Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2560

Karar No

2023/2839

Karar Tarihi

19 Eylül 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi(İlk Derece)

SAYISI: 2022/1 E., 2022/3 K.

KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki hakem kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.09.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalılar vekilleri Avukat ..., Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı yükleniciler arasında imzalanan Bakırköy .... Noterliğinin 17/05/2005 tarih ve 13799 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümleri doğrultusunda ortaya çıkan uyuşmazlığın çözümü için tahkim sürecinin başlatıldığını, hakem heyetinin vermiş olduğu kararın tahkim için kanunda öngörülen 1 yıllık sürede verilmediğini, hakem kararının kanunda belirlenen nitelikleri taşımadığını belirterek hakem kararının 6100 sayılı HMK’nın 439. maddesi gereğince iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde hakemlerin ismen belirtildiğini, ortaya çıkan uyuşmazlık neticesinde tahkim sürecinin bizzat davacı tarafından başlatıldığını, ancak davacının hakkını kötüye kullanarak 3 kez hakemin reddine ilişkin dava açtığını, ret davalarında beklenmesi zorunlu olan sürelerin tahkim sürecini de durdurduğunu, hakem kararının hukuka uygun olduğunu, davacının ileri sürdüğü hususların hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi sıfatı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tahkim süresinin 19/07/2021 tarihinde sona ermiş olduğu, davacı yanca açılan hakemin reddi davalarının tahkim yargılama süresini durdurmadığı ve davalı yanca tahkim süresi sona erdikten sonra 26/08/2021 tarihinde Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 17/12/2021 tarihli ‘tahkim yargılamasının uzatılması talebine" ilişkin mahkemece verilen "davanın reddine" dair kesin kararı ile tahkim yargılamasının sona erdiği, TMK nın 2. maddesine yönelik değerlendirmelerin ancak 1 yıllık tahkim süresi içerisinde süre uzatım talebinde bulunulması durumunda mahkemece değerlendirmeye ve takdire alınabileceği, bu nedenle davada TMK nın 2. maddesi anlamında dürüstlük kuralı gibi genel hukuk ilkesine dayanılamayacağı ve yine hakkın kötüye kullanılmasına ilişkin iddiaların da öne sürülemeyeceği, emredici nitelikteki kamu düzenine ilişkin 1 yıllık süre geçtikten sonra yapılmış olan uzatım talebinde hakimin takdir ve yargılama hakkının bulunmadığı, somut olayda hakem kurulunun nihai kararını tahkim süresi içinde vermediği anlaşıldığından, davacı yanın diğer iptal sebepleri incelenmeksizin HMK’nın 439/2.c. maddesi uyarınca iptal davasının kabulü ile hem açık kanun hükmüne hem de kesin mahkeme ilamına aykırı olarak tahkim yargılamasına devam eden hakem heyetinin oluşturduğu esasa ilişkin hakem kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili; Davacının bizzat başlattığı tahkim sürecinde dürüstlük kurallarına aykırı, kötüniyetli ve hakkını kötüye kullanarak 3 kez hakimin reddi ve 1 kez tahkimin geçersizliği davası açtığını, hakem kurulunca ret davaları konusunda mahkeme karar verinceye kadar tahkim yargılamasının durdurulduğunu, ancak ret davaları için beklenen sürenin tahkim yargılaması için belirlenen 1 yıllık tahkim süresini de durdurduğunun kabulü gerekirken mahkemece aksi yönde karar verildiğini, davacı tarafından kötüniyetli olarak hakemlerin reddi yanında çeşitli mercilere haklarında şikayetlerde bulunduğunu, dosya kapsamına sunulan uzman görüşlerinin de hakemin reddine ilişkin davaların karara bağlanıncaya kadar tahkim süresini de durdurduğuna yönelik olduğunu, aksi şekilde verilmiş olan mahkeme kararının davacının kötüniyetli işlemlerinin korunması niteliğinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 421, 427 ve 439. maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Arsa sahibi sıfatı ile davacı ve yüklenici sıfatı ile davalılar arasında Bakırköy .... Noterliğinin 17/05/2005 tarih, 13799 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, yapılacak AVM inşaat maliyetinin %18.04 ünün karşılanması halinde, %50 oranında ortak olacakları kararlaştırılmıştır.

2.1. Taraflar arasındaki sözleşmenin 21. maddesine göre; taraflar arasında bu sözleşmeden doğabilecek teknik uyuşmazlıkların, yasalara bağlı olmaksızın sırf hakkaniyet kuralları ve teamüller gözetilerek karar vermek üzere ..., ... ve ...’dan teşekkül edecek 3 kişilik hakem heyeti tarafından çözüme kavuşturulacağı kararlaştırılmıştır.

2.2. Taraflar arasında sözleşmeye dayanan uyuşmazlığın çözümü için yürütülen tahkim sürecinin başladığı tarih, ilk toplantı tutanağının düzenlendiği tarih olan 03/01/2019 tarihidir. Yürütülen ilk tahkim sürecinde hakem ... ’ün 11.04.2019 da hakemlik görevinden istifa ettiği, kalan iki hakemin 10.04.2019 tarihli karar ile hakem yargılamasında davacı karşı davalı Kameroğlu’nun 621.039,00 USD alacağının yüklenicilerden 1/2’şer oranda tahsiline, davalı karşı davacı yüklenicilerin toplamda 9.287.784,00 USD alacaklarının davacı karşı davalı ... Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti. 'nden tahsiline karar verilmiştir.

2.3. İki hakem tarafından verilen 10/04/2019 tarihli ilk kararın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 16/07/2019 tarih ve 2019/11 İlk Derece Esas, 2019/14 Karar sayılı kararı ile; “…Hakem kararı diğer 2 üyenin katılımı ve oybirliğiyle alınmış olsa dahi kararlaştırılan ekseriyet hakemlerden tümünün katılımıyla oluşması sonucu verilen karar için geçerli olup; birinin katılımı olmadan diğerleri tarafından verilen kararda (2/3) ekseriyetin sağlandığından söz edilemeyeceğinden ortada geçerli bir (hakem) kararın bulunmadığı’’ gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

2.4. Belirtilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 19/12/2019 tarih, 2019/2826 Esas, 2019/5261 Karar sayılı kararı ile; hakem veya hakemlerin tahkim davasının her aşamasında hakemlikten istifa edebileceği, tahkim şartında bunun aksinin kararlaştırılmasının mümkün olmadığı gibi kararlaştırılmış olsa dahi geçersiz olduğu, istifa halinde hakem seçimine ilişkin prosedüre göre yerine başka bir hakemin seçileceği, hakemin karar toplantısı ve alınan karardan sonra istifasının söz konusu olmadığı, 2 hakem tarafından 3. hakemin istifasından önce toplanılarak karar verildiği, tahkim yargılamasının 6100 sayılı HMK’nın 433/1, 436/1 a f, 439/2 e md. hükümlerine uygun yürütülmediği ve karar toplantısının taraf hakemlerden birinin yokluğunda yapılmış olması sebebiyle oluşturulan kararın HMK’nın 433/1. maddesinde ifade edilen oy çokluğuyla verilen bir karar sayılmasının mümkün bulunmadığı ve bu durumun kararın sonucuna etkili olduğu gerekçesiyle hakem kararının iptaline ilişkin kararının onanmasına karar verilmiştir.

2.5. İstifa eden hakemin yerine yeni bir hakem seçilebilmesi ve tahkim yargılamasına kaldığı yerden devam edilebilmesi için davalı karşı davacı yüklenici şirketler tarafından davacı karşı davalı Kameroğlu’na ihtarname gönderilmiş ise de belirlenen toplantı gününde davacı karşı davalı ... Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin toplantı tutanağına "Hakem seçimine ve tahkim sürecinin yeniden işletilmesine muvafakatimiz yoktur" şerhi düştüğü anlaşılmıştır.

2.6. Tarafların, istifa eden üçüncü hakemin seçimi için anlaşmaya varamamaları neticesinde davalı yüklenici şirketler tarafından 20/03/2020 tarihinde, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2020/252 Esas sayılı dosya ile istifa eden hakem yerine hakem tayini talepli dava açılmış, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/07/2020 tarih ve 2020/395 Karar sayılı kararıyla taraflar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında çıkan uyuşmazlığın hakemde çözümü hususunda vaki anlaşma gereğince taraflarca belirlenen ve istifa eden ... yerine, HMK'nın 416/1 c maddesi gereğince 3. hakem olarak Borçlar Hukuku ve Sözleşme Hukukunda uzman Doç. Dr. ...'nın atanmasına “kesin olarak” karar verilmiştir.

2.7. Hakem yargılamasında davacı karşı davalı ... tarafından, 14/07/2020 tarihinde Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/451 Esas sayılı davası ile hakemler ... ve ... aleyhine hakemin reddi talepli dava açılmış, mahkemece verilen 24/09/2020 tarihli karar ile talebin reddine kesin olarak karar verilmiştir.

2.8. Doç. Dr. ...’nın katılımı ile yeniden oluşturulan hakem heyeti, 27.10.2020 tarihinde toplanarak tahkim sürecini yeniden başlatmıştır.

2.9. Hakem yargılamasında davacı karşı davalı ..., 04.12.2020 tarihinde Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2020/879 Esas sayılı dosya ile “tahkim sözleşmesinin geçersiz hale geldiğinin ve taraflar arasındaki ihtilafın artık genel mahkemelerde çözümlenmesi gerektiğinin tespiti” talepli dava açmış, mahkemece 18/12/2020 tarih ve 2020/787 Karar sayılı karar ile talebin reddine karar verilmiş, mahkeme kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince 21.05.2021 tarih ve 2021/656 Esas, 2021/981 Karar sayılı karar ile davacı yanın istinaf itirazının reddine karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı yapılan vaki temyiz itirazı üzerine Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 11.10.2022 tarih ve 2021/4947 E. 2022/4678 K.sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmekle ilk derece mahkemesi kararı kesinleşmiştir.

2.11. Hakem kurulunun tahkim sürecine devam etme kararı alması sonrasında davacı karşı davalı ... Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti., 25/02/2021 tarihinde İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/144 Esas sayılı dosyasıyla her üç hakemin reddi talepli dava açılmış, mahkemece 17.06.2021 tarih ve 2021/430 Karar sayılı karar ile davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.

2.12. Hakem yargılamasında davalı karşı davacı yüklenici şirketler tarafından, 26/08/2021 tarihinde Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan 2021/709 Esas sayılı dosyada asıl dava ile; tahkim yargılamasına ilişkin 1 yıllık yargılama süresinin 6 ay daha uzatılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiş, davacı tarafça karşı dava açılarak tahkim yargılamasının sona erdiğinin tespiti istenmiştir. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesince 17.12.2021 tarih ve 2021/1202 Karar sayılı kararı ile talebin reddine karar verilmiş, mahkemenin bu kararına karşı davalı yanca Anayasa Mahkemesine 2022/7985 başvuru numarası ile bireysel başvuru yapılmıştır.

2.13. Davacı karşı davalı ... Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti., İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde 05.09.2021 tarihinde açılan 2021/570 Esas sayılı dosya ile mahkemece atanan Prof. Dr. ..., ... ve...’ın hakemlikten reddine yönelik olarak 05.09.2021 tarihinde üçüncü kez hakemlerin reddi talepli dava açılmış, mahkemece 02.12.2021 tarih, 2021/860 Karar sayılı karar ile davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.

2.14. Hakem kurulu yargılamaya devam etmiş ve 20.12.2021 tarihli hakem kararı ile davacı karşı davalı ... Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti. nin, davalı karşı davacılardan toplam 186.672,86 USD ve 493.748,42 TL alacağı bulunduğu ve davalılardan eşit oranda tahsiline, davalı karşı davacı yüklenici şirketlerin ise ... Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti. nden toplamda 7.685.059 USD alacaklı oluğuna karar verilmiş, belirtilen hakem kurulu kararının iptali için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

2.15. HMK’nın 412. maddesinde tahkim sözleşmesi; tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları sözleşme olarak tanımlanmıştır.

Tahkim süresi HMK'nın 427. maddesinde 1 yıl olarak ön görülmüştür. Tahkim yargılamasının, uzatılması durumu hariç bu bir yıllık yasal süre içerisinde bitirilmesi gerekir. Aksi durumda HMK'nın 439/2 c maddeleri gereğince iptal nedenidir. Bunun tek istisnası HMK'nın 421/2 maddesi gereğince hakemin değiştirilmesidir. Buna göre hakemin değiştirilmesi için geçen süre tahkim süresinden sayılmaz.

2.16. HMK 421/3. maddesi hükmünde yer alan ‘‘Tahkim sözleşmesinde hakemin veya hakem kurulunu oluşturan hakemlerin ad ve soyadları belirtilmiş ise hakemin, hakem kurulunun ya da kurulun karar çoğunluğunu ortadan kaldıracak sayıda hakemin görevinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, tahkim de sona erer.’’ düzenlemesi uyarınca, 03.01.2019 tarihinde başlayan ilk tahkim süreci, hakem ...’ün 11.04.2019 da istifası ile sona ermiş, HMK 427/1. maddesinde belirtilen 1 yıllık tahkim süresi, 03.01.2019 ilk toplantı tutanağı tarihi ile istifa tarihi olan 11.04.2019 arasında 3 ay 8 günlük sürede işlemiştir.

2.17. Doç. Dr. ...’nın katılımı ile yeniden oluşturulan hakem heyeti, 27/10/2020 tarihinde toplanarak tahkim sürecini yeniden başlatmışlardır. Yukarıda belirtildiği üzere, kanunda öngörülen 1 yıllık tahkim süresinin 3 ay 8 günlük süresi işlemiş, yeni hakem heyetinin 27.10.2020 tarihinde toplanmış olduğu ve kalan 8 ay 22 günlük süre dahil edildiğinde, hakem kurulunca esas hakkında karar verilmesi gereken son tarihin 19.07.2021 olduğu anlaşılmıştır.

2.18.HMK 427/2. maddesine göre tahkim süresi, tarafların anlaşmasıyla; anlaşamamaları hâlinde ise taraflardan birinin başvurusu üzerine mahkemece uzatılabilir. Tahkim süresinin uzatılması ancak tahkim süresi içerisinde istenebilir. Tahkim davası başlamadan süre uzatım talebi istenemeyeceği gibi tahkim süresi bittikten sonra da süre uzatımı istenemeyecektir. Talepte bulunanın, genel ispat kuralları gereği ispat yükümlülüğü bulunduğundan talebine uzatma sebeplerini de delilleri ile birlikte göstermesi gerekir.

2.19. Tahkim süresinin hangi hallede duracağı ya da işleyecek olan süreden sayılmayacak hallerin incelenmesinde; Yeni hakem seçilmesi başlıklı HMK 421/2. maddesinde bir veya birden çok hakemin değiştirilmesi için geçen süre tahkim süresinden sayılmaz düzenlemesi mevcut olup, ancak kanunda sınırlı olarak sayılmış (numerus clausus) belirtilen hal dışında bir durma sebebine yer verilmemiştir.

2.20. Hal böyle iken, tahkim süresinin uzatılması talebi için bir neden olabilecek hakemin reddi isteminin, kanunda sınırlı sayılmış olan, tahkim süresini durduran ya da işleyecek olan süreden sayılmayacak haller içerisinde olmadığı anlaşılmaktadır.

2.21. HMK 439/2.c. maddesi uyarınca, hakem heyeti kararının, tahkim süresi içinde verilmemiş olması, hakem kararının iptali sebebidir.

2.22. Somut olayda; hakem yargılamasında davalı karşı davacı yüklenici şirketler tarafından, 26/08/2021 tarihinde Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde süre uzatımı talebinde bulunulmuş ise de yukarıda belirtildiği üzere istemin, yargılamanın son günü olan 19.07.2021 tarihinden sonra yapıldığı, hakemin reddi isteminin işleyecek olan tahkim süresini durdurmadığı, hakemlerin, sürenin bitmesi nedeni ile tahkim sürecinin sona erdiğinin tespitine ilişkin usuli bir kararla tahkim yargılamasına son vermeleri gerekirken esasa ilişkin olarak 20.12.2021 tarihli kararı verdiği, süresi içinde verilmemiş olan hakem kararının iptal edilmesinde ise hukuka aykırı bir yan bulunmadığı anlaşılmıştır.

2.23. Her ne kadar, davalı yükleniciler vekili, somut olayda davacının iş ve işlemlerinin hakkın kötüye kullanılması kapsamında olduğunu iddia etmiş ise de kanun koyucunun yukarıda anlatımına yer verilen düzenlemeleri karşısında TMK 2/II. hükmünün somut olayda uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. Nitekim aynı ilkeye 25.1.1984 gün ve 3/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararında da yer verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan tahsilatta tekerrüre sebebiyet vermemek kaydıyla müştereken ve müteselsilen alınmasına,

8400,00TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19/09/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:33:22

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim