Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

6. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/991

Karar No

2023/2611

Karar Tarihi

5 Temmuz 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/278 E., 2022/479 K.

HÜKÜM/KARAR: Kabul

Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, bir kısım davalılar ve davalı vekilleri tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.07.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde gelen davalılardan ... ve ... vekili Avukat ..., davalı ... vd. vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ... geldiler. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili kooperatifin, Üsküdar ilçesi .... mahallesi 1644 parsel sayılı taşınmazın bir kısım hissesini tapuda malik olarak görünen dava dışı kişiden 08.01.1993 tarihinde satım vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, arazi üzerine kooperatif tarafından 4 blok inşaat yapıldığını, ancak Hazine tarafından bu taşınmazın öncesinin orman arazisi olduğu gerekçesi ile açılan dava sonucunda taşınmazın tapusunun Hazine adına tesciline karar verildiğini ve hükmün Yargıtay denetiminden geçip kesinleştiğini, bu taşınmaz üzerinde yapılan inşaatlara davalıların üye olmadıkları halde müdahale ettiklerini ileri sürerek, davalıların taşınmazlara yönelik müdahalelerinin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Bir kısım davalılar cevap dilekçelerinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir ayni ve şahsi hakkı bulunmadığını, taşınmazın Hazine'ye ait olduğunu, ayrıca müvekkillerinin, daireleri peşin para ödemek sureti ile davacı kooperatiften satın aldıklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 21.04.2016 tarihli ve 2013/307 Esas, 2016/139 Karar sayılı kararı ile davalıların konutlarda işgalci konumunda oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., (ölü) mirasçıları adına ... (ölü) mirasçıları ..., ..., ... davalı ... vekili ile davalı asıllar ... ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 22.02.2018 tarihli ve 2016/9524 Esas, 2018/514 Karar sayılı kararıyla, yargılama sırasında davalılardan ...'ın vefat ettiği, bu durumda mahkemece, mirasçılarının belirlenip davaya dahil edilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken, bu husus yerine getirilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek bozulmuş, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kooperatif tarafından hazineye ait araziye ruhsatsız ve projesiz olarak inşa ettiği binaların, kooperatif eski yöneticileri ve inşaatı yapan kişiler tarafından, bedeli alınarak ve kooperatif üyelik kaydı yapılarak davalılara ve dava dışı kooperatif üyelerine satıldığı, yapı kaçak olduğundan vaad edilen sayıda bağımsız bölüm inşa edilemediği, kooperatif eski yöneticileri hakkında yaptıkları usülsüz işlemler nedeniyle ceza davaları açıldığı, davalıların mevcut durumda dairelerde işgalci konumunda oldukları, işgal tarihinden bu yana herhangi bir aidat, kira ya da benzer bir ödeme yapmadıkları, davalılar dışındaki diğer 350 kooperatif üyesinin hakları gözetildiğinde, davalıların eyleminin iyiniyet kurullarına aykırılık teşkil ettiği, her ortağa bir konut düşmediği, mevcut konutların hakkaniyete uygun olarak tüm ortakların faydalanacağı şekilde değerlendirilebilmesi için konutların öncelikle boş olarak kooperatife teslimi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davalıların konutlara yönelik müdahalelerinin men’ine ve tahliyelerine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, bir kısım davalı ve davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davacı kooperatif tarafından kadastro tespitine itiraz edildiğini, ilgili mahkemece davanın reddedildiğini, davacı kooperatifin artık müdahalenin men’i isteminde bulunamayacağını, zilyetlik iddiasının dinlenme olanağı bulunmadığını, taşınmazın ilgili yasa uyarınca dava dışı üçüncü kişilere iadesine karar verildiğini, davalıların ana taşınmazda hissedar olduklarını, kaçak inşaat yapan kooperatifin sadece enkaz bedelini talep edebileceğini, davanın zilyetliği dayalı olarak açılan saldırının önlenmesi davası olduğunun kabulü halinde, TMK’nın 984 üncü maddesi uyarınca, hak düşürücü sürenin sona erdiğini, el atmanın önlenmesi davası olarak nitelendirildiğinde ise bu davayı ancak malikin açabileceğini, davacı kooperatifin malik olmadığını, kooperatif ortaklarından kime daire teslimi yapılacağı ve kime tazminat ödeneceği belirlenmeden, konutların tahliye edilemeyeceğini, müvekkillerinin daire satın aldıklarını düşünerek peşin para ödediklerini, iradeleri dışında kooperatif üyesi yapıldıklarını, taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle daire satın aldıklarını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

  2. Davalılar ... ve ... vekili, davalı ... vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... temyiz başvuru dilekçelerinde özetle; kooperatifte kur’a çekimi yapılmadığını, tüm davalıların tahsis yapılmış olarak konutları satın aldıklarını, davacı kooperatifin daireleri noterde tasdikli taahhütname ile sattığını, tüm üyelerin durumu bildiğini, dairelerin en baştan tahsisli olarak satıldığını, daire bedellerinin peşin veya birkaç taksitle ödendiğini, daire satın alanların kooperatif üyesi olma iradesi taşımadıklarını, yönetimin daire satın alan kişileri yanıltıcı reklamlar ile yanılttığını, ayrıca aidat, kira ve benzeri ödeme yükümlülükleri bulunmadığını, eski yönetimin yaptığı işlemlerin geçersiz olduğunu ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davanın açıldığı tarihten sonraki döneme ilişkin kooperatif defterlerinin delil niteliği olmadığını, bu tarihten sonraki olayların hükme esas alınamayacağını, davalıların ihraç edildiğine dair bilirkişi görüşünün dayanaksız olduğunu, tahliye sonrası ne gibi bir çözüm getirileceğinin belli olmadığını, kooperatif banka kayıtlarının incelenmediğini, davalıların korumak amacıyla dairelere yerleştiklerini, bu yerleşimden o dönemdeki yönetimin haberdar olduğunu, dairelerin emlak vergilerini uzun yıllardır davalıların ödediklerini, davanın, zilyetliğe dayalı olarak açılan saldırının önlenmesi davası olduğunun kabulü halinde, TMK’nın 984 üncü maddesi uyarınca, hak düşürücü sürenin sona erdiğini, el atmanın önlenmesi davası olarak nitelendirildiğinde ise bu davayı ancak malikin açabileceğini, davacı kooperatifin malik olmadığını, taşınmazın 2B arazisi olarak dava dışı üçüncü kişiler ve bir kısım davalılar adına tescil edildiğini, kooperatifin faaliyetlerine devam etmediğini, kamu borçlarını ödemediğini, maliye kayıtlarında re’sen terk olarak göründüğünü ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

  3. Davalılar , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri temyiz başvuru dilekçesinde; mahkeme kararının infazının mümkün olmadığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, hüküm fıkrasında her bir davalının hangi daireyi tahliye edeceğinin gösterilmesi gerektiğini, davalılar arasında dava arkadaşlığı bulunmadığını, daha önce yatırdıkları temyiz harçlarının mahsup edilmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, el atmanın önlenmesi davasının ancak malik tarafından açılabileceğini, kooperatifin taşınmaz üzerinde herhangi bir ayni hakkı bulunmadığını, müvekillerin ana taşınmaz üzerinde hisseleri bulunduğunu, öte yandan hükümde davalı olarak gösterilen ... adında gerçek bir kişi bulunmadığını, dava değerinin her bir davalı açısından ayrı ayrı belirlenmesi, ayrı ayrı tahliye hükmü kurulması ve yargılama giderinin dava konusu yerin değerine göre belirlenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, raporda davalıların ihraç edildiği belirtilmiş ise de hangi kararla nasıl ihraç edildiklerine dair bir gerekçeye yer verilmediğini, kooperatifin 1992 2006 yıllarına ilişkin kayıtlarının incelenmediğini, binalar kaçak olduğundan zilyetliğin korunmasının da mümkün olmadığını, işgal edildiği iddia edilen daire sayısı 86 olduğu halde kooperatif tarafından 42 kişi aleyhine dava açıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile TMK’nın 981 vd. maddeleri

  1. Değerlendirme

Davacı kooperatif dava konusu konutların kendisi tarafında inşa edildiğini, bu nedenle konutlarda davalılara göre üstün hak sahibi olduğunu ileri sürerek, davalıların konutlara yönelik el atmasının önlenmesini istemiştir.

Kooperatif 08.01.1993 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle, dava konusu konutların bulunduğu taşınmazdaki bir miktar hisseyi dava dışı kişiden satın almış, akabinde taşınmaz kooperatif adına tescil edilmiştir. Ancak, hazine tarafından açılan dava sonucunda, Üsküdar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/284 E., 1993/593 K. sayılı kararıyla, öncesinde orman arazisi olması nedeniyle taşınmazın hazine adına tesciline karar verilmiştir. Karar Yargıtay denetiminden geçerek 11.03.1996 tarihinde kesinleşmiştir. Bu itibarla, dava tarihi olan 14.11.2007 tarihi itibariyle taşınmaz hazine adına kayıtlı olup, davacı kooperatif zilyetliğe dayalı olarak talepte bulunmaktadır.

6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda yapılan kullanım kadastrosu sırasında, taşınmazın beyanlar hanesine “işbu taşınmaz bahçe ve üzerindeki 3 adet 6 katlı apartman ekte belirtilen Yaşam Kent Sitesi kullanıcılarına aittir.” şerhi işlenmiş, eki listede aralarında davalıların da bulunduğu 42 kişinin ismine yer verilmiştir.

Davacı kooperatif tarafından İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesinin 2013/297 E. sayılı dosyasında, kullanım kadastrosuna itiraz davası açılmış olup, bu davanın red ile sonuçlanması halinde, kooperatifin zilyetliğe dayalı olarak el atmanın önlenmesi talebinde bulanabilmesinin hukuki dayanağı kalmayacağı, diğer bir anlatımla taraf sıfatının bulunmayacağı gözetilerek, anılan davada verilen kararın kesinleşmesi beklenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, hükmün bu nedenle temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Yargıtay duruşmasında vekilleri hazır bulunan davalılar ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ... ve ... yararına takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara ödenmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizyargılamamahkemev.kararıbozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:43:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim