Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3929

Karar No

2023/3758

Karar Tarihi

8 Kasım 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/633 E., 2021/176 K.

DAVA TARİHİ: 11.08.2011

HÜKÜM/KARAR: Kısmen kabul

Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar ... ve ...Güvenlik Temizlik Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalılar tarafından çalıştırılan dava dışı işçinin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçiye icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkili tarafından ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalılar ... ve ...Güvenlik Temizlik Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; İş Mahkemesinde verilen karar üzerine müvekkillerin sorumluluğuna düşen miktarın davacı işçi vekiline ödendiğini, davacı aleyhine hükmedilen bedelden davacı kurumun tek başına sorumlu olduğunu, bunlara dair yaptığı ödemelere karşı rücu hakkının bulunmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmelerde bu konuda hüküm bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

  2. Davalı Sektör Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin işveren sıfatı bulunmadığından davada husumet ehliyeti olmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre müvekkilinin işçi haklarından sorumlu olmadığını, asıl işverenin olan davacının da müvekkili şirket ile birlikte sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

  3. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 28.03.2013 tarihli, 2011/253 E., 2013/229 K. sayılı kararı ile; ihale sözleşmesinde söz konusu işçi alacak ve haklarından yüklenici sıfatı ile davalı şirketlerin sorumlu olduğunun belirtildiği, her bir davalının kendi sözleşme dönemlerine tekabül eden tutar kadar sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

  1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ...Güvenlik Temizlik Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 02.04.2014 tarihli, 2013/29238 E., 2014/9946 K. sayılı ilâmıyla; taraflar arasındaki hizmet sözleşmeleri ve eki olan şartnamelerde, dava konusu işçi alacakları nedeniyle yüklenicinin sorumlu olduğunun düzenlendiği davalılar yönünden davacının asıl işveren olarak ödemiş olduğu miktarın tamamını davalılardan rücuen talep edebileceğinin kabulü ile sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 21.01.2016 tarihli, 2015/659 E., 2016/42 K. sayılı kararı ile; davacı idarenin dava dışı işçiye ödediği işçi alacaklarını davalı alt işverenden isteme hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 19.139,45 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

  1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ... ve ...Güvenlik Temizlik Ltd. Şti. vekili ile davalı ... Hiz. Tem. San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 19.10.2020 tarihli, 2019/1776 E., 2020/3107 K. sayılı ilâmı ile; mahkemece toplam dava değerinin tüm davalılardan tahsiline karar verilmesi bu miktarın tüm davalılardan eşit olarak infazı sonucunu doğuracağından bir kısım davalılar aleyhine sonuç doğuracağı, ayrıca ilk kararı temyiz eden davalı ... ve ...Güvenlik Temizlik Ltd Şti’nin sözleşmelerinde ödenen bedelden yüklenicinin sorumlu olduğu hükmünün bulunduğu, bu konudaki temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı, bu durumda bozma öncesi verilen karar gibi davalılar hakkında ayrı ayrı sorumluluğa hükmedilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak ve usulü kazanılmış hakları ihlal edecek şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmeleri ve ihale şartnamesi hükümleri uyarınca dava konusu işçi alacakları yönünden her bir davalının kendi dönemi ile sorumlu olduğu anlaşıldığından her bir davalının sorumlu olduğu miktarları hesaplayan 20.03.2013 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ...Güvenlik Temizlik Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar ... ve ...Güvenlik Temizlik Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; İş Mahkemesi ilâmında dava dışı işçinin müvekkiller nezdindeki çalışması istifa ile sonlandığından müvekkillerden kıdem ve ihbar tazminatı isteyemeyeceği yönünde karar verildiğini, davacı kurum tarafından müvekkil şirketler adına kıdem ve ihbar tazminatı için herhangi bir ödeme yapmadığından bu kısım yönünden müvekkillerin sorumluluğunun bulunmadığını, diğer işçilik alacakları yönünden İş Mahkemesi ilâmında her bir alt işverenin hangi alacaklardan ne miktarda sorumlu olduklarının hüküm altına alındığını, bu nedenle bilirkişi tarafından ihbar ve kıdem tazminatı dışlanarak diğer alacak kalemleri yönünden hesaplama yapılması gerektiğini, hizmet alım sözleşmelerinde işçilik alacaklarından alt işverenin sorumluluğuna ilişkin açık düzenleme bulunmadığından davalıların ödenen bedelin tamamından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, icra takibi sonucunda ödenmek zorunda kalınan avukatlık ücreti ve icra takip masraflarından müvekkil şirketlerin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davacı idare ödemeye ilişkin müvekkil şirketlere bildirimde bulunmadığından dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, dava dışı işçi için ödenen işçilik alacaklarından davacının da yarı yarıya sorumluluğunun bulunduğunu beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ncı ve devamı maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 427 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına, temyiz eden davalıların önceki kararları temyizinde ileri sürdüğü temyiz nedenleri doğrultusunda karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalılar ... ve ...Güvenlik Temizlik Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkarartemyizyargılamaincelenenvı.kararımahkemekararınonanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:04:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim