Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3443
2023/3348
20 Aralık 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi(İlk Derece)
SAYISI: 2023/2 E., 2023/2 K.
DAVA TARİHİ: 20.03.2023
HÜKÜM/KARAR: Kabul
Taraflar arasındaki hakem kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi (İlk Derece) kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili, taraflar arasında 13.05.2008 tarihinde akdedilen sözleşme ile davalının Demirpark Alışveriş Merkezi ve Dedeman Zonguldak Otelinin mekanik tesisat işlerini işlerinin yapımını üstlenen davalı tarafça sözleşmeden doğan alacaklara ilişkin anlaşmazlık yaşandığını, davalının tahkim yoluna başvurduğunu, hakem kurulu anlaşmazlığına ilişkin 02/12/2022 tarihli hakem kararı ve 20/02/2023 tarihli Hakem Heyeti Kararı'nın tavzihi, düzeltilmesini ve tamamlanmasına ilişkin ek karar verdiğini, oyçokluğu ile alınmış bir karar bulunmadığını, heyetin hakediş hesaplamasını sözleşme hükümlerine göre yapacağına ilişkin tutanağa rağmen yetkinin aşıldığını, geçici kabul ve kesin hakediş yapılmadığını, ilave iş hesaplama yönteminin yanlış olduğunu, tarafların eşitliği ilkesine riayet edilmediğini, ispat yükü karşı tarafta olmasına rağmen kendilerinde bilgi ve belge bulunmaması sebebiyle davacının iddialarının doğru kabul edildiğini, davacının hazırlamış olduğu hakediş taslağı üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, denetime elverişli hesap raporu alınmadan karar verildiğini, üç heyet üyesinin mutabık kaldığının teknik rapor bulunmadığını, hakediş hesaplamaları nihai kararla gönderildiğini, taraflarınca sözleşme kapsamında yapılan ödemenin 1.443.171,53 TL olduğunu, ödemelerin hakem kararında 1.395.000 TL olarak dikkate alındığını, ek kararda ise 1.388.000 TL olarak kabul edildiğini, hesaplamada gecikme bedeli kesintisi yapılması gerektiğini, yüklenicinin teknik yeterlilikte personelin bulunmama sebebiyle hakedişinden kesinti yapılmasının gerektiğini, mimari, statik ve mekanik, elektrik ve peyzaj projelerinin tamamı dava dışı firmaya fatura karşılığı yaptırılmasına rağmen bu bedelin hakedişten düşülmesi gerektiğini, sözleşmede sabit fiyat esası belirlendiğini, yeni birim fiyat belirlemesi üzerinden hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, daha önceki hakem heyeti dosyasında teknik bilirkişi raporuyla davacının hakedişi 120.165,16 TL belirlenmişken, heyet raporu bağlayıcı iken bu raporun dikkate alınmadığını, fazi başlangıç tarihinin yanlış belirlendiğini, hakem heyeti kararının ve ek kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesinde özetle; İptal davası açmak için, HMK madde 439'da belirtilen şartların varlığı huzurdaki davada mevcut olmadığını, tahkim esasen mahkemeler dışında yapılan yasal bir yargılama faaliyeti olduğundan verilen kararların mahkemeler tarafından içerik denetiminin söz konusu olmadığını, hakem veya hakem kurulunun hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı iptal davasının konusu olmadığını, iptal davasına konu olan her iki hakem heyeti kararında da şekilsel bir aykırılık bulunmadığını, Hakem Heyeti'nın 02.12.2022 tarihli nihai kararının altında Başkan Hakem Gürkan Arı ile hakem Barbaros Fehmi Demiralp'in imzası bulunmakta olup, alınan kararlar oy çokluğu ile alındığını, Hakem Heyeti'nin 02.12 2022 tarihli karar içeriği incelendiğinde de her bir karar başlığı altında oyçokluğunun ayrı ayrı sağlandığı, bu yönde hiç bir eksikliğin bulunmadığı, Hakem Barbaros Fehmi Demıralp bazı hususlarda görüş bildirerek ek açıklama yapmışsa da nihai kararın altını imzalayarak oy çokluğunu sağlandığını, daha sonra tarafların tavzih, düzeltme, tamamlama taleplerine ilişkin 20.02.2023 tarihli tavzih, düzeltme, tamamlama kararında ise, 02 12.2022 tarihli karardaki en sona eklediği şerhini geri çektiğini bildirdiğini, iş bu 20.02.2023 tarihli hakem kararı da yine oy birliği ile kabul edildiğini, davacı tarafın, hakem heyetinin tahkim sözleşmesi dışında kalan hususlarda karar verdiğini ve yetkiyi aştığı haksız gerekçesiyle yine davanın esasına yönelik itirazlarının doğru olmadığını, sözleşmenin 4. maddesinin 3. paragrafında eki de belirtilen işlerin dışında yeni iş kalemleri miktarında artış ve azalış olabileceği ve bazı yeni iş kalemleri de ortaya çıkabileceği bunu da EK B birim fiyatlarından yararlanarak hesap edileceği akdedildiğini, Buna göre şirketçe yapılan hesaplamaların ve sunulan hak ediş raporlarının ve bu doğrultuda verilen doğru ve usulüne uygun olduğunu, davacı tarafça hakem heyetinin tarafların eşitliği ilkesine aykırı davranıldığı iddiasının doğru olmadığını, tahkim yargılaması süresince hakem heyetince her iki tarafa aynı haklar, eşit olanaklar ve süreler tanındığını, davalının iddia ve savunmalarını kanıtlayacak hiç bir maddi delil sunulmadığını, hakem heyeti tarafından mevcut ve toplanan deliller ışığında ispat yükümlülüğüne ilişkin maddi ve usul hukuku kurallarına gore değerlendirme yapılarak karar verildiğini, hakem heyeti, süreci yürütürken bilirkişiden rapor alıp almamakta takdir hakkına sahip olduğu gibi, uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve tahlili de hakem heyetine ait olduğunu, hakem heyeti kararının esasi, yerinde olup olmadığı, hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı gibi hususlar hakem heyeti kararinin iptali istemli davada tartışma konusu yapılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı; davanın, hakem heyeti kararının iptali talebi olduğu,
Hakem kararlarına karşı yalnızca iptal davası açılabileceği, tahkim kurumuna olan güvenin sağlanması, tahkim yargılamasının sağlıklı olarak işlemesi amacıyla iptal davasında mahkemenin denetimi HMK 439 maddede sayılan nedenlere sınırlanmıştır. Esasa girme yasağı (revision au fond) gereğince mahkeme uyuşmazlığın esasına ilişkin konuları inceleyemeyeceği gibi, hakemin takdirini de değerlendiremeyceği,
Mahkeme kararın kamu düzenine aykırı olmaması ile uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olması sebeplerini re'sen gözetieceği, kamu düzeni kavramı Türk hukuk sisteminin temel prensipleri, ahlak ve adap anlayışı ile toplumun temel menfaatlerini koruyan kuralları ifade edeceği, kamu düzeni iptal sebeplerinin genişletilmesi için bir araç olarak kullanılmayacağı, taraf iradelerine tabi olmayan, tarafların üzerinde serbestçe tasarrufta bulunamayacakları uyuşmazlıklar, taşınmaz mallar üzerindeki ayni haklara ilişkin uyuşmazlıklar, iflas davaları, boşanma, velayet, vesayet ve soybağı kurulmasına ilişkin uyuşmazlıklar ile taraflardan birisinin zayıf konumda olduğu tüketici, iş ve kira hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar tahkime elverişli olmadığı, HMK'da sayılan diğer iptal sebeplerinin incelenmesi taraflarca ileri sürülmüş olmasını gerektiği,
Kanun koyucu tahkim yargılamasına mahsus usule ilişkin bazı düzenlemeler getirmiş olup, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, taraflar iddia ve savunmalarını değiştirebilir veya genişletebilirler. Ancak, hakem kurulu bu işlemin gecikerek yapılmış olduğunu veya diğer taraf için haksız bir şekilde büyük zorluk yarattığını ve diğer durum ve koşulları dikkate alarak, böyle bir değişiklik veya genişletmeye izin vermeyebilir. İddia veya savunma tahkim sözleşmesinin kapsamı dışına çıkacak şekilde değiştirilemeyeceği veya genişletilemeyeceği,( HMK md 428).
6100 sayılı HMK'nın 439. Maddesinin 4. bendinde “İptal davası, bir ay içinde açılabilir. Bu süre, hakem kararının veya tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Hakem kararına karşı iptal davası açılması kararın icrasını durdurmadığı, ancak taraflardan birinin talebi üzerine hükmolunan para veya eşyanın değerini karşılayacak bir teminat gösterilmek şartı ile kararın icrası durdurulabilir.” hükmü düzenlendiği, somut olayda, 02/12/2022 tarihli hakem kararı davacıya ve davalıya 07/12/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, taraflarca hakeme verilen itiraz dilekçeleri üzerine 20/02/2023 tarihli ek karar verilmiş, işbu ek karar davalıya 22/02/2023 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili 20/03/2023 tarihinde eldeki iptal davasını açtığı, HMK'nın 439/4. maddesi uyarınca 20/02/2023 tarihli Hakem Heyeti Kararı'nın tavzihi, düzeltilmesi ve tamamlanmasına ilişkin ek kararın davalıya tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde açılması sebebiyle iptal başvurusunun süresinde olduğu değerlendirmesiyle kararın esası incelendiği,
Eşitlik ilkesine aykırılık iddiasına yönelik yapılan değerlendirme; Hukuki dinlenilme hakkı, tarafların her ikisine iddia veya savunma imkanlarının sunulması konusunda, dilekçelerin değişimi, sürelerin belirlenmesi, delillerin ibrazında eşit davranılmasını gerektirmektedir. Tahkim dosyası kapsamında, iddia ve savunmalarını, delillerini sunmaları yönünden her iki tarafa da gerekli ve eşit sürelerin verildiği, her iki tarafın da bu yönde dilekçe ve delillerini sunduğu, verilen kararda iddia ve savunmaların hakem tarafından değerlendirildiği, tarafların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkına riayet edildiği anlaşıldığı, yine davacı vekilinin dilekçesinde eşitlik ilkesine aykırı davranıldığına ilişkin ileri sürdüğü diğer nedenler ise davanın esasına ilişkin olarak ileri sürülen hususlar olduğu,
Hakem kararının esasına ilişkin aykırılık iddialarına yönelik yapılan değerlendirilmede; taraflar arasındaki sözleşmeyle aralarında çıkacak uyuşmazlıkların hakem heyeti kararıyla çözüleceği kararlaştırılmış, buna göre oluşturulan üç kişilik hakem heyeti incelemeleri sonucunda bir karara vardığı, Hakem heyeti, süreci yürütürken bilirkişiden rapor alıp almamakta takdir hakkına sahip olduğu gibi, uygulanacak hukuk kurallarının tespiti ve tahlili de hakem heyetine ait olduğu, Hakem heyeti kararının esası, yerinde olup olmadığı, hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı gibi hususlar hakem heyeti kararının iptali istemli davada tartışma konusu yapılamayacağı, Kamu düzenine aykırı olmadıkça hakem heyetinin esasa ilişkin değerlendirmelerinin iptal davasında denetlenemeyeceği hakem kurulunun yetkisi kapsamında kalarak hüküm verdiği, iddia edilen usuli hataların esası etkileyecek nitelikte olmadığı, hakem kurulunun çözümü teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişiye başvuracağı gibi, mahkemeden farklı olarak hakemlerin kendi uzmanlık alanlarındaki bilgilerini kullanmak suretiyle ve bilirkişi raporu almadan da karar vermelerinin mümkün olduğu, hakemlerin maddi hukuka ilişkin uygulamalarının iptal davası kapsamında denetlenmesinin mümkün olmadığı, faize ve faizin başlangıç tarihine ilişkin ileri sürülen iptal sebeplerinin HMK'nın 439. maddesi kapsamında sınırlı sayıda gösterilmiş olan iptal sebepleri kapsamında olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı davacının hak ediş ve alacaklarının tespiti ile ilgili olarak hakem heyetince yapılan değerlendirmelerde ve verilen hükümde kamu düzenini ilgilendiren bir husus bulunmadığı, davalının sözleşme kapsamında yaptığı ödemenin değerlendirilmesi konusunda, yani maddi hukuk hükümlerinin uygulanması konusunda hakem heyetinin yaptığı değerlendirmelerin, iptal davası kapsamında denetlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle ileri sürülen diğer iptal başvuru sebepleri yerinde olmadığı,
Hakem kararının yeterli oy çokluğu sağlanmadan karar verildiğine ilişkin aykırılık iddiasına yönelik yapılan değerlendirilmede; 6100 sayılı HMK’nın 433/1. maddesinde taraflarca aksi kararlaştırılmamış ise; hakemlerin kararlarını oy çokluğuyla da verebileceklerinin belirtildiği, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan tahkim şartında aksine bir düzenleme bulunmadığı, Hakemlerin birden fazla olması halinde hakemlerin tamamının hakem kurulu toplantılarına katılmaları zorunlu olduğu, Hakem kurulunu oluşturulan bütün hakemlerin toplantıya katılmış olması halinde toplantı sonunda oy çokluğu ile karar verilmesi ve alınan kararı çoğunluğun imzalamasının yeterli olduğu, İptâl davasına konu olan hakem yargılamasında 02.12.2022 tarihli hakem kurulu kararının gerekçe kısmında yüklenicinin hak edişinin belirlenmesine ilişkin imalat ve alacak kalemlerinin değerlendirmesinde ve kararın hüküm kısmında da iki üyenin ayrı ayrı karara muhalefet şerhi koyduğu, kararın bütünlüğü dikkate alındığında oy çokluğunun sağlanamadığı anlaşıldığı, bu durumda, kararın bütünlüğü dikkate alındığında oy çokluğunun sağlanamamış olması sebebiyle oluşturulan kararın HMK’nın 433/1. maddesinde ifade edilen oy çokluğuyla verilen bir karar sayılmasının mümkün bulunmadığı, bu durumun kararın sonucuna etkili olduğu, hakem kurulunun 20/12/2023 tarihli tavzihi, düzeltilmesi ve tamamlanması kararında muhalefet şerhi koyan üyelerden birinin muhalefet şerhini geri çekmesinin yok hükmündeki karara geçerlilik kazandırmayacağı, Yargıtay içtihatlarına ve yasal düzenlemeye göre oy çokluğu veya oybilirliği ile verilmeyen hakem kararının geçersiz olduğu da kabul edildiğinden davanın kabulü ile 02/12/2022 tarihli hakem kararının ve 20/02/2023 tarihli Hakem Heyeti Kararı'nın tavzihi, düzeltilmesi ve tamamlanmasına ilişkin ek kararın iptaline karar verilmiştir.
IV.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, hakem kararının altında 1 üyenin imzasının olmadığını, oy çokluğunun sağlandığını, ek kararda bir üyenin muhalefetini çektiği için yeterli çoğunluğun sağlanmış olduğunu, kısmen iptalin de olabileceğini belirterek açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 439. maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.HMK’nın 439. maddesinde yer alan iptal sebepleriyle sınırlı yapılan incelemede; 02/12/2022 tarihli hakem kararında her ne kadar oy çokluğu ile karar alındığı yazılmış ise de; karara 2 üyenin muhalefet şerhini koymuş olduğu, bu hali ile yeterli oy çokluğunun sağlanmamış olduğu ve geçerli bir hakem kararından bahsedilemeyeceği, 20/02/2023 tarihli Hakem Heyeti Kararı'nın tavzihi, düzeltilmesi ve tamamlanmasına ilişkin ek kararda muhalefet koyan bir üyenin muhalefetini çekmiş olmasının hakem kararını geçerli hale getirmediği, 20/02/2023 tarihli hakem kararına koyulan muhalefet şerhleri incelendiğinde kısmen iptalin mümkün olmadığı, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:37:12