Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4768
2023/3902
27 Kasım 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2020/732 E., 2022/167 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen genel kurul kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin 24.05.2014 tarihli genel kurulunda tutanağın 7, 8, 9 ve 10 numaralı maddelerinde alınan kararların müvekkillerinin muhalefetlerine rağmen oy çokluğuyla alındığını, alınan kararların Kooperatifler Kanunu'nun 81 inci maddesine aykırı olduğunu, ana sözleşmede gösterilen işlerin tamamlanmadığını, ortakların tamamının ferdi mülkiyete geçişinin sağlanmadığını, kooperatif aleyhine açılan İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/356 sayılı davanın derdest olduğunu, 6 ortağın kat mülkiyeti tapularının verilmediğini, iskanın alınmadığını, müvekkillerinin hakları yerine getirilmeden tasfiye olamayacağını ileri sürerek 24.05.2014 tarihli genel kurulun 7, 8, 9 ve 10 numaralı kararlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kooperatifin tasfiye memurları cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen binanın kat irtifakın kurularak kat mülkiyeti tapusunun verilmesi ve iskan alınmasının hukuken ve fiilen mümkün olmadığını, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/356 sayılı dosyası ile dava konusu binanın iskan alınması imkansız olduğundan genel kurulun bu konudaki kararının iptali isteminin reddine karar verildiğini, genel kurulun tasfiyeye gitme kararının yasal hakkı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.12.2016 tarih ve 2014/215 E., 2016/934 K. Sayılı kararı ile davacıların iptalini talep ettiği 24/05/2014 tarihli genel kurulun 7 no.lu kararda davacıların muhalefet şerhini tutanağa geçirmediğinden bu konudaki talepleri yönünden dava şartının oluşmadığı, aynı genel kurulun kooperatifin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memurlarının seçilmesine ilişkin alınan kararların toplantı ve karar nisabı ile alındığı, tasfiye memurlarına ücret verilmesi tasfiye kararının doğal sonucu olduğu, kararların hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 10.05.2017 tarih ve 2017/609 Esas, 2017/610 Karar sayılı kararıyla; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesi'nin 2017/2543 Esas, 2020/3185 Karar sayılı kararı ile davacılar tarafından iptali istenen 25.04.2014 tarihli genel kurulun 7. gündem maddesinde alınan kararın davacıların üyeliği ile doğrudan ilgili olduğundan muhalefet şerhi bulunmasa dahi davacı eldeki davayı açabileceği, bu durumda mahkemece işin esasına girilerek alınan kararın iptal edilebilir olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek davacılar vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, 25.04.2014 tarihli genel kurul toplantısında alınan 8, 9 ve 10 numaralı kararların iptali talebi yönünden verilen red kararına ilişkin gerekçe yerinde görülerek temyiz itirazları bu kararlar yönünden reddedildiğinden yalnızca 7 numaralı karar yönünden işin esasına yeniden girilerek bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 7 numaralı genel kurul kararında alınan kat irtifakı kurulamayacağı ancak inşaat ruhsatı alındıktan sonra kurulabileceği, binanın yıkılarak yeniden yapılması gerektiği kabul edilmediği takdirde konut için ödenen paranın güncellenerek geri ödenmesi ile ortaklıkların sona erdirileceği, 1074 ada 250 parsel sayılı taşınmazla ilgili davanın devam etmesi kararının kooperatif amacının gerçekleşmesine mani olmadığı, tasfiye halindeki kooperatifin hak ve borçlarının devam ettiği, tasfiye süreci içerisinde de davanın sonuçlandırılıp kararların yerine getirilebileceği, kararın kanuna, sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olmayıp iptalini gerektirir bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan raporun ve incelemenin yetersiz olduğunu, kat mülkiyetinin kurulmasının mümkün olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, 1074/250 parseldeki 6 bağımsız bölümün yapım aşamasında bir kısmının belediye kadastral yoluna ve kooperatife ait parsele tecavüzlü şekilde yapıldığını, söz konusu taşkın sorununun çözümü için 2010 yılında yapılan genel kurulda belediyeden satın alma yönünde karar alınmasına rağmen yönetimce uygulanmadığını, 15.05.2011 tarihli genel kurulda maliyet 4 5 kat yükseltilerek tekrar genel kurulun onayına sunulduğunu ancak kabul edilmediğini, genel kurulun maliyete katılmaktan imtina ederek kat irtifakı verilmesi yönünde karar aldığını, bu karar aleyhine dava açıldığını, safahatten görüleceği üzere davalı kooperatif hem söz konusu binanın taşkın olarak inşa edilmesinden hem de sorunun çözümsüzlüğe götürmekten ve mevcut duruma gelmesinden sorumlu olduğunu, sorunun çözümü için ortaklardan para toplanması kararını uygulamayan kooperatifin daha maliyetli olan binanın yıkım ve yeniden yapım maliyetlerini karşılamasını beklemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, değişen mevzuat uyarınca binanın yıkılıp yeniden yapılması durumunda 6 ortağın hepsinin oturabileceği bağımsız bölümlerin oluşturulamayacağını, ayrıca diğer 110 ortağın oturduğu büyüklükte daire sahip olmalarının mümkün olmadığını, davalı kooperatif tarafından binanın yıkılıp tekrar yapılmasının sorunun çözümü gibi dile getirilmesinin aldatmaca olduğunu, genel kuruldaki ifadelerin müvekkillerini kat mülkiyeti yerine arsa tapusunu kabul etmeye zorlamak için tehdit mahiyetinde söylendiğini, çözüm yönünde alınan alınan kararın maliyetine katlanmaktan imtina ederek uygulamayarak kooperatifin ondan çok daha maliyetli geri ödeme yaparak müvekkillerinin ortaklıklarını sonlandırılmasının düşünülemeyeceğini, 2018 yılındaki imar affı ile müvekkillerinin kat mülkiyetini tapusu alma imkanı doğduğunu, davalı kooperatif taşkın inşaatın 3. şahısların parseline tecavüzü ve buradaki ortakların muvafakat vermemesi nedeniyle Yapı Kayıt Belgesi almanın mümkün olmadığını iddia ederek çözüm yönünde eylemde bulunmayı reddettiğini, bunun üzerine müvekillerinin de arasında yer aldığı 6 ortağın oturdukları binayı yasal hale getirmek için tüm bedellerini kendileri karşılayarak Yapı Kayıt Belgesi aldıklarını, ayrıca müvekillerinin kooperatife yaptığı yapı kayıt belgesi bedellerinin kendilerine geri ödenmesi, Sarıyer Belediyesine ait kadastral yola olan tecavüzün belediyeden satın alınarak giderilmesi, hak sahiplerine devredilene kadar kooperatifin mülkiyetinde bulunan ve kooperatif tarafından tecavüzlü bir şekilde kat mülkiyeti tapuları verilerek halen kooperatif üyesi olan hak sahiplerine devredilen 1045/254 parsele olan 0,69 m2 kadar kısmi tecavüz sorununun giderilmesi ve bu sorunların halli ile söz konusu imar affı mevzuatı gereğince kat mülkiyetine geçişle ilgili diğer işlem ve prosedürün tamamlanarak, hak sahibi oldukları dairelerin tapularının diğer 110 ortağa verildiği gibi adlarına tescil edilerek verilmesi, taleplerinin reddedildiğini, 6 ortağın tapularının verilmemiş olması kooperatifin amacını gerçekleştirdiği ve kooperatifin tasfiyeye gitmesine hukuki ve ahlaki haklılık vermeyeceğini, Kooperatifin bu şekilde tasfiyesi halinde söz konusu taşkın inşaat sorununun çözümü ile ilgili bütün maaliyetler tapu masrafları dahil bugüne kadar bütün yükümlülüklerini yerine getirmiş olan 6 ortağın üzerine kalacak olup diğer ortakların kooperatif ortağı olmalarından kaynaklanan yükümlülüklerinden kurtulacağını, davacıların hak sahibi olduğu 1074 ada 250 parseldeki binanın taşkın inşaat sorununun davalı kooperatif görevini yerine getirmediği için 6 ortak tarafından başlatılan imar affı sürecinin davalı kooperatifçe devam ettirilerek ilgili mevzuat kapsamında çözümlenerek kat mülkiyeti ve/veya kat irtifakı tapusunun alınıp alınamayacağının tespiti için yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulması gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı kooperatifin 24.05.2014 tarihli genel kurulunda alınan 7 8 9 ve 10 numaralı kararlarının iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53 ncü maddesi.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Dairemizin yerleşik içtihatları uyarınca; imara aykırı olan yapı ile ilgili yapı kayıt belgesi aldığında, bu belge ile binanın kullanılması sağlanabilecek olup belge, binayı iskân alınacak şekilde imara uygun hale getirmeyecektir.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,
27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:54:47