Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/6021
2023/27
16 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2015/129 E., 2015/379 K.
DAVA TARİHİ: 12.05.2011
HÜKÜM/KARAR: Dava Red
Taraflar arasında tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifinin üyesi olduğunu, A Blok 9 no.lu bağımsız bölümün verileceğinin bildirilmesi üzerine söz konusu dairede tadilat ve tamiratlar yaptırdığını, eşya alarak daireyi döşediğini, tapusunun verilmediğini, Hollanda'da yaşadığından kooperatifte neler olduğundan haberdar olamadığını, 3 ay önce kendisine gelen telefonla evinin satıldığını ve eşyalarının satılmak istenildiğinin bildirildiğini, yapılan araştırmada dairenin tapusunun kooperatif başkanı ... ve yardımcısı ...'nın talimatı ile arsa sahibi tarafından davalı ...'ya devredildiğini, bu devrin neye dayanarak hangi hakla yapıldığının anlaşılamadığını, kooperatif kayıtlarında ve karar defterinde ... isimli bir şahsın üyeliğine rastlanmadığını, daha sonra bu dairenin ...'nın borcundan dolayı cebri icra yolu ile satıldığını ileri sürerek, dairenin bedeli için şimdilik 20.000,00 TL, manevi zararlarının giderilmesi için 25.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1 .Davalı ... vekili, zamanaşımı def'i ve yetki itirazlarının olduğunu, davalı ...'un davacının eniştesi olduğunu, davacı yurtdışında ikamet ettiğini, Alanya'da ki tüm işleri bu kişinin yürüttüğünü, tapu dağıtımı sırasında davacının gelmediğini eniştesi ile görüşülebileceğini belirttiğini, davalı ...'un tapuyu kendisi adına alıp davacıya devredeceğini bildirdiğini, arsa sahibinin icra işlemleri olduğundan dairelere haciz konulmasın diye iyiniyetli olarak davalı ... adına tapunun verildiğini, davacının da bu durumu bildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Davalı ..., kooperatifte bir dönem başkan yardımcılığı yaptığını, ...'ın kendisine dediğine göre davacı ve kardeşine ait tapuların kaldığını, davacıya bu durumun telefon ile haber verildiğini, bildiği kadarı ile davacı tarafından tapunun devri hususunda bir vekaletname gönderildiğini ancak söz konusu vekaletname ile davacının vatandaşlığında bir sorun olması nedeniyle kabul görmediğini, daha sonra ...'nın kooperatif başkanlığına başvurduğunu, davacının haberi doğrultusunda ...'ya devir talimatı verdiğini, ...'nın bildiği kadarı ile kooperatif üyesi olmadığını, söz konusu devirde kendisinin hiçbir kusuru olmadığını, ayrıca devri öğrendikten sonra kooperatif başkanına söz konusu devrin yanlış olduğunu, suç işlediğini söylediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.03.2013 tarihli 2011/329 E., 2013/118 K. Sayılı kararı ile; satış işleminin davacının bilgisi dahilinde yapıldığı yönünde kanaat oluştuğu, kooperatif yöneticilerinin ve ...'nın mevcut satış işleminde davacıyı zarara uğratmaya yönelik herhangi bir kast ve ihmallerinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 20.05.2014 tarihli 2014/212 E., 2014/3938 K. Sayılı ilamı ile; davalılar hakkında açılan kamu davasına konu eylem ve işlemlerle bu dava konusu eylem ve işlemlerin aynı olup olmadığı araştırılması, hukuk mahkemesini bağlayıcı nitelikte bir hükme varılmaması halinde ise, taşınmazın devrinin davalı ...'ya davacının bilgisi dahilinde yapıldığı hususunun ispat edilemediği, cebri satış ile dava tarihi arasındaki sürenin davacının satış işlemine icazet verdiğini gösterdiğinin kabulü için yeterli bir süre olmadığı hususları gözardı edilmemesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, ceza dosyasında sanıkların atılı suçtan beraat ettikleri, davacıya ait A blok 9 no.lu bağımsız bölüm tapunun satış tarihinden 30 gün önce davacı tarafından davalı ...'ya Rotterdam Başkonsolosluğundan genel vekaletname çıkartıldığı, vekaletnamenin davaya konu A blok 9 no.lu bağımsız bölümün ... adına tapunun alınması için ...'ya verildiği ancak ...'nin Türk Vatandaşlığından çıkması nedeni ile söz konusu vekaletname ile işlem yapılamadığı, tapudaki satış tarihinden (17.05.2007) cebri satış tarihine (08.11.2010) kadar 3 yıl 4 ay 19 gün geçtiği, bu sürenin davacının 17.05.2007 tarihinde yapılan satışa icazet verdiğinin kabulü için yeterli süre olduğu, davalı ...'nın davacının kız kardeşi ile evli olduğu, davacının Hollanda'da yaşadığı, davalının Konya'da yaşadığı, davalı kooperatif yöneticileri tarafından 17.05.2007 tarihinden önce arsa sahiplerinin borcundan dolayı arsa sahipleri üzerinde bulunan kooperatife ait bağımsız bölümlerin haciz tehdidi altında olması nedeniyle toplu olarak kooperatif üyelerine satış işleminin gerçekleştirildiği, davacının Alanya Cumhuriyet Başsavcılığına davalılar hakkındaki şikâyetini icrada satış yapıldıktan, hukuk mahkemesine dava açıldıktan ve makul süre geçtikten sonra ve yine hukuk mahkemesinde dava açıldıktan sonra yapılması hususları gözününe alındığında satış işleminin davacının bilgisi ve isteği doğrultusunda yapıldığına dair kanaatin oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, yapılan devir işlemine müvekkilinin müsaadesi ve muvafakati olmamasına rağmen davalı ...'un davacının kardeşinin eşi olması hasebiyle hukuka uyarlık kazandırılmaya çalışıldığını, davacının muvafakati olduğunu iddia eden taraf bunu belgeleyemediğini, davacının ...'ya gönderdiği vekaletnamede ...'ya sadece kendisi (davacı) adına gayrimenkul alma yetkisi verdiğini, sanıkların beraat gerekçesi delil yetersizliği olduğunu, davacı dairesinin satıldığını dava açılmadan 3 ay önce öğrendiğini, şikayet tarihi ile dava tarihi aynı olduğunu, dava tarihi ile cebri satış tarihi arasında 6 aya yakın zaman bulunduğunu, davalı ... beyanında ...'nın kooperatif üyesi olmadığını, devri öğrendikten sonra kooperatif başkanına söz konusu devrin yanlış olduğunu suç işlediğini söylediğini beyan ettiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kooperatif eski yöneticilerinin haksız eylemlerine dayanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 62 ve 98 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 553 üncü maddesi, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 336 ve 338 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 ıncı ve devamı maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Davacıya ait A blok 9 no'lu bağımsız bölümün davalı kooperatif başkanı ve başkan yardımcısı tarafından davacının herhangi bir vekaletnamesi ya da yazılı talimatı olmaksızın 17.05.2007 tarihinde davalı ... adına tapuda tescil edilmiş olduğu mahkemenin ve tarafların kabulündedir.
2.Taşınmazın devrinin davalı ...'ya davacının bilgisi dahilinde yapıldığı hususunun ispat edilemediği, cebri satış ile dava tarihi arasındaki sürenin davacının satış işlemine icazet verdiğini gösterdiğinin kabulü için yeterli bir süre olmadığı belirtilerek kararın bozulmasına karar verildiği halde mahkemece davanın davaya konu taşınmazın cebri icra yoluyla satılmasından sonra açılmış olması, tapudaki satış tarihinden cebri satış tarihine kadar geçen süre gerekçe gösterilerek ve diğer soyut değerlendirmelere de dayanılarak, söz konusu satış işleminin davacının bilgisi dahilinde yapıldığı sonucuna ulaşılması doğru olmamıştır.
3.Yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Somut olayda davacının kooperatif üyeliğinden kaynaklı taşınmazı yazılı talimatı ve vekaletnamesi olmaksızın davalı ...'ya tapuda devredildiği, davalıların davacının bilgisi olduğu yönündeki iddialarının davacı tarafça kabul edilmediği ve aksinin ispatlanamadığı, mahkemenin davacının davalı ...'ya tapu devrinden önce verdiği vekaletin davacının kendi adına taşınmaz alım yetkisi içerdiği ...'nın kendisi adına taşınmaz alım yetkisi vermediği dikkate alındığında davalıların davacının meydana gelen zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilerek davacının maddi ve manevi tazminat istemesi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,
kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
16.01.2023 tarihinde oy birliği ile karar verild
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:45:11