Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4421

Karar No

2023/3846

Karar Tarihi

14 Kasım 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/993 E., 2022/1245 K.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen dosyada tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda taraflar vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ...'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında, davalıya ait tesiste bir takım imalat ve montaj işlerinin yapılmasını konu olan 15.06.2012 tarihli eser sözleşmesinin düzenlendiğini, iş sahasının davalı şirketin kusuru ile çalışılamaz hale gelmesi nedeniyle, müvekkili şirketin personellerinin 9 10 ay boyunca hiç bir iş yapmadan sahada beklediklerini, personele bu dönemde boşuna boşuna ücret ödendiğini, barınma ihtiyaçlarının karşılındığını, ayrıca alt yüklenici firmanın da zarara uğradığını, bu firmaya yapılan ödemelerin iflas etmesi nedeniyle geri alınamadığını, bu süre sonunda sahanın tamamının müvekkiline teslim edilmediğini ve işlerin müvekkili şirketçe parça parça yapıldığını, bu nedenle beton sarfiyatının ve demir malzemesinin tonaj ve metreküp olarak arttığını, böylece bayındırlık fiyatlarının üzerinde ve sözleşmede belirlenen ücretlerin üzerinde bir maliyetin ortaya çıktığını, iş sahasının Şubat ayında teslim edilmesi nedeniyle kış şartlarına bağlı olarak işin yavaş ilerlediğini, tüm bu nedenlerle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, uğranılan zararların tespitiyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

  2. Birleşen davada ise davalı iş sahibi şirketin 400.000,00 TL bedelli teminat mektubunu haksız olarak nakde çevirdiğini ileri sürerek, bu kapsamda şimdilik 1.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmede teslim süresi olarak belirlenen 75 günlük sürenin, işin yapılacağı sahanın davacı yükleniciye tesliminden itibaren başlayacağının kararlaştırıldığını, sahanın hazır hale getirilmesi süresiyle ilgili bir takvim belirlenmediğini ve davacıya bir taahhütte bulunulmadığını, fiyat artışlarından etkilenmemesi için sözleşmeden hemen sonra davacıya peyder pey toplam 675.000,00 TL avans ödendiğini, davacının sahada hiç bir zaman yeterli personel bulundurmadığını, iddia ettiği hususlarla ilgili, sözleşme müvekkili tarafından feshedilinceye kadar tüm süreç boyunca herhangi bir ihtarda bulunmadığını, sözleşme kapsamında gerçekleştirilecek işler proje üzerinden değil, malzeme birim fiyatları üzerinden fiyatlandırıldığından davacının bir zarara uğrama ihtimali de bulunmadığını, sahanın tesliminin gecikmesinde müvekkilinin bir kusuru olmadığını, davacının sahada sürekli eksik elaman bulundurması nedeniyle işlerin aksadığını, taşeronlara ödemeleri zamanında yapmayarak temerrüde düştüğünü, tarafların 21.06.2013 tarihinde bir araya gelerek tamamlanmayan işleri tespit ettiklerini, ancak bu tutanak ve ihtarnameye rağmen davacının temerrüdünün devam ettiğini, bunun üzerine sözleşmenin müvekkilince tek taraflı olarak feshedildiğini, eksik kalan işler için başka firmalarla daha yüksek bedellerle sözleşme yapmak zorunda kalındığını, ciro kaybına uğradığını ve sözleşme kapsamında gecikme cezası alacağı doğduğunu, tüm bu zararlara karşılık olmak üzere teminat mektubunu nakde çevrildiğini savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin ticari kayıtlarının delil niteliği taşımadığı, gerçek alacak borç durumunu yansıtmadığı, davacı yüklenicinin işi eksik bırakması nedeniyle davalı iş sahibinin kalan işleri başka firmalara yaptırdığı ve bu sebeple 244.617,20 TL zarara uğradığı, yine işin tesliminin gecikmesi nedeniyle iş sahibinin talep edebileceği cezai şart tutarının 249.450,00 TL olarak belirlendiği, davalı iş sahibinin bunun karşılığında 400.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunu nakde çevirdiği, sonuç olarak davacı yüklenicinin davalı iş sahibinden talep edebileceği bir alacağı kalmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı iş sahibinin dinamit patlatması nedeniyle iş sahasında heyalan yaşandığını, bu nedenle sahanın çok geç teslim edildiğini, müvekkilinin işçileri ve alt yüklenici firma ile aylarca şantiye sahasında beklemek zorunda kaldığını, projenin değişmesi nedeniyle fazladan emek ve malzeme harcandığını, müvekkilinin uğradığı zararları karşılamayan davalı iş sahibinin teminat mektuplarını nakde çevirdiğini, üçüncü kişilere yaptırıldığı iddia edilen işlerin tam olarak ne zaman yaptırıldığının tespit edilmediğini, haksız fesih nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararların tazmini gerektiğini, iş sahibinin cezai şart talep hakkı bulunmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yüklenicinin iş sahasının geç teslim edildiğine ilişkin iddialarının, sözleşmenin 4 üncü maddesi karşısında yerinde olmadığı, zira iş süresinin sahanın tesliminden itibaren başlayacağı, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davacının mevsim şartlarını gözeterek sözleşme imzalaması gerektiği, iş sahası hazır hale gelip kendisine teslim edileceği zamana kadar malzeme fiyatlarındaki artışları öngörerek gerekli tedbirleri alması gerektiği, nitekim iş sahibinin bu hususta kendisine yeterli avansı verdiği, davacının iş sahası teslim edilene kadar personel çalıştırdığına ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığı, iş sahasının tesliminden sonra da yeterli personel bulundurmadığının anlaşıldığı, kaldı ki 9 10 boyunca personelini sahada bekletmesi ve bu konuda iş sahibinden hiç bir talepte bulunmamasının ve bu konuda bir ihtar çekmemesinin basiretli tacir davranışına uymadığı, alt yüklenici firmaya yaptığı ödemeler nedeniyle uğradığı zarardan bahsetmiş ise de buna ilişkin bir sözleşme ve ödeme belgesi sunmadığı, öte yandan, fiyatlandırmanın, kullanılacak malzeme birim fiyatı üzerinden yapıldığı gözetildiğinde ek bir maliyetinin de bulunmadığı, projenin değiştiğine ilişkin iddiaların ispat edilemediği, sonuç olarak davacının zarar ziyan talebinin yerinde görülmediği, sözleşmede temerrüt halinde sözleşme bedelinin %20 si üzerinden cezai şarta hükmedileceğinin kararlaştırıldığı, dosya kapsamında davacı yüklenicinin işin tesliminde temerrüde düştüğünün sabit olduğu, iş sahibinin verdiği 20 günlük süreye rağmen işin yapılmadığı, davalı iş sahibinin sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, davalı iş sahibinin bu nedenle 249.450,00 TL cezai şart alacağı doğduğu, davalı iş sahibi eksik kalan işleri başka firmalara yaptırmakla uğradığı 244.617,20 TL’yi teminat mektubundan mahsup etmiş ise de davacı yükleniciye yaptığı iş karşılığı hak edişler kapsamında ödeme yapıldığı, o halde eksik bırakılan işlerin dava dışı taşeronlara yaptırılan kısmından davacı yanın sorumlu olduğundan bahisle davacının hak edişinden kesinti yapılmasının haksız olduğu, sonuç olarak, davacı tarafça da kabul edilen 30.000,00 TL fazla ödeme, 249.450,00 TL cezai şart olmak üzere toplam 279.867,39 TL’nin teminat tutarı olan 400.000,00’den mahsubu gerektiği, mahsup sonucu davacının teminat mektubundan bakiye 120.132,61 TL alacağı kaldığı, bu durumda, birleşen dava 1.000,00 TL üzerinden açıldığından taleple bağlı kalınarak bu tutara hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile taleple bağlılık ilkesi gereğince 1.000,00 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davalı tarafın dinamit patlaması nedeniyle heyelan oluştuğunu ve iş sahasının geç teslim edildiğini, iş sahasının geç tesliminden kaynaklı zararları bulunduğunu, müvekkilinin edimlerini yerine getirdiğini, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalı iş sahibinin tamamlanan işlere ilişkin bir ayıp iddiası olmadığını, sadece davacının ticari kayıtlarına dayalı olarak rapor hazırlandığını belirtmiş; bunun yanında istinaf başvuru dilekçesinde dile getirdiği diğer hususları temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

  2. Birleşen davada davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davacı yüklenici tarafından eksik bırakılan ve kusurlu olan imalatların, sözleşmenin feshinden sonra daha yüksek bedeller ile üçüncü firmalara yaptırıldığını, buna ilişkin delillerin dosyaya sunulduğunu, bu nedenle toplam 244.617,20 TL zarara uğradığının bilirkişi kurulunca tespit edildiğini, bu miktarın da teminat mektubundan mahsubu gerektiğini ileri sürerek, kararın birleşen dava yönünden bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda, taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı tazminat ve nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddeleri

  1. Değerlendirme

  2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.1. Birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

2.2. Birleşen dava, sözleşme kapsamında davalı iş sahibi tarafından nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2.3. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı iş sahibinin, fesihten sonra eksik kalan işlerin tamamlanması karşılığında başka firmalara yapıldığı ileri sürülen ödemelerin, teminat mektubu bedelinden mahsup edilmesininin doğru olmadığı sonucuna varılarak, birleşen davada davacı tarafın bu kapsamdaki bakiye alacağının, taleple bağlı kalınarak tahsiline hükmedilmiştir.

2.4. Taraflar arasında 15.06.2012 tarihinde, davalı iş sahibine ait tesiste, betonarme inşaat, çelik imalat, makina ekipman imalat vd. işlerin yapımını konu alan eser sözleşmesi düzenlenmiştir. Sözleşmenin 4 üncü maddesinde işin süresi; iş sahibi şirketçe, zenginleştirme sahasındaki orman kesimi ve hafriyat dolgu işleri tamamlanıp sahanın yüklenici şirkete tesliminden itibaren 75 gün olarak belirlenmiştir. Dosya kapsamından iş sahasının 01.02.2013 tarihi itibariyle yükleniciye teslim edildiği, buna göre işin en geç 16.04.2013 tarihi itibariyle teslim edilmesi gerekirken, yüklenicinin bu sürede işi tamamlamadığı, davalı iş sahibinin 10.06.2013 tarihli ihtarnamesi ile yükleniciye 20 günlük ek süre verdiği, bu süre zarfında da işin tamamlanmaması üzerine, tarafların bir araya gelerek 21.06.2013 tarihli tutanak ile tamamlanmamış ve eksik kalan işleri tespit ettikleri, yüklenicinin edimini yerine getirmemesi nedeniyle iş sahibinin 22.08.2013 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiği anlaşılmıştır.

2.5. Davacı yüklenici, iş sahasının kendisine geç teslim edildiğini, yaklaşık 9 10 ay boyunca sahanın teslimini beklediğini, bu dönemde işçi çalıştırdığını, alt yüklenici şirkete ödemeler yaptığını iddia etmiş ise de; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, davacının kendi ticari kayıtlarına göre iddia ettiği ödemeleri yapmadığı, SGK kayıtlarına göre bu dönemde işçi çalıştırmadığı, iş sahasının teslimi için herhangi bir ihtar göndermediği, sözleşmenin yukarıda anılan hükmüne göre de iş sahasının teslimi için bir süre öngörülmediği, 75 günlük sürenin, iş sahasının tesliminden itibaren başlayacağı anlaşılmış olup tüm bu hususlar nazara alındığında, yüklenici şirketin işin tesliminde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.

2.6. Bu durumda, iş sahibi şirket sözleşmeyi fesihte haklı olup bu nedenle uğradığı zararlarının tazminini isteyebilir. Bu kapsamda, zararlarını karşılamak üzere teminat mektubunu nakde çevirebilir. Burada istenebilecek zararın miktarı, dönülen sözleşme bedeli ile işin sonraki yükleniciye uygun sürede verilmesi koşuluyla ödenmek zorunda kalınan bedel arasındaki oluşan farktır.

2.7. Az yukarıda açıklandığı üzere, taraflar 22.08.2013 tarihinde bir araya gelerek liste halinde eksik kalan işleri tespit etmişlerdir. Davalı iş sahibi, eksik kalan işlerin başka firmalara yaptırıldığına dair sözleşmeleri ve ödeme belgelerini dosyaya sunmuştur. Dosya kapsamında alınan 31.07.2018 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda, sözleşmenin feshinden sonra davalı iş sahibinin üçüncü firmalara yaptırdığı işlerin tutarının KDV dahil 705.645,00 TL olduğunu, iş sahibinin bu nedenle 244.617,20 TL zarara uğradığı belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince, iş sahibinin bu tutarı teminat mektubu bedelinden mahsup etmesinin doğru olduğu sonucuna varılmıştır.

2.8. Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde ise, davalı iş sahibi şirket genel direktörü ... tarafından eksik bırakılan işlerin 78.000,00 TL bedelle başkalarına yaptırıldığına dair yüklenici şirkete elektronik posta gönderildiği belirtilmiş, dosya kapsamında yapılan incelemede ise bu elektronik postanın ... tarafından değil ... tarafından 30.07.2013 tarihinde gönderildiği, bu elektronik postada inşaat işleri için 53.000,00 TL, çatı ve cephe kaplaması için 25.000,00 TL, kaybolan pompalar için 6.200,00 TL, gecikme ceza bedeli 244.000,00 TL olmak üzere toplam 328.000,00 TL zarara uğradıkları, bunun için de teminat mektubunu nakde çevirecekleri, bunun dışında daha sonra meydana gelecek zararları için de 50.000,00 TL bloke uyguladıkları belirtilmiştir.

2.9. Davalı iş sahibi şirketin de ... tarafından gönderilen elektronik postalara delil olarak dayanması ve iş sahibi şirket adına işbu davayı açan avukata adı geçen kişinin, şirket adına vekalet vermesi nazara alındığında, bu kişinin iş sahibi şirketin yetkilisi ve temsilcisi olduğu anlaşılmakta olup söz konusu elektronik posta iş sahibi şirket yönünden bağlayıcıdır. Ne var ki elektronik postanın tarihi 30.07.2013 tarihidir ve sözleşme bu tarihten sonra 22.08.2013 tarihinde feshedilmiş, iş sahibi şirket eksik kalan işlerin tamamlanması için 19.08.2013 ve 20.08.2013 tarihinde başka firmalarla sözleşmeler yapmıştır. Söz konusu elektronik postada daha sonra meydana gelebilecek zararlar için hakkın saklı tuttulduğu da dikkate alınırsa, iş sahibi şirketin bu elektronik postada yazılı tutar olan 78.000 TL ile bağlı kalmaksızın ortaya çıkan zararını talep edebileceği açıktır.

2.10. Tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, birleşen davada davalı iş sahibi şirket, sözleşmeden dönmekte haklı olduğundan, eksik kalan işleri başka firmalara yaptırması nedeniyle uğradığı zararı, nakde çevirdiği teminat mektubu bedelinden mahsup edebilir. İlk derece yargılaması sırasında, alınan teknik bilirkişi raporlarıyla davalı iş sahibinin bu kapsamdaki zararı 244.617,00 TL olarak tespit edilmiş olup bu tutarın teminat mektubundan mahsubu yerindedir. Birleşen davada hesaplanan gecikme tazminatı 249.450,00 TL, 3. kişilere yaptırılan işlerden kaynaklı tazminatı 244.617,00 TL olduğundan 400.000,00 TL tutarlı nakde çevrilen teminat mektubu bedelini toplam zararı aştığından davalı iş sahibinden alacak kalmamıştır. Bu nedenlerle birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan birleşen davada davalı yararına takdir olunan 17.100,00 TL

duruşma vekalet ücretinin, birleşen davada davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ... Seramik Hammaddeler San. ve Tic.

A.Ş.'ye iadesine,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacı ... Gayrimenkul İnş. Oto San. Tic. Ltd. Şti.'den alınmasına,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizincelenenvı.kararıkararınmahkemesiderecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:01:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim