Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/6463

Karar No

2023/287

Karar Tarihi

26 Ocak 2023

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2018/827 E., 2021/1483 K.

HÜKÜM/KARAR: Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2013/407 E., 2017/898 K.

Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğine dayalı konut tahsisi olmassa konut karşılığı tazminat ve kira kaybı tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kira kaybı tazminatı istemi yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin kur’aya dahil edilmediğini ve kendisine daire verilmediğini ileri sürerek, müvekkiline ortalama bir konut tahsis edilmesini, bu talebin kabul edilmemesi halinde 150.000,00 TL tazminatın ve kur’a tarihinden itibaren işleyecek kira bedellerine karşılık 22.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kur’adan haberdar olduğu halde genel kurullar aleyhine dava açmadığını, konutların henüz iskanlarının alınmadığını, bu nedenle kira bedeli istenemeyeceğini, davacıya isabet eden 3 nolu dairenin bugüne kadar kimseye tahsis edilmediğini, ihraç kararının iptali davasının kesinleşmesinin beklendiğini, davacının konutunun iç imalatlarını yaptırması gerekirken yaptırmadığını, ödemelerini düzgün yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddialarının aksine davalı kooperatif tarafından davacıya hali hazırda tahsis edilmiş bir konut bulunduğu, bu nedenle konut karşılığı tazminat ödenmesinin mümkün olmadığı, tahsis edilen konutun diğer üyeler de olduğu gibi kaba inşaat seviyesinde teslim edildiği, davacının konutu zamanında teslim almamasında davalı kooperatifin bir kusurunun bulunmadığı, bu nedenle kira kaybı tazminatı da isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, kooperatifin müvekkiline yüksek aidat borçları çıkardığını, buna karşı açtığı menfi tespit davasında haklı bulunduğunu ve mahkeme kararında belirtilen aidat borçlarını hemen ödediğini, konutun geç tahsis edilmesinde kooperatifin kusurlu olduğunu, kooperatifin kendisine zemin katta bulunan en kötü daireyi vermek istediğini, kur’a tarihi itibariyle ortalama bir konut sahibi olması gerektiğini, abonelik belgelerine göre sitede 2009 yılından itibaren oturulmaya başlandığını, dairesi bu dönemde teslim edilmiş olsa idi eksikliklerini tamamlayarak kiraya vermemesinin mümkün olacağını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kur’a tarihinden önce ihraç edildiği, bu nedenle kur’aya katılmadığı, bilahare ihraç kararının iptali edildiği ve konut tahsisinin dava tarihinden sonra yapılıp davacıya bildirildiği anlaşılmakla, bu yöne ilişkin istemin konusuz kaldığı, somut olayda tüm ortaklara konutlarının teslim edildiği, davacıya dava tarihine kadar bir tahsis yapılmamış olması nazara alındığında davacının, konutun teslim edilmesi gereken son tarih ile dava tarihi arasındaki süre için kira kaybı tazminatı isteyebileceği, bu hususta bilirkişiden ek rapor alındığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, buna göre; konut tahsisi ile ilgili talep konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, kira kaybı tazminatını talebinin kabulü ile 22.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1 Davacı Temyizi;

Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; müvekkiline, ortalama değerdeki bir konut tahsisi yerine daha değersiz olan 3 nolu konutun tahsis edildiğini, aradaki değer farkının müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2 Davalı Temyizi;

Davalı kooperatif vekili temyiz başvuru dilekçesinde; vekalet ücretine ilişkin hükmün hatalı olduğunu, davacının kur’a çekimine itiraz etmediğini, çünkü kendisine tahsis edilecek dairenin kooperatif uhdesinde tutulduğunu, davacının ihraç kararının iptali sonrası daire tahsisi talebinde bulunmadığını, gönderilen ihtara rağmen daire tapusunu almadığını, tahsis konusunda kooperatifin bir kusuru bulunmadığını, edimini yerine getirmeyen ortağın kira bedeli ve tazminat isteyemeyeceğini, hükmedilen kira bedelinin fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğine dayalı konut tahsisi, olmazsa konut karşılığı tazminat ve kira kaybı tazminatı istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326/2 maddesi gereğince; kural olarak yargılama giderleri, davadaki haklılık oranına göre haksız çıkan tarafa yüklenir. Ancak Kanunun 331/1. maddesinde, "...Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder…"

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesi uyarınca; “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur."

  1. Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı kooperatif vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  1. Davalı kooperatifin, aleyhinde hükmedilen vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Somut olayda, davacı taraf dava dilekçesinde konut tahsisi ve tazminat istemi yönünden dava değerini 150.000,00 TL, kira bedeli talebini ise 22.000,00 TL üzerinden harçlandırmıştır. Davalı kooperatif ön inceleme duruşmasının yapıldığı 18.02.2014 tarihinden sonra, davacıya gönderdiği 18.07.2014 tarihli yazı ile tapusunu almasını bildirmiş, aynı hususta 08.01.2015 tarihli ihtarnameyi göndermiştir. Böylelikle konut tahsisini ön inceleme duruşmasından sonra yapmıştır. Bu durumda konut tahsisi ve tazminat istemine ilişkin talep ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra konusuz kalmıştır. Davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre bu talep yönünden davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi isabetli olmuştur. Ancak, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın değeri 91.000,00 TL olarak tespit edilmiştir. Buna göre 91.000,00 TL taşınmazın değeri, 22.000,00 TL kira mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 113.000,00 TL üzerinden, karar tarihindeki tarife hükümlerine göre davacı yararına 14.685,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 172.000,00 TL üzerinden 20.290,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nın 370/2. maddesi hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davacı vekilinin tüm, davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,

  2. Davalı tarafın, vekalet ücreti bakımından, Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (I) numaralı bendinin 5. fıkrasında yer alan “20.290,00 TL” ibaresinin çıkarılmasına, yerine “14.685,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcın davalıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkararcevapdüzeltilerektemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim