Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4453
2023/3925
27 Kasım 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1175 E., 2022/170 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun aktif husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu 918 parsel sayılı taşınmazın 16.07.2013 tarihinde İnegöl Belediyesi tarafından 240.000,00TL bedelle müvekkillerinin üyesi oldukları dava dışı S.S. İnegöl Kasaplar Temin Tevzii Kooperatifine satıldığını, yapılan satım işlemini daha sonra ilgili dönem kooperatif yöneticisi olan Eşref Güç tarafından ilgili kooperatif üyelerine hiçbir bilgilendirme ve yasal yetki ve karar almadan görevi kötüye kullanmak suretiyle 08.11.2013 tarihinde yine kendisinin kurucusu olduğu özel şirket olarak kurulan davalı şirkete 250.000,00TL bedelle satıldığını, müvekkilerinin 2004 yılında kurulmuş olan ilgili kooperatifin üyeleri olduklarını, bu yasal olmayan satımı öğrendiklerinde İnegöl Cumhuriyet Savcılığına yasal olmayan işlemi yapan kooperatif yöneticisi hakkında suç duyurusunda da bulunduklarını, üyesi oldukları kooperatifin 2013 tarihinde yapılan genel kurulda yasal olmayan çoğunluk sağlanmadan karar alındığını, yapılan bu satım işleminin hem yasaya aykırı, hem muvazaalı hem de çıkar temin etme amaçlı olduğunu ileri sürerek, satış işleminin iptali ile, 918 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı olan tapusunun iptali ile üyesi bulundukları S.S. Kasaplar Temin Tevzii Kooperatifi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacıların iddialarının hiçbir hukuki ve maddi dayanağı bulunmadığını, davacıların üyesi bulunduğu bu kooperatifin, dava konusu taşınmazın satışına 15.07.2003 tarihinde yaptıkları genel kurul toplantısında karar verdiklerini, genel kurul kararında bu taşınmazın müvekkili şirkete satılması veya kirava verilmesi konusunda yönetim kuruluna vetki verilmesine oy birliğiyle karar verildiğini, genel kurul kararının yasalara ve kooperatif anasözleşmesine uygun olduğunu, davacıların genel kurul toplantısından haberdar oldukları halde bu toplantıda alınan kararlara karşı anasözleşmenin 38.maddesine göre 1 ay içerisinde kooperatifin merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurma haklarına sahipken bu haklarını kullanmadıklarını, aradan geçen 3 yıla yakın bir süreden sonra böyle bir davanın açılmasının hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkili şirketin tapu kaydına iyiniyetli güvenerek iktisap ettiğini, bedelini ödediklerini, davacıların bu değerin düşük olduğu düşüncesinde olmaları halinde genel kurul kararın iptali için 1 ay içerisinde dava açmaları gerektiğini ve bu prosedürün de müvekkili şirketi alakadar eden bir durum olmadığını, bu hususun kooperatifin kendi iç meselesi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taşınmazın tarafların üyesi bulunduğu kooperatif tarafından 240.000,00 TL bedel ile satın alındığı, bundan 4 ay sonra dava konusu taşınmazın davalı şirkete satıldığı, davacıların bu satış nedeniyle zarara uğradıklarının iddia edildiği, zarara uğradığını iddia eden her kooperatif üyesinin dava açma hakkının bulunduğu, davalının husumete ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, satış kararı verilen kooperatif genel kurulu toplantısının usulüne uygun gerçekleştiği, yasal itiraz sürelerinin dolduğu, gerekli ilanların yapıldığı, dava konusu taşınmazın alındığı bedelden daha yüksek bir bedele satıldığı, bu sebeple kooperatifin maddi bir zararının bulunmadığı, her ne kadar alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmaz rayiç değerinden düşük bir bedel ile satılmış ise de, taşınmazın gerçek değeri ile satış değeri arasındaki farkın tek başına muvazaa iddiasını kanıtlar nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davanın temelinin muvazaa iddiasına dayandığını, genel kurul toplantısının usulüne uygun olarak yapılması ve itiraz sürelerinin dolması hususların muvazaanın görünürdeki işlemleri olduğunu, ki somut olayda da hepsi hukuka uygunmuş gibi görünmekle, arka plandaki görünmeyen iradeyi gizlediğini, davaya konu taşınmazın İnegöl Belediyesi tarafından müvekkillerinin de ortağı olduğu dava dışı kooperatife tamamen ilçeye hizmet edilmesi amacıyla ve bedelinin çok altında bir bedelle satıldığını, satış yapılırken de evraklar üzerinde buranın mezbahane olarak kullanılacağına dair şerh bulunduğunu, belediyenin amacının ilçeye bir mezbahane kazandırmak, vatandaşın kurban bayramlarında yükünü hafifletmek ve kasapların menfaatini tek bir çatı altında toplamak olduğunu, bu taşınmazın, belediyenin kamu hizmetini düşünerek taşınmazı düşük bedelle kooperatife satmasına rağmen neden kooperatifin de düşük bedelle taşınmazı davalı şirkete sattığını, işte burada muvazaanın ortaya çıktığını, üstüne üstlük kooperatifin başkanı ile davalı şirketin başkanının aynı kişi olduğunu, bunun da muvazaanın en büyük ispatı olduğunu, böylelikle taşınmazın, 63 hissedarlı kooperatiften 26 hissedarlı şirkete geçirildiğini, davalı şirketin 25.10.2013 tarihinde kurulduğunu, muvazaalı satış işleminin ise 08.11.2013 günü yapıldığını, davalı şirketin kurulur kurulmaz 2 hafta içinde bu taşınmazı aldığını, 29.05.2013 tarihinde yapılan Kooperatif Genel Kurulunda taşınmazın alımı, inşaat yapımı ve satımı konusunda yetki alındığını, ancak her ne hikmetse 15.07.2013 tarihinde yani 1,5 ay sonra aynı konuda yeniden karar alındığını ve 250.000,00TL.'ye satış ibaresi eklendiğini, zaten var ve yürürlükte olan bir karar için yeniden karar alındığını, bu hususun da yine muvazaayı ispatlar mahiyette olduğunu, 6102 sayılı TTK’nın 538. maddesi uyarınca satış kararının sermayenin en az yüzde yetmiş beşini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla alınması, ilk toplantıda bu çoğunluğun sağlanamaması durumunda yapılacak ikinci toplantıda da aynı nisabın aranacağının hüküm altına alındığını, taşınmazın 250.000,00 TL bedelle muvazaalı olarak kooperatiften yeni kurulan şirkete satılmasına rağmen satış tarihindeki tarla vasfındaki vaziyeti ile değerinin serbest emlak piyasa koşullarında 750.000,00TL olduğunu, kesinleşen takipsizlik kararının işbu dava dosyasıyla bir ilgisinin olmadığını, verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiğini, ancak hukuki olarak sürecin devam ettiğini, ihtiyati tedbirin kaldırılması sonucunda söz konusu taşınmazın satılması ihtimalinin mevzu bahis olduğunu, dava sonuçlanıncaya kadar mezkur taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir koyulması taleplerinin olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava dışı S.S. İnegöl Kasaplar Temin ve Tevzii Kooperatifinin anasözleşmesinin 44. maddesinin birinci fıkrası ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 55.maddesi hükmü aynen tekrar edildikten sonra maddenin 9.bendi ile de "Dava açma, sulh olmak ve davadan vazgeçme" hakkı yönetim kurulunun görev ve yetkileri arasında sayıldığı, dava dışı S.S. İnegöl Kasaplar Temin ve Tevzii Kooperatifine ait taşınmazın satışı işlemine karşı dava açma hak ve yetkisi kooperatif üyelerine ait olmayıp, Kooperatifler Kanunu ve kooperatif anasözleşmesi uyarınca yönetim kuruluna ait olduğu, dava dışı kooperatifin dava tarihi itibariyle yönetim kurulu üyelerinin dava açma hakkı mevcut olup, davacı kooperatif üyelerinin eldeki davada dava açmak hakkı, dolayısıyla aktif husumet ehliyeti olmadığını, davacıların eldeki davada aktif husumetlerinin bulunmaması hususu ile Dairenin ihtiyati tedbire ilişkin kararı dikkate alınarak davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni bakımından kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle aktif husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muvazaa iddiasına dayalı tapu iptal ve tescili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu,
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
MUHALEFET ŞERHİ
Davacılar, üyesi oldukları kooperatifin, 918 sayılı parseli belediyeden 16.3.2013 tarihinde kooperatif adına satın alındığını, kooperatif yöneticisi olan Eşref’in hissedarı ve yöneticisi olduğu şirkete 25.10.2013 tarihinde satıldığını bu satışın muvazaalı olduğunu tapusunun iptali ile kooperatif adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
İlk derece mahkemesi, muvazaa iddiasının kanıtlanamadığını belirterek davanın esastan reddine karar vermiştir. Bu kararın istinaf edilmesi üzerine, İstinaf Mahkemesi, “bu konuda dava açma hakkının yönetim kuruluna ait olduğunu, üyelerin dava açma haklarının bulunmadığını” belirterek kararın esasını incelemeden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir.
Kooperatifler Kanununda üyelerin kooperatifin zarara uğratılmasıyla ilgili dava açıp açamayacakları hususunda hüküm bulunmadığından KK.m.98 yollamasıyla TTK.m.555 göre olayın irdelenmesi gerekir. Bu maddeye göre; kooperatifin zarara uğratılması halinde, bu zararın giderilmesini, kooperatif yönetim/ denetim kurulu veya her bir ortak dava yoluyla isteyebilir. Her ne kadar TTK.m.555/1 fıkrasında, “zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir.” İfadesindeki “zararın tazmini” ibaresinin “her türlü zararı kapsadığı” dolayısıyla kooperatife ait olması gereken tapu iptali ve tescil istemini de kapsadığı dikkate alındığında, istinaf mahkemesinin istinaf istemini esastan incelemesi gerekirken aktif dava ehliyeti yokluğundan ve usulden davayı reddetmesine ilişkin kararın bozulması gerekirken Sayın çoğunluğun kararın onanmasına dair karara muhalifim.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:54:47