Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
6. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1997
2023/2604
5 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/495 E., 2022/136 K.
HÜKÜM/KARAR: Kabul
Taraflar arasında görülen kooperatif üyeliğine dayalı konut karşılığı tazminat ve kira tazminatı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı ... tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.07.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, davalılar tarafından sahte belge ile müvekkilinin kooperatif hissesinin devredilmesi üzerine kooperatif üyeliğinin tespiti ve yapılan devir işleminin iptaline ilişkin dava açtıklarını, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini, söz konusu dava devam ederken yapılan ferdileşme sonucunda müvekkilinin kooperatif hissesine tekabül eden bağımsız bölümün haksız ve yasa dışı olarak davalı ... adına tapuda tecil edildiği, davalı ...'nın bağımsız bölümü müvekkilini mağdur etmek için kötüniyetle mal kaçırmak kasdıyla üçüncü şahsa satarak tapuda devrettiğini ve taşınmazın tapu kaydına dava dışı bir banka lehine ipotek tesis edildiğini ileri sürerek, asıl davada taşınmazın değerine ilişkin şimdilik 10.000,00 TL'nin faizsiz olarak, birleşen davada ise taşınmazın değerine ilişkin şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden , mahrum kalının kira kaybı nedeniyle 1.000,00 TL'nin ise taşınmazın fiilen teslimi gereken tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve mütesilsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 06.05.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle, kooperatif ortaklığına dayalı taşınmaz hisse değerine ilişkin zarar talebini 290.000,00 TL arttırarak 300.000,00 TL'ye, kira kaybı nedeniyle talep edilen miktarı 152.613,00 TL arttırarak 153.613,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davalarda davalı S.S. Konya Sanayi Merkez Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi vekili cevap dilekçesinde; davalının yurt dışından gönderdiği faks ile üyeliği ...’ya devrettiğini, söz konusu devirden müvekkilinin bir menfaat elde etmediğini, ...’nın da hisseyi ...’ya devrettiğini, üyelik devrinden sonra devir alan şahısların aidatları ödediklerini savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının üyeliği tüm hak ve borçları ile birlikte ...’ya devrettiğini, müvekkilinin de üyeliği ondan devraldığını, dava tarihi itibariyle tüm ödemelerini yaptığını, davacı ile hiç bir hukuki bağı bulunmadığını savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.05.2014 tarihli ve 2006/275 Esas, 2014/239 Karar sayılı kararı ile davalı kooperatif yöneticilerinin gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek, davacıya ait üyeliği devrettikleri, söz konusu üyelik devirlerinin geçersiz olduğu, davacının kooperatif üyeliğinin devam ettiği, bu itibarla, davalı ... adına yapılan tescilin yolsuz olduğu, TMK'nın 1023. maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı, bu nedenle davacının bedele yönelik talebinin kabulü gerektiği sonucuna varılarak, davacı tarafın taşınmazın mülkiyetini kaybetmesine dayalı açtığı dava ve birleşen davanın kısmen kabulü ile; 300.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmedilen alacağın 1.000,00 TL'sine birleştirilen davanın dava tarihi olan 23.03.2012 tarihinden itibaren, 290.000,00 TL'sine ıslah tarihi olan 06.05.2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı kira tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay(kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 28.10.2015 tarihli ve 2014/11039 Esas, 2015/6944 Karar sayılı kararıyla, davacıya ait üyeliğin devrinin usulsüz olduğunun ve davacının halen kooperatif üyesi olduğunun kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla belirlendiği, ancak hali hazırda davacıya verilebilecek bir konut bulunmadığı, bu durumda yerleşik Yargıtay kararlarıyla belirlenen altılı formül hesabına göre, davacının konut karşılığı tazminat alacağının belirlenmesi, kooperatif üyeleri arasındaki eşitlik ilkesi kapsamında, diğer üyelerin ödemeleri ve onlara konutların ne zaman teslim edildiği araştırılarak, davacının kira kaybı alacağı talebinin yerinde olup olmadığının irdelenmesi gerektiği, öte yandan, davalı ...’nın, davacıya karşı olan sorumluluğunun, muvazaa ve kötüniyet iddiaları karşısında, haksız fiil sorumluluğu olduğu, bu hususta yeterli araştırma yapılmadan, adı geçen davalının daire bedeline ilişkin tazminattan sorumlu tutulmasının isabetli olmadığı, haksız fiil sorumluluğunun bulunduğunun tespiti halinde, davalı kooperatif ile birlikte konut karşılığı tazminat ve kira kaybı tazimantından sorumlu tutulması, aksi halde ona yönelik davanın reddi gerektiği belirtilerek, karar taraflar yararına bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eksik ödemesinin bulunmadığı, davalı kooperatif tarafından davacıya bir daire teslim edilmesi gerekirken edilmediği, bu nedenle davacının konutun rayiç bedelini isteyebileceği, ayrıca davacı ile aynı durumda olan diğer üyelere konutlarının zamanında teslim edildiği, eşitlik ilkesi uyarınca davacının kira kaybı tazminatı talebinin de yerinde olduğu, davalı ...’ın, üyeliği devraldığı Halil’in beyanlarına göre, üyelik devralırken herhangi bir bedel ödemediği, hisse devirlerinin kısa aralıklarla yapıldığı, diğer davalılar ile işbirliği içerisinde hareket ettiği, yapılan satışın muvazaalı olduğu ve kötüniyetli olduğu, davacı yararına hükmedilecek tazminattan davalı ...’ın da sorumlu olması gerektiği sonucuna varılarak, asıl davanın kabulü ile 300.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 153.613,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; müvekkilinin kötüniyetli olduğunun ispat edilemediğini, davacıya bu konuda delil bildirmesi için süre verildiği halde delil bildirilmediğini, ...’ya üyeliğin nasıl geçtiğine dair müvekkilinin bir bilgisi bulunmadığını, sırf ...’nın beyanları ile müvekkilinin sorumlu tutulduğunu, dava konusu taleplerin müvekkili yönünden zamanaşımına uğradığını, kooperatif üyeliğine dayalı olarak taşınmazın bedeli talep edildiğinden, artık kira kaybı tazminatı istenemeyeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kendisine konut verilmeyen kooperatif üyesinin, konut yerine tazminat ve kira kaybı istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalı ...’dan tahsili ile davacıya ödenmesine
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'ya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,05.07.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:43:23