Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3428
2023/3766
8 Kasım 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2023/419 E., 2023/747 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen konkordato davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacıların konkordato isteminin reddine, davacı şirketin iflasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve müdahil Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ülke ekonomisindeki dalgalanmalar ve gerekse dünya genelinde yaşanan likidite sıkıntısından olumsuz etkilendiklerini ileri sürerek revize proje ile konkordatoya tabi olan ve faiz içermeyen asıl alacağa ilişkin borcunun 1 yıl ödemesiz aylık eşit taksitler halinde 48 ay vade ile ödenmesi şeklinde konkordato projesinin tasdikini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2019/661 Esas, 2021/567 Karar sayılı kararıyla; alacaklılar toplantısında yasal nisabın sağlandığı ve tasdik şartlarının mevcut olduğu gerekçesiyle talebin kabulü ile konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir.
III. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım müdahil vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/1704 Esas, 2021/1543 Karar sayılı kararıyla; konkordato komiseri raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, bir kısım müdahil alacağının çekişmeli alacak olarak kabul edilmesi ve bunların da ayrıca dava açabilmelerinin mümkün olması, çekişmeli olmayan alacaklara göre nisabın oluşması böylece alacak ve alacaklılar açısından çoğunluğun oluşması nedeniyle tasdik şartlarının yerine geldiği, projenin uygulanabilir olduğu, ihtilaflı alacaklar yönünden depo kararının verilip verilmemesinin mahkemenin takdirinde olduğu, rehinli olan ve şirketin faaliyeti için gerekli olan bina, makine ve taşıtlar için satış ve muhafazanın bir yıl ertelenmesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım müdahil vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 13.02.2023 tarihli, 2022/1205 Esas, 2023/19 Karar sayılı ilâmı ile; mahkemece borçlunun kaynakları ile orantılı olamayan, somut verilere dayanmayan, ödeme süresinin uzunluğu nedeniyle alacaklıların aleyhine olacak şekilde menfaat dengesini bozan konkordato projesinin reddine, borca batık olduğu anlaşılan davacı şirketin iflasına karar verilmesi gerekirken, projenin tasdikine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma öncesi alınan komiser heyeti raporlarında davacı şirketin borca batık olduğu tespit edildiğinden şirket yetkilisinin son celse beyanının alındığı, davacı vekilinin borca batıklık durumununun yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler dikkate alınarak bugün itibariyle belirlenmesi talep ettiği, bozma ilamına uyulduğuna göre yeniden borca batıklık incelemesinin yapılması bozma ilamı içeriğine aykırı olacağı gibi kararı yasa yoluna götüren müdahillerin kazanılmış haklarına müdahale niteliği taşıyacağından yeniden borca batıklık değerlendirmesi yapılması gerekmediği gerekçesiyle davacı şirketin konkordato talebinin reddi ile borca batık olması sebebiyle iflasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve alacaklı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin borca batık olmadığını, yargılama safhasındaki olumlu ve olumsuz gelişmeler dikkate alınarak borca batıklık durumunun yeniden belirlenmesi için rayiç değerlere göre bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, müvekkil şirketin bozmadan sonra verilecek karar tarihi itibarıyla borca batık olup olmadığı yeniden tespit edilmeden iflasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, toplam 23.000.000,00 TL borcunu ödediğini, aylık kârını 1.600.000,00 TL ye yükselttiğini, taksitlerini düzenli ödediğini, davacı şirkete ait taşınmazların rayiç değerlerinin konkordato sürecinde 10 kat artarak değerlendiğini, şirket borçlarının kefiller aracılığıyla yeniden yapılandırıldığını, şirketin borçlarının azaldığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
-
Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece yeniden borca batıklık hususunun araştırılması, şirket borca batık değilse davanın usulden reddedilmesi gerekirken bu hususta araştırma yapılmaksızın şirketin iflasına karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Talep, İİK 285 ve devamı maddeleri çerçevesinde konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 285 vd., 292 nci ve 308 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.
- Değerlendirme
3.1. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı taraf süreç içerisinde şirket borca batıklıktan kurtulduğundan şirketin güncel durumu dikkate alınarak borca batıklık incelemesi yapılmasını talep etmiş, Mahkemece yeniden borca batıklık incelemesinin yapılması bozma içeriğine aykırı olacağından talebin değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacı şirketin iflasına karar verilmiştir.
3.2. Borca batıklık, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin işletme sermayesinin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nun 376 ncı maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ile yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce borca batıklık bilançosu da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir.
3.3 Konkordato talebine ilişkin yargılamada dava teorisinden farklı olarak, talep sonrası gelişmeler değerlendirmeye tabi tutulabilir. Konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. Bu kabulden hareketle talepten sonra şirketin malvarlığı ile ilgili lehe ve aleyhe olan gelişmelerin değerlendirilmesi gerekir.
3.4. Buna göre her ne kadar bozma öncesinde alınan raporlarına göre davacı şirketin rayiç değer bilançosuna göre borca batık olduğu tespiti yapılmış ise de az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafça bozma ilamı sonrasında süreç içerisinde şirketin borca batıklıktan kurtulduğu ileri sürüldüğüne göre mahkemece bozma sonrasında yeniden borca batıklık incelemesi yapılması bozma ilamına içeriğine aykırı olmayacağı gibi kazanılmış haklara müdahale niteliği de taşımayacaktır.
3.5. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde mahkemece yeniden bilirkişi raporu aldırılarak davacı şirketin güncel durumu itibariyle rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:04:40