Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2247
2023/2890
20 Eylül 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/201 E., 2023/292 K.
HÜKÜM/KARAR: Red
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/549 E., 2022/395 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece ara karar ile müdahale talebinde bulunan vekilinin müdahillik talebinin reddine ve istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın müdahale talep eden tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf kanun yolu başvuru talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı müdahale talep eden Akbank T.A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... İnşaat ve Ticaret AŞ’nin kendilerine olan borcunun teminatını oluşturmak üzere Beşiktaş .... Noterliği aracılığıyla düzenlenen 20.02.2020 tarih ve 14371 yevmiye sayılı “Alacağın Temliki Sözleşmesi” ile Roketsan’la arasındaki iki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağının 7.500.000 TL’lik kısmını davacı şirkete temlik ettiğini, borç miktarı tespit edildikten sonra dava dışı Roketsan şirketine davalı ... İnşaat ve Ticaret AŞ'nin alacaklarının ödenmesi için başvuruda bulunduklarını, ancak talebin kabul edilmediğini, dava dışı Roketsan şirketine karşı Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2020/597 Esas ile dava açtıklarını, yargılama devam ederken davalı Roketsan şirketinin 19.03.2021 tarihinde Elmadağ Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak tevdi mahalli tayini talebinde bulunduğunu, bu talebin 22.03.2021 tarih ve 2021/2 D. İş – 2021/2 K. sayılı karar ile kabul edildiğini, alacağın temliki sözleşmesine yönelik davalı tarafından oluşturulan muarazanın giderilmesine ve söz konusu temlik sözleşmesine konu alacağın borçlusu Roketsan tarafından Elmadağ Sulh Hukuk Mahkemesine yapılan başvuru sonucunda gösterilen tevdi mahalline ödenen 4.699.364,15 TL’nin davacıya ait olduğunun tespiti ile tevdi edilen meblâğın ve nemasının davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin sözleşmeler gereği dava dışı Roketsan şirketinden olan alacağı kesin hak ediş raporlarının dava dışı Roketsan şirketi tarafından onaylanarak imzalandığı tarih olan 19.11.2020 tarihinde alacağın doğduğunu, sözleşmelerin 11.4 ve 11.5 maddelerinde, yapım sözleşmeleri ile, bu sözleşmelerden doğacak her türlü hak ve alacakların temliki/devrinin yasaklandığı dolayısıyla ortada sözleşmesel temlik engelinin mevcut olduğunu, temlik yasağı içeren sözleşmelerin hukuken geçersiz olduğunu, davalı ... İnşaat ve Ticaret A.Ş.'ye ait hak edişin Roketsan şirketi tarafından tevdi mahalli tayini sonucunda açılan banka hesabına yatırıldığını, davacı ... ile Roketsan arasında süregelen bir derdest davanın da bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacaklı borçlu arasındaki sözleşme hükmüyle alacağın temliki engellenmiş ise de, davacı ile davalının yapmış oldukları temlik ve bu temlik gereğince davalının bedel almış olması ve talebe konu alacağın da Roketsan tarafından tevdi mahalline bırakılması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, temlik yasağı Roketsan açısından bir hak oluşturmakla, tevdi mahalline bırakmakla, tevdi mahallindeki bedelin temlik alacaklısına ödenmesi bu yasak kapsamında kalmadığı, kapsamda kaldığı ihtimali kabul edilse dahi halen bu yasağa davalının dayanmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacağının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüyle Elmadağ Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/2 D.iş esas 2021/2 d.iş karar nolu kararı ile tevdi mahalline yatırılan 4.699.364,15 TL'nin nemasıyla birlikte davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Müdahale ve istinaf talebinde bulunan Akbank T.A.Ş. vekilinin 19/12/2022 tarihli dilekçesi üzerine mahkemece 27.12.2022 tarihli ek karar ile müdahale talebinde bulunan Akbank T.A.Ş. vekilinin müdahillik talebinin HMK'nun 65.maddesi gereğince reddine, İstinaf talebinde bulunan Akbank T.A.Ş. vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 346.maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İstinaf talep eden dava dışı Akbank T.A.Ş. vekili 19.12.2022 tarihinde sunmuş olduğu dilekçe ile davaya müdahil olmak istediklerini bildirmiş, mahkemece 27.12.2022 tarihli ek karar ile müdahillik talebinin reddine karar verilmiş; Akbank T.A.Ş. vekili tarafından 26/05/2022 tarihli asıl karara ve 27/12/2022 tarihli müdahillik talebinin reddine ilişkin ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Müdahale talep eden ve istinaf eden Akbank T.A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece ...nın 65. Maddesi uyarınca süresi içerisinde herhangi bir müdahale talebinin bulunmadığı gerekçesi ile müdahale talebini reddettiğini, ancak işbu davadan yargılama aşamasında haberdar olma imkanının bulunmadığını, yargılamayı yapan mahkeme tarafından dava konusu olan ve ... Vakıfbank T.A.O. Şubesi hesaplarına yatırılmış olan tutar üzerindeki hacizlerden haberdar olunduğunu, bu aşamada işbu dava yalnızca bir alacak ve tespit davası olmayıp, üzerinde talepte bulunan bankanın ve başkaca 3. Kişilerin de haczinin bulunduğunu, tutarın doğrudan alacaklıya ödenmesine karar verilmesi talebiyle açılan bir dava olduğunu, nitekim davanın kabulü ile birlikte üzerinde başkaca kimselerin de haczi ve alacağı bulunan tutarın haciz ve hak sahipliği sırasına bakılmaksızın doğrudan davacıya ödenmesine dair hüküm kurulduğunu, dolayısıyla huzurdaki dava ile yapılan yargılama neticesinde verilen karar yalnızca davacı ve davalı arasındaki hukuku düzenleyici nitelikte olmamış, başta kendileri banka olmak üzere diğer hak ve alacak sahiplerinin de hakkını ve tahsil imkanını bertaraf ettiğini, Akbank bankasının haklarını ortadan kaldırıcı ve hakkını ihlal edici bir nitelik kazandığını, diğer haciz alacaklılarının davaya eklenmesinin artık dava şartı haline geldiğini, zira hakları ihlal edilecek kişilerin de dosyada taraf olarak gösterilmesi ve davaya ilişkin diyeceklerinin yargılamayı yapan mahkeme tarafından gözetilmesi gerektiğini, 3. Kişilerin haklarını sonlandırıcı ve ortadan kaldırıcı nitelikte olan bu davada Akbank bankasının içinde yer aldığı 3. Kişilerin davaya dahil edilmeden hükme bağlanmasının taraf teşkili sağlanmadan dosyada karar verilmiş olması manasına geldiğini, taraf teşkili sağlanmadan verilmiş olan kararın aynı zamanda savunma haklarının da ihlali anlamına geldiğini, yargılamanın esas konusu olan Elmadağ Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/2 Değişik İş sayılı dosyasının ve dosya içerisinde yer alan yazışmalardan anlaşılacağı üzere dava konusu tutar üzerindeki haciz alacağı dikkate alınmaksızın bu hususta değerlendirme yapılmadan doğrudan davacının talebi gibi karar verildiğini, dava konusu tutar üzerinde Akbank bankasının alacağı bulunmakta olduğunu, bankanın dosyaya dahil edilmeksizin yapılan yargılama neticesinde karara bağlanmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, Akbank T.A.Ş. kredili müşterilerinden ... İnş. Ve Tic. A.Ş. ile imzalanan 16.05.2016 tarihli 6.250.000 TL bedelli ve 23.08.2017 tarihli 50.000.000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşme'lerine istinaden krediler kullandırıldığını, kredi ödemelerinde gecikme yaşanması, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle kat ihtarnameleri keşide edildiğini, keşide edilen ihtarnameler borçlulara tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine ... İnş. Ve Tic. A.Ş., ... ve ... aleyhine İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/200 d.iş dosyası üzerinden ihtiyat haciz başvurusunda bulunulduğunu, ihtiyati haciz icra edildikten sonra İstanbul 14. İcra Müdürlüğü’nün 2021/9167 E. sayılı dosya ile 02.04.2021 tarihinde faiz ve masraflar hariç 23.876.646,61 TL alacak tutarı üzerinden esas takip başlatıldığını, Elmadağ Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/2 Değişik İş dosyasından Vakıfbank Elmadağ Şube Müdürlüğüne yazı yazılarak söz konusu tutar üzerine banka lehine haciz tesis edildiğini, bu halde üzerinde banka lehine haczi bulunan tutar ile ilgili görülmekte olan işbu davaya ilişkin bankaya ihbarda bulunulması gerektiğini, banka davaya dahil edildikten sonra ilgili tutar üzerindeki hak sahipliğinin net bir şekilde belirlendikten sonra davacının talebinin değerlendirilmesi gerektiğini, Beyoğlu .... Noterliği'nin 17.05.2018 Tarihli 06144 Yevmiye numaralı Alacak Devri Sözleşmesi ile davalı ... İnşaat Sanayi A.Ş., Roketsan Roket San. Tic. A.Ş. nezdindeki 9.575.913,61 TL tutarındaki alacağını bankaya temlik ettiğini, bankanın alacağın devri sözleşmesine dayalı hak sahipliği işbu davanın davacısı ... Faktoring A.Ş.'den daha evvel yapılmış bir sözleşmeye dayandığını belirterek, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/549 Esas 2022/395 Karar sayılı 26.05.2022 Tarihli ve 27.12.2022 Tarihli kararlarının kaldırılmasına, davacının haksız ve hukuka aykırı talepler ile ikame etmiş olduğu işbu davanın reddine, davacıya ödenmiş olan tutarın aynen Elmadağ Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/2 Değişik İş dosyası ile belirlenmiş olan Tevdi Mahalline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, dava dışı Akbank T.A.Ş.’nin yargılama aşamasında dava dosyasında asli müdahale talebinde bulunmamış, müdahil sıfatını almamış olduğu, HMK'nın 65. Maddesine göre müdahale talebi hüküm verilinceye kadar mümkün olup, hüküm verildikten sonra yapılan müdahale talebinin 27/12/2022 tarihli ek karar ile reddine karar verilmesi yerinde bulunmuş, HMK'nın 341. maddesi gereğince dava dosyasında taraflar ve usulüne uygun asli müdahil olanlar istinaf kanun yoluna başvuruda bulunabileceklerinden müdahale talebinde bulunan Akbank T.A.Ş.'nin dava dosyasında taraf olmaması ve müdahale talebinin reddedilmesi sebebiyle mahkeme kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmasının mümkün olmadığı, bu nedenlerle, müdahale talep eden vekilince 26/05/2022 tarihli asıl karara ve 27/12/2022 tarihli müdahillik talebinin reddine ilişkin ek karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde müdahale talep eden ve istinaf eden Akbank TAŞ vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 486 ncı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
- İlgili Hukuk
Anayasa 36, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371, 27, 65 vd. maddeleri, Türk Borçlar Kanunu’nun 183 vd. ile 470 ve devamı maddeleri
- Değerlendirme
1.Temyiz eden Akbank T.A.Ş vekili müdahale talebinin reddedildiği ancak işbu davadan yargılama aşamasında haberdar olma imkanının bulunmadığını, gerek Beyoğlu .... Noterliği'nin 17.05.2018 Tarihli 06144 yevmiye numaralı alacak devri sözleşmesi gereği gerekse de İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2021/9167 Esas dosyasından konulmuş olan haciz nedeniyle işbu davadan evvel vaki bulmuş olan müvekkili banka alacağının Elmadağ Sulh Hukuk Mahkemesi 2021//2 Değişik İş dosyasında açıkça görülmesine rağmen müvekkil Banka'nın davaya dahil edilmeksizin yokluğunda yapılan yargılama neticesinde karar verilmesinin taraf teşkili sağlanmadan verilmiş olan kararın aynı zamanda savunma haklarının da ihlali anlamına geldiğini beyanla kararı temyiz etmiştir.
Taraflar duruşmaya çağrılmadan, eş anlatımla; taraf teşkili sağlanmadan hüküm verilememesi, Anayasanın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur.
Taraf teşkili dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece re’sen nazara alınması gereken bir olgudur ve mahkemenin, duruşma gününü, kararını, bozma ilamını, duruşma günü ve direnme kararını taraflara kendiliğinden tebliğ edip taraf teşkilini sağlaması, usulün amir hükmü gereğidir.
Bu aşamada hukuki dinlenilme hakkı üzerinde durulmasında da yarar bulunmaktadır.
Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Zira, insan onurunun yargılamadaki zorunlu bir sonucu olarak, yargılama süjelerinin, yargılamada şeklen yer almaları dışında, tam olarak bilgi sahibi olmaları, kendilerini ilgilendiren yargılama konusunda açıklama ve ispat haklarını tam ve eşit olarak kullanmaları ve yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermesi gereklidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesi hükmüne göre:
"(I) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.
(2) Bu hak;
a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,
b) Açıklama ve ispat hakkını,
c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini,
içerir".
Hukukî dinlenilme hakkı olarak anılan maddede ifade edilen ve uluslararası metinlerde de yer bulan bu hak, çoğunlukla "iddia ve savunma hakkı" olarak bilinmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, iddia ve savunma hakkı kavramına göre daha geniş ve üst bir kavramdır.
Bu hak, yargılamanın tarafları dışında, müdahiller ve yargılama konusu ile ilgili olanları da kapsamına almaktadır. Ancak, her yargılama süjesi kendi hakkıyla bağlantılı ve orantılı olarak bu hakka sahiptir. Hakkın temel unsurları maddede tek tek belirtilmiş, böylece uygulamada bu temel yargısal hak konusundaki tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir.
Bu hakkın ikinci unsuru, açıklama ve ispat hakkıdır. Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Her iki taraf da bu haktan eşit şekilde yararlanırlar. Bu durum "silahların eşitliği ilkesi" olarak da ifade edilmektedir.
Bu hakkın üçüncü unsuru, tarafların iddia ve savunmalarını yargı organlarının tam olarak dikkate alıp değerlendirmesidir. Bu değerlendirmenin de, kararların gerekçesinde yapılması gerekir (bkz. 6100 sayılı ...nun Hükumet Gerekçesi madde 32).
Yargılama bakımından, sadece bir tarafın dinlenmesi, başka kimsenin dinlenmemesi, tek yönlü karar verilmesi demektir. Yargılamada yer alan taraflar, yargılamanın objesi değil, süjesidir. Hukukî dinlenilme hakkı, doğru karar verilmesinin garantisidir; bu nedenle, haksızlığa karşı koyabilme imkânı tanır. Bu hak, hukuk devletinin, insan onurunun korunması ve eşitlik ilkesinin, hak arama özgürlüğünün, adil yargılanma hakkının bir gereğidir.
Hukukî dinlenilme hakkı yargılamanın süjesi olan herkese aittir. Dava sonunda hukukî durumu etkilenecek olan kişilere, yargılamadaki durumlarına uygun şekilde bu hak tanınacaktır. Tanık ve bilirkişilerin kendileri ile ilgili bir sonuç doğması halleri dışında, hukukî dinlenilme hakkı bulunmamaktadır. Davada taraflar, çekişmesiz yargı işlerinde ilgililer bu hakka sahip oldukları gibi, fer'i müdahilin de kendi hakkıyla bağlantılı olarak hukukî dinlenilme hakkı bulunmaktadır.
Hukukî dinlenilme hakkı, sadece belli bir yargılama için ya da yargılamanın belli bir aşaması için geçerli olan bir ilke değildir. Tüm yargılamalar için ve yargılamanın her aşamasında uyulması gereken bir ilkedir. Bu çerçevede gerek çekişmeli ve çekişmesiz yargı işlerinde gerekse bu yargılamalarla bağlantılı geçici hukukî korumalarda, icra takiplerinde, tahkim yargılamasında, hatta hukukî uyuşmazlıklarla ilgili yargılama dışında ortaya çıkan çözüm yollarında, her bir yargılama, çözüm yolu ve uyuşmazlığın niteliğiyle bağlantılı şekilde hukukî dinlenilme hakkına uygun davranılmalıdır.
Hukukî dinlenilme hakkına aykırılık bir istinaf gerekçesi ve temyizde de bozma sebebidir. Hakkın ihlâlinin niteliğine göre, yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilebilir. Ayrıca adil yargılanma ihlâli çerçevesinde de Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi'ne başvurulabilir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında;
Dava konusu alacak üzerinde hak iddia eden Akbank T.A.Ş. vekilinin davadan haberdar olmadığı ve verilen karardan haklarının etkilendiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple temyiz eden Akbank T.A.Ş.’nin asli müdahil olarak davaya katılması sağlandıktan sonra davanın esasının incelenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararın bozulması uygun görülmüştür.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.09.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:32:42