Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2422
2023/3750
8 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/2503 E., 2022/87 K.
DAVA TARİHİ: 28.06.2016
HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2016/377 E., 2019/272 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve ihbar olunan ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin (süre yönünden) duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı vekilinin duruşma isteğinin süreden reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketlerle bedelsiz olarak 25.000 m³ alt kaya dolgusu ile saha içerisinde gösterili noktadan 1.5 mt kalınlıkta verimli tarım toprağının serilmesi, 316 adet 8 yaş grubu ceviz ve diğer meyve ağaçlarının yine saha içerisinde geçici olarak dikilip korunması işi için anlaştığını, bu iş kapsamında davalıların davacının belirleyeceği alanlardaki arazi iç yolunun yapımı, gölet yapımı, dere yatağı kaya dolgusunun yapımı işini gerçekleştireceğini, ancak davalıların yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dolgu şartnamesinde yazılı işlere teklif tarihi itibariyle başladıklarını, ancak sadece kaya dolgu yapılarak hafriyat sahaya dökülmek suretiyle 25.06.2015 tarihi itibari ile çalışma alanı olan davacının ceviz bahçesinin tamamen moloz, hafriyat döküm deposu halinde bırakılarak tarım alanını terk ettiklerini, davalıların dolgu ruhsatı almadığını, şartnameye aykırı olarak 245.000 m³ alt kaya dolgusu yapıldığını, davacıya ait 316 adet ceviz ağacının tamamen kaya dolgu altında bırakılarak katledildiğini, taşınmazdaki 316 adet 8 yaş grubu ceviz ağaçlarının zarar gördüğünü, bir adet ceviz ağacı bedeli 600,00 TL'den 316 adet cevizin toplam tutarı ile 1 m³ dolgu bedeli 1,95 TL'den 245.000 m³ dolgu x 1,95 TL toplam dolgu bedelinin toplam tutarı 300.000,00 TL mahrumiyet ve mağduriyet cezası tazminatı bedelinin ve cezai şartlardan oluşan hüküm bentleri uyarınca davacı adına tazminatın olmak üzere ceviz ağacı bedelleri ile teklif şartnamesine aykırı kaya dolgu bedelleri alacağının tespiti gerektiğini, davacının ihtar etmesine rağmen bu ayıp ve eksikliklerin giderilmediğini, zararının telafi edilmediğini, davalıların şartnameye aykırı olarak edimlerini ayıplı ve eksik ifa etmesinden dolayı meydana gelen zararının tazminini istediklerini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalılarca dolgu teklifinde yazılı sulama göleti, arazi içi yolu, arazinin tesviyesi, dereyatağı kaya dolgularının yapılması maliyetlerinin tespitinin yapılmasına, davacının mağduriyeti halen devam ettiğinden, zarar miktarı fiilen tespit edilemediğinden yargılama aşamasında alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilecek zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL üzerinden davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 28/02/2019 tarihli dilekçesi ile talebini ıslah ederek 444.510,00 TL'nin gecikme faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... İnşaat San. Tur. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 654 ve 655 parsel numaralı taşınmazların sahibinin davacı olmadığından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davalı şirketin merkezi İstanbul'da olduğundan Bursa Asliye Hukuk Mahkemesin yetkili olmayıp İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının kısmi dava ile birlikte tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, dava dilekçesinde zararını hesaplamış olmasından dolayı kısmi dava açamayacağını, savcılık dosyasının bekletici mesele yapılmasını, taraflar arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla haksız fiile dayanıyorsa davacının iddiasını ispat etmek zorunda olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, 15.06.2016 tarihli belediye yazısına göre davalı şirkete ait kamyonların son 6 aylık hareketlerinin incelendiği ve söz konusu alanlarda herhangi bir damper hareketine rastlanmadığının belirtildiğini, bu yazının da davacının kötü niyetini gösterdiğini, davalı şirketin ülke tarihinin en maliyetli ve en büyük projelerinden birini büyük bir dikkat ve özen içinde yerine getirdiğini, iddiaları kabul etmediğini belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı adi ortaklığın ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığından dava ehliyeti, taraf sıfatı da bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, davacı ile aralarında herhangi bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığını, adi ortaklığın ayrı tüzel kişiliğinin olmadığını, adi ortaklığın 5 şirketten oluştuğunu, davalı ... İnşaat San. Turz. ve Tic. A.Ş. ile anahtar teslim götürü bedel alt yüklenici sözleşme imzalandığını, davacının iddialarının aksine davalı ... İnşaat şirketinin adi ortaklığın ortağı sıfatı ile değil ayrı bir sözleşme çerçevesinde alt yüklenici sıfatı ile sözleşmesini ifa ettiğini, diğer davalı şirketin faaliyetlerinden davalı ortaklığın hukuken sorumlu olamayacağını, müvekkilinin şartnamelere ve muvafakatnamelere taraf olmadığı gibi davalı ortaklık ile davacı arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin de bulunmadığını, gönderilen ihtarnamelerin muhataplık sıfatları bulunmaması nedeniyle diğer davalı şirkete çözüme kavuşturulması amacıyla bildirildiğini, savcılık dosyasında da hiçbir sorumlulukları olmadığını alınan ifadede bildirdiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığı gibi davacı tarafın adi ortaklıkla ilgili davasından feragat etmesi nedeniyle adi ortaklık hakkındaki davanın reddine, davacının tazminat konusu yaptığı taşınmazların davacı adına kayıtlı olmadığı, kayıt maliklerine davanın ihbar edildiği, davalı ... İnş. Turz. Tic. A.Ş. vekili davacı ile aralarında imzalanmış herhangi bir sözleşme olmadığını iddia ederek davanın reddini istemiş ise de, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen belgelerden ve tanık beyanlarından davalı adına iş gören taşıma şirketlerinin davacının isteği üzerine taşınmazlara dolgu malzemesi döktüğünün kabul edildiği, davacı taraf dolgu malzemelerini kendisi tarafından ekilen ve bakılan ağaçlara zarar verdiğini iddia etmiş ise de, keşifte dinlenen tanığın araziye toprak dökümü yapılırken arazinin boş olduğunu beyan ettiğinden davacının arazide ağaçlar bulunduğu halde üzerine toprak dolgusu yapıldığı yolundaki beyanına itibar edilemediği, davacı tarafça ibraz edilen 24/09/2015 tarihli üzerinde ... İnşaat Sanayi Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi yazılı, arazi sahibi olarak ... imzası, şirket adı altında da Özgür Demir toprak işleri şefi yazılı muvafakatnamelerden 654 ve 655 numaralı parsellerde yapılan çalışmalar ile birlikte toprak döküm işinin ...'in isteği doğrultusunda yapılarak tamamlandığı, arazinin tarıma elverişli hale getirilerek kendisine teslim edildiği, imzalı beyanı karşısında davacının zarar gördüğü yolundaki iddialarının subuta ermediğinin kabul edildiği, dolguya ilişkin işlemlerin davacının isteği üzerine yapılmış olup davalının imzalamış olduğu muvafakatnameler karşısında, davacının dolgu bedellerinin toplam tutarının ne olduğunun hesaplanmasına ilişkin talebinde menfaatinin bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve ihbar olunan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı ve ihbar olunan vekili istinafa başvuru dilekçesinde; davalı şirket çalışanı toprak şefi Özgür Demir tarafından imzalı 24/09/2015 tarihli muvafakatname başlıklı belge kapsamında davalı tarafça müvekkilinin taşınmazlarında kazı ve hafriyat dolgusu yaptıklarını yazılı olup bu belgede müvekkilinin imzasının bulunmadığını, dava konusu taşınmazları dosyadaki mevcut taşınmaz maliklerinin muvafakatleri doğrultusunda 2008 yılından itibaren kullanmaya başladığını, davalı ... Şirketi'nin müvekkilinin kullanımındaki taşınmazlardaki kazı hafriyatı dolgusu yoluyla 316 adet ceviz ağacının toprak dolgusu altında bırakılması nedeniyle uğranılan zararın tazminen müvekkiline ödenmesi ve hafriyat toprağının taşınmazlardan kaldırılmasına yönelik ıslah talebinde bulunduklarını, 02/03/2015 tarihli dolgu teklifi/şartnamesine davalı ... Şirketi'nce itiraz edilmiş ise de, 24/09/2015 tarihli muvafakatname başlıklı belgelerden taşınmazlara kazı ve hafriyat dolgusunun yapıldığının açık olduğunu, dinlenen tanık beyanlarıyla dava konusu taşınmazlarda ceviz ağaçlarının bulunduğunun sabit olduğunu, 24/09/2015 tarihli muvafakatnamede bahsedilen 14/09/2015 tarihli belgenin davalı şirketten istenilmesine ilişkin taleplerinin mahkemece dikkate alınmadığını, taşınmazlara ilişkin sunulan uydu fotoğraflarının dikkate alınmadığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. Davacı vekili 30/09/2019 tarihli istinafa başvuru dilekçesinde ise; müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT'nin 13.maddesine aykırı olduğunu beyanla kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda davacı tarafın kullanımında olan taşınmazlara dolgu işleminin yapıldığının belirlendiği, davalı taraf taşınmazlara hafriyat ve dolgu işlemi yapmadığını savunmuş ise de, alınan bilirkişi raporu ve davalı şirket tarafından Bursa İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'ne gönderilen dava konusu taşınmazlara maliklerinin muvafakatiyle toprak serilmesi işleminin yapıldığı ancak maliklerin bilgisi dışında taşınmazlarda bulunan zeytin ağaçlarının kendi inisiyatifi ile söküldüğü, konuyla ilgili olarak mevzuat çerçevesinde yapılması gerekli işlemin ne olduğu hususunun bildirilmesini istediğine ilişkin dilekçe, dosyadaki bilgi ve belgelerle davalı tarafça davacının kullanımında bulunan taşınmazlara dolgu işlemi yapıldığının sabit olduğu, davacı taraf kullanımında olan taşınmazlara ceviz ağacı diktiğini iddia etmiş ise de, ceviz ağaçlarının dikildiği ve zarar gördüğü hususunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, bu hususa ilişkin mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, davacı, taşınmazlardaki hafriyatların kaldırılarak arazilerin eski doğal yapısına kavuşturulmasını talep etmiş ise de, davacının gerek dava dilekçesine ekli teklif formu ile kullanımında olan taşınmazlarına dolgu ve hafriyat işlemleri yapılmasına muvafakat etmesi gerekse dosyada mevcut Bursa İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nün 14/10/2019 tarihli Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na hitaben yazılan yazıda taşınmazlara ilişkin olarak nakledilmiş serilmiş olan toprağın kaldırılması zorunluluğunun bulunmadığına ve söz konusu toprağın zeytin yetiştirmeye de engel teşkil etmediğine ilişkin yazı cevabı uyarınca yerel mahkemece taşınmazın eski hale getirilmesine ilişkin talebin reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru süresi dolduktan sonra, davalı tarafın istinafa başvuru talebi bulunmadığı halde, 30/09/2019 tarihli davalı tarafın istinaf yoluna katılma yoluyla mahkemece hükmedilen vekalet ücretine ilişkin istinaf başvuru talebinde bulunduğu, davalı taraf istinaf kanun yoluna başvurmadığından, davacı tarafça da süresinde sunulan istinaf dilekçelerinde yerel mahkemece hükmedilen vekalet ücreti açıkça ve ayrıca istinaf sebebi yapılmadığından bu hususun incelenmediği, ihbar olunan ... istinaf başvuru dilekçesi vermiş ise de, ihbar olunan, davada taraf olarak yer almadığı gibi aleyhine hüküm de kurulmadığından istinaf hakkı olmayan ihbar olunan ...'ün istinaf başvurusunun reddine karar verildiği belirtilerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Muvafakatnamede .../ ... adlarına açılan imza bölümlerinde davacı ve ihbar olunanın imzaları bulunmadığını,
2.02/03/2015 tarihli Dolgu Teklifi / Şartnamesi başlıklı yazılı belge kapsamında davalı ... A.Ş. firmasının o tarihte İstanbul / İzmir otoyol inşaatı kapsamında saha yöneticileri ile karşılıklı temaslar neticesindeki çalışmasına duyulan güvenle yazılı belge içeriğince özel şartlarda kısmi kaya dolgusu üzerine 2 mt kalınlıkta organik doğal homojen tarım toprağı doldurulması hakkında ve bu işlem nedeniyle davalı şirketten herhangi bir bedel talep edilmeyeceği hususunda teklif sunulduğunu, ancak yazılı belgenin cezai şartlar hükümlerince, aksi müdahale yapılması halinde yazılı cezai şartlara göre hüküm kurulması ve bu konuda yasal merciilerde davaların açılacağı belirtildiğini, davalı şirketlerin ise davacının isteği dışında hatta yasalara dahi aykırı olacak şekilde anılan taşınmazlara hafriyat dökümü gerçekleştirdiğini, yapılan bu usulsüz işlem sonucunda davacının taşınmazının zarar gördüğünü ve tarım yapılamaz hale geldiğini, tanık beyanlarında da görüleceği üzere davaya konu taşınmazların hafriyat döküm alanı gibi kullanıldığını,
3.Dava dosyasındaki davacı lehine delil niteliği taşıyan tüm belge ve bilgilere, davalı şirketin fiilen taşınmazlarda harfiyat dolgusu yapmak suretiyle ceviz ağaçlarına zarar verdiği fiili gerçeğine rağmen mahkemece aleyhte karar verildiğini, belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinin eksik ve ayıplı ifası nedeniyle 316 adet ceviz ağacının toprak dolgusu altında bırakılması sebebiyle uğranılan zararın tazmini ile dökülen hafriyat toprağının taşınmazlardan kaldırılması istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369, 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı TBK 470 486 maddeleri,
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Davacı, davalı tarafla 02.03.2013 tarihli dolgu teklif belgesi kapsamında hafriyat ve dolgu işlemlerine ilişkin anlaşma yapıldığını, bu anlaşma kapsamında kullanımındaki taşınmazlarda bulunan ceviz ağaçlarının davalı tarafın kazı ve hafriyat işlemleri sırasında zarar görmesi nedeniyle ağaç bedeli ve ağaçlardan elde edilecek ürün gelirinin tazmini ile taşınmazlardaki hafriyatın kaldırılarak arazilerin eski doğal yapısına kavuşturulması isteminde bulunmuştur. Davalı taraf aralarındaki sözleşme ilişkisini kabul etmemiş, ortada bir zarar varsa ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
-
Davalı tarafça aralarında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığı iddia edilmekte ve davacı tarafından dosyaya sunulan 02.03.2013 tarihli dolgu teklif belgesinde davalı tarafların imzası bulunmamakta ise de mahkemece yerinde yapılan inceleme, kurumlarla yapılan yazışmalar ve dosyadaki mevcut deliller kapsamında, davalı tarafından davacının kullanımında bulunan taşınmazlara davacının talebi doğrultusunda dolgu işlemi yapıldığı anlaşılmaktadır.
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır. Kıyas yoluyla uygulanacak hükümlere göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören ise zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
-
Davacı, kullanımında olan taşınmazlara ceviz ağacı diktiğini, hafriyat ve dolgu işlemleri nedeniyle ceviz ağaçlarının zarar gördüğünü iddia etmiş, taşınmazlardaki hafriyatın da kaldırılmasını talep etmiş ise de taşınmazlara toprak dolgusu yapımına muvafakat ettiğinin anlaşılması, mevcut zeminin tarıma elverişli olduğunun tespiti ve ağaçların zarar gördüğü iddiasını usulüne uygun delillerle ispatlayamaması karşısında mahkemece verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, eser sözleşmesinin ayıplı ve eksik ifasıyla taşınmaz üzerinde bulunan ceviz fidanlarına verilen zararın tazmini ile sözleşmeye aykırı dökülen hafriyatın kaldırılması bedelinin tahsiline ilişkindir.
Davalı tarafından taşınmaz üzerine hafriyat döküldüğü hususunda sayın çoğunluk ile aramızda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık yapılan bu işlemin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olup olmadığı, davacının bir zararının doğduğunu ispat edip edemediği noktasında toplanmaktadır
Hukuk yargılamasında ispat kurallarının en önemli özelliklerinden biri de olumlu eylemi iddia edene ispat yükü düşer. Kural “sen bu işi yapmadığını ispat et” değil “bu işin yapıldığını ispat et” şeklindedir. O nedenle dinlenen tanıklardan olumlu eylemi bildiğini belirten tanıkların beyanlarına itibar edilir, bir eylemin olmadığını veya görmediğini söyleyen tanık beyanları ikinci derecede değerlendirilir.
Somut olayda, davacının taşınmazına hafriyat döküldüğü gerek tanık beyanları gerekse fiili durum ile sabittir. Davacının dikmiş olduğu ceviz fidanlarının zarar gördüğü de sabittir. Yine alınan bilirkişi raporu ile taşınmaza dökülen bir kısım hafriyatın arazi yapısına uygun olmadığı, arazinin kullanımına engel olduğu ve kaldırılması gerektiği belirtilmiştir.
Sonuç itibariyle bilirkişi tarafından belirlenen davacı zararının tazmini gerekirken iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle kararın onanması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:04:40