Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2033
2023/2767
14 Eylül 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/897 E., 2022/270 K.
HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2016/503 E., 2018/529 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendisine ait arsa üzerinde 100.000,00 TL ücret karşılığında bina yapılması için davalı ... ile anlaştığını, davalılara inşaat yapım bedeli olarak 405.000,00 TL banka ile ve 70.000,00 TL elden olmak üzere 475.000,00 TL gönderilmesine rağmen arsasına yapılan 12 dairelik inşaattan 6 dairenin ...'ın eşi olan diğer davalı ... adına tescil edilmiş olduğunu öğrendiğini, bir kişinin kendi arsası üzerinde yapılacak inşaatın bütün masraflarını karşıladıktan sonra arsasının yarısını müteahhide devretmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tapuda 6 dairenin karşılığı olan arsa payının satış bedeli olarak 20.000,00 TL gibi oldukça düşük bir bedel görüldüğünü, taşınmaz arsa payı karşılığı herhangi bir bedelin müvekkiline ödenmediğini, ...'ın eşi ... adına tescil edilen daireleri vekaleten 3. kişilere sattığını, ancak satım bedellerini müvekkiline ödemediğini, müvekkilinin dairelerin üzerine kayıtlı olmadığını öğrendiğinde davalıları şikayet edeceğini söylemesi üzerine davalıların müvekkilinin tüm zararlarını karşılayacaklarını bildirerek toplam 150.000,00 TL'yi müvekkiline gönderdiğini belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 300.000,00 TL'nin dava konusu İstanbul, ... ilçesi, 1873 ada, 45 parsel numarada kayıtlı her bir bağımsız bölümün satış tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili ıslah dilekçesinde; talebini arttırarak 645.000,00 TL'nin 09.11.2015 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... arasında 100.000,00 TL'ye bir bina yapılması hususunda herhangi bir anlaşma yapılmadığını, davacı tarafından davalı ...'a verilen Bakırköy .... Noterliğinin 01.12.2014 tarih 11336 yevmiye nolu vekaletnamesi ile davacı ve davalı ... arasında Büyükçekmece .... Noterliğinin 05.12.2014 tarih 30569 yevmiye no.lu Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, anlaşmaya göre diğer davalı müteahhit ...'ın davacının taşınmazı üzerine toplamda 12 dairelik bina inşa etmeyi kabul ettiğini, 1, 3, 5, 7, 9 ve 11 no.lu bağımsız bölümlerin davacıya, diğer dairelerin ise müteahhit ...'ın olacağının kararlaştırıldığını, davacı tarafından ödenen 405.000,00 TL'nin parça parça inşaatın bitirilmesi amacıyla davalı ...'a ödendiğini, ayrıca davacı tarafından elden ödendiği iddia edilen 70.000,00 TL'nin ödenmediğini, davacının arsasında yapılan inşaattaki dairelerden 6 tanesinin kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalı ...'a devredildiğini, devir esnasında tapuda davacı asilin de hazır bulunarak devirlerin kendisi tarafından gerçekleştirildiğini, davacı adına kayıtlı olan dairelerin satışından ötürü davacıya toplamda 323.075,00 TL nakit olarak ödendiği, bakiye kısım için davacıya toplam piyasa değeri 700.000,00 TL olan bir adet dubleks daire ile 3+1 daire devredildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı her ne kadar sözleşmenin kuruluş aşamasında iradesinin hata ve hile sonucu fesada uğratıldığı iddiasında ise de; davacının daha öncede davalılardan ... ile kâr paylaşımı esasına dayalı aynı mahiyette işler yaptığı, uzun süreden beri Türkiye'de yaşadığı ve resmi işlemleri bizzat kendisinin yaptığı, ayrıca vekaletleri bizzat kendisinin davalı ...'a verdiği, yine 1/2 hisseyi kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan davalı ...'ın eşi diğer davalı ...'a tapuda bizzat kendisinin 03.04.2015 tarihinde devir yaptığı, daha sonra ise kendisine düşen bağımsız bölümlerden 7 ve 9 no.lu bağımsız bölümlere ilişkin olarak 29.06.2015 tarihinde ... Noterliğinden vekalet verdiği, akabinde 1 3 5 ve 11 nolu bağımsız bölümlerin satışı için yine ... Noterliğinden 07.09.2015 tarihinde bizzat kendisinin davalı ...'a vekalet verdiği, bu durum karşısında iradesinin hata ve hile ile fesada uğratıldığı hususundaki iddiasını ispatlayamadığı, ayrıca vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiası karşısında ise; yine bizzat kendisi tarafından yapılan işlemler karşısında bu işlemlerden haberinin olmadığı iddiasının hayatın akışına uygun iddialar olmadığı anlaşılmakla bu yöndeki iddialarına itibar edilmemiş olup bu durum karşısında taraflar arasında yazılı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin mevcut olması nedeni ile yazılı olan kat karşılığı inşaat sözleşmesine öncelik verilerek yazılı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin esas alındığı, davalıların bu sözleşme gereğince davacıya verilmesi gereken 6 adet bağımsız bölümü devretmedikleri, davalı ...'ın bu 6 adet bağımsız bölümün muhtelif tarihlerde 3. kişilere satarak devrettiği ve bedelini davacıya ödemediği, alınan bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere davacıya ait bağımsız bölümleri elden çıkarış tarihi itibariyle toplam değerlerinin 865.000,00 TL olduğu, her ne kadar davacı 475.000,00 TL inşaat masrafları olarak gönderdiğini iddia etmekteysede 405.000,00 TL'nin gönderildiğinin dekontlarla sabit olduğu, 70.000,00 TL'nin ise gönderildiğine dair bilgi ve belge olmadığı bu nedenle davacının 405.000,00 TL gönderdiği hususunun ihtilafsız olduğu, davalılarında dosyaya sundukları dekontlardan anlaşılacağı üzere davacıya 323.075,00 TL gönderdiklerini sabit olduğu ayrıca davalıların davacıya 2 adet bağımsız bölümü 24.03.2016 tarihinde devrettikleri bunların bedelinin ise devir tarihi itibariyle 700.000,00 TL olduğu, bu durumda davacının toplam alacağının 865.000,00 TL+405.000,00 TL'nin toplamı olan 1.230.000,00 TL olduğu, davalıların da 1.023.075,00 TL geri iade ettikleri, bu rakamın toplam alacaktan mahsubu ile davacının davalılardan 207.000,00 TL alacaklı olduğu sonucunda varılarak davanın kısmen kabulü ile 207.000,00 TL'nin 09.11.2015 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf velilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacının İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin, müvekkilinin hem inşaat masraflarının tamamını karşılayıp hem de arsasının yarısının hiçbir bedel almaksızın davalıya devredilmesini, yazılı yapılmış olmasından bahisle geçerli saydığı kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayandırdığını, karı koca olan davalıların müvekkili adına müvekkilinin bilgisi ve onayı olmadan imzaladığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin vekâlet görevi kötüye kullanılarak imzalandığını, müvekkili tarafından 675.000,00 TL para gönderildiğini, yapılan inşaat masraflarının ise 675.727,00 TL olduğunun anlaşıldığını, davalıların vekâlet görevini kötüye kullanmaları nedeniyle sözleşmenin müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını, bu nedenle de müvekkilinin arsasının yarısını devralan davalının dayandığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin müvekkili bağlamadığından, müvekkilinin sözleşme gereği arsasının 1/2 hissesini devrettiğine ilişkin kabulün hukuki dayanağı bulunmadığını, müvekkilinin hem inşaat masraflarının tamamını karşılayıp hem de arsasının yarısını hiçbir bedel almaksızın davalıya devretmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının arsa bedeliyle birlikte yaptığı masrafların ise 625.727,00 TL olduğunu belirttiğini, belgedeki inşaat masraflarının doğruluğunu kabul etmemekle birlikte, müvekkilinin bütün inşaat masraflarını fazlasıyla karşıladığının bu şekilde ispatlandığını, bu belge ile, tarafların kat karşılığı anlaşmasının olmadığını, inşaatın müvekkili adına ücret karşılığında yapılmasının taraflarca kararlaştırılmış olduğunu, inşaat masraflarını müvekkilinin karşıladığını ve davalının vekâlet görevini kötüye kullandığını da ispatladığını; müvekkilinin Türkçe resmi evrakta okuduğunu anlamamasından yararlanarak, 4 gün sonra karısı olan diğer davalıyla vekalet görevini kötüye kullanarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, müvekkilinin Türkçesi oldukça yetersiz olan, gemi işi ile uğraşan ve sürekli işi gereği yurtdışına gidip gelen aynı zamanda İngiliz vatandaşı olduğunu, davalıların tüm dairelerini sattıkları müvekkili tarafından öğrenildikten sonra, davalı ... tarafından İstanbul, Esenyurt ilçesi, Kıraç Köyü, 397 ada 2 parselde kayıtlı 2 ve 3 no.lu 2 adet dairenin müvekkiline devredildiği cevap dilekçesiyle anlaşıldığından, belirtilen dairelerin devir tarihlerindeki değerlerinin düşülmesinden sonra, dosyada bulunan 05.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda her iki dairenin toplam bedeli 700.000,00 TL olarak tespit edildiğinden, 1.345.000,00 700.000,00 = 645.000,00 TL müvekkilinin karşılanmamış zararı bulunduğunu belirterek, kararının kaldırılarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, toplam 645.000,00 TL alacağın 09.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalının İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın ... ilçesi, 397 ada 2 parselde bulunan; 2 ve 3 no.lu bağımsız bölümü davacıya bila bedel dava tarihinden çok önce 24.03.2016 tarihinde devrettiğinin tapu kayıtları ile sabit olduğunu, taşınmazların davacı adına tescil edildiği 25.02.2018 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilmiş ve her iki taşınmazın satış tarihi itibari ile değerlerinin toplam 800.000,00 TL olduğunun anlaşıldığını, buna göre, dava konusu 1873 Ada, 45 pareselde bulunan davacıya ait 1/2 hisse üzerinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılan "1 3 5 7 9 11 no.lu toplam 6 adet dairenin satış tarihi olan 16.09.2015 tarihindeki değerinin 825.000,00 TL olarak tespit edildiğini; müvekkili tarafından verilen 2 dairenin bedelinin 800.000,00 TL ve nakit ödenen 323.075,00 TL'den geriye kalan sadece 26.000,00 TL mahsup edildiğinde müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığının sabit olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Türkçe'sinin oldukça kötü olduğunu, vekaletnamenin davalılar tarafından kötüye kullanıldığı iddiasında bulunmuş ise de, davacının yargılamada kendisini temsil eden vekile verdiği vekaletname dahil olmak üzere tüm vekaletnamelerini Türkçe dilini bildiğini belirterek verdiği, dava konusu taşınmazın 1/2 hissesi bizzat davacı tarafından davalı ...'a 03.04.2015 tarihinde 22191 yevmiye no.lu işlem ile satıldığı, davacı tarafından Bakırköy .... Noterliğinin 01.12.2014 tarih 11336 yevmiye no.lu vekaletnamesi ile adına kayıtlı 1873 ada, 45 no.lu parselle ilgili dilediği zaman, bedel ve koşullarda dilediği gerçek ve tüzel kişiler ile anlaşarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapmaya imzalamaya, tüm inşaat işlerini yapmaya yetkili olarak davalı ...'ı vekil tayin ettiği, davacının, davalı ...'a Kartal ... Noterliğinin 29.06.2015 tarih, 20394 yevmiye no.lu vekaletnamesi ile 1873 ada 45 parselde kayıtlı 7 ve 9 no.lu bağımsız bölümlerin, Kartal 19. Noterliğine ait 07.09.2015 tarih ve 12108 yevmiye no.lu vekaletnameleri ile de 1 3 5 ve 11 no.lu bağımsız bölümlerin satışı için ayrı ayrı vekalet verdiği, anılan bu vekaletnamelerde davacı tarafından "okudum anladım" şeklinde ibarelerin yazıldığı, yargılama sırasında dinlenen davacı tanığı ... beyanında, uzaktan akrabası olan davacı ile davalı ... arasındaki ilişkilerden ve olaylardan haberi olduğunu, inşaat mühendisi olduğunu, davacının zaman zaman kendisine sorduğu sorulara cevap verdiğini belirttiği, bu şekilde davacının yaptığı işlemler için tanığa danıştığının anlaşıldığı, bunun dışında dosyada davacının Türkçeyi bilmediği, yanıltıldığını ispatlayacak delil bulunmaması karşısında, ibraz edilen deliller kapsamında mahkemece, davacının iddiasını ispatlayamadığının kabul edilmesinin isabetli olduğu, davacının vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayandırılarak vekile karşı açılan bedel isteğinin incelenmesinde bir hata olmadığı, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre, davacıya ait bağımsız bölümleri elden çıkarış tarihi itibariyle toplam değerlerinin 865.000,00 TL olduğu, davacının davalıya 405.000,00 TL gönderdiği, davalıların da davacıya 323.075,00 TL gönderdikleri, davalıların davacıya 2 adet bağımsız bölümü 24.03.2016 tarihinde devrettikleri, bunların bedelinin ise devir tarihi itibariyle 700.000,00 TL olduğu, bu durumda davacının toplam alacağının 865.000,00 TL+ 405.000,00 TL'nin toplamı olan 1.230.000,00 TL olduğu, davalıların da iade ettikleri bedelin 1.023.075,00 TL olduğu, bu durumda davacının 1.230.000,00 1.023.075,00 = 207.000,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmış olup, bilirkişi rapor esas alınarak bu miktar için tacir olmayan davalı yönünden yasal faiz uygulanmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/12/2018 tarih ve 2016/503 Esas, 2018/529 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1 b 1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; inşaat masraflarının niçin davacı tarafından karşılandığının açıklanamadığı, masrafların niçin davacı tarafından ödenmesine rağmen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin kabul edilmesinin doğru olmadığı, toplam masraf miktarını belirten 15.01.2015 tarihli belgeye hiç değinilmediği, inşaat masraflarını müvekkilin karşıladığını ve davalının vekâlet görevini kötüye kullandığının ispatlandığı, müvekkilin maliki olduğu arsa üzerinde ve 100.000,00 TL götürü bedele göre inşaat yapılması hususunda anlaştıklarını, ancak müvekkilin inşaat yapılması için davalı ...’a verdiği vekaletnamenin kötüye kullanılarak karı koca olan davalıların birbiriyle müvekkil adına kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, aksinin kabulünün mümkün olmadığını, davalılar açısından dava konusu inşaat işinin ticari iş olduğu dikkate alındığında uygulanması gereken faizin "ticari faiz (avans faizi)" olduğu belirtilerek, avans faizi talep edilmesine rağmen yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370/2. maddesi,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 vd. maddeleri,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi.
- Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle davacı tarafından verilen vekaletnamenin incelenmesinde; noter tarafından davacının okuma yazması olduğunun tespit edildiği, davacının vekaletnameyi "okudum" ibaresini yazarak imalandığı, vekaletnamede arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yetkisinin mevcut olduğu, kat irtifakının davacı tarafından imzalandığı, imalat bedeli olarak verildiği iddia edilen paranın bir kısmının nakit olarak bir kısmının da davacıya taşınmaz verilerek geri ödendiği, davacının tapudaki işlemeleri tercümansız yaptığı, vekile verdiği vekletnamede de tercümansız işlem yapıldığı, bu durumda tanık beyanları da dahil vekaletnamenin kötüye kullanıldığı ispatlanamadığından arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geçerli sayılmasında hata olmadığı, 15.01.2015 tarihli belgede imza olmadığı gibi belgenin resmi şekilde yapılan sözleşmeyi, "şekilde paralellik ilkesi" gereği değiştirmeyeceği de dikkate alındığında davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2.Davacının diğer temyiz itirazının incelenmesine gelince; taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu olan imal ve inşa işinin, davalının ticari faaliyetleri ile ilgili olması, TTK'nın 19/2. maddesi gereğince taraflardan birisi için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğer taraf içinde ticari iş sayılacağı, bu nedenle mahkemece talep edilen şekilde kabul edilen tutara avans faizi verilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
- Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “yasal” kelimesinin çıkartılarak yerine “avans” kelimesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:35:32