Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1952
2023/2637
11 Eylül 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/14 E., 2022/172 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR: Davanın Kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Ltd.Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kooperatifin A blok 6 no.lu dairesine ait hissesine ortak olduğunu, üyeliği süresince aidatlarını düzenli olarak ödediğini, kooperatifin bir takım üyelerine kat irtifakını gösterir tapularını vermesine rağmen müvekkilinin de aralarında bulunduğu bir kısım üyelere yazılı ve sözlü taleplere rağmen kat irtifakı tapularının verilmediğini, davalı şirket tarafından kooperatif aleyhine icra takibi başlatıldığını, kooperatifin davacıya ait daireyi 09.03.2015 tarihinde davalı şirkete devrettiğini, müvekkilinin davalı şirkete borcu olmadığını, davalı şirketin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kooperatife ait dairelerin yapımı ve işleri nedeniyle davalı kooperatiften alacaklı olduğunu, söz konusu gayrimenkulü alacaklarına karşılık devraldığını, davacının dairenin maliki olmadığını, davacının yaptığı ödemeleri kooperatiften talep edebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
- Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde özetle; kooperatifin kendisine ait olan malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2017 tarih ve 2015/451 Esas, 2017/833 Karar sayılı kararı ile davacının dava konusu dairede ikamet ettiği, kooperatif aidatlarını düzenli olarak ödediği ve kooperatife borcu olduğuna dair herhangi bir belge ve delil sunulmadığı, ayrıca davalı ... Ltd. Şti.'nin de diğer davalı kooperatiften alacaklı olduğuna dair herhangi bir delil dosyaya ibraz etmediği, ticari kayıt ve belgeleri dosyaya sunmadığı, davacıya tahsis edilen dairenin üçüncü kişiye devrine ilişkin yapılan tasarrufun hukuken geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.12.2019 tarih ve 2017/2477 Esas, 2019/2226 Karar sayılı kararı ile davalı şirketin davalı kooperatife ait dairelerin yapımını üstlendiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davaya konu taşınmazın devrinden önce başladığı, takip dosyasındaki borca istinaden dava konusu taşınmazın davalıya devredildiği, davalı alacağın muvazaalı olduğu ispatlanamadığı, davalı şirketin kooperatiften alacağına istinaden genel kurulda kararlaştırılan asgari satış bedeli üzerinden taşınmazın devredildiği, TMK'nın 1023 maddesi uyarınca iyiniyetle taşınmazı satın alan davacının iktisabı geçerli olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 06.12.2021 tarih ve 2021/1611 Esas, 2021/1989 Karar sayılı kararıyla Kooperatifin 30.06.2014 tarihli genel kurulda dairelerin asgari satış bedelinin belirlenmesine dair alınan kararı ancak üye sayısından fazla olup üyeye tahsis edilmemiş daireler için geçerli olabileceği, üyeye tahsisli dairenin satımının bu genel kurul kararına dayanılarak geçerli olduğundan bahsedilemeyeceği, davacının kooperatif üyesi olduğu, kendisine tahsis edilen dairede oturduğu dosya kapsamından anlaşıldığı, edimlerini yerine getirmediğine ilişkin iddia ve ispat bulunmadığı, yerleşik içtihatlara göre kooperatife ait bir taşınmazı tahsisle devralıp kullanan bir ortağın taşınmazına tapuda resmi işlemle temlik alanın iyiniyeti korunamayacağı, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının kooperatif üyesi olduğu, kendisine tahsis edilen dairede oturduğu dosya kapsamından anlaşıldığı, edimlerini yerine getirmediğine ilişkin iddia ve delil bulunmadığı, kooperatife ait bir taşınmazı tahsisle devralıp kullanan bir ortağın taşınmazına tapuda resmi işlemle temlik alanın iyiniyeti korunamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Ltd. Şti vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Ltd.Şti vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi'nin kura ile mülkiyetin geçtiği sonucuna vardığını, karar davacı tarafça istinaf edilmediğinden müvekkili bakımından kazanılmış hakların doğduğunu, istinaf mahkemesinin dosyada yer alan uzman görüşüne yönelik değerlendirme yapmadığını, taşınmazın davacıya tesis edilmiş olması bu hususun müvekkilinin iyiniyetli olmadığını kanıtlayacak bir durum olmadığını, taşınmazın herhangi birine kiralanmış veya kullanımına bırakılmış olması taşınmazı kullanan kişiye mülkiyet hakkı sağlamadığı gibi tapu iptal ve tescil davası açma hakkı da sağlamayacağını, kooperatife ait dairelerin yapımı ve işleri nedeniyle alacaklı konumunda bulunan müvekkili şirketin söz konusu taşınmazı alacaklarına karşılık kooperatiften devraldığını, dosyaya sunulan cari hesap kayıtları, senet suretlerinden ve icra takip dosya numaralarından anlaşılacağı üzere kooperatifin borcunun doğduğu tarih devir tarihinden çok önce olduğunu, davacı söz konusu dairenin maliki olmadığını, müvekkili şirketin kooperatifteki her taşınmazın kime tahsis edildiğini bilmesine imkan bulunmadığını, davacının tapuda kaydı şerhi bulunmazken alacağını kurtarmak için tapuya güvenerek işlem yapan müvekkili şirkete kusur atfedilmesi mümkün olmadığını, davacının hangi daire için genel kurullara katıldığı belli olmadığını, herhangi bir kayıt ve ibare bulunmaksızın yapılan ödemeler gayrimenkul üzerinde hak yaratmayacağını, söz konusu dekontlar ve katılıma ilişkin evraklar ancak davacının kooperatif üyeliğinin devam ettiğini ispatladığını, taşınmazı kullandığı iddia eden davacının hiç fatura bedeli ödemeden dairenin kullanılması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının dava değerini artırmadığını, dava konusu gayrimenkule ilişkin bedel tespitinin yapılacak keşif sonucu ortaya çıkacağını, daire ile ilgili iktisap tarihinde ferdileşme yapılmamış olup kooperatif uhdesinde bulunduğundan kooperatiften daireyi satın alan müvekkilinin iktisabının haklı ve hukuki gerekçelere dayandığını, davacının davasında hukuki yararı bulunmadığını, kooperatifin mal sahiplerinden alacağı daireler mevcut olup davacının hak iddia ettiği dairenin satışından dolayı herhangi bir zarara uğramaksızın kooperatiften dairesini alacağını, kooperatifin malvarlığı bulunması dahi davacının yaptığını iddia ettiği ödemelere ilişkin bedelleri kooperatiften tahsil etmesi gerekirken müvekkiline husumet yöneltilmesi hukuka aykırı olduğunu kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri,
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:38:14