Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3791

Karar No

2023/3748

Karar Tarihi

8 Kasım 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/776 E., 2021/298 K.

DAVA TARİHİ: 20.12.2011

HÜKÜM/KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Ankara'daki iki adet özel hastaneyi işlettiğini, davalıdan Netsis Fusion @6 Foreruner İnsan Kaynakları adlı yazılım programını 31/05/2007 tarihli D 22393 fatura no ile 40.856,56 TL'ye satın aldığını, programdaki ciddi problemlerin davalı şirket tarafından çözümlenemediğini, beklenen faydanın sağlanmadığını, davacıyı mağdur ettiğini, 15/12/2009 tarihinde noter kanalı ile ayıp ihbarında bulunduklarını, mahkememizin 2010/258 D. İş sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde programdaki sorunların belirtildiğini, davalının sözleşme gereği yükümlülüklerini yerine getirmediğini beyanla mahkememizin 2010/258 D. İş sayılı tespiti yapılan ayıba ilişkin 41.423,97 TL maddi tazminatın fiilen gerçekleştiği tarihten itibaren uygulanacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği programı 31/07/2007 tarih ve D seri 023676 sıra numaralı fatura ile satın aldığını, programda hiçbir ayıbın bulunmadığını, ihbar borcunun yasal süresi içinde ve TTK 'nın 20/3 maddesi gereği gibi yerine getirilmediğinden dolayı da davacının ayıba ilişkin istemlerinin zamanaşımına uğradığını, tespite dayandırılarak açılan davanın usule aykırı olduğunu, tespit raporuna yapılan itirazlarını tekrarla davacının haksız, dayanaksız ve zamanaşımına uğramış tüm taleplerinin ve davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2014 tarihli 2011/722 Esas 2014/356 Karar sayılı kararıyla; mahkemece yapılan yargılamada toplanan delillere ve benimsenen kök ve ek bilirkişi raporlarına göre; taraflar arasındaki sözleşmede 24 aylık garanti süresi kararlaştırılmış olması dikkate alındığında, garanti süresinin 31/07/2009 tarihinde sona erdiği, garanti süresi dolduktan sonra yazılım programında ortaya çıkan ayıplar için yasada öngörülen süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığı, ilk ayıp ihbarının yapıldığı tarih dikkate alındığında davacının garanti süresi dolduktan sonra ayıpları derhal satıcıya bildirmediği gibi üründeki ayıbın gizli ayıp olmadığı ve ayrıca büyük ölçüde ayıbın kullanım hatasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin 04.11.2014 tarihli 2011/722 Esas 2014/356 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi 20.01.2016 tarihli 2015/4383 Esas, 2016/382 Karar sayılı ilamında; sözleşmenin 3. maddesi uyarınca taraflar arasındaki iş bu sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, mahkemece uyuşmazlığın eser sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi ve yazılım programının uyarlandığı davacının iş yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken sözleşmenin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davacının eser sözleşmesi kapsamında davalıdan satın aldığı bilgisayar yazılım programının gizli ayıplı olduğu, davacının, davalıya eserde ortaya çıkan gizli ayıpları 22/08/2007 24/06/2009 tarihleri arasında 31 adet bildirim yaparak e mail yoluyla davalıya bildirdiği, sorunun çözümü için davalı tarafça toplantılar yapıldığı, bu şekilde davacının davalıya süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, ayıbın devam etmesi nedeniyle davacının dava konusu yazılım programı yerine yeni bir program kullanmaya karar verdiği ve ardından davacının ayıp sebebiyle 818 sayılı BK'nın 360. maddesinde düzenlenen haklardan olan eseri kabulden kaçınma (sözleşmeden dönme) hakkını kullanarak söz konusu yazılım programı için ödediği bedelin iadesini talep ettiği, söz konusu bilgisayar yazılım programındaki gizli ayıbın niteliği itibariyle davacının eseri kullanamayacak veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacak derecede ayıplı olduğu, söz konusu yazılım programının davacıya 31/07/2007 tarihinde teslim edildiği, zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, dava açılış tarihinin 20/12/2011 tarihi olduğu, bu nedenle söz konusu alacağın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmakla, davacının davasının kabulüne, 40.856,56 TL sözleşme bedelinin dava tarihi olan 20/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 567,41 TL delil tespiti masrafının yargılama gideri kısmında değerlendirilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1.İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/258 D. İş sayılı dosyasından yapılan tespitin davalı yokluğunda alındığından bu rapora dayanılarak açılan bu davanın usule ve yasaya aykırı olduğunu, davaya dayanak tespit raporuna 02.12.2010 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, ortada kesinleşen bir tespit raporu bulunmadığını,

2.Davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalının üreticisi olduğu ve 31.07.2007 tarihinde davacıya satılan dava konusu programın davacının iddialarının aksine hiçbir şekilde ayıplı olmadığını, yazılımın ayıplı olduğunu iddia eden davacının, ihbar borcunu süresi içerisinde ve gereği gibi yerine getirmediği gibi işbu davayı da yasal süresi içerisinde açmadığını,

3.Davacının iyi niyetli olmadığını, dürüstlük kurallarına aykırı davrandığını, programın ayıplı olduğunu ve bu nedenle zarar gördüğünü iddia eden davacının aynı yazılım ile ilgili olarak 12.08.2010 tarih C 5999712 no.lu fatura ile versiyon garanti paketi ve 17.08.2010 tarih ve C 599840 no.lu fatura ile uyarlama ve destek hizmeti satın aldığını,

4.Dava konusu yazılımın ayıplı olmadığını, davacının iddia ettiği ayıpların kullanıcı hatasından kaynaklandığını,

5.Bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, çelişkinin giderilmediğini, itirazlarının karşılanmadığını,

6.Davacının maddi tazminat istediğini ancak uğradığını iddia ettiği zararları ispatlayamadığını, açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca ayıplı ifa nedeniyle ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci maddesi, 437 nci maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanununun 355 370 maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 427. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, eser sözleşmesi hükümlerine göre ayıp ihbarının kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulünün mümkün olması, yazılı olması zorunluluğunun bulunmaması, her türlü delille ispatlanabilmesi, eser sözleşmelerinde zaman aşımı süresinin teslim tarihinden itibaren 5 sene olması, dava konusu ayıbın kullanıldıkça ortaya çıkması karşısında gizli ayıplı olması ve olayda gizli ayıbın niteliği itibariyle davacının eseri kullanamayacak veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacak derecede olması, davacının dava dilekçesinde fatura bedelinin iadesini talep etmesi karşısında kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,

08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkararyargılamatemyizincelenenvı.kararınkararımahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:04:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim