Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2008
2023/2774
14 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/323 E., 2021/360 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalıya ait Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 1262 ada 4 parselde bulunan inşaat için Antalya .... Noterliğinin 06.06.2011 tarihli 13524 yevmiye no.lu ve Antalya ... Noterliğinin 03.08.2012 tarihli 7688 yevmiye no.lu müteahhitlik sözleşmesi ile anlaşmaya vardıklarını, müvekkillerinin davalıdan alınacak avanslar karşılığında malzemelerin temin ettiğini gerektiğinde kendi işçilerini kullandığını, bazen de üçüncü şahıslardan hizmet alarak söz konusu inşaatı tamamlayarak davalıya teslim ettiklerini, davalının ikamet etmekte olduğunu, davalının ilk zamanlardan müvekkillerine ödeme yaptığını ancak inşaatına bitmesine yakın bütün ihtarlara rağmen ödeme yapmadığını, müvekkillerinin yaptıkları işi kendi paralarıyla tamamlamak zorunda kaldıklarını beyanla, toplam 30.000,00 TL tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve 06.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 04.01.2019 tarihinde davasını ıslah ederek, dava değerini 169.900,00 TL'ye yükseltmiş, 169.000,00 TL’nin en yüksek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan iki sözleşmede de davacı yüklenicinin sadece müteahhitlik görevini üstlendiğini, taşınmazın yapılması için gerekli tüm giderlerin kendileri tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını ve karşılandığını, davacının haketmiş olduğu iş bedelinin ödendiğini belirterek davasının reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.05.2019 tarihli ve 2014/227 Esas,2019/171 Karar sayılı kararı ile taraflar arasında Antalya ... Noterliğinde düzenleme şeklinde inşaat yapım sözleşmesi imzalandığı, düzenlenen bu sözleşmeye göre davacının malzeme alma, işçi masrafları, işçi sosyal güvenlik primleri, proje masrafları, yapı denetim masrafları, ücretlerinin ödenmesinin tüm yükümlülüklerinin arsa sahibine ait olduğunu, müteahhitlik hizmeti karşılığı davacıya 10.000,00 TL ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, ancak davalının 10.000,00 TL ödeme dışında davacı müteahhite iş devam ederken kesilen fatura karşılığında 68.440,00 TL ödeme yapıldığı, bunun davalı tarafından da kabul edildiği, bu nedenle davacının işlerin yapıldığını ispat etmekle yükümlü olduğunu, davalının da davacının yapmış olduğu iş bedelini ödediğini yazılı delille ispat etmek zorunda olduğu, davalı tarafın iş bedelleri konusunda ödeme yaptığını kabul etmekle ispat külfetinin yer değiştirdiği, davacının dava konusu inşaatta yaptığı belirtilen işlerin rayiç bedellerinin taraflar arasında sözleşme bedeli belirlenmediğinden bilirkişiye belirlettirilerek davalı tarafın ödemiş olduğu miktarlar bu miktardan düşülerek davacının davalıdan 169.900,00 TL alacaklı olduğu belirlendiğinden dava dilekçesi ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulü ile 30.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah edilen kısım olan 139.900,00 TL'nin ıslah tarihi olan 04.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 14.10.2020 tarihli ve 2020/323 Esas, 2021/360 Karar sayılı kararıyla taraflar arasında 06.06.2011 tarih 10.000,00 TL bedelli ve 03.08.2012 tarih 5.643,00 TL bedelli, resmî şekilde yapılmış, malzemesiz müteahitlik görevini içeren iki ayrı sözleşme bulunduğu, her iki sözleşmede de inşaatın başından sonuna kadar gerekli malzeme alımı ve giderlerinin iş sahibi tarafından karşılanacağı kabul edildiği, fakat sözleşmenin ifası sırasında, davalı iş sahibinin davacıya, sözleşmelerde belirlenen iş bedelinin çok üstünde ödeme yaptığı görülmekle, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin bu şekilde yenilendiği, davalı tarafından davacıya tahsilat makbuzlarıyla ödeme yapıldığı anlaşılmakta olup, bu makbuzların bir kısmı davacı tarafından imzalı, bir kısmı ise imzasız 23 adet tahsilat makbuzunun, davacı tarafından, delil olarak sunulduğu, 1 den başlayarak 15. sıraya kadar olan tahsilat makbuzlarının cevaba cevap dilekçesiyle, 16 ve 23'e kadar sıralı makbuzların ise son bilirkişi raporundan sonra dosyaya sunulduğu, ödeme belgelerinin (tahsilat makbuzları) borcu söndüren nitelikte belgeler olduğundan, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği, davalının dosyaya sunduğu 04.03.2013 tarihli ve 20 no.lu olduğu anlaşılan tahsilat makbuzu, davacının imzasını taşımakta olup, taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin 04.03.2013 tarihi itibariyle, 130.000,00 TL olduğunun kabulü gerektiği, bu tarihten sonra sunulan 04.04.2013 tarih 21 no.lu, 09.05.2013 tarih 22 no.lu, 10.07.2013 tarih 23 no.lu tahsilat makbuzlarının bulunduğu, bu makbuzların ödeme niteliğinde olup olmadığının ve sıhhati mahkeme tarafından değerlendirilmediği, 6100 sayılı HMK 144. maddesi gereğince, bahsi geçen tahsilat makbuzları yönünden tarafların dinlenerek, bu makbuzların sıhhati değerlendirildikten sonra taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulup, sonuca göre karar verilmesi gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya isticvap davetiyesi tebliğ edilerek davalı tarafın ödeme belgelerindeki yazıların kendisine ait olup olmadığı ve yazı, imza örneği alınacağının bildirildiği, davacının 07.12.2021 tarihli celsede tahsilat makbuzu üzerindeki yazıların kendisine ait olduğunu, ödemeleri de aldığını, ancak davalının PalmCity'de bulunan 2 tane villasının tadilatlarını da kendsinin yaptığını, ayrıca; 1262 Ada 4 Parsel sayılı taşınmazın iskan işlemlerini de yaptığını, onların parasını da alamadığını beyan ettiği, bu durumda; 04.03.2013 tarihi itibariyle alacak borç ilişkisinin 130.000,00 TL olduğu da dikkate alınarak bu tarihten sonra 04.04.2013 tarihli 21 no.lu, 09.05.2013 tarihli 22 no.lu, 10.07.2013 tarihli 23 no.lu tahsilat makbuzlarında ödemelerinin davacı tarafça alındığı, yapılan isticvap beyanı ile kabul edildiğinden, davacının davasının kısmen kabulüne karar verilerek 30.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah edilen kısım olan 45.000,00 TL'nin ıslah tarihi olan 04.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesince isticvap edilen 07.12.2021 tarihli celsede hazır olan davacının makbuzlar üzerindeki yazıların kendisine ait olduğunu ikrar ettiği, dosyaya sunulan 172.000,00 TL ödeme belgesine ek olarak bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile birlikte dosyaya sunulan davacı yanca tanzim edilen 211.500,00 TL tutarındaki ödemeyi gösteren makbuzların ödeme belgesi olduğu ve davacı tarafından alındığının bu şekilde ispatlandığını, dosyaya sunulan 172.000,00 TL ödeme belgesine ek olarak bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile birlikte dosyaya sunulan davacı yanca tanzim edilen, 211.500,00 TL tutarındaki ödemeyi gösteren belgelerinin, ödeme belgesi olduğu ve bedellerinin tahsil edildiği davacının mahkeme huzurundaki ikrarı ile tartışma dışı olması ve dosyada sunulu bulunan ödeme belgelerinin inşaat maliyetinin üstünde olması karşısında davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi nedeni ile kararın bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 vd. maddeleri.
- Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle Mahkemenin Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına kazanılmış hak oluştuğu, Mahkemenin, bu uyma kararı ile bağlı olup, usuli kazanılmış hak ilkesi uyarınca lehine bozulan taraf yararına araştırma ve inceleme yapmak zorunda olduğu, somut olayda; Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 14.10.2020 tarihli ve 2020/323 Esas, 2021/360 Karar sayılı kararıyla taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca yapılan tüm işler ve ödemeler değerlendirilerek 04.03.2013 tarihi itibariyle alacak borç ilişkisinin 130.000,00 TL olarak belirlendiği ve bu tarihten sonra 04.04.2013 tarihli 21 no.lu, 09.05.2013 tarihli 22 no.lu, 10.07.2013 tarihli 23 no.lu tahsilat makbuzlarındaki ödemelerinin incelenmesinde eksiklik bulunarak kararın bozulduğu, bu durumda; 04.03.2013 tarihi itibariyle davacının 130.000,00 TL alacaklı olduğu, 04.04.2013 tarihli 21 no.lu, 09.05.2013 tarihli 22 no.lu, 10.07.2013 tarihli 23 no.lu tahsilat makbuzlarındaki ödemelerinin incelenmesi hususunda davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, mahkemece de usuli kazanılmış hakka uygun olarak yargılama yapılıp karar verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:35:32