Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2242

Karar No

2023/3690

Karar Tarihi

6 Kasım 2023

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/134 E., 2023/418 K.

DAVA TARİHİ: 27.09.2019

HÜKÜM/KARAR: Usulden Ret Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Tire 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/294 E., 2020/225 K.

Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalılar vekilinin yargılamanın iadesi başvurusunun kabulüne, Tire 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/124 Esas, 2017/253 Karar sayılı kararının kısmen iptaline karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tahsis karar yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, karar yönünden başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalılar vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. TALEP

Talep edenler vekili yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde özetle; Tire 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.07.2017 tarih, 2017/124 Esas, 2017/253 Karar sayılı kararının Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 03.07.2019 tarih, 2018/5110 Esas, 2019/3130 Karar sayılı ilamı ile kesin olarak sonlandığını, her ne kadar gerekçeli kararda 1716 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan zemin kat 1 no.lu bağımsız bölüm, 1. kat 1 no.lu bağımsız bölümler ile 2 kat 7 ve 9 no.lu bağımsız bölümlerin davalılar adına olan tapularının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de mahkeme hükmünde belirtilen yerlerin dava konusu olmayan bağımsız bölümler olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesinde belirtilen bağımsız bölümlerin, belediye uygulamasından kaynaklı numarataj kayıtlarında değişiklik göstermesi sebebiyle farklı numaralar aldığını, mahkemece bu durum dikkate alınmadan karar verildiğinden kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı ile anlaşmak suretiyle sorunu çözmek istediklerinde davacının anlaşmaya yanaşmadığını, itirazlarını temyiz ve karar düzeltme başvurularında dile getirmelerine rağmen mezkur kanun yolu incelemelerinde de itirazlarının değerlendirmeye alınmadığını, mahkeme sırasında elde olmayan sonradan ele geçirilen edevlet çıktısında talep edenlere ait zemin kat 9 no.lu bağımsız bölümün tapusuna yüklenicinin borcu nedeni ile haciz konulduğunun fark edildiğini, dava konusu olmayan bağımsız bölümlerde de haciz olduğunu belirterek yapılacak yargılama sonunda da yargılamanın iadesine karar verilerek zemin kat 9 no.lu ve 1. kat 4 ve 2. kat 7 no.lu bağımsız bölümlerin talep edenler adına tapuda tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Karşı taraf vekili yargılamanın yenilenmesine cevap dilekçesinde özetle; yargılamanın iadesi talebinin kabul edilmesinin usuli şartlarının mevcut olmadığını, dava nisbi harca tabi olduğundan öncelikle yargılamanın iadesi davasında nisbi harcın tamamlatılması gerektiğini, davalı tarafın yargılamanın iadesi dilekçesinde "mahkeme sırasında elde olmayan, sonradan ele geçirilen 22.08.2017 tarihli Ek'te sunulu e devlet çıktısında zemin kat 9 no.lu bağımsız bölüm olan müvekkilime bırakılan ve şu an ofis olarak şahsının kullandığı dükkanda Tire Vergi Dairesinin 13.05.2013 tarihli yazısı ile davacı müteaahhitin borcu sebebiyle kamu haczi konulduğunu gördüğünü, kararın hatalı verildiğini bu şekilde fark ettiğini" beyan ettiğini, vergi dairesi haczinin yargılama devam ederken 22.08.2017 tarihinde konulduğunu, tapu bilgileri ve numarataj kayıtlarının ise davalı tarafça her aşamada öğrenilecek durumda olduğunu, yargılama sırasında elde edilemeyip yargılamanın kesinleşmesinden sonra ulaşılan bir bilgi ve belgenin söz konusu olmadığını, bu sebeple yargılamanın aidesi için gerekli şartların oluşmadığından talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın davalı taraflar ile aralarında akdedilen 30.11.2011 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği inşaatla ilgili ifa etmesi gereken edimleri yola katılım borcunun ödenmesiyle birlikte tamamladığı, anılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde davacı müteaahite verilmesi kararlaştırılan zemin kat 1 nolu bağımsız bölüm, 1. kat 4 ve 6 no.lu bağımsız bölümler ile 2. kat 9 no.lu bağımsız bölümlerin kendisine devir ve tescilinin talep etme hakkını elde ettiği, Tire Belediye Başkanlığının 14.11.2019 tarihli müzekkere cevabı ekinde sunulan belge ile kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu Cumhuriyet Mahallesi 1716 ada 7 parsel üzerinde bulunan binadaki bağımsız bölümlerin numarataj kayıtlarının değişmiş olduğunun sabit olduğu, mahkeme hükmünde kat karşılığı inşaat sözleşmesinde davacı müteaahhite verilmesi kararlaştırılan bağımsız bölümlerden farklı bağımsız bölümlerin davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiş olduğu, tarafların iradelerine aykırı olarak verilen hükmün açıkça hak kaybına sebep olacağı, davalılar vekilinin yargılamanın iadesi talebine konu kararın kesinleşmesinden önce temyiz ve karar düzeltme kanun yolu başvurularında hükme esas alınan taşınmaz satış vaadi sözleşmesindeki numarataj kayıtlarının Tire Belediyesi tarafından değiştirildiği ve bu suretle verilen hükmün sözleşmeye aykırı olduğu yönündeki itirazlarını öne sürdüğü, fakat itirazlarının dikkate alınmadığı, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 18.06.2007 tarih, 2007/2874 Esas ve 2007/4134 Karar sayılı emsal kararı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki yerleşim planı ile belediye tarafından düzenlenen yerleşim planı arasında farklılık olması halinde belediyeden ibrazı gereken belgenin elde edilememiş olamasından dolayı talep eden tarafa her hangi bir kusur yükletilemeyeceğinin sabit olduğu, ayrıca mahkeme hükmünde 2. kat 7 ve 9 no.lu bağımsız bölümler hakkında karar verilmiş olup, numarataj kayıtlarında 2. katta 9 no.lu bağımsız bölüm bulunmadığı, 9 no.lu bağımsız bölümün zemin katta yer aldığı, bu haliyle kararın infazının mümkün olmadığı, bununla birlikte mahkeme kararı doğrultusunda hükümde belirtilen bağımsız bölümlerin davacı müteahhit adına tapuya kayıt ve tescil edilmiş olduğu, 1 no.lu bağımsız bölümün kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki kaydı ile numarataj kaydının uyumlu olduğu, 6 no.lu bağımsız bölümün ise numarataj kaydı değişmiş olsa da kat karşılığı inşaat sözleşmesinde davacı müteaahhite bırakılacak bağımsız bölümlerden olduğundan bu bağımsız bölümler yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığı hususları da dikkate alınarak iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde HMK'nın 375. maddesi (ç) bendinde yargılamanın iadesi sebepleri arasında sayılan "Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması" şartının gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla, yargılamanın iadesi talebinde bulunanın yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi talebinin kabulüne, davalılar vekillinin yargılamanın iadesi başvurusunun KABULÜNE; 6100 sayılı HMK' nın 380. maddesi gereğince Tire 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/124 Esas 2017/253 Karar sayılı kararının kısmen iptali ile; mahkemenin 18.07.2017 tarih, 2017/124 Esas, 2017/253 Karar sayılı ilamının infazı gereği devredilen İzmir ili, Tire ilçesi Cumhuriyet Mah. Çakallık mevkii, 31L4c pafta, 1716 ada, 7 parselde kayıtlı, 1. kat 4 no.lu bağımsız bölüm ile 2. kat 7 ve 9 no.lu bağımsız bölümlerin davacı (...) adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davalılar (... ve Aliye Balcı) adına payları (1/2'şer) oranında tapuya kayıt ve tesciline, zemin kat 1 no.lu bağımsız bölüm yönünden mahkeme kararı hukuka uygun olup hükmün bu yönden iptalini gerektirecek bir durum bulunmadığından davacı (...) adına olan kayıt ve tescilin devamına, 6 no.lu bağımsız bölüm yönünden ise hükmün "2. Kat 6 no.lu bağımsız bölümün davalılar (... ve Aliye Balcı) adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı (...) adına kayıt ve tesciline" olarak tashihine, yapılan tescil işlemi düzeltilen hükme uygun olup iptali gerektirecek bir durum bulunmadığından 2. kat 6 no.lu bağımsız bölümün davacı (...) adına olan kayıt ve tescilinin devamına, yeniden hüküm tesisi ile davacının İzmir ili Tire ilçesi Cumhuriyet Mah. Çakallık mevkii, 31L4c pafta, 1716 ada, 7 parselde kayıtlı 1062m² 88dm² miktarlı arsa üzerinde bulunan binadaki sözleşme ve Belediye Numarataj kaydı gereği davacıya verilecek olan 1. kat 3 ve 5 no.lu bağımsız bölümler ile 2. kat 8 no.lu bağımsız bölümün davalılar (... ve Aliye Balcı) adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı (...) adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde karşı taraf davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Karşı taraf davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 22.08.2017 tarihli e Devlet çıktısının tapu kayıtlarının aleni olması nedeni ile her zaman görülüp incelenmesinin mümkün olduğu, temyiz ve karar düzeltme kanun yolu başvurularında hükme esas alınan taşınmaz satış vaadi sözleşmesindeki numarataj kayıtlarının Tire Belediye’si tarafından değiştirildiği ve bu suretle verilen hükmün sözleşmeye aykırı olduğu yönündeki itirazlarını öne sürdüğü fakat itirazlarının dikkate alınmadığı, HMK 375 maddesi (ç) bendinde sayılan “Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması” şartının gerçekleşmediği, sonradan ortaya çıkan bilgi belge olmadığı, hüküm altına alınan harcın masrafının tashih yoluyla düzeltilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı belirtilerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılanmanın yenilenmesi talebine konu mahkeme ilamı Tire 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/124 Esas, 2017/253 Karar sayılı 18.07.2017 tarihli kararı beğenmeyen, beğenmeyip temyiz eden davalılar vekilinin 31.10.2017 tarihli temyiz dilekçesinde, yargılanmanın yenilenmesi nedeni olarak ileri sürdüğü iddiaları temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 20.06.2018 tarihli onama kararı verildiği, davalıların iddialarının dikkate alınmadığı, bu kez davalılar vekili 07.09.2018 tarihli dilekçesi ile onama kararına karşı tashih karar yoluna gittiği, aynı şekilde yargılanmanın yenilenmesi nedeni olarak gösterdiği sebepleri tashih karar dilekçesinde de ileri sürdüğü, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2018/5110 Esas, 2019/3130 Karar ve 03.07.2019 tarihli kararı ile davalılar vekilinin tashih karar talebinin de reddine karar verildiği, ayrıca hükmün infaz edilecek kısmı infazda tereddüt yaratacak şekilde düzenlenmemesi gerektiği, hükmün 1. bendinde davalılara ait bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken davacı adına veya göstereceği kişiler adına tapuya kayıt ve tesciline şekilde hüküm kurulmasını hatalı bularak zuhulen onandığından bahisle düzelterek onadığı, böylece davalılar vekilinin yargılanmanın yenilenmesi nedeni olarak gösterdiği hususlara değinmediği böylece mahkeme ilamının kesinleştiği, kesinleşmeden sonra davalılar vekili 6100 sayılı HMK'nın 375. maddesinin ç fıkrasına göre yargılama sırasında aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmesi gerekmekte olup, davalılar vekilinin iddiasına dayanak dava konusu taşınmazlarla ilgili belediyeden aldığı numarataj belgelerinin kararı temyiz ettiği aşamada, temyiz dilekçesine de eklediği, iddiasını ileri sürdüğü, Yargıtay 15. Hukuk Dairesince dikkate alınmadığı, bu durumda davalılar vekilinin iddia ettiği numarataj belgelerinin sonradan ele geçen bir belge olarak kabul edilemeyeceğinden, davacı avukatının istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile Tire 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.07.2020 tarih ve 2019/294 Esas, 2020/225 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/(1) b 2. maddesi gereğince kaldırılmasına, davalılar avukatının yargılanmanın iadesi sebebi sabit görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 380/1 maddesi gereğince Yargıtay 15. Hukuk Dairesince kesinleşip onanan Tire 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/124 Esas 2017/253 Karar sayılı kararının onanmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın yenilenmesini talep edenler vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Yargılamanın yenilenmesini talep edenler vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama aşamasında ileri sürülmeyen, tartışılmayan, dosyada mevcut olmayan bir delile dayanılarak kararın temyiz edilmesinin bir sonuç doğurmayacağı, infaz kabiliyeti bulunmayan telafisi imkansız sonuçlara yol açabilecek karara (Tire 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/124 Esas, 2017/253 Karar) karşı mecburen (sonuç alınamayacağı bile bile) temyiz yoluna gidildiği, kaldı ki Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 20.06.2018 tarihli onama kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 2018/5110 Esas, 2019/3130 Karar ve 03.07.2019 tarihli tashih kararında da görüldüğü üzere bahse konu itirazlara/belgeye hiç değinilmediği, hal böyle iken davalı müvekkillerin temyiz aşamasında ileri sürdüğü numarataj belgesinin; salt temyizde ileri sürülmesine istinaden HMK 375. ç fıkrasına göre yeni bir belge sayılamayacağının dosyaya, hukuka ve ekte de sunulu örnek içtihatlara da bağdaşmadığı, ilgili kararın infazının mümkün olmadığı, hem de yüklenici tarafından haricen 3. kişilere satılan 2, 5, 8 no.lu bağımsız bölümlerin müvekkillere verildiği, ayrıca müvekkillerin Tire 2. Noterliğinin 8844 yevmiye numaralı 30.11.2011 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 3. maddesi gereği kendilerine bırakılan taşınmazların hukuki olarak zorla ellerinden alındığı, yargılamanın yenilenmesini talep edenlere bir kusur yüklenemeyeceği ve bu hususun mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 304, 374. ve 375. maddeleri,

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 vd. maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dosya kapsamında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 375. maddesinde hüküm altına alınan yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığı ve HMK'nın 304. maddesinde; hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların hüküm tebliğ edilmişse resen veya taraflardan birinin talebi üzerine mahkemece düzeltilebileceğinin, tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili kararın mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kağıda yazılıp, imzalanarak mühürleneceğinin hüküm altına alındığı ve talep edenlerin HMK'nın 304. maddesi uyarınca mahkemeden iddia ettikleri numaratajdaki maddi hatanın düzeltilmesini talep etmelerinin mümkün olmasının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup, yargılamanın yenilenmesini talep edenler vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan yargılamanın iadesinin karşı taraf davacı yararına vekalet ücretine yer olmadığına,

Fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınatalepderecekabulüne

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:06:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim