Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/289
2023/270
25 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2020/330 E., 2021/542 K.
DAVA TARİHİ: 11.03.2016
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 15. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı işsahibinin yüzme havuzu makine dairesi, mekanik tesisat malzeme ve işçilikleri dahil yapım işi hususunda anlaştıklarını, davacının işi yapıp teslim ettiğini ancak ödenmeyen bakiye olduğu iddiasıyla yapılan icra takibine itirazın iptâli ve icra inkâr tazminatı ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; havuzun teslim edilmediğini, teslim tutanağında imzası bulunan kişinin şirkette çalışmadığını ve sözleşmede belirlenen bedelin ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.05.2019 tarihli ve 2016/277 Esas, 2019/336 Karar sayılı kararıyla; malzeme tesliminin davacı tarafça ispatlanamadığı, salt davacı defterlerinde kayıtlı olmasının teslimi ispata yeterli bulunmadığı, irsaliyede adı geçen ... Güneş'in davacı şirket çalışanı ve yetkilisi olmadığı anlaşılmakla davanın reddine, alacak iddiasının ispatı hususunda yargılama ve bilirkişi raporu ile değerlendirme yapmak gerektiğinden davalının yerinde bulunmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2019/3193 esas 2020/2111 karar sayılı bozma ilamında; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222/4 maddesine göre, açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari kayıtlar sahibi aleyhine delil teşkil edeceğinden somut olayda davalının incelenen kayıtlara göre davacıya 27.259,48 TL borçlu olarak görüldüğünden bu miktar yönünden aleyhe değerlendirmek gerekir. Bu nedenle mahkemece davanın itirazın iptâli olduğu gözetilerek davacı tarafından davalıya ait havuz makine dairesinde takibe konu faturalarda belirtilen imalatların yapılıp yapılmadığının, bilirkişilere gerektiğinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle incelettirilerek kanıtlanan ödemelerin mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması uygun görülmüştür.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafından faturalara konu imalatların yapıldığı ve malzemelerin getirtildiğinin belirlendiği, davacının alacağının tespiti için taraf ticari kayıtları ve dayanakları ile kanıtlanan ödemeler, bilirkişi incelemesi ile davacının takip tarihi itibariyle 23.329,09 4.374,26=18.538,94 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından takipten sonra yapılan 8.500,00 TL ödemenin mahsubu sonrasında davacının dava tarihi itibariyle 10.538,94 TL+faiz alacağı olmak üzere toplam 10.580,12 TL alacağının kaldığı anlaşıldığından itirazın bu miktar üzerinden iptaline, takibin bu miktar asıl alacağa kısmi ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek devamına, davacının icra inkar tazminatı isteminin alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı zorunlu kıldığı anlaşıldığından reddine, davalının reddedilen miktar yönünden kötüniyet tazminatı isteminin ise davacı alacaklının takipte haksız olmakla birlikte kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, tarafların karşılıklı imzalamış olduğu sözleşme gereği müvekkili şirketin davalı şirkete ödemesi gereken tutar 15.314,50 TL olup, müvekkili şirket tarafından bu bedelin fazlasıyla ödendiğini, başkaca bir iş ilişkisi de bulunmadığını, iddia edildiği şekilde havuz teslim edilmemiş olduğunu,, icra dosyasına konu edilen alacak için hesaplanmış olan faizin, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmemiş olması nedeni ile geçerli olmadığını, davaya konu faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmasının malın teslim edildiğini göstermeyeceğini, davacı davasını ispat edememiş olmasına rağmen sırf müvekkil şirketin ticari defterlerinin aleyhine delil olarak kabul edilip, bu hususun davacı lehine değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kabul edilemez olup, eksik ve hatalı inceleme ile verilen yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsiline ilişkin olarak yapılan icra takibine itirazın iptâli ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili maddeleri, diğer ilgili mevzuat.
- Değerlendirme
1.Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda mahalline keşif yapılmış, yüzme havuzunun mevcut haliyle kullanılabilir durumda olduğu, herhangi bir arızasının ve imalat hatasının bulunmadığı, makine dairesinin ve havuza ait makine tesisatların mevcut ve çalışır durumda olduğu, faturaya konu malzemelerin ise kullanıldığı, sözleşme dışı ilave imalatlar yapıldığı tespit edilmiştir. Davacının alacağının tespiti için taraf ticari kayıtları ve dayanakları ile kanıtlanan ödemeler, bilirkişi heyetince yeniden incelenmiştir. Vade farkı fatura bedeline ilişkin olarak fatura alacağının bulunmadığı belirlenerek, davacının takip tarihi itibariyle alacağı hesaplanmış, davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı da belirlendikten sonra yapılan ödeme davacı alacağından düşülmüştür.
- Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:42:19