Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4146
2023/3426
23 Ekim 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1261 E., 2022/1484 K.
DAVA TARİHİ: 02.11.2018
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Tüketici Mahkemesi
SAYISI: 2018/906 E., 2021/885 K.
Taraflar arasında tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı müteahhit arasında gayrimenkul satış sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkili tarafından bağımsız bölüme karşılık nakit olarak 140.000,00 TL ödendiğini ancak bağımsız bölüm müvekkile devir ve teslim edilmediğini, tapu kaydında yapılan incelemede dairenin davalı ...'e satıldığının görüldüğünü, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereğince müvekkili tarafından ödenen bedel ve müvekkilinin uğradığı zararın davalılar tarafından karşılanmadığını ileri sürerek dava konusu dairenin müvekkili adına tapu iptali ve tesciline, mümkün olmaması halinde bağımsız bölümün bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile davalılardan tahsili ile kira bedeli kadar tazminatın faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu taşınmazı satın alırken müteahhit ile davacı arasında adi yazılı sözleşmeden haberdar olmasının beklenemeyeceğini, müvekkilinin iktisabının tapuya ... ilkesi çerçevesinde hukuka uygun olduğunu, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, geçersiz sözleşmeye dayanılarak taşınmazın dava tarihindeki değeri ve kira bedeli talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sunulan sözleşmenin noter tarafından düzenlenmediğinden geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayanılarak taşınmazın dava tarihindeki değeri ve kira bedeli talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirketi temsilen sözleşmeyi imzaladığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava geçersiz sözleşmeye dayanılarak açılmış olduğundan bağımsız bölümün değeri ve kira bedeli talep edilemeyeceğini, müvekkilinin sözleşmenin şahsen tarafı olmamasına rağmen davacının müvekkilinin hesabına 140.000,00 TL gönderdiğini, taşınmazın teslim tarihi 30.06.2015 olarak kararlaştırıldığından sebepsiz zenginleşme zaman aşımı süresinin bu tarihte başladığını, bu tarihten itibaren 2 yıl geçtiği için davacının sebepsiz zenginleşmeden doğan talep hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın tapuda davalı ... adına kaydedildiği, taşınmazın bu kişi tarafından kiraya verildiği ve şu anda kiracı tarafından kullanıldığı, taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için sözleşmenin resmi şekilde yapılması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin adi yazılı olduğu, adi yazılı sözleşmeye dayanılarak verilenlerin iadesinin istenebileceği, her ne kadar davacı tarafından davalı ...'e taşınmazın muvazaalı olarak devredildiği ileri sürülmüş ise de muvazaayı ispatlayamadığı, taşınmaz maliki davalı ...'e yönelik açılan davanın husumetten reddine, taşınmazın dava değeri itibarı ile tahsilinin ancak diğer davalılardan mümkün olduğu anlaşılmış ise de, davalı ... İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiyesinin sona erdiği ve ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmakla bu davalı yönünden taraf sıfatı yokluğu sebebiyle davanın reddine, diğer davalı ... yönünden ise 300.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada davalıya ikinci tanık listesi verilmesi için süre verilmiş olup bildirilen tanığın mahkemece dinlendiğini, Zekai ... isimli tanığın davalı vekilince ilk tanık listesinde bildirilmemiş olup mahkemece dinlenilmesinin mümkün olmadığını, tanık anlatımları bir bütün olarak değerlendirildiğinde anlatımlarda çelişkiler olduğunun açık olduğunu, bu kapsamda hayatın olağan akışı ilkesi ve herkesçe sabit olan gerçeklerin mevcut olup satılanın davalı ...'e muvazaalı olarak devredildiğinin açık olduğunu, davalı ...'in babasının dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde inşaat yaptığını beyan ettiği, aynı mahallede inşaat yapan başka birinden taşınmaz satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, olayların meydana geliş örgüsü, davalının babasının aynı mahallede inşaat yapması, ev almak isteyen davalı olmasına rağmen eve ilişkin hiçbir ilgisinin bulunmaması, evin hemen alınmasından sonra cama numarasının asılarak satışa çıkarıldığı dikkate alındığında muvazaalı bir satış yapıldığını doğruladığını, müvekkili ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğuna ve bu nedenle verilenlerin geri verilmesine ilişkin kararının yerinde olmadığını, söz konusu sözleşmeyi yapmaya davalı şirket yönlendirmiş olup geçersizliğinin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini, kira alacağı taleplerinin neden reddedildiğine ilişkin gerekçeye yer verilmediğini, müvekkili tarafından sözleşmeye uygun olarak yapılan ifanın 2014 yılında gerçekleştirildiğini, söz konusu dönem ile şu andaki dönem arasında taşınmaz fiyatlarının %200 arttığını, bu nedenle mahkemece hükmedilen tazminat miktarının yetersiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davacıya teslim edilmediği ve kat irtifakına geçilmediği anlaşılmakla mülkiyetin nakli koşulları oluşmadığından, tapu iptal ve tescil isteminin reddine ilişkin hüküm yerinde olduğu, davacının üçüncü kişinin taşınmazı muvazaalı devraldığı ve tanık listesinde olmayan tanıkların usulsüz olarak beyanlarının dikkate alındığına ilişkin itirazlarının hükmün sonucuna etkili olmadığı, mahkemece sözleşmenin ifa olanağı bulunmadığı takdir edilerek rayiç değere hükmedilmiş olup müspet zarar niteliğindeki kira kaybına ilişkin zararların menfi zararla aynı anda hüküm altına alınması mümkün olmadığından kararda bir yanılgı görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ek olarak müvekkili ile davalı şirket arasında mülkiyetin devrini öngören resmi şekilde yapılmış sözleşmenin bulunduğunu, istinaf mahkemesinin gerekçesine ve ilk derece mahkemesi kararının doğru olduğuna ilişkin açıklamanın kendi içerisinde çelişkili olduğunu temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptal ve tescil, mümkün olmaması halinde daire bedeli ve kira kaybı istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri,
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları, kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına ve ileri sürülen temyiz sebeplerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan yatırılan temyiz harcının iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:14:18