Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4240
2023/3491
26 Ekim 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/934 E., 2022/1231 K.
DAVA TARİHİ: 03.04.2020
HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2020/205 E., 2021/85 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava dışı 3. şahıstan olan 12.500.000,00 TL alacağının ödenmesi ile ilgili olarak davacı, davalı ve 3. şahıs arasında 01.10.2019 tarihli protokol imzalandığını, protokolün 4. ve ilgili maddeleri kapsamında davalının, müvekkili şirketin dava dışı 3. şahıstan olan 12.500.000,00 TL'lik alacağını TBK'nın 195, 196 ve ilgili yasal düzenleme kapsamında üstlendiğini, davalının üstlenmiş bulunduğu 12.500.000,00 TL borcun 4.000.000,00 TL'lik kısmını protokolün imza tarihinden itibaren 1 hafta içinde nakit olarak, bakiye 8.500.000,00 TL'lik kısmına karşılık da en geç protokol tarihinden itibaren 45 gün içinde protokol ile belirlenen taşınmazların davacı adına devir ve intikalini taahhüt ettiğini, davalının üstlendiği borcun 4.000.00,00 TL'lik kısmını süresinde ödediğini, bakiye borcun ödenmesi ile ilgili defalarca müvekkili şirketçe davalıya yazılı talepte bulunulmasına rağmen ödemesi yapılmadığını, bu nedenle davalı aleyhine İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün 2020/2520 E. sayılı dosyası ile yasal takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz etmek suretiyle takibin durmasına neden olduğunu belirterek takibe yapılan itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan protokol gereği 8.500.000,00 TL borcun, protokol ekinde belirtilen gayrimenkullerin devri ile ödenmesi kararlaştırılmış olup, davacı şirketin söz konusu bedeli nakdi olarak talep edebilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; protokol uyarınca davacının alacağının mevcut ve muaccel olduğu, protokole konu alacaklar yönünden ayıplı ifa savının ve bu konuda kısıtlayıcı bir hükmün olmadığı, davalının ayıplı ifa savunmasına itibar edilmediği, her ne kadar protokol ile 10 adet taşınmazın 45 gün içinde davacıya devredilerek borcun ödeneceği kararlaştırılmış ise de, noterde düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi bulunmadığından davacının temliken tescil istemiyle dava açma olanağı bulunmadığı, davacının nakdi talepte bulunmayacağına dair protokolün 5 ve 7. maddelerine hüküm konulmuş ise de, 4 ve 6. maddeleri ile borcu davalının üstlendiği, davacının davalıya, devrin yapılması yönünde Büyükçekmece 12. Noterliğinin 09.01.2020 tarih ve 01875 yevmiyeli ihtarnamesi keşide ettiği, bundan bir sonuç alınamadığı için, ahde vefa ilkesi ve dürüstlük kuralı uyarınca bakiye borç miktarı için nakdi talep ile icra takibi yapmaktan başka bir yol kalmadığı, protokol 09/10/2019 tarihinde imzalanmış olup, takibin 27/01/2020 tarihinde başlatıldığı, protokole konu taşınmazların 1/2 hissesinin davalı adına, 1/2 hissesi ise İş Yatırım şirketi adına tapuda kayıtlı iken, davalının kendi hisselerini de 16/10/2020 tarihinde ve dava devam ederken devrettiği, İş Yatırım şirketi tarafından da bir tane taşınmazın tapusunun Hasan Alper Eryiğit'te devredildiği, sözleşmenin tanzimi sırasında bile taşınmazın tamamının davalıya ait olmadığı, 1/2 hissesinin İş Yatırım şirketine ait olduğu, davalının culpa in contrahendo ilkesine aykırı davrandığı, akabinde de kendi adına olan hisseleri de diğer iş ortağına devrettiği, yapılan bu tespitler ışığında, davalının üstlendiği borçtan artık nakden sorumlu olduğu, davacının alacağını bir nevi tazmin borcunun doğduğu, ihtarname ile verilen süre sonunda davalının nakdi sorumluluğu ve temerrüdün oluştuğunun kabulü gerektiği, bu nedenle temerrüt tarihi olan 18/01/2020 ila takip tarihi olan 27/01/2020 arası için faiz hesaplandığı ve 26.722,60 TL olarak tespit edildiği, bu nedenlerle; davacının davasının kısmen kabulü ile davalının İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün 2020/2520 Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının asıl alacak olan 8.500.000,00 TL ile işlemiş 26.722,60 TL faiz yönünden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin işlenmiş faiz yönünden davanın reddine, itiraz haksız ve alacak likit olduğundan takdirden %20 üzerinden hesaplanan 1.705.344,52 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle; bilirkişi raporu alınmadığı, protokol gereği 8.500.000,00 TL borcun, protokol ekinde belirtilen taşınmazların devri ile ödenmesinin kararlaştırıldığı, davacının söz konusu bedeli nakdi olarak talep edebilmesinin mümkün olmadığını, likit bir alacak olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; anılan protokolde taşınmaz mülkiyetinin devri vaadi bulunduğundan protokolün noterde düzenleme şekilde yapılması gerektiği, bu şekilde yapılmayan ve taşınmaz satış vaadini içeren protokolün geçerli olmadığı, ancak protokolde borç üstlenmesi yapıldığından ve borcun üstlenilmesi akdi geçerli olduğundan davacı alacaklı borcu üstlenen davalıdan borcun ödenmesini talep edebileceği, dava borcun üstlenilmesine dair protokol hükümlerine dayalı olarak açıldığından ve protokolün maddelerinin yorumu hukuki bilgi ile yapılabileceğinden anılan konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına yasal olarak olanak bulunmadığı, davalı borçlu takibe itirazında haksız olup alacak da likit (belirli) olduğundan şartları mevcut olmakla icra inkar tazminatına hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı yüklenici vekili, istinaf dilekçesinde belirtilen gerekçelerle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan borcun üstlenilmesi protokolü gereğince davalının üstlendiği edimi yerine getirmemesi nedeniyle alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkindir.
- İlgili Hukuk
Türk Borçlar Kanununun 195, 196 ıncı maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 2021/934 Esas, 2022/1231
Karar ve 14.06.2022 tarihli kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca
ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:11:26