Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4346
2023/3921
27 Kasım 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2393 E., 2022/1335 K.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalarda itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... gelmiş tebligata rağmen başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili;müvekkili şirket ile davalı şirket arasında televizyon dizisi yapım sözleşmesi ve gelir paylaşımı sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmelerde dizinin yurtdışı satışlarından elde edilecek gelirin yarı yarıya paylaşılmasına karar verildiğini, bu satışlara istinaden düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiğini, herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davalı borçlu tarafından davacının payına düşen alacağın ödenmemesi sebebi ile asıl davada İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün 2018/22661 E. sayılı, birleşen davada da İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün 2018/15280 E. sayılı takip dosyaları ile icra takibi yaptıklarını, davalının itirazı sebebi ile takiplerin durduğunu ileri sürerek, asıl ve birleşen davada itirazın iptaline takibin devamı ile alacağın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili; davaya dayanak edilen icra takiplerinin nedeninin belli olmadığını, icra takibine dayanak yapılmayan belgelerin itirazın iptali davasında delil olarak kullanılamayacağını, taraflar arasında akdedilen gelir paylaşımı sözleşmesi uyarınca davalı şirketin davacıya bir ücret ödeme borcu bulunmadığını, kendilerine borç ve husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların incelemeye sunulan ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu, sahipleri lehine delil vasfında bulunduğu, icra takiplerine konu faturaların davacı ve davalının kayıtlarında yer aldığı, davacının takip tarihinden itibaren davalıdan takibe konu ettiği takip tutarları kadar alacağının mevcut olduğu, takip öncesi davacı tarafından davalı temerrüde düşürülmediğinden birleşen davada işlemiş faiz talep edemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; sözleşmenin 8.maddesinde temerrüdün şartlarının belirlendiğini,bu nedenle davalının temerrüde düşmesine rağmen takipteki işlemiş faiz talebinin reddi kararının yerinde olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
-
Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen gelir paylaşımı sözleşmesi uyarınca davalı şirketin davacıya bir ücret ödeme borcu bulunmadığını, davacının başlatmış olduğu icra takibi ile davalı şirkete borç ve husumet yöneltilemeyeceğini, protokol hükümlerine göre davacının dizilerin yurtdışına satışları uyarınca hak kazandığı alacakların "temsilci" tarafından şirkete yani davacıya yapılacağını, davacı şirketin takibe konu edilen alacakların borçlusu olmadığını, açılış kapanış kaydı bulunan ve içeriği birbirini doğrulayan davalı şirket ticari defter ve kayıtlarının sahibi aleyhine delil olarak kullanılamayacağını, davalı şirket defter ve kayıtlarına göre düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle hüküm kurulamayacağını, davacının icra takibinde dayanmadığı belgelere itirazın iptali davasında dayanamayacağını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Birleşen davada davacı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, gelir paylaşım sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra Ve İflas Kanununun 67 nci maddesi
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan birleşen davada davalı yararına duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Fazla yatırılan temyiz harcının talep halinde temyiz eden birleşen davada davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:54:47