Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6040
2023/389
2 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2018/1095 E., 2021/1198 K.
DAVA TARİHİ: 12.12.2013
HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2013/536 E., 2018/117 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin toplam dört bağımsız bölüm için ödeme yaparak kooperatife üye olduklarını, kooperatifin devamı süresince bir daha aidat alınmamasına karar verildiğini, bugüne kadar teslim edilmeyen dairelerin kooperatifçe verilme imkanı kalmadığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, ıslah yoluyla talebini 240.000,00 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kooperatif kanununda peşin ödemeli üye statüsü bulunmadığını, bedel istemenin hukuki dayanağı olmadığını, tahsilat makbuzuna göre ödemenin dava dışı şirkete yapıldığını, kooperatif halen faal olup, fiili ve hukuki imkansızlık bulunmadığını, yönetim kurulu kararı genel kurulda oybirliğiyle alınmadığından eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kooperatif genel kurulunda peşin ödemeli ortak oluşturulmasına ilişkin karar alındığı, davacıların ortaklığının bu kararlara uygun olarak daha sonradan oluşturulduğu, davacılar aidat ödemelerini yaptığından peşin bedelli ortak oldukları, davacılara tahsis edilen bağımsız bölümlerin kura ile başka ortaklara verildiği, kooperatif ile arsa malikleri arasındaki sözleşmede feshedildiğinden kooperatifin ortaklara konut imal edebileceği taşınmazı olmadığı, konut verme imkanı kalmadığından davacıların bedel talep edebileceği, kooperatif vekilinin beyanlarında ayrı ayrı üç adet ve iki adet üyelik bulunduğunu kabul ettiği, davacıların talep ettikleri iki adet üyelikten feragat ettiği gerekçesiyle, iki adet üyeliğe ilişkin istemlerin feragat nedeniyle reddine, iki adet üyeliğe ilişkin tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacıların üye olup olmadıklarının belli olmadığını, parayı taşerona ödediklerinin kabul edilmesine rağmen peşin ödemeli üye sayılmalarının çelişkili olduğunu, davacıların iki üyeliklerinin olduğuna yönelik beyanlarının zuhulen olduğunu belirttiklerini, üyelik tespiti istemine dair bir talebin bulunmadığını, tazminata hükmedilmesi için üye olunmasının gerektiğini, davacıların sundukları tahsilat makbuzlarındaki imzanın o tarihte görevde olan hiçbir yönetim kurulu üyesinin imzasını içermediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların davalı kooperatifte iki adet peşin bedelli ortaklıkları bulunduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak somut davada; davalı kooperatif vekilince, iki parsel yönünden mal sahipleri ile yapılan sözleşmenin iptal edildiği ancak başka parseller üzerinde yapılan inşaatların devam ettiği, kooperatifin faaliyetine devam ettiği, fiili ve hukuki imkansızlık bulunmadığının savunulduğu, bilirkişi raporlarında da davacılara daire verilmemesinin gerekçesi olarak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedilmiş olmasının gösterildiği ancak, sözleşme feshedilmiş olsa dahi kooperatifin faaliyetine devam etmediğinin sabit bulunmadığı, üyenin tazminat isteyebilmesi için gerekli olan "kooperatif inşaatlarının bitirilip konut tahsisi aşamasına gelinmesi ve diğer üyelere tahsis ve teslim yapıldığı halde tazminat talep eden üyeye konut tahsis ve tesliminin yapılmaması" ön koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, yeniden esas hakkında hüküm kurularak iki üyeliğe dair davanın feragat nedeniyle reddine, diğer iki üyeliğe ilişkin olarak ise davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacıların peşin ödemeli ortak olarak kaydı yapılırken hangi bağımsız bölümlerin verileceğinin açık bir şekilde belirtildiği, davacıların bu bağımsız bölümlere kavuşacakları vaadiyle üye olduğunu, kooperatif karşı edimini ferden belirlediğinden başka parsel üzerinde inşaata devam edilse dahi vaad edilen taşınmazlarla ilgili arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi feshedildiğinden aynen ifa kabiliyetinin kalmadığını, fiilen imkansız hale geldiğini, kooperatifin kura çekmemiş olmasının kura çekilmesi halinde belirlenen dairelerin verileceği anlamına gelmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kendisine konut tahsis edilemeyen kooperatif üyesinin tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:36:42