Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/316

Karar No

2023/338

Karar Tarihi

31 Ocak 2023

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/963 E., 2021/1134 K.

DAVA TARİHİ: 03.11.2020

HÜKÜM: Esastan Red

İLK DERECE MAHKEMESİ: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki Eser sözleşlmesinden kaynaklı alacak ve yapı alacaklısı ipoteği (inşaatçı ipoteği tescili) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili müflis şirketin, davalıya ait ... yeni fabrika binası inşaatında alt yüklenici konumunda çalıştığını, Müflis şirket ile ... Üretim ve Pazarlama AŞ tarafından müteahhit olarak seçilen ... İnşaat A.Ş. arasında mekanik işlerinin yapılmasını konu olan 5.873.000,00. TL bedelli eser sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirket sözleşme edimlerini her ne kadar tam ve eksiksiz yerine getirmiş ise de; hiçbir ödeme alamadığını, iş bu sebeple alt yüklenicinin sorumluluğuna gidilerek kanuni ipotek tescili hakkını talep ettiklerini, inşaat işlerinin tüm aşamalarının mal sahibi tarafından kendi namına görev ve yetki dahilinde LOGO Yönetim ve Seyaş şirketleri tarafından denetlendiğini, bu nedenlerle tam miktarı bilirkişi tarafından tespit edilmek ve belli olduğunda taraflarından harcı tamamlanmak üzere şimdilik fazlaya ait haklarının saklı tutulması kaydı ile 5.000,00. TL alacaklarının tahsiline, davalı ana taşınmazının üzerinde lehine yüklenici ipoteği tesis edilmesine, yargılama süresince geçici olarak tescil şerhi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu huzurdaki dava ile aynı konu ve talep ile davacı tarafından dava dışı ... İnşaat’a karşı ikame edilen davanın da İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/295 E. dosya üzerinden görülmekte olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi olmadığı gibi dava dışı ... İnşaat ile müvekkili şirket arasında herhangi bir müteselsil sorumluluk ilişkisi de bulunmadığından işbu davanın müvekkili şirket bakımından pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesini, davacının zaman aşımına uğrayan taleplerinin reddi gerektiğini, davacının yüklenici ipoteği şerhi talebinin mahkeme tarafından kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Üretim ve Pazarlama A.Ş., 05/03/2013 tarihli 185 ada 14 parsel sayılı taşınmaz üzerinde, üretim, depolama tesisi ve yönetim binasının inşası işini, sözleşme ile dava dışı ... İnşaat San. Ve Tic. A.Ş.'ye devretmiş olup; davacı Müflis ... Elektromekanik Taah. Ltd. Şti. ile dava dışı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. arasında 21/06/2013 tarihinde imzalanan sözleşme ile davacı müflis şirket alt yüklenici olarak konumlandırıldığından, davacının vekaletsiz iş görme hükümlerine göre alacak talebi için TBK'nın 526. maddesi ve devamı maddelerinin uygulanmasının mümkün olmayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili; işin götürü ücretle tek bir yükleniciye verildiği, bütün sorumlulukların yükleniciye bırakıldığı iddiasının doğru olmadığını, iş götürü fiyata değil birim fiyat esasına göre yükleniciye ihale edilmiş ve kontrol ve talimat verme yetkisi ise mal sahibi üzerinde bırakıldığını, yeterli araştırma yapılmış ve tanıklarımız dinlenmiş olsa işin bu şekilde yapılmadığı görüleceğini, Seyaş ve Logo Yönetim ile yapılan sözleşmeler işin yönetim ve sorumluluğunun Antor tarafından kullanıldığını kanıtlayacak deliller olduğunu, davalı sözleşme damga vergisi ödeme evrakı sunmadığından, sözleşmenin her zaman yapılması veya sonradan yapılması mümkün olduğundan, sözleşme damga vergisi ödeme belgeleri

2

gerçekten o tarihte böyle bir sözleşmenin yapılıp yapılmadığını ispat edecek en önemli delillerden biri olduğundan mahkemece toplatılması gerektiğini, tarafların kusurunun tesbiti ve özellikle müteselsil sorumluluklarının ortaya çıkartılması bakımından davalı taraflar arasındaki sözleşme eki olduğu kararlaştırılan aşağıdaki belgelerin getirtilmesi talep edilmesine rağmen bu talep de mahkemece karşılanmadığını, davalı taraf cevap dilekçesinde toplam 416 sayfa olan ... ve ... İnşaat arasındaki sözleşmenin sadece 27 sayfalık kısmını dosyaya sunmuş ve geri kalan kısım ibrazdan kaçınmış olduğundan eksik inceleme ile varılan hükmün kaldırılması icap ettiğini, inşaatın yapımında, binanın tamamlanması için gerekli tüm yükümlülüklerin götürü ücret karşılığında tek bir yükleniciye ihale edilmesi şeklinde bir uygulama olmadığını, sözleşmede işin süresinin 270 gün olduğu ve 10.12.2013 tarihinde tamamlanacağı kararlaştırılmış ve ihlali ağır cezai müeyyidelere bağlanmış olduğundan, yazışma ve iletişim usullerinin mahkemece bilinmesi büyük önem taşıdığını, davalının 30.12.2020 tarihli cevap dilekçesinin 3. sayfa ve 2. paragrafında “işbu dosyaya ibraz edilecek 25.03.2014 tarihli geçici kabul tutanağı incelendiğinde görüleceği üzere; geçici kabul işlemleri 31.07.2014 tarihinde tamamlanmış olup kesin kabul işlemleri ise 31.08.2015 tarihinde tamamlandığını, işbu 31.08.2015 tarihi iş tamamlama tarihidir” şeklinde beyanda bulunulmasına rağmen dosyaya ibraz edileceğinden bahsedilen deliller sunulmadığından davalının bu delile dayanmaktan vazgeçtiğinin kabulü gerektiğini, esasa dair istinaf sebepleri yönünden; eylem haksız fiil teşkil ettiğinden her iki tarafın TBK'nın 61. maddesi gereğince müteselsil sorumluluğu mevcut olup zararın davalıdan tazmininin gerektiği, mal sahibinin alt yükleniciye ipotek verme yükümlülüğü bulunduğundan yüklenici ipoteği konulması talebinin kabulünün gerektiği, davalının basiretli tacir yükümlülüğüne aykırı hareket etmiş olduğundan uğranılan zararın davalıdan tazmini icap ettiğini, ... İnşaat ile yapılan sözleşmede , alt yüklenici yapı alacaklarının ödenmesini güvenceye alan hükümler olmasına rağmen sözleşme ihlal edilerek zararın meydana gelmesine sebep olunduğundan bahisle, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dayandığı sözleşmede davalının taraf olmadığı, davacı kendi akidi olan ... firması ile yaptığı sözleşme uyarınca dava konusu yere imalat yaptığını iddia ettiğinden davalıya karşı sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talepte bulunmasının yerinde olmadığı, davacının davalıya karşı vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanmasının yerinde olmadığı, TMK'nın 893/3. maddesinin uygulama koşullarının dava konusu olayda oluşmadığı belirtilerek incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

3

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık davacı taşeronun dava dışı yüklenici ... firması ile olan sözleşme uyarınca davalıya ait fabrika binasına imalatlar yaptığını belirterek imalat bedelini davalı iş sahibinden isteyip isteyemeyeceği ve dava konusu olayda yapı alacaklısı ipoteği (inşaatçı ipoteği) tesciline ilişkin şartların bulunup bulunmadığı hususundadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK'nın ,470 486, 526. maddeleri, TMK'nın 893/3. maddesi

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.1.Sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince sözleşme, kural olarak o sözleşmede taraf olanları bağlar. Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davanın tarafları ancak sözleşmenin taraflarıdır. Yargıtay içtihatlarında ve öğretide bu durum taraf sıfatı olarak adlandırılmaktadır.

2.2.Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti; dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kabul edilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatı bu anlamda, def'i değil itiraz niteliğinde olup; taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği gibi taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmalıdır.

2.3.YHGK'nın 27.11.2013 gün ve 2013/439 Esas ve 2013/1595 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir.

2.4.Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı (aktif husumet ehliyeti) da o hakkın sahibine aittir. Bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişidir (pasif husumet ehliyeti) (Kuru Baki/... Ramazan/... Ejder, Medeni Usul Hukuku, 22. Baskı, Ankara 2011, s. 234; Ejder ..., Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Ankara 2012, s. 530; Abdurrahim Karslı, Medeni Muhakeme Hukuku Ders Kitabı, 2. Bası, İst. 2011, s. 311 312).

2.5.Yukarıda yer verilen açıklamalar karşısında somut olay ele alındığında; üretim, depolama tesisi ve yönetim binasının inşası işini konu alan 05.03.2013 tarihli sözleşmenin dava dışı yüklenici ......A.Ş. ile davacı taşeron şirket arasında akdedildiği, davacı şirket ile davalı iş sahibi Anadolu Motor A.Ş. arasında arasında sözleşme ilişkisi yahut başkaca bir borç ilişkisi bulunmadığı, işbu davada husumet

4

yöneltilen iş sahibi şirketin, davacı şirket ve dava dışı yüklenici ... A.Ş. arasında akdedilen sözleşmeye taraf olmadığı hususu ihtilafsız olduğu gibi işbu sözleşme kapsamında davalı şirketin davacı şirkete karşı üstlenmiş olduğu herhangi bir yükümlülüğünün varlığı da iddia ve ispat olunamadığından, davacı tarafından davalı iş sahibi aleyhine ikame olunan davanın reddine karar verilmesi yerinde olup, davacı vekilinin temyiz talebinin reddi gerekmiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:41:53

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim