Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2379
2023/2628
6 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1875 E., 2022/402 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar aranındaki maddi manevi tazminat ve aidat bedelinin istirdatı idavasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan maddi manevi tazminat davasının reddine, kooperatife karşı açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, manevi tazminat davasını reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı kooperatif vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle manevi tazminat davasının davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne, davalı kooperatife yönelik maddi tazminat ve aidat bedelinin istirdatı talebinin kısmen kabulüne, davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, S.S.72 no.lu Kooperatifin eski ortağı olduğunu, yöneticiler hakkında yolsuzluktan dolayı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na şikâyette bulunduğunu, iş bu şikayet üzerine, kooperatif yöneticilerinin, davacıya kin beslediklerini, önce uydurma (45) gün cezalarla onun çalışmasına geçici olarak engel olduklarını ve 2007 yılı Eylül ayından itibaren de şoförlerini tehdit ederek iş almasına engel olduklarını, davacının bu tarihten itibaren yeni almış olduğu 2005 model Mercedes marka aracını hiç çalıştıramadığını, davacının aracını 15.09.2011 tarihinde sattığını, davacının davalılar sebebi ile 47,5 ay çalışmadığını, çalışamamaktan dolayı maddi zararı olduğunu, bu zararının diğer çalışan araçların kaç para kazandığının tespiti yapılmak suretiyle bilirkişi marifeti ile tespit edilebileceğini, davalıların da kooperatifte araç çalıştıran kişiler olduğunu, 47,5 ay boyunca davalıların ne miktarda fatura kestiğinin vergi dairesinden sorularak davacının kazanç kaybının ortaya çıkarılması gerektiğini, davacının hissesini devir ederken aidat borcu olarak çıkarılan 34.551,32 TL’nin ödenerek hisse devri yapıldığını, bunun üzerine Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/481 Esas numarasında dava açıldığını ve bu dava sonucu verilen kararla 16.167.47 TL borcun ortadan kalktığını, bakiye kalan kısmın ise çalışan araçlardan alınan aidatlar ve faizler olduğunu, bunların da kooperatifçe iade edilmesini talep ettiklerini ileri sürerek müvekkili tarafından 75.000.00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, maddi tazminat yönünden davacının zararının belirlenerek (belirsiz alacak davası) dava tarihinden itibaren faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline çalışılmayan süre içerisinde ödemek zorunda kalınan 34.551,32 TL’nin davalı kooperatiften dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, açılmış bulunan davanın bir yıllık zaman aşımına uğradığını, davacının ortaklık hakkını o günkü rayiç bedellerle devir etmesi mümkün iken 47.5 ay beklemesinin kusurunun davacıya ait olduğunu, davacı tarafın çalıştırılmadığı yönündeki iddiası gerçeği yansıtmadığını, Günlük Tenteli Araç Sıra Listelerinin mevcut olduğunu, davacının aracının bahsettiği dönemlerde, kooperatifin logoları sökülmek suretiyle başka işler yaptığı konusunda bir takım bilgiler bulunduğunu, davacı tarafın araç ihtiyacı olmasına rağmen kooperatife gelmeyerek iş almadığı ve bu konuda iş alması için kendisine çekilmiş ihtarnameler mevcut olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya dayanak olan ceza dosyasında davacının çalışma hürriyetinin engellendiği kabul edilerek kooperatif temsilcileri olan sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında iş ve çalışma hürriyeti ihlali eylemine uyan TCK 117/1 maddesi gereğince hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, bu cezaların da kesinleştiği, bu haliyle davacının 2007 2008 2009 yılları içerisinde kooperatiften iş almadıkları hususunun tespit edilmiş olduğu, davacının kazanç kaybını belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda kooperatif yönünden maddi tazminat davasının kısmen kabulüne; manevi tazminatın TBK hükümlerine göre ancak kişilik hakları zarara uğradığında ya da cismani zarara uğranıldığında talep edilebileceğinden somut olayın içeriğine göre manevi tazminat talep etme koşulları oluşmadığı gerekçesiyle bu yönden talebin reddine, davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan maddi manevi tazminat davasının davanın hukuki niteliği gereği kooperatifin üyesi olan davacının çalıştırılmaması olgusunun kooperatif üyeliği sıfatından kaynaklı olduğundan davanın kooperatife yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle diğer davalılar hakkında açılan maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, bilirkişi tarafından yapılan kooperatif üyesi kişilerin kazanç hesaplamasının davacı tarafından kabulünün mümkün olmadığını; yerel mahkeme maddi tazminat davasını sadece kooperatife karşı kabul ettiğini, ceza dosyasında sanık olan gerçek kişilere karşı açılan davayı ret ettiğini; kararın bu yönü ile de hukuka aykırı olduğunu; yine yerel mahkeme gerekçeli kararında reddedilen maddi tazminat yönünden davalı kooperatif lehine ayrı (12.877,23 TL), diğer davalılar lehine ayrı (4.080,00 TL) vekalet ücretine hükmettiğini; maddi tazminatın reddedilen kısmı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı olup kararın bu yönüyle de kaldırılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı kooperatif vekili, kooperatif aleyhine verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu; ispatlanamamış bir vakıadan ötürü davalı kooperatifin sorumlu tutulması kanuna aykırılık teşkil ettiğini; davacı tarafın somutlaşmış herhangi bir zararı olmayıp, kooperatifin bundan sorumluluğu bulunmadığını; istinaf kararında açıkça rapor alınması ve rapora itirazların değerlendirilmesi yönünde bir sonuca varıldığını; buna rağmen tek ve soyut hesaplamalar çıkarımlar içeren rapor ile yetinilerek ve kooperatif tüzel kişiliği aleyhine rakamın yükseltilmesi suretiyle bir hükme varıldığını belirterekİlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay içtihatları gereği 6098 sayılı TBK'nın 50. ve 51. maddesi uyarıca, davacının kooperatifte çalışmadığı dönemde aldığı işler nedeniyle bilirkişi tarafından belirlenen tazminattan taktiren %30 indirim yapılması gerektiği, bu durumda davacının isteyebileceği tazminat miktarının 41.390,40 TL olduğu, diğer yönden kazanç kaybına ilişkin istemin, davacı ile davalı kooperatif arasındaki üyelik ilişkisinden kaynaklanması nedeni ile davalı gerçek kişilerin bu tazminattan sorumlu olmadıkları anlaşıldığından bu davalılar yönünden davanın reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, davacının Anayasada güvence altına alınan çalışma hakkının, davalı kooperatifin yönetim kurulu başkanı davalı ... ve yönetim kurulu başkan yardımcısı davalı ... ile davalı ... tarafından engellendiği, davalının kooperatife üye olarak daha iyi şartlarda daha iyi gelir elde etmeyi amaçladığı, ancak çalışma hakkının engellenmesi nedeni ile kooperatife üye olma amacının sonuçlarına ulaşamadığı, genel olarak sosyal ve ekonomik durumunun zayıfladığı, kişiliğinin güvencesi ve gelişmesi için ekonomik durumunun doğrudan etkili olması nedeniyle ekonomik durumun kişinin kişilik hakları içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle 6098 sayılı TBK'nın 114 (2) maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 58. maddeleri uyarınca davacının manevi zararlarının giderilmesi gerektiği; davalılardan ..., ... ile ...'nin davacının manevi zararına neden olan eylemleri gerçekleştirmeleri nedeni ile, bu davalıların aynı zamanda davalı kooperatifin yönetim kurulunu temsil etmeleri ve yönetim kurulu olarak aldıkları kararların çalışma hürriyetini engelleme suçunun eylemleri içerisinde yer alması nedeni ile davalı kooperatifin de manevi zarardan sorumlu olduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çalışma hürriyetinin engellendiği süre, davacının kooperatife üye olmasındaki amacın gerçekleşmemesi hususları dikkate alındığında davacı yararına 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, davanın kooperatif üyesi olması, 1163 sayılı Kanun'un 23. maddesi uyarınca vecibeler yönünden de ortaklar arasında eşitlik ilkesinin geçerli olması, davacının hem aidatları geri istemesi hem de kooperatif üyesi olarak uğradığı zararları talep etmesinin mümkün olmadığı ancak Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2010 tarih, 2009/481 E. 2010/382 K. Sayılı dosyasında; üyelikten ayrılan üyelere 50.000,00 TL ödenmesi, bunun için üyelerden aylık 960,00 TL kesinti alınmasına ilişkin 12/09/2009 tarihli genel kurulun 4. maddesinin iptaline karar verildiği, kararın Yargıtay 23. HD.'nin 02/02/2012 tarih, 2011/3140 E., 2012/684 K. Sayılı kararı ile onandığı, davacının kooperatife ödediği 34.551,32 TL'nin 16.176,47 TL'sinin iptal edilen bu madde uyarınca alındığı ve bu bedelin iadesinin gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle manevi tazminat davasının davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne, davalı kooperatife yönelik maddi tazminat ve aidat bedelinin istirdatı talebinin kısmen kabulüne, davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı vekili; kazanç kaybına yönelik hükme esas alınan bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, raporda belirlenen kazanç kaybının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ayrıca bu bedelden yüzde otuz indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğunu en hakkaniyetli hesaplamanın Şoförler Odası beyanları dikkate alınarak yapılan hesaplama olduğunu, davacının çalışma hürriyetinin davalı gerçek kişilerce engellendiğinin ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğunu, anılan kişilerin de maddi tazminattan sorumlu tutulmaları gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, mobbing uygulayan kişilere karşı bile manevi tazminata hükmedildiğini, davacının çalışma hürriyetinin engellendiğini, maddi ve manevi tazminatların reddedilen kısmı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
-
Davalılar vekili, bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadan hüküm kurulduğunu, manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, nakliyecilik sektöründeki tacir doğrudan manevi bir etkiye mağruz kalmadığı gibi, acı elem vb bir durum oluştuğuna dair yerel mahkemece kanaat oluşmamasına rağmen bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden davacının kişilik haklarının zedelendiğine ilişkin kanaatinin anlaşılamadığını, aidat bedeli iadesi yönünden dosyada mevcut bilirkişi raporları aksine karar verildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının aleyhe hükümlerinin bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı motorlu taşıyıcılar kooperatifinin ortaklık haklarının kullandırılmaması nedeniyle maddi manevi tazminat ve aidat bedelinin istirdatı istemlerine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
- Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
- Davacının taleplerinden biri de üyelik hissesini devrederken davalı kooperatife ödenmek zorunda kalınan 34.551,32 TL aidat bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
2.1.Kooperatifler kanunu 17/1 maddesinde "Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve haklarını nelerden ibaret olduğu ana sözleşemede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır." hükmü, Kooperatif Ana Sözleşmesinin 15. Maddesinde "Devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları o yılın bilançosuna göre hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir" hükmü yer almaktadır.
2.2. Kooperatifler Kanunun 17. Maddesinde çıkan ve çıkarılan ortak denilmiş, ana sözleşmenin 15. Maddesinde ise açıkça sermaye ve diğer alacak haklarının ancak devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlere verilebileceği kabul edilmiştir. Davacının üyeliği, dava dışı ...'e bütün aktif ve pasifleriyle birlikte 5000 TL devir bedeli ile 06.01.2012 tarihinde devredilmiştir.
2.3. Bölge Adliye Mahkemesince davacının kazanç kaybı tazminatı istediği dönem için yükümlülüklere de katlanması gerektiği, aidat ödeme borcu olduğu değerlendirilerek Kocaeli 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.10.2010 tarih 2009/481 Esas 2010/382 Karar numaralı kararıyla" ... Üyelikten ayrılan üyelere 50.000 TL ödenmesi, bunun için üyelerden aylık 96/TL alınmasına" ilişkin 12.09.2009 tarihli genel kurulun dördüncü maddesinin iptaline karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacının kooperatife ödediği 34.551,32 TL'nin 16.176,07 TL'nin, iptal edilen alınan madde gereğince alındığı gerekçesiyle aidat bedelinin bu miktar üzerinden iadesine karar verilmiştir.
2.4. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince aidat iadesi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de 23.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda davacının üyeliğini devrederken devir tarihi itibariyle 30.233,67 TL borcu olduğu, bu tutarın davacının hissesini devralan ... tarafından ödendiği tespit edildiği, davacının üyelik bedelinin iadesini talep etme hakkı bulunmadığından bu talebin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarını REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararını BOZULMASINA,
Temyiz peşin harcın istek halinde davalılara iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:41:58