Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/253

Karar No

2023/347

Karar Tarihi

31 Ocak 2023

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/820 E., 2021/1041 K.

DAVA TARİHİ: 07.11.2018

HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2018/913 E., 2021/394 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmasız, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 31.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..

Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 20.10.2015 tarihli sözleşme akdedildiğini, ancak daha sonra tarafların şifahi olarak anlaşması neticesi bu sözleşme geçersiz kılınarak müvekkilinin Lojistik Depo binası, Çelik Konstrüksiyon imalat ve montaj ve altyapı ve temel işi ve Perde duvarları yapımı işini yüklendiğini, iş kapsamında müvekkili tarafından faturalar kesilerek davalı firmaya tebliğ edildiğini, bu faturaların bir kısmının ödendiğini, Gebze 4. İcra Müdürlüğünün 2018/49328 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmek suretiyle takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davanın yalnızca icra takibine konu fatura alacağına ilişkin dava olduğunu, yine müvekkili tarafından bu faturalardan sonra da hakediş tanzim edilmiş olup, bu hak edişin davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak imzalanmadığını, müvekkilinin hali hazırda icra takibine konu alacak dışında başkaca alacakları olup bu alacakların başka davalara konu edileceğini, bu sebeple davalının Gebze 4. İcra Müdürlüğünün 2018/49328 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekillerince işbu davada sadece faturalara dayanılmak suretiyle alacak talebinde bulunulduğunu, halbuki durumu bu şekilde özetlemenin mümkün olmadığını, davacı firma ile ilgili cari hesapların müvekkili nezdinde iki ayrı hesaptan takip edilmekte olup ekstrelerden de görüleceği üzere davacı firmanın 120. kodlu cari hesaptan kaynaklanan borcunun 410.017,64 TL, 320. kodlu cari hesaptan kaynaklanan alacağının 255.041,31 TL olduğunu, mahsuplaşma yapıldığında müvekkili firmanın 154.976,33 TL alacaklı olduğunun görüleceğini, ayrıca davacı şirketin hakim hissedarı bulunan ...’in müvekkili firmanın maliki bulunduğu ... plakalı aracı satın almasından kaynaklı cari hesap borcunun da 100.000,00 TL olduğunu, şu halde davacının alacaklı değil bilakis borçlu olduğunu, işbu davanın dayanaktan yoksun olduğu gözetilerek reddedilmesi gerektiğini, diğer taraftan davacı firma tarafından yapılması üstlenilen işlerin tam ve zamanında yapılmaması, yapılan işlerin kısmen hatalı olarak yapılması nedeniyle düzeltmek için ekstra masraflar yapılması gerektiğini, özellikle işin bitirilmesi planlanan sürede yapılmadığı gibi davacı firmanın da bilgisi dahilinde olduğu üzere depo ile ilgili inşaatın başlamasının ardından düzenlenen kira sözleşmesindeki müvekkili firmaya teslim taahhüt tarihinin ötelenmesi nedeniyle müvekkili firmaya gecikme cezası terettüp edileceğini, dolayısıyla ortaya çıkacak bu kabil gecikme cezalarının da davacıdan talep edileceğini, bu sebeple haksız ve hukuka aykırı olarak suiniyetle açılmış olan davanın reddine, davacının haksız takibatı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Taraflar arasında sözlü olarak eser sözleşmesi kurulduğu, davacının davalıya ait lojistik depo binası, çelik konstrüksiyon imalat ve montaj ve altyapı ve temel işi ve perde duvarları yapımı işini yüklendiği, işi %95 tamamladığı, tamamlanan işin tutarının 1.801.043,60 TL olduğu, davacının 1.438.576,88 TL'lik fatura düzenlediği ve bu miktar alacağı oluştuğu, bu faturalar için 929.739,55 TL tahsilat yaptığı, geriye dava konusu iş nedeni ile 508.837,33 TL alacağı kaldığı, taraflar arasında başkaca cari hesap hareketleri bulunduğu, her ne kadar farklı ticari ilişkiler nedeniyle ortaya çıkan alacak ve borçlar takas def'i ileri sürülmeden takas edilemese de, taraflar arasındaki cari hesapların mahsup edilmesine engel bir durum olmadığı, mahsup müessesi def'i değil, itiraz olduğundan taraflarca ileri sürülmese dahi re'sen dikkate alınabileceği, davalının da davacıya fatura düzenlediği, düzenlenen faturaların tarafların ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, tarafların farklı cari hesap alacakları için mahsup yapılması gerektiği, davacının da kendi hesabına göre mahsup yaparak talepte bulunduğu, davacının davalıya ödeme şeklinde kaydettiği dayanağı olmayan kayıtların dikkate alınmaması gerektiği, 134.663,40 TL'lik fatura konusu işin yapılması nedeni ile davalı kayıtlarında yer almamasına rağmen davacı alacağı olarak hesaplanması gerektiği, davacı şirket ortağının araç satışından dolayı davalıya borçlu olduğu iddia edilen 100.000,00 TL'nin davacı şirket alacağından mahsup edilemeyeceği, netice olarak davacının davalıdan 245.303,51 TL asıl alacağı bulunduğu, davacının davasını bu miktar için ispat ettiği, bu miktarı aşan kısım için ispat edemediği, takip öncesi temerrüt gerçekleşmediğinden, davacının takip öncesi faiz talebi yönünden de davasını ispat edemediği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı borçlunun Gebze 4.İcra Müdürlüğü'nün 2018/49328 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 245.303,51 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak miktarı yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporları ile belirlendiğinden, fatura bulunmasına rağmen likit olarak değerlendirilemeyeceğinden, davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin reddine, davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı İstinafı

Müvekkilinin alacağının yalnızca takip konusu faturalar ile sınırlı olmayıp hakediş düzenlenmeyen ve fatura kesilmeyen alacakları için imalata dayalı olarak ayrıca bir dava ikame ettiklerini,

Dosya kapsamında müvekkilinin imalatları yaptığı ve hakediş düzenlemeleri karşılığı faturalarını usulüne uygun olarak keserek tebliğ ettiğinin görüldüğünü, mahkemenin gerekçeli kararı "132.655,95 TL ortak hesabından aktarılan tutar düşüldüğünde'' diyerek alacaklarından bu miktarı düşerek hesaplama yaptığını, bu miktarı düşmesinin hiçbir yasal dayanağı bulunmadığını, davanın reddedilen kısmına ilişkin hükmün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı İstinafı

Mahkeme tarafından bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlar dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını,

Davalı şirket defter kayıtlarında bulunmayan dava konusu 134.663,40 TL tutarlı faturaya ilişkin itirazları göz ardı edilerek karar verildiğini, davacı tarafından müvekkil şirkete kesilmiş olan 01.04.2016 tarihli 134.663,40 TL’lik faturanın hükme esas alınmasını kesinlikle kabul etmediklerini, faturanın iade edildiğini, zira işbu faturanın fatura edilebilir bir hakediş olmaksızın kesildiğini, bu sebeple müvekkili defterlerinde kayda alınmadığını, fatura konusu yapılacak bir hizmetin müvekkili şirket tarafından alınmadığını, hukuki bir neden olmaksızın cari hesap ekstresine yazılmasının alacağı doğurmayacağının da izahtan vareste olduğunu,

Davacı firma ile ilgili cari hesapların müvekkili nezdinde iki ayrı hesaptan takip edildiğini, müvekkili defter kayıtlarına göre müvekkili şirketin davacıdan açıkça alacaklı olduğunun anlaşıldığını,

Taraflar arasında mutabık kalınmış bir fiyat değerlemesi var iken taraflar arasındaki mutabakatlara aykırı olarak belirlenmiş ve hesaplanmış inşaat imalat değerinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, mutabık kalınan bedel ve daha önceki faturaların değerlendirilmesi ile hesaplama yapılması gerekirken Bayındırlık birim fiyatları üzerinden değerleme yapılmasını kabul etmediklerini,

Davacı defter kayıtlarının kapanış tasdikleri yapılmadığından delil kudretine sahip olmadığını, bu nedenle hükme esas alınmaması gerekirken usul ve yasaya aykırı bir şekilde alındığını,

Taraflar arasında karşılıklı edimleri içeren ticari ilişkiler bulunup bu hesaptan karşılıklı olarak kesilen faturalar ve yapılan ödemeler cari hesabın başladığı tarihten itibaren değerlendirilmek suretiyle alacak borç ilişkisinin değerlendirilmesi ve cari hesabın son durumuna göre hangi tarafın ne kadar alacaklı olduğunun belirlenmesi gerekirken bu hususta araştırma inceleme yapılmadan verilen hukuka aykırı karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma zarureti hasıl olduğunu belirterek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak haksız ve kötü niyetli davanın ve davacı taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Taraflar arasında depo, yönetim binası ve sosyal alanlara ilişkin işçilik hizmeti yapım işinin kararlaştırıldığı, yazılı bir sözleşme bulunmamakta olup, işin bedeli de çekişmeli olduğu, 6098 sayılı TBK’nın 481. maddesi hükmü gereğince, iş bedelinin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerektiği, somut dosyada da iki tarafça yaptırılan mahkemenin 2016/147 ve 151 D. İş dosyaları ile %95 oranında işin tamamlandığı ve davacı tarafından yapılan işin bedeli Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 2016 yılı birim fiyatlarına göre 1.801.043,60 TL olarak tespit edildiği, mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu ile, tespit dosyasında birim fiyat ile belirlenen iş bedelinin, 2016 rayiçlerini yansıttığı, bu yönteme göre işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre gerçekleştirilen imalat bedeli 1.801.043,60 TL olarak tespit edildiği, davalı defterlerine kaydedilen 7 adet fatura ile ilgili TTK 21/2. maddesi uyarınca 8 gün içerisinde itirazda bulunmadığından söz konusu fatura içeriği ve bedellerinin kesinleştiğinin kabulü gerektiği, takibe konu 134.663,40 TL bedelli faturanın davalının defterlerine işli olduğu veya tebliğ olunduğu kanıtlanamadığından söz konusu faturanın içeriği ve bedelinin çekişmeli hale geldiği, bu nedenle mahkemece taraflar arasındaki sözlü anlaşma gereği hakedilen iş bedelinin belirlenmesi yönünde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması yerinde olduğu gibi ihtilaflı olan takip konusu faturanın da yapılan işle ilgili olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla davalının bu yöndeki istinafının yerinde görülmediği, davacı şirket defter kayıtlarında bulunan ve nereden kaynaklandığı anlaşılamayan 132.665,92 TL bedelli fatura yönünden ise davacının istinafının buna hasredildiği, hakediş ve faturalandırılmayan imalatlar için ayrı bir dava ikame edildiğinin bildirilmesi karşısında ve davanın faturaya dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali davası olması itibariyle davaya ve takibe konu olmayan ve davacının ticari defterinde önce alacak sonra borç olarak gösterilen bu miktarın hesaba katılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı şirket ortağının araç satışından dolayı davalıya borçlu olduğu iddia edilen 100.000,00 TL'nin davacı şirket alacağından mahsup edilemeyeceği, netice olarak davacının davalıdan 245.303,51 TL asıl alacağı bulunduğu, davacının davasını bu miktar için ispat ettiği, bu miktarı aşan kısım için ispat edemediğinden davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun Gebze 4.İcra Müdürlüğünün 2018/49328 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 245.303,51 TL asıl alacak yönünden iptaline dair kararın yerinde olduğu belirtilerek davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1 b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı Temyizi

Mahkemece alacaklarından 132.655,95 TL'nin düşmesinin hiçbir yasal dayanağı bulunmadığı belirtilerek kararın bozulması talep edilmiştir.

2.Davalı Temyizi

Cari hesabın başladığı tarihten itibaren değerlendirme ve inceleme yapılmamasının hatalı olduğu,

Bilirkişi raporlarına gerekçeleri ayrıntılı bir şekilde açıklanarak yaptıkları itirazların dikkate alınmadığı, raporların eksik ve yetersiz inceleme ile hazırlandığı ve denetime elverişli olmadığı,

Davalı şirket defter kayıtlarında bulunmayan dava konusu 134.663,40 TL tutarlı faturanın davacı alacağına eklenmesinin doğru olmadığı,

Davacı şirket ile ilgili cari hesapların müvekkil nezdinde iki ayrı hesaptan takip edildiği, dava dosyasına ekstrelerin sunulduğu, davacı şirketin müvekkil şirkete 120. kodlu cari hesaptan kaynaklanan borcunun 410.017,64 TL, 320. kodlu cari hesaptan kaynaklanan alacağının ise 255.041,31 TL olduğunu, mahsuplaşma yapıldığında müvekkil şirketin davacı şirketten 154.976,33 TL alacaklı olduğunun anlaşılacağı,

Davacı şirketin hakim hissedarı bulunan ...’in müvekkil şirketin maliki bulunduğu ... plakalı aracı satın almasından kaynaklı cari hesap borcunun dikkate alınmamasının hatalı olduğu, Taraflar arasında mutabık kalınmış bir fiyat olmadığından bayındırlık fiyatları üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğu mutabık kalınan önceki fatura bedelleri üzerinden hesaplama yapılması gerektiği belirtilerek kararın bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili talebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6098 sayılı TBK’nın 470 vd maddeleri.

  1. Değerlendirme

İtirazın iptâli davası müddeabihi, takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Bu davanın takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olarak ele alınması gerekir ve sonucu itibarıyla takibin devamına etkili bir davadır. Bu nedenle takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Davada her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Bunun sonucu olarak takip ve dava konusu olmayan taleplerin bu davada dikkate alınamayacağı hakimin iddia ve savunmayla bağlı olduğu kuralının bir gereğidir (Emsal HGK Esas 2011/19 617 Karar 2011/749 tarih 14.12.2011 ve Esas 2006/19 260 Karar 2006/251 tarih 03.05.2006).

Somut olayda davacı tarafından 8 adet faturaların ödenmeyen bakiye kısmı dayanak gösterilerek icra takibine başlanmış olup cari hesap alacağına yönelik bir talep bulunmadığı gibi diğer alacaklar için de dava açıldığının beyan edildiği anlaşılmaktadır. Mahkeme, taraflar arasındaki eser sözleşmesi ve takibe dayanak yapılmayan cari hesaba yönelik olarak inceleme yapılmıştır. Açıklanan nedenlerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Bununla birlikte, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2. maddesi gereği 7 adet faturanın içeriği kesinleşmiş olup, bu 7 adet faturanın piyasa fiyatının dikkate alınması da doğru olmamıştır.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş; itirazın iptâli davalarında Dairemiz ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararlarına göre takip dayanağı faturalarla sınırlı olarak inceleme yapılması gerektiğinden ve 7 adet faturanın içeriği kesinleştiğinden fatura bedelleri dikkate alınarak 134.663,40 TL bedelli faturanın ise yapılan keşifle davacı tarafından eda edildiği ve fiyatının piyasa rayicine uygun olduğu dikkate alınarak bu bedelin esas alınması ile birlikte hükme esas alınan ek rapor alınarak taraf defterlerinin de bu faturalara yönelik ödeme olup olmadığı tespit ettirilerek bundan kanıtlanan ödemeler düşülerek mahsup koşulları da değerlendirilerek, sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir.

Açıklanan nedenlerle; takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlı olmadan tüm eser sözleşmesi üzerinden inceleme yapılarak karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden taraflar yararına bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının 2. bentte belirtilen nedenlerle temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA,

3.8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,

Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığında,

Peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:41:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim