasına dair 22.05.2018 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkiline ait konferans salonu koltuklarının yapılarak kendilerine teslim edildiğini, edimin ayıplı ifa edildiğini, arızanın giderilmesi ile oluşan zararın tazmini talep edilmişse de, bu talebin garanti süresinin dolduğu gerekçesi ile reddedildiğini, yapılan tespitte konferans salonu koltuklarında gizli ayıp bulunduğu, koltuk mekanizmalarının değiştirilmesi gerektiğinin belirlendiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 22.05.2018 tarihinde Eryaman ABC Koleji konferans salonuna 845 adet koltuk yapılması konusunda sözleşme imzalandığını, kabul etmemekle birlikte, ayıplı maldan sorumluluğun, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, müvekkili tarafından 29.08.2018 tarihli teslim tutanağından itibaren iki yıllık süre geçtiğinden, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, bozulmaların kullanım hatası ve zemin bozukluklarından kaynaklandığını, gizli ayıptan söz edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının süresinde verilen cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu, koltukların taşınır mahiyette olduğu, eldeki davanın koltukların tesliminden itibaren 2 yıl içinde açılması gerekirken bu süre içinde açılmadığı, davacı tarafından davalı yüklenicinin meydana getirdiği imalat sebebiyle ağır kusurlu olduğu da iddia edilip ispatlanamadığından ve zamanaşımını kesen ve durduran sebeplerin varlığı da davacı tarafça ispatlanamadığından dava tarihi itibariyle iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş bulunduğu anlaşılmakla davalının zamanaşımı def'inin kabulü ile davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit dosyası ile imalatın gizli ayıplı olduğunun öğrenildiğini, gizli ayıp halinin zamanaşımı süresinden muaf tutulduğunu, koltuklarda yer alan açılır kapanır mekanizmaların kırıldığını, koltukların açılıp kapanma özelliklerinin kullanılamadığını, bir kısım koltukların ise hiç oturulamayacak durumda olduğunu, işbu durumun imalatın tamamlanmasından bu yana devam ettiğini, sorunların karşı yana bildirilmekte olduğunu, teslimden itibaren 2 yıl boyunca karşı yanca, arızalanan koltukların onarıldığını, ancak daha sonra her onarım için ücret istenmeye başladığını, haricen yapılan tespit üzerine, konferans salonu koltuklarında kullanılan mekanizmaların ilk yapımdan itibaren ayıplı olduğunun öğrenildiğini, karşı yana bu mağduriyetin bildirildiğini, arızanın giderilmesi ile oluşan zararın tazmini talep edilmişse de, bu talebin garanti süresinin dolduğu gerekçesi ile reddedildiğini, aksine arızanın giderilmesi için ücret karşılığı teklif yapıldığını, eser sözleşmelerinde ayıba karşı tekeffül ve gizli ayıp şartlarının mevcut olması sebebiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde istinaf dilekçesi içeriğini tekrar ederek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca ayıptan doğan zararın tazmini istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369, 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı TBK 470 486 maddeleri,
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Dava, eser sözleşmesinin ayıplı ifasından doğan zararın tazmini istemine ilişkin olup, davacı iş sahibi davalı yüklenicidir.
-
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6098 sayılı TBK'nın 478. maddesi uyarınca yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
4.Taraflar arasında konferans salonunun koltuklarının yapılmasına dair 22.05.2018 tarihli sözleşme imzalanmış, dosyada mübrez taraflarca imzalanan 29/09/2018 tarihli tutanağa göre de bu tarihte teslim gerçekleştirilmiştir. Eserin tesliminden itibaren 2 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu, yüklenicinin ağır kusurlu olduğu ve zamanaşımını kesen ya da durduran sebeplerin davacı tarafça ispatlanamadığı göz önünde bulundurulduğunda davanın zaman aşımı nedeniyle reddine dair verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir.
5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.11.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunmakta olup, ayıplı ifadan kaynaklanan tazminat talep edilmiş, karşı tarafın zamanaşımı itirazında bulunması üzerine açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, TBK'nın 478. maddesinde yer alan menkul konusu olan eser sözleşmesindeki 2 yıllık zamanaşımının dolması nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasında ihtilafsız olduğu üzere teslimden itibaren 2 yıl içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğu, yüklenicinin de koltukları tamir ederek ayıbı gidermeye çalıştığı, bu haliyle yüklenicinin ayıbı giderim borcunu üstlendiği anlaşılmaktadır. TBK'nın 154. maddesi gereğince borcun kabul edilmesi veya kısmen ifada bulunulması halinde zamanaşımı kesilir. Yine ayıbın bildirilmesi ve giderilmesi aşamasında zamanaşımının dolması ve bunun daha sonra ileri sürülmsi "oyalama" olarak kabul edilir ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan TMK'nın 2. maddesine de aykırılık teşkil eder. Nitekim Dairemizin uygulamalarında da bu şekilde oyalama durumunda kıyasen uygulanan TBK'nın 231. maddesi gereğince zamanaşımının kesileceği ve bunun defi olarak ileri sürülebileceği kabul edilmiştir. (6. HD. 18.10.2021 tarih ve 2021/4968, 2021/918)
Tüm bu hususlar dikkate alındığında istinaf mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncemizle sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmamaktayız.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:50:20