Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2211

Karar No

2023/3268

Karar Tarihi

12 Ekim 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/987 E., 2020/965 K.

DAVA TARİHİ: 03.10.2011

HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul

Taraflar arasında görülen kayıt kabul davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılardan ... vekili ve davacılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin İmar Bankası A.Ş’de hesapları olduğunu, banka sahipleri ve personelinin hileli davranışları sonucu bankanın içi boşaltıldığı için müvekkillerinin mevduatlarından mahrum bırakıldıklarını ve bugüne kadar da kendilerine herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı banka yetkilileri ve sahiplerinin off shore hesapları üzerinden sanal olarak transfer gösterip mevduatları kendi şirketlerinde kullandıklarını, bankanın içini de bu şekilde boşalttıklarını, bu nedenle bir kısmının yargılanarak ceza aldığını, müvekkillerinin devlet güvencesinde olan bir bankaya yurt dışında kazandıkları paralarını yatırarak memleketlerine döviz girdisi sağlamak düşüncesi ile hareket ettiklerini, bankanın off shore bankacılığı ile içinin boşaltılacağını bilebilecek durumda olmadıklarını, TMSF kapsamında sigortalı olan banka fona devredildiğinden beri TMSF'nin mevduatın off shore hesaplarına aktarılmasını gerekçe göstererek ödeme yapmadığını, TMSF'nin fonksiyonunun banka müşterisinin kendisinden kaynaklanmayan riskleri sigorta etmek olduğunu aksi halde mevduatın sigorta edilmiş olmasının bir anlamı olmayacağını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkillerine ait 43 adet Euro hesabının her birinden şimdilik 100 Euro olmak üzere 4.300 Euro ile 3 adet Dolar hesabının her birinden şimdilik 100 Dolar olmak üzere 300 Dolar'ın hesapların açıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 30.10.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 11.258.901,60 TL’nin kayıt kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacılar tarafından dava konusu alacak talebiyle ilgili olarak iflas masasına alacak kayıt başvurusunda bulunulmadığını, bu hususun dava şartı olduğunu, davacıların İmar Bank Off Shore Limited nezdinde hesap açtırdığını, müflis banka ile İmar Bank Off Shore Ltd'nin ayrı tüzel kişiliğe sahip olduğunu, davacıların her iki bankada hesap açmış olmaları nedeniyle uygulamayı iyi bildiklerini, bilerek ve isteyerek mevduatı off shore bankasına gönderdiklerini, dava konusu hesapların müvekkili banka nezdinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı TMSF vekili cevap dilekçesinde; görev ve husumet itirazında bulunduklarını, hesap bedellerinin tasarruf mevduatı niteliği bulunmadığından müvekkilinden talep edilemeyeceğini, davacıların havale işlemlerini özgür iradeleri ile gerçekleştirdiklerini, her iki banka uygulaması ve işleyişini iyi bildiklerini, dava konusu mevduatların sigorta kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı Yapı ve Ticaret A.Ş cevap dilekçesinde;, husumet itirazında bulunduğunu, off shore bankalarda açılan hesaplar ve bu bankalara gönderilen havalelerin mevduat sigortası kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece 14.01.2014 tarih ve 2011/506 Esas, 2014/3 Karar sayılı kararıyla; davalı TMSF'nin aktif ya da pasif her türlü eylem ve işlemlerinden dolayı bunların hukuka uygun olup olmadığı, zarar doğurup doğurmadığı yönlerinden denetiminin idari yargıya ait olduğu, davalı İmar Bankası'nın ise, dava tarihinden önce iflasa tabi tutularak müflis haline geldiğinden davanın, iflas etmeden önceki hal ve durumuna göre İmar Bankası A.Ş. sıfatı ile açılması doğru olmadığı gibi, doğrudan alacak davası olarak açılmasının da doğru olmadığı zira, davanın Müflis İmar Bankası aleyhine husumet yöneltilerek açılması ve kayıt kabul davası olması, bundan önce de iflas masasına müracaat edilerek talebin reddi halinde dava açılması gerektiğinden bu davalı yönünden hem husumet hem de dava şartı eksikliği bulunduğu, diğer davalı Yapı ve Tic. A.Ş. yönünden ise, somut uyuşmazlıkta davalının mevduat toplama, mevduata güvence sağlama, hesabın açıldığı diğer bankayı denetleme gibi herhangi bir eylemi bulunmadığından dava konusu işlemin neresinde bulunduğunu gösterir bir iddia da tespit olunamadığı ve davalının dava tarihinden evvel tasfiye sürecine girdiği, şirketin tasfiyesi ile sicilden terkinine karar verildiği gerekçesiyle, davanın, davalı TMSF yönünden idari yargının görevli olması nedeniyle yargı yolu yokluğundan, davalı İmar Bankası A.Ş. yönünden dava şartı yokluğu ve husumet, davalı Yapı ve Tic. A.Ş. yönünden ise, husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile katılma yoluyla ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  1. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.10.2015 tarihli ve 2015/9857 Esas, 2015/10525 Karar sayılı kararıyla; iflastan sonra açılacak davalarda davalı müflisin hak ve menfaatlerinin korunması iflas idaresine ait olduğundan müflisin iflas idaresine tebligat yapılarak davaya devam edilmesi gerektiği, davalı müflis şirkete dava dilekçesinin tebliği üzerine İflas İdaresi vekili tarafından vekaletname sunulup, cevap dilekçesi verildiğine ve İİK'nın 226. maddesi uyarınca dava takip edildiğine göre bu noksanlığın giderildiği ve husumetin İflas İdaresi'nce benimsendiği, davaya ...'ne yönelik olarak devam edilmesi gerekirken davanın husumetten reddi doğru olmadığı gibi, İİK'nın 236'ncı maddesi uyarınca iflasın kapatılmasına kadar masaya alacak yazdırmak mümkün olup, masaya kayıt davası açılması için iflas idaresine başvuru yapılması da bir ön şart olmadığı, davacının masaya başvurusu olmadığına göre doğrudan dava açmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılardan ...’nun müflis bankanın iflas masasına 08.08.2005 tarihinde alacak kaydı başvurusunda bulunduğu, söz konusu başvurunun iflas idaresince 04.10.2006 tarihli kararla reddedildiği, adı geçen davacının İstanbul 8. ATM'nin 2004/725 E. sayılı dosyasında daha önce açmış olduğu alacak davasının kayıt kabul davasına dönüştüğü ve davacının bu davayı takip etmediğinden 31.12.2007 tarihli kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, adı geçen davacının sıra cetvelinin son ilan tarihi olan 10.10.2006 tarihinden itibaren 15 günlük yasal süreyi geçirdikten sonra 12.10.2011 tarihinde diğer davacılarla eldeki davayı açmış olduğundan, davalı müflis şirkete yönelik açılan dava bu davacı yönünden süresinde olmadığı, diğer davacılar yönünden ise, iflas tarihi itibariyle davacı Rıfat Duran Kazancıoğlu'nun 4.670.319,02 TL, davacı ...'nun 9.404,92 TL, davacı ...'nun 151.871,17 TL, davacı ...'nun 10.674,38 TL, davacı ...'nun 186.200,34 TL, davacı ...'ün 8.658,12 TL, davacı ... Kazancıoğlu'nun 55.012,19 TL, davacı Lütfiye Kazancıoğlu'nun 151.182,21 TL, davacı ...'nun 388.913,67 TL, davacı ...'nun 40.190,40 TL, davacı ...'ın 46.348,81 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle, davacı ... tarafından açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, diğer davacıların alacaklarının müflis şirketin iflas masasına kayıt kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili ve davacılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalılardan ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın kayıt kabul davası olabilmesi için davacılar tarafından iflas masasına bir alacak başvurusunun bulunması ve alacak başvurusunun iflas idaresince değerlendirilmeye alınması gerektiğini, kayıt kabul davası için ön dava şartının yerine getirilmediğini, davaya konu hesapların off shore şirketi nezdinde bulunduğunu, müflis bankanın sadece aracılık hizmeti verdiğini, haksız fiilden kaynaklı zararların 1 yıllık zamanaşımı süresine tabii olduğunu, dava zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davacının bilerek ve isteyerek yaptığı ve yüksek faiz aldığı bu işlemlerde, aracılık yapmaktan başka bir işlevi olmayan müvekkiline sorumluluk yüklenmeye çalışılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davacılara verdiği havale hizmetinin kıyı bankacılığı kurallarına uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davacılardan ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkile alacağının reddedildiğine dair hiçbir tebligatın yapılmadığını bu nedenle hak düşürücü sürenin başlamadığını, davalı müflis şirketin 04.10.2006 tarihli kararının davacı müvekkile tebliğ edildiğine dair hiçbir belgenin bulunmadığını, müvekkilinin ikametinin Almanya'nın Berlin ili olduğunu, sıra cetvelinin ilan yoluyla yayınlanmasından haberdar olmasının mümkün olmadığını, müvekkilin yıllar evvel açtığı davanın alacak davası olduğunu, alacak davasının kayıt kabul davasına dönüştüğünün müvekkile bildirilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, iflas masasına alacağın kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3/2, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (HUMK) geçici 2 ve HUMK nın 26.09.2004 tarih 5236 sayılı Kanunla değişmeden önceki haline göre 428,438 ve 439. maddesi ve devamı, 2004 sayılı İcra Ve İflas Kanununun 233 ve 235 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalılardan ... vekili ve davacılardan ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararcevapyargılamatemyizkısmenincelenenkabulmahkemekararınkararıonanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:19:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim