Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3953
2023/3675
6 Kasım 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1772 E., 2022/635 K.
DAVA TARİHİ: 09.10.2017
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2017/895 E., 2022/635 K.
Taraflar arasında alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı kooperatif vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davalı kooperatif yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı arsa sahipleri hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı mirasçılar ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı arsa sahipleri ... ile ...'a ait arsa üzerinde kat karşılığı inşaatı yapan davalı kooperatife ait inşaatın yapı denetimi hizmeti için kooperatif ile müvekkili firma arasında Yapı denetim hizmet sözleşmesi yapıldığını, müvekkili şirketin hak edişlerinin süresinde ödenmediğini, çekilen ihtarlar ve mühürlemeler üzerine hak edişlerinin 2017 yılında kapatıldığını ancak kooperatifçe süresinde ödeme yapılmaması nedeniyle faiz alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek KDV hariç 288.272,39 TL nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek üzere davacı ... şirketinin yaptığı işin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, 5 yıllık zaman aşımı süresi dolduğunu, davacının müvekkili kooperatiften alacaklı değil borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
- Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile diğer davalı Kooperatif arasında yapılan Arsa Payı Karşılığında Bina Yapımı ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi uyarınca sorumluluğun davalı kooperatife ait olduğunu, davacı ... firması ile müvekkillerce yapılmış bir sözleşme bulunmadığı gibi bu konuda yüklenici kooperatife özel yetki de verilmediğini, bu nedenle taraf olmadıkları içeriğini bilmedikleri bir akitten sorumlu olmayacaklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı arsa sahiplerinin sözleşmenin tarafı olmasa dahi yapı denetim hizmet bedelinden ve ferilerinden kanun gereği sorumlu olduğundan husumet itirazının reddine, hak edişlerin süresinde ödenmemesi nedeniyle 9 blok için hak ediş tarihi ile ödeme tarihleri arasında geçen süreye tekabül eden işlemiş avans faizi toplamının taleple bağlı kalınarak 288.272,39 TL sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kooperatif vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kooperatif vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının alacak haklarının hak edişlerle doğduğunu, zamanaşımının bu tarihlerden itibaren işlemeye başlayacağını, alacağın 5 yıllık zamanaşımına uğradığını, 2013 yılında kooperatife üye olan davacı firmanın kooperatif ortağı olması nedeniyle kooperatife borçlu durumda olduğunu, taraflar aralarında imzaladıkları protokol ile davacı tarafın alacağı, müvekkile olan borcundan mahsup edilmek suretiyle ödendiğini, davacı tarafın bu sırada faize ilişkin talebini saklı tutmadığından iş bu protokol tarihinden sonra faiz talep edemeyeceğini, ayrıca yapı denetim şirketinin davalı kooperatiften alacağı olmadığı için 2014 yılından sonra da inşaat devam ettiğini, borçlularca açılan İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/156 Esas sayılı menfi tespit dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4078 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 2. maddesi ile aynı Kanunun 5. maddesindeki hükümler uyarınca yapı denetim hizmetini veren şirkete karşı yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesinden arsa sahibi sorumlu olduğu, taraflar arasında yapılan sözleşmede yapı denetim hizmet bedelinden yapı müteahhidin sorumlu olduğu kararlaştırılmasının bu sorumluluğu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davalı kooperatif yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı arsa sahipleri hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı mirasçılar ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yapı Denetim Kanununun 5 nci maddesine aykırı sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin düzenleme içermediğini, sadece aykırı işlemlere ilişkin idari para cezası düzenlemesinin bulunduğunu, davalı kooperatifin arsa sahiplerinin yerine geçerek yapı denetim hizmet sözleşmesini imzaladığını, kooperatif imzasının kendisine ait olmadığı iddiasında bulunmadığına göre sözleşmenin gereği müvekkili şirketçe yerine getirilmesinden sonrasında kooperatifin sözleşmenin batıl olduğu iddiasında bulunamayacağını, ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğunu, kooperatifin arsa sahipleri ile birlikte borçtan müteselsilen sorumlu olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
- Davalı mirasçılar ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu yapı denetim sözleşmesi davacı şirket ile kooperatif arasında imzalandığını, müvekkillerinin bu davada taraf olmadıklarını, davanın arsa sahipleri yönünden husumetten reddi gerektiğini, yapı denetim sözleşmesinin 2014 yılında feshedildiğini, dolayısıyla 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, asıl alacak zamanaşımına uğradığından ferisi olan faizlerinin de zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/896 E. sayılı dosyasında alınan raporların incelenmediğini, bu dosyada alınan raporda müvekkillerinin sözleşmede taraf olmadıklarını, sorumlu oldukları düşünülse bile müvekkilleri yönünden muaccel hale gelmiş borç bulunmadığının belirtildiğini, davanın açıldığı tarihte müvekkillerinin arsa sahibi olup yapı maliki olmadıklarını, henüz kat mülkiyetine geçilmediğinden yapı maliki sorumluluğunu taşımadıklarını, müvekkillerinin sorumluluğunu kabul etmemekle birlikte davacının müvekkillerinden alacak talebinde bulunarak temerrüde düşürmediğini, yerel mahkeme kararının müvekkilleri tarafından istinaf edilmemiş ise de istinaf mahkemesinin kaldırma kararı ile tek sorumlunun müvekkilleri olmasını kabul etmediklerini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, geç ödenen yapı denetim ücreti nedeniyle işlemiş faiz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri,
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:06:44